Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP 8 yıl sonra Sisi yönetimiyle ‘koşulsuz’ temaslara başladı

AKP Hükumeti, Mısır’da Sisi yönetimiyle ilişkileri düzeltmek için adımlarını hızlandırdı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “Mısır’la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı” açıklaması yaptı.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen hafta verilen sinyallerin ardından Mısır’la diplomatik temasların başladığını açıkladı. Mısır’la diplomatik düzeyde temaslara başladıklarını belirtti. Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la ilişkilerin düzelmemesi için de sebep olmadığını aktardı.

Çavuşoğlu, Anadolu Ajansı ve TRT muhabirlerine dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleştirilmesinde iki ülkenin de herhangi bir ön koşul öne sürmediğini anlatan Çavuşoğlu, şunları söyledi: “Yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiç bir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor. Yıllardır ister istemez bu kadar kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. O nedenle belli bir strateji, yol haritası çerçevesinde görüşmeler oluyor, devam ediyor. Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.”

Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri ile daha önce uluslararası toplantılarda denk geldikçe görüştüklerini, iki yıl önce de New York’ta bir araya geldiklerini, 2013’ten bu yana ilişkilerde kopukluk olduğu için ön şarttan ziyade, temasların aşama aşama gerçekleştiğini anlattı.

ARAPLAR İLE ŞARTLI UZLAŞMA

Çavuşoğlu, “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar’la yeni bir sürece girdiler. Bunun Türkiye’yle de olması, negatif havanın dağıtılması anlamında önümüzdeki günlerde somut gelişmeler olabilir mi, temaslar oluyor mu?” şeklindeki soruya, şu cevabı verdi: “Faydası olabilir. Son zamanlarda Abu Dabi’den daha olumlu mesajlar görüyoruz. Türkiye’ye yönelik olumsuz kampanyaların azaldığını görüyoruz. Bizim zaten onlarla hiçbir derdimiz yok ama onların bize yönelik olumsuz tutumları vardı ama daha ılımlı görüyoruz şu anda.”

AKP’li Bakan, Türkiye’nin Suudi Arabistan’la da ikili hiçbir problemi olmadığını, ilişkilerin gayet iyi olduğunu ama gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra onların bu konuyu ikili mesele haline getirdiğini ifade etti. Çavuşoğlu, “Halbuki bu ikili mesele değildi. Bu ölen bir kişi için adalet arayışıydı ve ‘cinayeti işleyenler yargı önünde hesap versin, adalet yerini bulsun’ dedik. Dinimiz de böyle söylüyor. Sonuçta onlar tarafından bir ikili mesele haline geldi bu konu. Biz hiçbir zaman Suudi Arabistan yönetimini de suçlamadık” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan’la Kasım 2020’de Nijer’de samimi ve faydalı bir görüşme yaptıklarını belirtti. “O diyaloğu devam ettirme konusunda mutabık kaldık. Arada yazışıyoruz. Suudi Arabistan’la da ilişkilerimizin düzelmemesi için hiçbir sebep yok bize göre. Onlar olumlu adım atarsa biz de olumlu adım atarız. Aynı şey BAE için de geçerli. Bizim derdimiz kimseyle kavga etmek değil” dedi.

Politika

İçişleri Bakanı Soylu YAŞ toplantısına katılmadı

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) Üyesi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu yılki toplantıya katılmadı. Suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddiaları sonrası zor günler geçiren Soylu’nun orman yangınlarıyla mücadele sebebiyle YAŞ’a katılmadığı öne sürüldü.

BOLD – Soylu’nun katılmadığı YAŞ, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yaklaşık 2 saat sürdü.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantıya, Şura üyeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz katıldı.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Şura üyesi İçişleri Bakanı Soylu toplantılarda yer almadı.

TSK’da görevli albay ile general-amirallerden bir üst rütbeye yükseltilecek ve görev süresi uzatılacak olanlar ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilecek olanların durumları görüşülerek karara bağlandı.

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Politika

Ankara’da kabine yangını çıktı: Hataları bakanlara fatura edecek

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki hataları kabine üyelerine fatura edeceği, Tarım ve Orman Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ve Sağlık Bakanı’nı görevden alacağı öne sürüldü.

BOLD – Gazeteci Murat Yetkin, Erdoğan’ın son dönemde art arda gelen hataları bazı kabine üyelerine fatura etmeye hazırlandığını belirtti. Yetkin, Erdoğan’ın görevden alacağı bakanları sıralarken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin destek verdiği İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun koltuğunu koruduğunu yazdı.

Yetkin, bugünkü yazısında “Ege ve Akdeniz’deki ormanlar yanıyor, evler, köyler yok oluyor, canlar gidiyor. Ankara’daki yangınsa siyasi; orada da koltuklar bir gidiyor, bir geliyor. Marmaris’te insanlar yangın tehdidi altındayken itfaiye, cankurtaran trafiğini konvoyuyla kesip otobüsten çay paketleri atmasıyla tepki toplayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, acısını kabine üyelerinden çıkarabilir” dedi.

Yetkin’in yazısı şöyle: “Bir kaynağım “Şimdi herkes Pakdemirli’nin gidişini yangından bilecek” diyor. Fotoğrafta Antalya’daki orman yangınlarını havadan izlerken görülen Erdoğan son dönemde birbiri ardına gelen hataları bazı kabine üyelerine fatura etmeye hazırlanıyor.

Ege ve Akdeniz’deki ormanlar yanıyor, evler, köyler yok oluyor, canlar gidiyor. Ankara’daki yangınsa siyasi; orada da koltuklar bir gidiyor, bir geliyor. Marmaris’te insanlar yangın tehdidi altındayken itfaiye, cankurtaran trafiğini konvoyuyla kesip otobüsten çay paketleri atmasıyla tepki toplayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, acısını kabine üyelerinden çıkarabilir. Bazılarının başı önde çıkacağı toplantının 2 Ağustos’ta yani bugün yapılması planlanıyordu ama neden belirtilmeden ertelendi.

Şu kadarını söyleyeyim, bir ihtimal bu yazı dahil kuliste yayılan iddiaların etkisiyle bazı kabine üyeleri koltuklarında bir süre daha, örneğin Eylül sonu-Ekim başına dek oturmaya devam edebilir. Ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın birbiri ardında bu kadar sarsıntıyı bir şekilde birilerine fatura etmesi artık kaçınılmaz görünüyor.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geçtiğimiz günler içinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a istifasını verdiği, Erdoğan’ın da bunu kabul ettiğini yakın çevresiyle paylaşmış durumda. Gerekçe sadece Selçuk’un giderek hiçbir dediğini yaptıramaz hale gelmesi değil. Malum, kovit salgını nedeniyle okulların 6 Eylül’de açılacağını söylemesine karşın henüz Erdoğan’dan bir karar çıkmadı. Selçuk’un görevden ayrılma gerekçeleri arasında Bakanlık içindeki tarikat ve cemaat engellemelerini aşamaması ve bazı yolsuzluk iddialarının üstüne gitmesinin AK Parti teşkilatlarında rahatsızlığa yol açmasının da olduğu konuşuluyor.

SOYLU ŞİMDİLİK YERİNDE GÖRÜNÜYOR

Sedat Peker’in video iddialarıyla hedef aldığı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Erdoğan’ın Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açık desteğiyle şimdilik yerinde görünüyor. Kurban Bayramı ardından, tıpkı geçen sene olduğu gibi yeniden tırmanışa geçen kovit salgının faturası ise bu defa Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya çıkabilir.
Güvendiğim bir kaynak, “Şimdi herkes yangınlardan bilecek” dedi; “Ana yangınlar olmasaydı belki de bugünlerde görevden akınmış olabilirdi”. Bunu Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli için söyledi. Ankara siyasetiyle ilgilenen hemen herkes Pakdemirli’ye gidici gözle bakıyor. Bakanlık içinde -yukarıdan uyarılara rağmen- önleyemediği bir kadrolaşma ve bazı orman arazilerinin tahsisi dahil iddialarla kalması zaten Erdoğan’a daha çok zarar verecek gibi.

YILDIRIM VE KURTULMUŞ’A CUMHURBAŞKANI YARDIMCILIĞI

Sedat Peker’in iddialarında adı geçen bir başka siyasetçi, son Başbakan Binali Yıldırım’ın, AK Parti’nin (Numan Kurtulmuş’la birlikte) Genel Başkan Vekilliğinden Cumhurbaşkanının (Fuat Oktay ile birlikte) yardımcılığına getirilerek kabine üyesi olma ihtimali var.”

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Okumaya devam et

Popular

Shares