Connect with us

Ekonomi

Standard&Poors ve Economist de Türkiye için ‘sermaye kontrolü’ uyarısı yaptı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poors Global, Türkiye’de sermaye kontrolü ihtimalinin arttığını belirtti. Danışmanlık şirketi veren Eurasia Grup da AKP’nin büyük ihtimalle sermaye kontrolüne gideceğini ifade etmişti. The Economist de değerlendirmesinde bu ihtimale yer verdi.

BOLD Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, Türkiye’de sermaye kontrolü ihtimalinin arttığını ancak bunun kendilerinin ‘temel senaryosu’ olmadığını açıkladı.

Eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınması sonrası ‘düşük faiz politikasına’ geçileceği yönündeki beklenti TL’de sert düşüşe neden oldu. Kimi yerli ve yabancı ekonomi analistleri, düşük faiz politikasının ‘sermaye kontrolü’nü kaçınılmaz kılabileceği görüşünde.

S&P Global, açıklamasında “Son değişiklikler Türkiye Merkez Bankasının operasyonel bağımsızlığının sınırlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu” dedi.

Açıklamada ayrıca “Kısa vadede yakından takip edilmesi gereken noktalardan biri yurt içinde yerleşik mevduat sahiplerinin davranışları ve yaşananların ardından dövize yönelip yönelmeyecekleri. Sermaye kontrolü yaşanması riski arttı ancak bu bizim temel senaryomuz değil.” denildi.

ECONOMİST: TÜRKİYE DÖVİZ KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA

İngiltere’de haftalık yayımlanan Economist dergisi, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardından Türk Lirası’ndaki değer kaybını yorumladı. Lira’nın yüzde 10’dan fazla değer kaybettiği dünü ‘Kara Pazartesi’ olarak nitelendiren Türkiye’nin döviz kriziyle karşı karşıya olduğunu yazdı.

İki yılda, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) üç başkanının AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından görevden alındığını hatırlatan Economist, TCMB’nin bu niteliğiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olduğunu savundu.

TÜRK LİRASI YENİDEN UÇURUMUN KENARINDA

Economist’te yer alan yorumda, “Umutlar suya düştü. Ağbal’ın politikasının geriye çevrilmesi an meselesi. Dört yılda dolar karşısında yarı yarıya değer kaybeden ve son süreçte bir nebze soluk alan Türk Lirası yeniden uçurumun kenarında” ifadeleri kullanıldı.

“ÖNDE GELEN EKONOMİSTLERİN ALAY ETTİĞİ GÖRÜŞ…”

Economist’te yer alan yazıda, TCMB’nin yeni başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu’nun faizle ilgili görüşlerine de yer verildi: “Merkez Bankası’nın yeni başkanı Şahap Kavcıoğlu hafta başında yaptığı açıklamada, geçtiğimiz ay yüzde 15,6 düzeyiyle alarm veren enflasyonla mücadeleyi sürdüreceğini duyurdu. Ancak bu açıklama yatırımcıları etkilemekten uzak görünüyor. Çünkü Kavcıoğlu da şimdiye kadar Erdoğan’ın uzun zamandır savunduğu ancak önde gelen ekonomistlerin alay ettiği ‘enflasyonla mücadele için faizi düşürme’ görüşünü benimsiyordu.”

“SERMAYE KONTROLÜ EKONOMİYİ DURMA NOKTASINA GETİRİR”

Economist’e göre, sermaye kontrolü uzak görünen bir risk ancak dergiye görüş bildiren bazı yorumcular ise bunun o kadar da uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyor.

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Economist’te yer alan görüşünde, faiz indirimi olması durumunda, döviz kurunun nasıl kontrol altına alınacağının belirsiz olduğunu belirtiyor ve lira üzerindeki baskının dayanılmaz bir hal alacağını kaydediyor.

Yazıda, Türkiye gibi sermaye akışına dayanan ekonomiye sahip bir ülkede, sermaye kontrolü gibi adımların ekonomiyi durma noktasına getirebileceği ifade ediliyor.

Bu tür adımların ortalama Türk vatandaşları ve Erdoğan’ı destekleyen iş insanları tarafından da benimsenmediği ifade edilen Economist yazısında, “Söz konusu adımlar düşük bir ihtimale sahip ancak artık ‘düşünülemez’ değiller” ifadeleri yer alıyor.

Dubai’deki East Capital şirketinden yatırım danışmanı Emre Akçakmak ise “Sermaye kontrollerinin korkusu bile zarar verebilir. Öte yandan kimse iyi bir iş çıkaran merkez bankası başkanının bir gecede görevden alınacağını beklemiyordu. Bu bize, ‘beklenmeyeni de beklemek gerektiğini’ söylüyor” yorumunu yapıyor.

EURASİA GRUP DA SERMAYE KONTROLÜ DEMİŞTİ

Gelişen piyasalarda siyasi riskler konusunda danışmanlık hizmeti veren Eurasia Grup da sermaye kontrollerine gitmeden Türkiye’nin ekonomik durumu yönetebilmesinin düşük bir olasılık olduğunu ve bu yüzden AKP hükumetinin sermaye kontrolüne gideceğini yazmıştı.

Danışmanlık şirketine göre, Türk vatandaşlarının 230 milyar dolar civarındaki döviz mevduatları azalmaya başlamaz ve döviz talebi devam ederse, hükümet planını devreye sokacak. İlk olarak sermaye kontrolü Türk vatandaşları için getirilecek yabancılar için ise ilk aşamada bu kural uygulanmayacak.

Eurasia Grup, planların Berat Albayrak döneminde hazırlandığını ve bankacılık sistemi riske girerse bu planların devreye sokulacağını belirtti.

SERMAYE KONTROLÜ NEDİR?

Sermaye kontrolleri, belirli bir bölgeden, örneğin bir ülkeden sermaye girişini ve çıkışını kontrol etmeye yönelik yasal veya düzenleyici önlemler olarak biliniyor. Böylelikle yurt içi ekonomiye giren ve çıkan yabancı sermaye akışını sınırlamış oluyor.

Bu önlemler genellikle, bir para biriminin döviz kurunu kontrol etmek adına veya sermaye kaçışını önlemek için alınıyor.

Bu kontroller vergileri, tarifeleri, mevzuatı, hacim kısıtlamalarını ve piyasaya dayalı kuvvetleri içeriyor. Sermaye kontrolleri, hisse senetlerini, tahvilleri, bonoları ve yabancı para cinsinden yapılan ticareti etkileyebiliyor.

Bir hükümet sermaye kontrolü ile yatırımcıların yabancı para cinsinden varlık edinmelerine engel getirilebileceği gibi yabancıların da yerel varlıkları almasının önüne geçilebilir.

Erdoğan sermayeyi kontrolüne alıyor

Ekonomi

Dolar, 15.90’a dayandı: 9 günlük artış 1 TL’yi aştı

AKP Hükumetinin kur korumalı mevduat ve rezerv satışıyla 4 aydır bastırdığı dolar 9 gündür yükseliyor. Dolar itibariyle 15,90 seviyesine yaklaştı. Euro/TL ise yüzde 2’yi aşan günlük yükselişle 16,65’in üzerine çıktı.

BOLD – Türk Lirası’ndaki değer kaybı 9 gündür kesintisiz olarak devam ediyor. 4 Mayıs’tan bu yana yükselişini sürdüren dolar/TL’de bu sabah 15,80 seviyesi aşıldı. Dolar 15,90 sınırına dayandı.

MERKEZ BANKASI REZERV SATIŞANA DEVAM EDİYOR

Bu seviyelerden satış yapan Merkez Bankası’nın doları 16 liranın altında tutmaya çalıştığı belirtildi. Ancak eksi 55 milyar dolar seviyesindeki rezervler yüzünden TCMB’nin de hareket alanının daraldığı piyasa tarafından biliniyor. Hal böyle olunca dolardaki artış frenlenemiyor. 10 gün öncesine kadar 14.5-15 arasında iki ay boyunca yatay bir seyir izleyen dolar, Türk Lirası’nı eritti. TL, dolar karşısında yüzde 7 değer kaybetti. Böylece, 4 Mayıs 2022 günü 14,77’den işlem gören dolar/TL, aradan geçen 9 işlem gününde 1 TL yükselmiş oldu.

DOLAR GÖZÜNÜ 16,10 LİRAYA DİKTİ

Dolarda devam eden yükselişle kur korumalı mevduatın açıklandığı 20 Aralık’tan beri ilk kez 15,65’in üzerini dün görürken analistler kur politikasının sürdürülebilirliği sorgulamaya devam ediyorlar. Birçok bankacı doların yeni işlem bandını 15-15,5 olarak tahmin ediyordu. Ancak bu seviyenin aşılmış olması ile birlikte piyasa kamunun güçlü bir şekilde seviyelerin üst bandını savunup savunmayacağını takip edecek. Bankacılara göre güçlü döviz satışı yapılmazsa kurda yeni bant 15,5-16,00 olabilir.

TÜRKİYE’NİN RİSK PRİMİNDE REKOR ARTIŞ

Türkiye’nin beş yıl vadeli borcunu iflasa karşı korumanın maliyetini gösteren CDS’ler 720 puanı aşarak Refinitiv verilerine göre 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 14 yılın zirvesine çıkan risk primi ekonomideki krizin derinliğini de gösteriyor.

Türkiye’ye ait varlıkların taşıdığı risk hakkında gösterge olan CDS’teki belirgin yükseliş Hazine’nin dolar borçlanma maliyetlerini yükseltirken, bankacılar maliyetlerin çift haneye yaklaştığına dikkat çektiler.

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Erdoğan satmaya müşterileri almaya doymuyor: Apar topar yıkılan Atatürk Havalimanı için kime söz verildi

Özelleştirme rekortmeni AKP 20 yıllık iktidarında kamu kurumları, hazine arazisi, fabrikalar, sanayi tesisleri, askeri tesisler derken sonunda Türk vatandaşlığına da fiyat biçti. Erdoğan ve AKP satışa doymazken son günlerde tartışma konusu olan Atatürk Havalimanındaki yıkım ile ilgili de ilginç bir iddia ortaya atıldı. İyi Partili Ali Kıdık yıkım için, AKP’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne verdiği satış sözünü yerine getirmeye çalıştığını söyledi.

BOLD – Türkiye’de 1986’da başlayan özelleştirme sürecinde 2021’ye kadar 70 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. 2002’ye kadar geçen 16 yılda 8 milyar dolarlık özelleştirme işlemi tamamlandı. AKP döneminde ise özelleştirme miktarı 62.3 milyar dolara ulaştı.

ÖZELLEŞTİRİLEN HİSSELER

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) verilerine göre, 400’e yakın kuruluşun özelleştirme adı altında sermayelerindeki kamu payları satıldı. 1986’dan 2019’a kadar yapılan 46 milyar dolarlık satışın 39 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

TAŞINMAZLAR DA ÖZELEŞTİRİLDİ

Cumhuriyet gazetesinde yer alan CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl’ün açıklamalarına göre, ÖİB verilerine göre, 1986-2021 arasında özelleştirilen kurumlara ait 3 bin üzerinde taşınmaz satıldı. Aralarında TEDAŞ, Sümer Holding, PETKİM, TEKEL, Şeker Fabrikaları’nın taşınmazlarının da yer aldığı 3.9 milyar dolarlık satışların 3.7 milyar dolarlık bölümü AKP döneminde gerçekleşti.

ERDOĞAN’A YETMEDİ

Türkiye’yi şirket gibi yöneteceğini söyleyen Tayyip Erdoğan’a özelleştirme rekortmeni olmak yetmedi. Türk Pasaportunun itibarını da ücret karşılığı satışa çıkardı.

Erdoğan’ın en iyi müşterileri de Ortadoğu ülkeleri oldu.

AKP, kan davası güttüğü bazı ülkelerle ilişkileri devletin itibarı ayaklar altına alınma pahasına yeniden geliştirmeye çalışıyor.

Bu ülkelerden biri de 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan Birleşik Arap Emirlikleri.

İLGİNÇ İDDİA

İyi Parti İBB Grup Sekreteri ve İBB Meclis üyesi Ali Kıdık İstanbul Havaalanı’nın Birleşik Arap Emirlikleri’ne satışı için Atatürk Havaalanı’nın yıkılmasına hız verildiğini iddia etti.

Kıdık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Atatürk Havalimanı’nın apar topar yıkmak istemelerinin asıl nedeni İstanbul Havalimanı satış görüşmeleri. Abu Dabi Havalimanı işleticisi AUH en ciddi alıcı. Alıcı, İstanbul Havalimanı’nı almak için Avrupa yakasında başka bir havalimanı işletilmeyeceğini fiziki olarak görmek istiyor. Bu sebeple iş makineleri oraya yığıldı. Öte yandan İstanbul Havalimanı’nın satın alınmasının arkasından ikinci adım devreye girecek. Bu tip havalimanı işleten yatırımcılar aynı zamanda o ülkenin yerli havayolunu da işletmek ister. HUB olarak milli havayolumuzun kullandığı İstanbul Havalimanı yeni alıcıları tarafından satın alınma ihtimali çok yüksek. Zira alıcı, Abu Dabi Havalimanı’nı işletirken Etihad Havayolları’nın da sahibi. ADAC (Abu Dabi Havayolları) olmazsa devreye Katar girecek. Katan Havalimanı’nı işletenler Katar Airways sahibi. Dolayısıyla Katar Havayolları da THY’ye sahip olmak isteyecek” dedi.

KALYONCU AİLESİ DE İŞİN İÇİNDE

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’a konuşan Kıdık, kaynağının İstanbul Havalimanı’nın işleten İGA Şirketi’nin çok üst düzey yöneticilerinden biri olduğunu söyledi. Birleşik Arap Emirlikleri firmasının yaklaşık 15 gündür, IGA hesaplarını incelemek için istişarelerde bulunduğunu belirten Kıdık, görüşmelerin IGA ortaklarından Kalyoncu Ailesi’nden bir isim tarafından sürdürüldüğünü iddia etti.

Kıdık, Katar sermayesinden gelen “biz de talip olabiliriz” isteğinin şimdilik bekletildiğini ve Birleşik Arap Emirlikleri firması ile yapılan görüşmelere göre bu seçeneğin masada olacağını iddia etti.

BAE’NİN İSTEĞİ YERİNE GETİRİLİYOR

THY’nin satışa ilişkin iddiaları için Kıdık, “Bu aslında sürecin doğal bir sonucu olarak yaşanacaktır. Zira havalimanı işleten kurumlar o ülkenin bayrak gösteren en büyük havayolu şirketine de sahip olmak isterler. Gerek Birleşik Arap Emirlikleri gerekse Katarlı şirketler bu yöntemle faaliyet gösterdi. Şimdi havalimanına talip olan Birleşik Arap Emirlikleri firmasının isteklerinden biri de yerine getiriliyor ve İstanbul’un Avrupa yakasındaki alternatif havalimanı olasılığı millet bahçesi gerekçesiyle ortadan kaldırılıyor.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Çaya yüzde 44 zam geldi: Kilogram fiyatı 80 liraya çıktı

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2022 ürünü yaş çay alım fiyatını açıklamasının ardından Çaykur çay fiyatlarına yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Geçen yılın ürününe zam yapılması tepki çekerken, çayın kilogram fiyatı 80 lirayı geçti.

BOLD – Çaykur, çaya ortalama yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Geçen yıl hasat edilen çaylara yeni hasat sezonu öncesinde zam yapılması “fırsatçılık” olarak nitelendirildi.

ÇAYIN KİLOGRAM FİYATI 80 LİRAYI AŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2022 yılı yaş çay taban alım fiyatını 3,87 TL’den 6,70 TL’ye yükselttiklerini açıkladı. Çaykur da çay fiyatlarına yüzde 44 zam yaptı. Zamlı tarife bugünden itibaren geçerli olacak. 1 kilo Çaykur Filiz Çayı’nın perakende satış fiyatı 87 TL’ye yükselirken, Rize Turist Çayı 81 TL’den satılacak.

GEÇEN YILIN ÜRÜNÜNE ZAM TEPKİ ÇEKTİ

Çay zammı sosyal medyada eleştirildi. ÇAYKUR’un 2022 yılı yaş çay hasadı başlamadan geçen yıl hasat edilen çaylardan imal edilen kuru çaya zam yapması “fırsatçılık” diye nitelendirildi.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar