Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye’den Arabistan’a ihracat yüzde 98 azaldı

Suudi Arabistan’ın Türkiye’de aldığı ürünler Ocak ayında bir önceki yıla kıyasla yüzde 98, bir önceki aya kıyasla yüzde 72 azaldı. İki ülke arasındaki siyasi gerilim Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye gayri resmi boykot uygulamasıyla ekonomik alana sıçradı.

BOLD – Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı Aralık ayında 50,6 milyon riyal (13 milyon dolar), Ocak 2020’de ise 622 milyon riyal (165 milyon dolar) olarak gerçekleşti. Ocak ayında ise bu rakam 14 milyon riyale (3,76 milyon dolar) geriledi.

2016 yılından beri ithalat verilerini paylaşan Suudi Arabistan’ın Ocak 2021 verisi, o tarihten bu yana Türkiye’den en az ürün alınan ay oldu.

TÜRKİYE EN ÇOK MAL SATAN 13. ÜLKE İKEN 76. SIRAYA GERİLEDİ

Suudi iş adamları ve bazı şirketler, geçen yıl Türkiye’den ithalatın yasaklanması veya azaltılması yönünde kampanya başlatmıştı.

2013 yılında bozulmaya başlayan Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri 2018’de Suudi Arabistan’ın Türkiye’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı öldürmesi sonrası gerilim zirveye çıkmıştı.

Buna rağmen Türkiye Ocak 2020’de Suudi Arabistan’ın en fazla mal aldığı 13. ülkeydi. Bu yıl Türkiye 76. sıraya geriledi.

Suudi yetkililer Türkiye’den mal alımına herhangi bir yasak getirmediklerini söylüyor.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler 2013 yılından itibaren bozulmaya başladı. Türkiye Mısır’da Müslüman Kardeşler Hareketi ve Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi desteklerken; Müslüman Kardeşler Hareketi’ne karşı olan Suudi Arabistan Mursi’yi deviren darbe yönetimini destekledi.

Yine daha sonraki dönemde Türkiye’nin İran’a yaklaşması Suudi Arabistan’ı rahatsız etti.

2017 yılı Haziran ayında Suudi Arabistan’da Veliaht Prensliğe Muhammed Bin Selman’ın gelmesi ile birlikte ilişkiler daha da kötüleşti. Türkiye, Suudi Arabistan yönetimi ve kraliyet ailesindeki iç mücadelelerde her zaman Muhammed Bin Selman karşıtı bir tutum izledi. Selman karşıtı gruplara açıktan olmasa da destek verdi.

KAŞIKÇI CİNAYETİ DÖNÜM NOKTASI OLDU

En büyük kopuş ise Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda 2 Ekim 2018’de öldürülmesi sonrası yaşandı. AKP hükumeti, Kaşıkçı cinayetini Veliaht Prens karşıtı bir kampanyaya dönüştürdü ve uluslararası alanda Veliaht Prens’i sıkıştırmaya çalıştı. Ancak o dönemki Trump yönetiminin Veliaht Prens ve Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmak istememesi nedeniyle AKP hükumetinin bu politikası başarısız oldu.

Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bu dönemde en kötü günlerini yaşadı. Suudi Arabistan veliaht prensinin İsrail’le yakınlaşma politikası da AKP’yi rahatsız etti.

DİYALOG KANALLARININ AÇILMASI

Kasım ayında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suudi Arabistan Kralı Selman bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşme sonrası Türk tarafından yapılan açıklamada ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve problemlerin çözümüne dönük diyalog kanallarının açık tutulması konusunda iki tarafın da mutabık kaldığı belirtildi.

Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan el Suud da kasım ayında yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkilerin dostane olduğunu söyleyerek, boykot iddialarını yalanlamıştı. Ancak hala gerginliğin giderilmesine yönelik bir adımın atılmadığı görülüyor.

Resmi boykot çağrılarına ve koronavirüs pandemisine rağmen Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticarette 2020 yılında ciddi bir düşüş gerçekleşmemişti.

TÜRKİYE, RİYAD’A SİHA SATACAK

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Suudi Arabistan’ın Türkiye’den silahlı insansız hava aracı (SİHA) talep ettiğini açıklamıştı. Ancak daha sonra Riyad’a bu teklifi AKP hükumetinin yaptığı ortaya çıkmıştı.

Bu kapsamda Vestel firmasının ürettiği ‘Karayel’ silahlı insansız hava araçlarının Vestel lisansı ile Suudi Arabistan’da üretilmesi konusunda görüşmelerin yürütüldüğü belirtiliyor.

Türkiye F-35 programına dönmek için ABD’de bir lobici daha kiraladı

Dünya

İtalya Başbakanı Mario Draghi maaş almadan çalışıyor

İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin bu görev için herhangi bir ücret almadığı açıklandı. Draghi daha önce Avrupa Merkez Bankası başkanlığı görevinde bulunmuştu.

BOLD – İtalya Hükumeti’nin internet sitesinde yayımlanan ‘şeffaf yönetim’ belgesinde, “Mario Draghi, bu görevle bağlantılı olarak herhangi bir ücret almadığını beyan eder” deniliyor.

Eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, İtalya’da bir önceki koalisyon hükumetinin çökmesi üzerine geçen Şubat ayında Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmişti.

İtalya Başbakanı Mario Draghi

Parlamento üyesi olmayan Draghi’nin kısmen teknokratlar kısmen de siyasetçilerden oluşan geniş çaplı koalisyon hükumeti 13 Şubat’ta göreve başlamıştı. Hükumetin şeffaflık beyanına göre 73 yaşındaki Mario Draghi geçen yıl yaklaşık 581 bin euro gelir beyan etti. Draghi’nin mal varlığı da kimisi ortaklı 10 gayrimenkul ve 6 arsa olarak açıklandı.

ESKİ BAŞBAKAN CONTE MAAŞINI AZALTMIŞTI

Eski Başbakan Giuseppe Conte de yıllık 114 bin euroluk başbakan maaşında kesinti yaparak 91 bin euro maaş almıştı. Conte’nin 2018’de başbakanlığa geldiğindeki yıllık geliri ise 1,2 milyon euro civarındaydı. Conte’nin Jaguar marka otomobili de beyanları arasında yer alıyordu. Mario Draghi’nin ise üzerine kayıtlı bir otomobili görünmüyor. İtalya’da bir başbakanın yıllık geliri açısından rekor ise Silvio Berlusconi’ye ait. Berlusconi’nin en yüksek gelir beyanı, 2006’da yıllık 139 milyon euronun üzerindeydi.

Almanya’da İsrail’i eleştiren Türk kökenli siyasetçi istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Damadını özel asistanı olarak atayan Avrupalı parlamentere soruşturma

Damadını özel asistanı olarak atayan Avrupa Parlamentosu Üyesi Toine Manders hakkında soruşturma açılacak. Parlamento kuralları gereği parlamenterler aile üyelerini ve yakınlarını işe alamıyor.

BOLD – Avrupa Parlamentosu’nda (AP) en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi üyesi Toine Manders’in, damadını özel asistanı olarak işe aldığının ortaya çıkması tartışma yarattı. AP kuralları gereği, üye parlamenterler aile üyelerini ve yakınlarını işe alamıyor.

DAMADININ İŞİNE SON VERDİ

Manders, tepkiler üzerine damadının işine son vereceğini açıkladı. Ancak Hollanda’da iktidar ortağı Hristiyan Demokrat Parti (CDA), üyesi Manders’in davranışının çok ciddi olduğunu belirterek, konuyla ilgili soruşturma başlatılacağını açıkladı.

Hollanda medyasına göre, 1999 yılından bu yana Avrupa Parlamentosu üyesi olan ve çeşitli görevlerde bulunan deneyimli politikacıya, çalışanlarının giderleri için ayda 25 bin 620 Euro bütçe tahsis ediliyor.

Manders, bu bütçeden Brüksel ve Strasbourg’daki resmi çalışanlarının yanı sıra, seçim bölgesi Hollanda’daki personelin de maaşını ödüyor.

PARAYI İADE ETMEK ZORUNDA KALABİLİR

Hollanda’da özel asistanı olarak işe aldığı isim ise damadı Elmar Eckstein. Hollandalı politikacı, ‘yerel asistan’ adı altında her ay damadına maaş veriyor.

Ancak 2009 yılında alınan bir karar uyarınca, AP üyelerinin, aile bireyleri ve yakınlarını işe almaları yasak. AP, üyelerine, “çıkar çatışmasına yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmaları” çağrısı yapıyor.

Hollanda ve Belçika medyasına göre, “yerel çalışan” olan damat Eckstein’in tam olarak ne yaptığı da açık değil. CDA Brüksel heyetine göre ise haftada 14 saat çalışan Eckstein, Avrupa Birliği’nde iç pazar alanında uzman.

Hollandalı parlamenterin, damadını işe alırken, bu konuda partisine bilgi vermediği de ortaya çıktı. CDA lideri Marnix van Rij, konunun çok ciddi olduğunu ve parlamenterlerin her türlü çıkar çatışmasından kaçınması gerektiğini vurgulayarak, Manders hakkında soruşturma açılacağını söyledi.

Manders de, tepkiler üzerine, damadının sözleşmesini feshedeceğini açıkladı. Soruşturma sonunda partiden ihraç edilme olasılığı bulunan Hollandalı politikacının, damadına ödediği maaşı AP’ye iade etmesi de söz konusu.

Almanya’da İsrail’i eleştiren Türk kökenli siyasetçi istifa etti

Okumaya devam et

Dünya

Biden Netanyahu’ya desteğini iletirken, İsrail Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladı

ABD Başkanı Biden, telefonda görüştüğü Benyamin Netanyahu’ya “İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” diyerek ülkesinin desteğini ifade etti. Biden, “Gerilim çok geçmeden bitecek beklentisindeyim” derken İsrail ordusu Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladığını açıkladı.

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, İsrail ile Filistinliler arasında tırmanan gerilimi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla telefonda görüştü. “İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” diyerek Tel Aviv yönetimine desteğini açıklayan Biden,  “Gerilim çok geçmeden bitecek beklentisindeyim” dedi.

Bölgedeki savaşta can kayıpları artmaya devam ederken İsrail ordusu da Gazze’ye kara harekatı hazırlıklarına başladığını açıkladı.

BİDEN: İSRAİL’İN MEŞRU MÜDAFAA HAKKI VAR

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail ile Filistinliler arasında tırmanan gerilimi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla telefonda görüştü. Görüşme sonrası Beyaz Saray’da gazetecilere verdiği demeçte iyimser bir tonda konuşan Biden, “Beklentim ve umudum bunun er ya da geç sona ermesi, ancak kendi topraklarına binlerce roket düşerken, İsrail’in meşru müdafaa hakkı var” dedi.

Beyaz Saray’ın gerilimin azaltılması için bölge ülkelerinden Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile de temasta olduğu kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı İsrail-Filistin İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Hady Amr da Filistin ve İsraillilerle görüşmek üzere bölgeye gönderildi.

MAHMUD ABBAS’TAN ABD VE İSRAİL’E SERT SÖZLER

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistin lideri Mahmud Abbas ile bir telefon konuşması yaptı.Bu görüşmede Blinken’ın roket saldırılarının sonlanması gerektiğini söylediği belirtiliyor.

Ancak Mahmud Abbas, kameralar önünde yaptığı son konuşmada, “Amerika ve İsrail’e sesleniyorum. Bıktık artık, bırakın bizi. Bizden uzak olun” dedi.

Abbas sözlerinin devamında, “Ülkemizi asla terk etmeyeceğiz, işgale yarın değil bugün son verin” dedi.

İSRAİL ORDUSU, GAZZE’YE KARA HAREKATINA HAZIRLANIYOR

İsrail ordusu sözcüsü Jonathan Conricus, Gazze’ye yönelik kara harekatı hazırlıklarına başladıklarını ve bu kapsamda Gazze sınırına kara birlikleri gönderilmeye başlandığını açıkladı.

İsrail’in birden fazla senaryoya hazırlandığını belirten Conricus, Gazze’ye yönelik saldırıların da devam edeceğini söyledi.

Hamas lideri İsmail Haniye ise, İsrail’in gerilimi tırmandırmak istemesi durumunda kendilerinin de hazır olduğunu duyurdu.

GAZZE’DE CAN KAYBI 69’A ULAŞTI

İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 11 Filistinlinin daha hayatını kaybetmesiyle can kaybı 83’e ulaştı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail saldırılarında 11 kişinin daha şehit olduğu aktarıldı. Buna göre Gazze Şeridi’nde 10 Mayıs’tan bu yana şehit olanların sayısı 83’e yükseldi.

Bakanlığın açıklamasında saldırılarda yaşamını yitirenlerin 17’sinin çocuk, 7’sinin de kadın olduğu, yaralı sayısının da 487’ye ulaştığı ifade edildi.

GAZZE’DEN İSRAİL’E 1500 ROKET FIRLATILDI

Perşembe gününün ilk saatlerinde yapılan açıklamada, Hamas’ın son 3 günde 1500’den fazla roket attığı kaydedildi.

Hamas tarafından bugün sabah yapılan roketli saldırıda İsrail’in Petah Tikva kentinde bir apartman vuruldu.

Gazze’den İsrail’e düzenlenen roket saldırılarında, aralarında 6 yaşında bir çocuğun da olduğu en az 7 İsraillinin öldüğünü bildiriliyor.

TEL AVİV’E GİDEN UÇAKLAR BAŞKA HAVALİMANLARINA YÖNLENDİRİLDİ

Gazze’den atılan roketler sebebiyle İsrail’in Tel Aviv kentinde yer alan Uluslararası Ben Gurion Havalimanı’na giden yolcu uçaklarının inişine izin verilmedi.

Söz konusu yolcu uçakları iniş için güneydeki Ramon Havalimanına yönlendirildi.

Bazı uluslararası havayolu şirketleri, İsrail ile Filistin arasında tırmanan gerilim sebebiyle Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na uçuşları çift yönlü olarak durdurduğunu açıkladı.

ABD’li United, Delta ve American Airlines ile Alman Lufthansa ve İngiliz British Airways, Tel Aviv yerine uçuşlarını İsrail’in güneyindeki Ramon Havalimanı’na yönlendirdi.

İsrail, Gazze Şeridi’nden Tel Aviv ve çevresine roket atışları sonrasında Ben Gurion Havalimanı’ndaki tüm sivil uçuşları pazartesi akşam saatlerinde de kısa süreliğine askıya almıştı.

O saatlerde Ben Gurion Havalimanı’na inişine izin verilmeyen uçaklar Güney Kıbrıs Rum Kesimindeki Larnaka Havalimanı’na yönlendirilmişti.

KUDÜS VE BATI ŞERİA’DA OLAYLAR GERGİNLİK DEVAM EDİYOR

Bu arada İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın birçok yerinde Filistinlilere gerçek ve plastik mermilerle müdahale ederek onlarca kişiyi yaraladı.

Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin Batı Şeria’nın Nablus, Kalkiliya, El-Halil, Beytullahim ve Eriha kentlerinde Filistinlilere gerçek ve plastik merminin yanı sıra göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği belirtildi.

Açıklamada, İsrail askerlerinin 23’ü gerçek mermi, 8’i de plastik mermiyle olmak üzere 33 Filistinliyi yaraladığı kaydedildi.

NABLUS’DA İSRAİL ASKERLERİ BİR FİLİSTİNLİYİ ÖLDÜRDÜ

İsrail askerleri ayrıca Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus kenti yakınlarında İsrail askerlerine silahlı saldırı girişiminde bulunduğu gerekçesiyle bir Filistinliyi açtıkları ateşle öldürdü.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarındaki Samaria Bölge Tugayı’nın bulunduğu bölgede silahla ateş edildiği belirtildi. Açıklamada, olay yerinde iki yaralı olduğu ve ‘saldırıyı düzenleyen teröristin etkisiz hale getirildiği’ ifade edildi.

İsrail basınında yer alan haberlerde, bir Filistinlinin Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus İsrail askerine ateş açtığı, saldırıda iki askerin yaralandığı, eylemi gerçekleştiren Filistinlinin ise öldürüldüğü belirtildi.

İsrail’de iç savaş uyarısı: Yahudiler ile Araplar arasında etnik gerilim arttı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0