Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hrant Dink davasında karar: Gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada mahkeme, katil Ogün Samast’ın görüntülerini yayınlayan gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl hapis cezası verdi.

BOLD – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 14 yıl önce gazetenin önünde vurularak öldürülmesine ilişkin6’sı tutuklu 13’ü firari 76 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, bazı sanıklar ile avukatları ve Dink ailesinin avukatları hazır bulundu. Duruşmaya bazı sanıklar SEGBİS ile bağlandı.

BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEZ

Duruşma öncesi Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı. İnisiyatif adına konuşan Bülent Aydın, “İlk günden beri, yani Beşiktaş’ta tetikçilerin yargılandığı duruşmalardan beri öldür diyenler yargılansın dedik. Bu müsamereye son verin dedik, bu dava ne zaman başlayacak dedik. Süreç oldukça ağır ilerledi. Büyük hukuk mücadeleleri sonucu ve kamuoyunun bu cinayetin aydınlanması yönündeki talebinin baskısıyla süreç bugüne geldi. Belki bu cinayet tam olarak aydınlatılabilseydi bu ülkede daha öncede yaşanmış başka siyasi cinayetlerde de benzer süreçlerde işleyen mekanizma ortaya çıkmış olabilirdi. Bugün bu noktada değiliz dolayısıyla bir kez daha biz bitti demeden bu dava bitmez diyerek karar duruşmasına giriyoruz” dedi.

ERCAN GÜN: HABERİMDEN DOLAYI PİŞMAN DEĞİLİM

Son sözü sorulan tutuklu emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer, “Benim açımdan bu mahkemedeki bu yargılamada son söz söylenecek noktaya gelinmemiştir. Mahkemenizin bağımsız ve adil bir mahkeme olduğuna inanmıyorum” ifadelerini kullandı. Tutuklu gazeteci Ercan Gün ise, “Bu haberi yaptığım için pişman mıyım? Hrant Dink yaptığı haberlerden ne kadar pişman değilse ben de değilim. Vicdanen kelebek kadar hürüm” şeklinde konuştu.

HUKUKSUZ SUÇLAMALARLA TUTUKLANDIM

Dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, “Tutuklandım. 38 yıl süren meslek hayatım sona erdi. Terörle mücadelede görev yaptığım için örgütlerin hedefi oldum. Evimin yanında bomba patlatıldı. Çocuğum bombalı saldırıda yararlandı. Ailecek terörün ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Görevlerini yapmayan kamu görevlileri çok açık bir şekilde açıklanmıştır. Bana yapılan suçlamayla ilgili alınan ifadeler, dilekçelerle tarafıma istinat edilen suçların hukuksuz olduğu ortada” ifadelerini kullandı.

Son sözü sorulan başka suçtan tutuklu Muharrem Demirkale, “Bu zamana kadar bütün mahkeme heyetleri, savcısı ve medyası bana ile personelime haksızlık etti. Çok şükür masumuz. Ben ve personellerim yapmadılar. Bu mahkeme bitmemiştir. Son sözümü sonra söyleyeceğim” dedi. Tutuklu sanık eski tuğgeneral Hamza Celepoğlu, “Adalet terazisinin ayarını bozmayınız. Sebep olanlarla hesaplaşmanın kısmet olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Sanık Albay Ali Öz ise, “Bir sabah toplantıda söylendiği iddia edilen bir cümle yüzünden 23 ay tutuklu, 23 ay ev hapsinde ceza çekiyorum. İşlemediğim bir suç. Ne FETÖ’yle ne hiçbir yasadışı yapılanmayla alakam yok” dedi.

AKYÜREK VE YILMAZER’E AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ile dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Jandarma İstihbarat görevlisi eski yüzbaşı Muharrem Demirkale hakkında kasten öldürme ve anayasayı ihlal suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi. Yılmazer’e, resmi belgeyi yok etmek suçundan ise 4 yıl 6 ay hapis, Akyürek’e, resmi belgeyi yok etmek suçundan ise 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası veren mahkeme, eski Albay Ali Öz’ü, kasten öldürme suçundan 25 yıl, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 3 yıl 4 ay hapse çarptırdı. Sanıklardan Osman Gülber’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 16 yıl 8 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanıklardan Astsubay Yavuz Karakaya’yı ‘anayası ihlal’ suçundan müebbet, kasten öldürmeye yardım suçundan ise 12 yıl 6 ay hapisle cezalandırdı. Mahkeme, sanıklardan dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız örgüte yardım suçundan 3 yıl 9 ay, Samsun Emniyet Terör şube görevlisi Metin Balta’ya örgüte üyelikten 6 yıl 8 ay ve Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevi polis memuru Mehmet Uçar’a resmi belgeyi yok etmek suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

GAZETECİ GÜN’E 10 YIL HAPİS

Mahkeme, dönemin FOX Televizyonu Haber Müdürü Ercan Gün’e silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, eski polis memuru Muhittin Zenit’e üç suçtan beraat kararı verirken, görevi ihmal suçundan ise zaman aşımına hükmetti.

DİNÇ, GÜLER, ALTAY’A BERAAT

Hrant Dink cinayeti davasının sanıkları eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ile dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay hakkında “ihmali davranışla adam öldürme” suçlarından beraat, “kamu görevini ihmal” suçlarından  zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildi. Mahkeme, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun hakkında zaman aşımı gerekçesiyle düşme kararları verdi.

Mahkeme, Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Tuncay Uzundal hakkında “terör örgütü üyeliği” suçundan, savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Tutuksuz sanıklardan Gazi Günay, Yavuz Karakaya, Osman Gülben, Hasan Durmuşoğlu, Özkan Mumcu, Faruk Sarı’nın tutuklanmasına karar veren mahkeme, jandarma istihbaratçılar Okan Şimşek ve Veysel Şahin’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.

AYM üyesinden Gezi gerekçesi: Yollar sadece araçların değil demokrasinin de kadim mekanıdır

Gündem

Mağdur avukatları konuştu: Ankara TEM’deki işkence iddiaları doğru

Gülen Hareketi mensuplarına yönelik operasyonda gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşen İnsan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu, işkence iddialarının doğru olduğunu söyledi. Avukatlardan aldığı bilgileri paylaşan Gergerlioğlu, “İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış” dedi.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülen Hareketi mensuplarına yönelik “yeniden yapılanma” soruşturması kapsamında gözaltına alınan O.C. isimli bir şahsa işken yapıldığı iddia ediliyor.

Şüpheli O.C., işkence altında verdiği ifadesinde itirafçı oldu. O.C.nin ağır işkence altında ismini verdiği 300 kişiye çeşitli illerde operasyon yapıldı.

Bu kişilerin gözaltına alındığı bilgisini paylaşan avukat Ömer Turan sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Bu kapsamda onlarca kişi ülkenin değişik kentlerinde göz altına alınarak Ankara TEM de toplanmıştır. Bu kişiler arasında eşi müebbet yemiş ev hanımı asker eşlerinden kapatılan polis akademisi öğrencilerine kadar çok geniş bir yelpazede her yaş ve meslek grubundan kişiler bulunmaktadır” dedi.

İDDİALAR DOĞRU

İddiaları araştıran insan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu iddiaların doğru olduğunu söyledi.

İşkence mağdurlarının avukatlarıyla görüşen Gergerlioğlu, “Ankara TEM’de gözaltında tutulan 2 kişiyle görüşen bir avukatın bana dediklerini aynen aktarıyorum: ‘Konuştuğum kişilerden biri onu çırılçıplak soyduklarını, vücuduna soğuk su tuttuklarını ve şişeyle tehdit ettiklerini söyledi'” ifadelerini kullandı.

O.C’nin işkence altında verdiği 300 isimden henüz birkaçının gözaltına alındığını söyleyen Gergerlioğlu, avukatlardan aldığı bilgileri paylaşmaya devam etti.

Bir diğer paylaşımda Gergerlioğlu şu ifadeleri kullandı: “Bir diğeriyse kendisine tokat attıklarını ifade etti. İtirafçı, 300 kişinin ismini vermiş. Ancak gözaltında 4 kişi bulunuyor. İşkence nezarethanede değil, ifade alınan bölümde yapılıyor. İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış.”

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuzcu başkanın tehditleri bedava değilmiş: 500 milyonluk 48 ihale

Sezen Aksu üzerinden AKP ve Erdoğan muhaliflerini “Beyinlerine sıkacağız, kafalarını ezeceğiz” diyerek tehdit eden 15 Temmuz Gazileri Platformu Erol Bulut’un ortağı olduğu şirketle kamudan 500 milyon TL’lik 48 ihale aldığı ortaya çıktı

BOLD – Sanatçı Sezen Aksu, 2017 yılında Selçuk Gaga ile yazdığı ‘Şahane bir şey yaşamak’ adlı şarkının sözleri nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedefi oldu.

Camide kadın sanatçı için “Dillerini koparacağız” diyen Erdoğan’ın ardından AKP’ye yakın derneklerde Aksu aleyhine harekete geçti.

15 Temmuz Gazileri Platformu üyeleri de adliyeye giderek Sezen Aksu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusundan çok platform başkanı Erol Bulut’un adliye önünde yaptığı açıklama konuşuldu.

Sezen Aksu’yu şeytanın yolundan gitmekle suçlayan Bulut, “İçişleri Bakanımızın dediği gibi beyinlerine sıkacağız, kafalarına ve inlerinde hepsini ezeceğiz. Dağda Kandil’i PKK’yı nasıl eziyorsak şu anda onları savunanlara da bunu buradan bir kez daha söylemek istiyorum. Herkes aklını başına alsın” dedi.

YARIM MİLYARLIK İHALE

Bulut’un bu tehditleri bedavaya savurmadığı ortaya çıktı. İhale sicili ortaya çıkan Bulut’un Mavi Yeşil Turizm Gıda İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şirketi’nin yüzde 50 ortağı olduğu ve AKP’li belediyelerden çok sayıda ihale aldığı öğrenildi.

Bulut’un son 4 yılda, çoğu AKP’li belediyeler olmak üzere çeşitli kamu kurumlarından aldığı 48 ihale ile 500 milyon TL kazandığı ortaya çıktı.

15 Temmuz derneklerinden tehdit: Herkes aklını başına alsın

Okumaya devam et

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Popular

Shares