Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AYM raportörü HDP raporunu tamamladı: Kabus 12 yıl sonra geri mi dönüyor?

12 Eylül’de yasaklanan Kürt siyasi hareketi, 10 yıl sonra partileşerek döndüğü siyasette kısa bir süre sonra kapatmayla tanıştı. Bugüne kadar 7 parti mahkeme kararıyla kapatılırken 2 parti de kendini feshetmek zorunda kaldı. 15 Temmuz sonrası düşünce ve ifade özgürlüğünün gerilemeye başladığı Türkiye’de 12 yıl aradan sonra yine bir Kürt partisi kapatılmayla karşı karşıya. AYM, raportörün hazırladığı HDP raporu doğrultusunda iddianamenin kabulü ya da iadesine ilişkin kararını yarın açıklayacak.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM) raportörü, HDP raporunu bitirdi. Raportör, usul yönünden eksikliklerin giderilmesi için iddianamenin iadesini istedi.

Kararını yarın açıklayacak olan AYM, iade talebini kabul edip, iddianameyi Yargıtay Başsavcılığına geri gönderebilir. Ya da iddianameyi kabul edip eksikliklerin giderilmesini talep edebilir.

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

İddianamenin kabul edilmesi halinde HDP, ön savunmasını verilen sürede AYM’ye gönderecek. Parti ön savunmaya ilişkin sürenin uzatılması için Yüksek Mahkemeye başvuruda bulunabilecek. Ek süre talebini AYM karara bağlayacak.

Parti tarafından ön savunmanın verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin esas hakkındakini görüşünü sunacak.

Bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Daha sonra Anayasa Mahkemesince belirlenecek tarihlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı HDP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun AYM üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek. Üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

12 YIL SONRA KAPATMA DAVASI

HDP’ye kapatma davası açılmasıyla birlikte Kürt partilerinin kapatılma korkusu 12 yıl sonra geri döndü. 1990 yılında Halkın Emek Partisi (HEP) ile başlayan Kürt siyaseti serüveninde 2009 yılına kadar 7 parti mahkeme kararıyla kapatıldı, 2 parti kendini feshetti. Son olarak Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmasının ardından bu kez HDP kapatılma riskiyle karşı karşıya.

YEMİN KRİZİ

12 Eylül’de ağır darbe alan Kürt siyasi hareketi, 10 yıl sonra Halkın Emek Partisi (HEP) ile partileşmiş olarak geri döndü. HEP adayları 1991 Genel Seçimlerinde Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden seçimlere katıldı. 18 HEP’li milletvekili seçildi. SHP listelerinden meclise giren 18 ismi ve HEP’i Türkiye ve dünya kamuoyuna taşıyan olay 6 Kasım 1991’deki yemin töreni oldu. TBMM Genel Kurulu milletvekili yemini için toplandı. Kürsüye gelen Diyarbakır Milletvekili Hatip Dicle, yeminini okumadan önce “Ben ve arkadaşlarım bu metni Anayasanın baskısı altında okuyoruz” dedi. DYP ve ANAP milletvekilleri sıralara vurarak protesto ettiler.

KÜRTLER KAPATMA İLE TANIŞTI

Ardından Leyla Zana kürsüye yakasında sarı kırmızı yeşil renkleri taşıyan bir mendil ve başında aynı renklerde bir saç bandı ile çıktı. Zana yeminin ardından Kürtçe, “Bu yemini Türk ve Kürt halkı adına ediyorum” sözlerini söyleyince tarihe adını ‘Yemin krizi’ olarak yazdıran olay yaşandı. 3 Temmuz 1992’de HEP’e kapatma davası açıldı. Dava 14 Eylül 1993’te HEP’in kapatılmasıyla sonuçlandı. Kürt siyaseti bu olayla ilk kez parti kapatmayla tanışmış oldu.

MECLİS’İN 3. BÜYÜK PARTİSİ

2018 genel seçimlerinde yüzde 11,7 oy alarak 67 milletvekili çıkaran HDP de kapatılma riskiyle karşı karşıya. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı HDP’nin kapatılarak, 600’ü aşkın üyesine siyasi yasak getirilmesini istedi. Hazırlanan iddianamede, HDP’nin kapatılan diğer Kürt partilerinin devamı olduğuna vurgu yapılıyor.

Doların fendi Kavcıoğlu’nu yendi

Analiz

AKP’nin ballı bürokratları hariç Türkiye’de herkes yoksul

Türkiye’deki ekonomik kriz giderek derinleşiyor. Saray da ülkenin en önemli gündeminin hayat pahalılığı olduğunu kabul edip çareler üretmeye çalışıyor. Son yapılan araştırma ile yoksulluk sınırı 10 bin lirayı geçerken AKP’nin birkaç yerden maaş alan bürokratları dışında kamuda maaşların 10 bin liranın altında olması dikkat çekti.

BOLD ANALİZ – Açlık sınırı ağustos ayında 2 bin 997 liraya çıkarken yoksulluk sınırı 10 bin 299 lira olarak hesaplandı. Asgari ücretlinin yaşadığı alım gücü kaybı bir yılda yüzde 6,2’yi bulurken en çok alım gücü kaybı gıda ürünlerinde olması dikkat çekti.

GIDA FİYATLARI YÜZDE 29 ZAMLANDI

Birleşik Metal İşçileri Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) ağustos ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını yayımladı. Gıda enflasyonunun yüzde 29’a çıktığı ağustos ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 997 TL olarak hesaplandı. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 10 bin 299 TL olarak gerçekleşti. 2003 yılının ağustos ayında 4 kişilik bir aile, günlük minimum 15 liraya sağlıklı beslenebilirken, bugün ancak 99,25 liraya sağlıklı beslenebiliyor.

ALIM GÜCÜ GİDEREK DÜŞÜYOR

BİSAM’ın TÜİK Madde Fiyatları, Tüketici Fiyat Endeksi ana grup ve alt ana gruplara göre endeks rakamları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre asgari ücretli hemen hemen tüm gıda gruplarında alım gücünü kaybetti. En fazla alım gücü kaybı yaşanan gıda grubu yüzde 17,4 ile sıvı ve katı yağlar olurken, sebzelerde alım gücü kaybı yüzde 10,3’e ulaştı. Asgari ücretlinin geçen yılın aynı ayına göre süt, peynir ve yumurta grubunda da yüzde 8,7’lik bir kaybı söz konusu. Ette alım gücü kaybı yüzde 6,3’ken meyvede bu oran yüzde 3,6, ekmek ve tahıl ürünlerinde yüzde 1,7 olarak gerçekleşti.

ZAMLI MAAŞLAR 10 BİN LİRANIN ALTINDA

Yoksulluk sınırının 10 bin 299 TL olarak hesaplandığı günümüzde maaşı 10 bin liranın üzerinde olan kuma çalışanı sayısı ise çok az. Kamuda görev yapan 3.5 milyon memurun büyük kısmının maaşı 5 bin 243 lira. 700 bin kamu işçisinin maaşları ise son zamlarla birlikte 4 bin 100 TL oldu. Son zamlarla birlikte kamuda görev yapan memurların görev ve aldıkları maaşlar ise şu şekilde oluştu:

  • Genel Müdür                                       16.110 TL,
  • Kaymakam 1. Sınıf                             14.792 TL
  • Profesör                                                13.936 TL
  • Uzman Doktor                                     10.093 TL
  • Mühendis                                              8.669 TL
  • Üniversite mezunu Şube Müdürü   8.493 TL
  • Başkomiser                                          8.488 TL
  • Avukat                                                  8.277 TL
  • Araştırma Görevlisi                           8.231 TL
  • Polis Memuru                                     7.431 TL
  • Vaiz                                                      6.810 TL
  • Öğretmen                                           6.553 TL
  • Hemşire                                             6.357 TL
  • Teknisyen                                          5.456 TL
  • Üniversite mezunu Memur           5.243 TL
  • Kamu işçisi                                      4.100 TL
  • Asgari ücretli (10 milyon kişi)   2.825 TL
  • Gerçek işsiz sayısı (11 milyon)  ———
  • Devletten yardım alan hane sayısı (6 milyon 630 bin)  1.500 TL (ortalama yardım miktarı)

Saray da krize boyun eğdi: Tek gündem hayat pahalılığı

 

Okumaya devam et

Politika

Karamollaoğlu: Beni Cumhurbaşkanı adayı yaparlarsa AKP’ye geçeriz

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP’ye destek şartını açıkladı. Karamollaoğlu, “Başkanlık sistemini değiştirelim” diyebilirler veya bugüne kadar bizim itiraz ettiğimiz bütün hukuksuzlukları ortadan kaldırır, yanlışlarından dönerlerse AK Parti ile ittifak yapabilirim” dedi.

BOLD –Sözcü’den Ruhat Mengi’ye konuşan SP lideri Karamollaoğlu, Cumhur İttifakı’na hangi şartlar altında katılacağını sıraladı. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener olmaması gerektiğinin altını çizen Karamollaoğlu, “Milletin teveccühünü alması lazım, artık partici bir yaklaşımla Millet İttifakı bir aday belirleyemez. Bu ülkede AK Parti’nin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin dışında herkesi kucaklayabilecek bir adayın bulunması zor değildir, bulunur mutlaka.” dedi.

SEÇİME DOĞRU AÇIKLAYACAĞIZ

Karamollaoğlu, “Gelecek seçimde Millet İttifakı’nın içinde olacak mısınız?” sorusuna “Bunu zaman gösterecek. Bu konuya şimdiden girmiyorum ama Millet İttifakı’nın hangi prensiplerle hareket etmesi gerektiğini ve edeceğini görüyorum, seçime doğru biz de nerede yer alacağımızı deklare edeceğiz” cevabı verdi.

BENİ CUMHURBAŞKANI ADAYI İLAN EDERLERSE

“Diyelim ki şartlar değişti, AKP sizi razı etti, birdenbire Cumhur İttifakı’na girme kararı almanız mümkün mü?” sorusuna ise “Beni cumhurbaşkanı adayı ilan ederlerse olabilir. Ben bu konuya girmem de derlerse ki “Abi gel seni cumhurbaşkanı adayı yapalım”, o zaman kavgasız dövüşsüz gireriz. Veya “Başkanlık sistemini değiştirelim” diyebilirler veya bugüne kadar bizim itiraz ettiğimiz bütün hukuksuzlukları ortadan kaldırır, yanlışlarından dönerlerse AK Parti ile ittifak yapabilirim. Dediğim gibi, bunlardan birisinin olması lazım.” karşılığı verdi.

17-25 ARALIK DOSYALARI YENİDEN AÇILMALI

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının da yeniden açılmasını isteyen Karamollaoğlu, “Tekrar getirirsiniz gündeme, sorumluları yargılarsınız, bu zor bir şey değil. Geçmişte de “AK Parti bütün yanlışlarından dönerse, AK Parti’yle olabilirim” dedim. Önce bu sistemi değiştirelim, güvenilir bir cumhurbaşkanı seçelim, ondan sonra da konuları görüşelim.” diye konuştu.

ERKEN SEÇİME GİDİLMEZSE ERDOĞAN ADAY OLAMIYOR

Erken seçim tartışmalarına da değinen Karamollaoğlu, “Halk sıkıntı içinde, iktidarın uygulamalarından memnun değil, muhalefet bunu görüyor, psikolojik üstünlük sağlamak açısından da mutlaka erken seçim istemesi lazım. Cumhurbaşkanı, sizin de söylediğiniz gibi yeniden aday olmak istiyor. Bunun en önemli şartı bugünkü durumda erken seçime gitmek, bu yapılmazsa aday olamıyor.” dedi.

ERDOĞAN’IN TAMAMEN TÜKENMESİ OLUR

Oyları düşen Erdoğan’ın seçimi erteleyebileceği yönündeki açıklamalara da değinen Karamollaoğlu, “Böyle bir seçime girmek istemez de alternatifsiz. Alternatif olağanüstü hale sığınarak seçime girmemektir. Bu, zaten prestij kaybeden Cumhurbaşkanı’nın tamamen tükenmesi manasına gelir.” dedi.

İMAMOĞLU’NUN ADAYLIĞI

Kılıçdaroğlu’nun seçim yaklaşırken “Aday olmayacağım, İmamoğlu düşünülsün” açıklaması yapacağına ilişkin soruya Karamollaoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi engellemelere rağmen kazanmış olduğu bir belediyeyi götürüp bu iktidara teslim eder mi? İmamoğlu çekilirse yerine bir AK Partili belediye başkanı olacak. Hiçbir şey için “kesin olmaz” denemez ama bence bu olmaz.” dedi.

 

Okumaya devam et

Analiz

Kürtçe eşliğinde halayla örgüt propagandası!

AKP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde yaptığı etkinlik ve kutlamalarda sıkça kullandığı Kürtçe halayı HDP’liler çekince haklarında soruşturma başlatıldı. Batman’da düzenlenen mitingde çalan Kürtçe şarkıya eşlik edip, halay çeken 13 kişi hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla soruşturma başlatılıp hapis cezası isteniyor.

BOLD – Batman’da 14 Ağustos günü düzenlenen mitingde sahneden çalınan Şivan Perwer’e ait Kürtçe şarkı eşliğinde halay çeken 13 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.

ŞİVAN PERVER’İN ŞARKISI SUÇ SAYILDI

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mitinge ilgili başlatılan soruşturma doğrultusunda aralarında HDP Batman İl Eşbaşkanları Fatma Ablay ve Ömer Kulpu’nun da bulunduğu 13 isim ifadeleri alınmak üzere İl Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı. Emniyete gidenlere “Şivan Perwer’e ait ‘Serhildan jiyane’ (Yaşamak Başkaldırmaktır) isimli ve içerisinde örgütsel çok sayıda ifadeye yer veren şarkıya eşlik ederek, halay çektiğiniz tespit edilmiş, konuyla ilgili olarak ifadeniz alınmak üzere TEM Şube Müdürlüğü’ne çağrıldınız” denilerek, “örgüt propagandası” iddiasıyla ifadeleri alındı.

TRAJİKOMİK BİR SORUŞTURMA

Konuya ilişkin Mezopotamya Ajansından Fethi Balaman’a konuşan HDP İl Eşbaşkanı Ömer Kulpu, haklarında bu gerekçe ile soruşturma başlatılmasını “trajikomik” olarak değerlendirdi. Mitingin gerçekleştirildiği gün sanatçıların enstrümanlarına polis tarafından el konulduğunu dile getiren Kulpu, buna rağmen sanatçıların sahneye çıkarak şarkılarını kitle ile birlikte seslendirdiğini ifade etti. Bu şarkılardan birinin de Şivan Perwer’in ‘Berxwedan jiyane’ adlı şarkısı olduğunu belirten Kulpu, “Enstrümanlara izin vermeyip, sanata olan tahammülsüzlüğü gösterenler, bu sefer de söylenen şarkılara eşlik eden, halay çeken ve ritim tutanlara soruşturma başlattı” dedi.

HALAY ÇEKMEK DÜNYANIN NERESİNDE SUÇ?

HDP İl Eşbaşkanı Fatma Ablay ise, 14 Ağustos’taki büyük mitingde halkla bir araya geldiklerini, fakat HDP’nin tüm çalışmaları gibi bu mitingin de illegalize edilmeye çalışıldığını ifade etti. Başvurulan engellemelere rağmen sanatçıların seslendirdiği “Berxwedan Jiyane” şarkısına binlerce kişinin eşlik ettiğini kaydeden Ablay, “Halay çeken, ritim tutan binlerce kişi o gün meydandaydı. Sanatçılar her şeye rağmen sanatını icra etti. Ancak gelinen aşamada trajikomik bir durum ile karşı karşıya kaldık. Yani dünyanın neresinde şarkı söylemek, ritm tutmak, halay çekmek suç sayılıyor?” dedi.

AKP’Lİ BAKAN DA KÜRTÇE ŞARKI İLE HALAY ÇEKTİ

2015 yılında dönemin Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Gaziantep’te katıldığı bir düğün töreninde Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’a Vali Erdal Ata ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de eşlik etti. 31 Mart 2019 tarihinde Şırnak Belediye Başkanlığını kesin olmayan sonuçlara göre AKP adayı Mehmet Yarka’nın kazanması sonrası AKP’liler bu başarıyı il binasında davul zurna eşliğinde Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekerek kutladı. 14 Temmuz 2021’da Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde terörden arındırılan Çarçel Yaylası’nda Şemdinli Belediye Başkanı Tahir Saklı, Başkan Yardımcısı Zeki Ercan, AKP İlçe Başkanı Fahri Şakar, AKP Gençlik Kolları Başkanı Halis Kayran Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekip, eğlendi.

Türkiye mülteci merkezi oluyor

Okumaya devam et

Popular

Shares