Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ukrayna’da savaş kapıda: Tansiyonun yükselmesinde Türkiye’nin rolü var mı?

Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki Donbas bölgesinde gerilim tırmanıyor. Ukrayna ve Rusya sınıra asker yığarken ABD yönetimi Kiev’e destek açıklaması yaptı. Uzmanlara göre Ukrayna’ya silahlı ve silahsız insansız hava araçları satan Türkiye gerilimin tırmanmasına yol açıyor.

BOLD – Ukrayna hükumeti ile Rusya destekli ayrılıkçılar arasında 2014’ten beri çatışmaların sürdüğü Ukrayna’nın Donbas bölgesinde tansiyon yeniden yükselmeye başladı. Rusya ve Ukrayna karşılıklı olarak sınıra asker yığdı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak Salı günü yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna sınırı yakınlarındaki askeri güçlerini takviye ettiğini açıklamış ve bunun ülkenin güvenliğine tehdit oluşturduğunu söylemişti. Genelkurmay Başkanı Komçak, Ukrayna ordusundaki yedekleri çağırmaya hazırlandıklarını söyledi.

Kremlin’den bir gün sonra yapılan açıklamada da Doğu Ukrayna’da gerilimin artmasından dolayı endişe edildiği ve Ukrayna yönetiminin Rus yanlısı ayrılıkçı güçlerle çatışmaları yeniden başlatmasından kaygı duyulduğu belirtilmişti.

‘Liveumap’ haber sitesi, Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’dan ilhak ettiği Kırım bölgesi ile Rusya anakarasını birbirine bağlayan köprünün askeri tatbikatlar dolayısıyla trafiğe kapatıldığını bildirdi.

Haber sitesi ayrıca Rusya tarafında büyük askeri konvoyların hareket halinde olduğunu duyurdu.

ABD’DEN UKRAYNA’YA GÜVENCE

Bölgede tansiyonun yükselmesi üzerine ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile bir telefon görüşmesi yaptı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan görüşme ile ilgili yapılan açıklamaya göre Blinken, Ukraynalı mevkidaşına ‘Rusya’nın devam eden saldırganlığı karşısısında’ Washington’un ‘Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne sarsılmaz desteğini’ sürdürdüğünü ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Blinken’ın Ukrayna’nın doğusundaki durumdan dolayı Kuleba’ya endişelerini dile getirdiği ve yakın zaman önce hayatını kaybeden dört Ukrayna askeri için başsağlığı dilediği belirtildi.

Ukrayna ordusu 26 Mart tarihinde dört askerin Rus güçlerin Donbas bölgesinde düzenlediği bir havan topu saldırısı sonucunda hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Bu gelişme, geçen yılın temmuz ayından bu yana ateşkesin sürdüğü bölgede kayıtlara geçen en büyük kayıp olmuştu.

ABD GENELKURMAY BAŞKANI, RUS VE UKRAYNALI MEVKİDAŞLARIYLA GÖRÜŞTÜ

Rus ordusunun Ukrayna sınırında askeri yığınak yapması üzerine ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley de Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov ile Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak ile telefonda görüştü.

ABD’li yetkililer Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağının endişe verici olduğunu belirttiler.

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD hükümetinin Ukrayna’nın doğu sınırında konuşlu Rus birliklerinin hareketlerinden haberdar olduğunu söyledi. Bu bilgilerin Ukrayna ordusundan alındığını söyleyen Kirby detay vermedi.

Rusya’nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın arabuluculuğuyla Temmuz 2020’de sağlanan ateşkesi ihlal ettiğini belirten Kirby, dört Ukrayna askerinin öldüğü saldırıdan da Rusya’yı sorumlu tuttu. Rusya bölgedeki askeri varlığını reddediyor.

KERİM HAS: SAVAŞ KAPIDA

Moskova’da çalışmalarını sürdüren Rusya uzmanı Kerim Has, uzun süredir sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda Ukrayna’nın doğu bölgesindeki Donbas’ta savaşın kapıda olduğunu belirtiyor.

26 Mart’ta yaptığı paylaşımda Kerim Has, “Ukrayna Donbas’ta çatışma dinamiği bir süredir çok hareketli. Kırım’da durum farklı ama Donbas’ta savaş yeniden başlar diye Rusya, Kırım’ı da güçlendiriyor. Rusya’nın en iyi askeri birliklerinden Volgograd’daki 56. Hava Tugayı tümüyle Kırım’a kaydırıldı.” ifadelerini kullanmıştı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volomymyr Zelensky, 25 Mart’ta Geçici İşgal Altındaki Kırım’ın İşgalden Kurtarılması ve Yeniden Entegrasyonu Stratejisi’ni onaylamıştı.

Bu haberi paylaşan Rusya Uzmanı Has, gelişmeleri, “Kiev için ütopik, Rusya için can sıkıcı, AB için riskli, ABD-İngiltere için avantajlı, Türkiye için hayli tehlikeli” cümleleri ile değerlendirmişti.

HAS: TÜRKİYE BÖLGEDE İNGİLTERE’NİN TAŞERONLUĞUNU ÜSTLENDİ

Rusya uzmanı Kerim Has’a göre bölgede savaşı ABD ve özellikle İngiltere istiyor; AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İngiltere’nin taşeronluğunu üstleniyor.

Kerim Has, 15 Temmuz sonrası Türkiye-İngiltere ilişkilerindeki gelişmelerin Rusya’yı endişelendirdiğini kaydediyor.

TÜRKİYE, UKRAYNA’YA 30 SİHA GÖNDERDİ

Ukrayna, Türkiye’de üretilen silahlı veya silahsız hava araçlarına ilgi duyduğunu ve satın almak istediğini her platformda dile getirmişti.

Rus medyasında 14 Mart tarihinde çıkan bir haberde Katar havayollarına ait iki adet Boeing-C17A uçağıyla Türkiye’den Ukrayna’ya AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın sahibi olduğu Baykar Makine tarafından üretilen 30 Bayraktar silahlı insansız hava aracı gönderildiğini yazdı.

Rus medyası, 18 Mart’ta ise Ukrayna’ya Türkiye’den sevk edilen SİHA’lara karşı Rus Ordusu’nun Ukrayna sınırında bir aylık askeri tatbikat başlattığını duyurdu.

Son dönemde Türkiye ve Ukrayna arasında karşılıklı askeri yetkililerin ziyaretleri de arttı.

UKRAYNA’DA İÇ SAVAŞ

Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk bölgelerini kapsayan Donbas bölgesindeki çatışmalar Rusya’nın Mart 2014’te Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı ilhak etmesi ile birlikte eş zamanlı olarak başladı.

Rusya desteğindeki ayrılıkçılar ile Ukrayna ordusu arasında yaşanan çatışmalarda 10 binin üzerinde asker ve milis, 3 bin 500’e yakın sivil hayatını kaybetti. Bir buçuk milyona yakın Ukraynalı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

2014’ün başından beri süren çatışmaları durdurmak için 29 kez ateşkes ilan edildi. En son ateşkes 27 Temmuz 2020 tarihinde ilan edildi. Ancak ilan edilen ateşkeslerin hiçbiri uzun süreli olmadı.

Rusya ve İtalya arasında casusluk krizi: İki Rus diplomata sınır dışı

Dünya

Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programı

Ümit Nağmeleri kanalının aboneleri için hazırladığı sürpriz konukların yer alacağı ‘Bayram Özel Programı’ Bayramın 1. günü olan 13 Mayıs’ta izleticiyle buluşacak.

BOLD – Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programında 10 ülkeden toplam 80 öğrenci ve öğretmenlerin performansları ekranlara gelecek. NBA yıldızı Enes Kanter gibi tanınmış isimler de programa katılacak. Bayram özel programı Ramazan Bayramının 1. günü Türkiye saati ile 21.00’de Ümit Nağmeleri YouTube kanalında izleyiciyle buluşacak

Enes Kanter ABD’de kardeşi Kerem Yunanistan’da fırtına estiriyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in 1996’da öldürülen Kutlu Adalı’yla ilgili açıklamaları KKTC’de faili meçhul tartışması başlattı. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddiasının gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini söylerken, KKTC’nin eski başbakanı Yorgancıoğlu, “Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Halkın Partisi lideri Özersay da Kıbrıs yargısını göreve çağırdı.

BOLD – Sedat Peker’in Adalı’yla ilgili açıklamaları Kıbrıs’ta basının ve siyaset dünyasında gündem oldu. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddialarının ‘gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini’ söyledi. İlkay, söz konusu haberi “Gerçekler mi acaba, merak ettik” diyerek paylaştı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili, “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız” açıklaması yapmıştı.

Gazete Duvar’ın haberine göre Yenidüzen gazetesinin eski yöneticilerinden, KKTC’nin eski başbakanı Özkan Yorgancıoğlu “Yeniden gündem olması gerektiğine inanıyorum. Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Yorgancıoğlu, “Bütünlüklü bir soruşturmanın yapılması ve kimsenin (suikastlere) yeltenemeyeceği bir ortamın yaratılması gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye inanan herkes dilerim ortak bir tavır geliştirirler ve failler ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

SAVCILIK İDDİALARI SONUÇLANDIRMALI

Eski başbakan yardımcısı ve Halkın Partisi lideri Kudret Özersay da, KKTC yargısını göreve çağırdı. Özersay,  “Gazeteci Kutlu Adalı’nın faili meçhul cinayeti insan hakları ve basın özgürlüğü açısından ülkemizde kara bir lekedir. Polis ve savcılığın yeni bilgi ve itirafları yakından takip etmesi ve dosyayı güncelleyerek sonuçlandırmaya çalışması gerekir. Bu ülkede insan haklarını ve demokrasiyi önemseyen herkesin bu konuyu takip etmesi, sonuç alınması için baskı koyması önemlidir” açıklaması yaptı.

ASKERİ OPERASYON AÇIKLAMASI

Kıbrıslı basın emekçisi Adalı, 1996 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne silahlı baskın düzenlenmesi sonrasında paha biçilemez ikonaların çalınması olayı üzerinde durmuş ve birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirten yazı yayınlamıştı. Muhalif yazılarıyla tanınan Yenidüzen gazetesi yazarı Adalı, Kıbrıs gündemine damgasını vuran yazısı sonrasında evinin önünde suikasta uğradı. Dönemin KKTC Başbakanı Hakkı Atun, cinayetle ilgili ‘askeri operasyon’ açıklamasında bulundu. Suikast ile ilgili olarak Kıbrıs basını ‘derin devlet’ konusu üzerinde durdu. 2000’li yıllarda Adalı’nın cinayeti, eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış ve dava sonucunda Türkiye mahkum edilmişti.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Dünya

İskoçya’da seçimi kazanan milliyetçiler bağımsızlık için yine referanduma gidecek

İskoçya’da yapılan seçimlerde arka arkaya dördüncü zaferini kazanan İskoç Milliyetçi Parti’nin lideri Nicola Sturgeon, pandemi dönemi sonrası için bağımsızlık referandumu olacağı sözü verdi. 2014 yılında yapılan oylamada halk Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkmıştı.

BOLD – İskoçya’da cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde bağımsızlık yanlısı İskoç Milliyetçi Parti (SNP) tarihindeki en büyük zaferi elde ettti ve dördüncü kez art arda seçimi kazanmış oldu.

Bugüne kadarki en yüksek katılım ile gerçekleşen seçimlerde İskoç parlamentosunda en fazla sayıda sandalyeye ulaşan parti aldığı bu güçle Londra yönetimine karşı referandum mücadelesi vermeye hazırlanıyor.

2014’te yapılan referandumda hayır sonucu çıkarken, İngiltere’nin AB’den ayrılması nedeniyle bu kez sonucun farklı olabileceği belirtiliyor.

Yaptığı konuşmada “İskoç halkı iradesini net şekilde ortaya koymuştur” diyen SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumu Başbakan Boris Johnson’ın değil ancak mahkeme kararının durdurabileceğini söyledi. Sturgeon, Johnson’ın “Ülkemizi parçalamak istiyorlar” söyleminin ise sorumsuzca olduğunu dile getirdi.

YASAL OLARAK JOHNSON’IN ONAYI GEREKİYOR

Johnson referandum seçeneğinin ancak her nesilde en fazla bir kez kullanılabilecek bir kart olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık yasalarına göre de referandum için başbakanın onayı gerekiyor.

Hiyerarşide ‘İskoçya Birinci Bakanı’ olarak belirtilen İskoç lider Nicola Sturgeon ise seçim sonuçlarının kendisine referandum için hak ve yetki sağladığını ileri sürüyor.

Sturgeon, “İskoçya halkının kendi geleceğini seçme hakkını engellemeye çalışan Boris Johnson veya başka biri için ortada hiçbir demokratik gerekçe yok” dedi.

2014’TEKİ SON REDERANDUMDAN BERİ SİYASİ ATMOSFER DEĞİŞTİ

İskoçya 314 yıldır Birleşik Krallık içerisinde yer alıyor. İskoçya’da mevcut siyasi iklim, 2014 yılında yapılan ve bağımsızlığın yüzde 55 oyla reddedildiği referandumdan çok farklı.

2016 yılında yapılan Brexit referandumunda İskoçya’da seçmenlerin yüzde 62’si, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmaya ‘Hayır’ demişti. Ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktığı için İskoçya da birlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kamuoyu yoklamaları İskoçya’da bağımsızlığı destekleyenlerin oranının geçen yıl yüzde 50’nin üzerine, şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını gösteriyordu.

Bağımsızlık yanlısı İskoç politikacılar, Brexit oylamasında ‘Hayır’ dedikleri halde AB’den ayrılık kararına uymak zorunda kalmalarını ‘demokrasi eksikliğinin örneği’ olarak görüyor, SNP’nin bölgede en büyük parti olmasına rağmen merkezi politikalarda etkili olamamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0