Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

NATO’dan Rusya’ya çağrı: Ukrayna sınırındaki askeri yığınağını sonlandır

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Brüksel’de NATO karargahını ziyaret ederek Genel Sekreter Jens Stoltenberg ile görüştü. Stoltenberg, Rusya’nın Ukrayna içinde ve sınırındaki askeri yığınağını derhal sonlandırması gerektiğini söyledi. Bu arada G-7 ülkeleri ve AB’den de aynı yönde bir çağrı geldi.

BOLD – NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya’nın Ukrayna sınırına son günlerde binlerce muharebeye hazır askerini gönderdiğini, durumu endişeyle takip ettiğini belirterek, Rusya’nın Ukrayna içinde ve sınırındaki askeri yığınağını derhal sonlandırması gerektiğini söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Brüksel’de NATO karargahını ziyaret ederek NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile görüştü.

2014’TEN BERİ EN BÜYÜK ASKERİ YIĞNAK

Görüşmeden sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Stoltenberg, Rusya’nın Ukrayna sınırına son günlerde binlerce muharebeye hazır askerini gönderdiğini, durumu endişeyle takip ettiğini bildirdi.

Stoltenberg, bunun Kırım’ın 2014’te Rusya tarafından yasa dışı ilhakından bu yana en büyük askeri yığınak olduğunu belirterek, son günlerde Ukrayna’nın doğusundaki çatışmalarda birçok Ukrayna askerinin hayatını kaybettiğini vurguladı.

Stoltenberg, “Rusya’nın askeri yığınağı gayrimeşru, açıklanamaz ve derin endişe vericidir. Rusya, Ukrayna içinde ve çevresindeki bu yığınağı derhal sonlandırmalı, provokasyonları bitirmeli ve gerginliği düşürmelidir” dedi.

“NATO, UKRAYNA’NIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Rusya’yı uluslararası sorumluluklarına uymaya çağıran Stoltenberg, “NATO’nun Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteği sarsılmazdır. Rusya’nın Kırım’ı gayrimeşru ve yasa dışı ilhakını kabul etmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Stoltenberg, Rusya’dan Ukrayna’nın doğusundaki Rusya yanlısı güçlere destek vermemesini ve Rusya topraklarından güçlerini çekmesini isteyerek, “NATO Ukrayna’nın yanında durmaya devam etmektedir.” diye konuştu.

UKRAYNA, NATO’DAN ASKERİ DESTEK İSTEDİ

Ukrayna Dışişleri Bakanı Kuleba da Kırım’ın yasa dışı ilhakı sırasında hazırlıksız yakalandıklarını ancak bu kez ihtiyatlı olduklarını belirterek Rusya’ya karşı NATO’dan askeri destek ve yaptırımlar dahil daha fazla destek vermesini istedi.

Kırım’ın 2014’teki ilhakında Rusya’nın hızlı davrandığını, sahada olaylar cereyan ederken Batılı ülkelerin tepkilerinin ne olması gerektiğini düşündüğünü belirten Kuleba, “Rusya artık hiç kimseyi hazırlıksız yakalayamayacak. Ukrayna ve dostları ihtiyatlı olacak. Rusya’nın yeni bir şiddet sarmalı başlatması halinde bunun her bakımdan maliyeti olacak.” dedi.

Kuleba, NATO’nun Ukrayna’ya nasıl destek verebileceği konusunda ise şunları söyledi:

“Operasyonel seviyede Rusya’yı caydıracak ve saldırgan niyetlerini sınırlandıracak tedbirlere ihtiyacımız var. Bu Rusya’nın saldırganlığının maliyetini yükseltecek yeni yaptırımlar olabilir. Bunlar ayrıca Ukrayna’nın savunma kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedefleyen doğrudan destek olabilir. Çünkü Rusya’nın üçüncü ülkelerin Ukrayna ile savunma sektöründe iş birliği yapmasını engellemek için hiçbir çabadan kaçınmadığını biliyoruz. Rusya bizim savunma kabiliyetlerimizi baltalamak için elinden geleni yapıyor.”

G-7 ÜLKELERİ VE AB’DEN RUSYA AÇIKLAMASI

Dünyanın en büyük 7 ekonomisinin oluşturduğu G-7 ülkeleri dışişleri bakanları ile Avrupa Birliği (AB) Yüksek Temsilcisinin yayımladığı ortak açıklamada, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağından duydukları kaygı ifade edildi.

Açıklamada, “Biz, G-7 ülkeleri, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD dışişleri bakanları ve AB Yüksek Temsilcisi olarak Rusya’nın Ukrayna sınırında ve yasa dışı olarak işgal edilen Kırım’da devam eden büyük askeri yığınağından derin kaygı duyuyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Herhangi bir ön bildirim olmadan yapılan bu büyük çaplı askeri hareketliliğin tehdit teşkil ettiğine ve istikrarsızlaştırıcı faaliyetler olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Rusya’ya provokasyonlarını durdurması ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde tansiyonu düşürmesi” çağırısında bulunuldu.

DONBAS’TA 1 UKRAYNA ASKERİ ÖLDÜ

Bu arada Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçıların açtığı ateş sonucu bir Ukrayna askerinin hayatını kaybettiği, 2 askerin yaralandığı bildirildi.

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, gece yarısından saat 07.00’ye kadar ayrılıkçıların 3 kez ateşkes ihlali yaptığı kaydedildi.

Açıklamada, Donbas’ın Mayorskoye bölgesinde ayrılıkçılar tarafından açılan ateş sonucu Ukrayna ordusundan bir askerin öldüğü ve 2 askerin yaralandığı aktarıldı.

DONBAS GERGİNLİĞİ

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta Meclis’te yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına asker sevkiyatı yaptığını belirtmişti.

Donbas bölgesindeki krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatından (AGİT) oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı.

Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Bu yaz da turist gelmeyecek: Rusya’dan Türkiye’ye 1,5 aylık yasak

Dünya

Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programı

Ümit Nağmeleri kanalının aboneleri için hazırladığı sürpriz konukların yer alacağı ‘Bayram Özel Programı’ Bayramın 1. günü olan 13 Mayıs’ta izleticiyle buluşacak.

BOLD – Ümit Nağmeleri Ramazan Bayramı özel programında 10 ülkeden toplam 80 öğrenci ve öğretmenlerin performansları ekranlara gelecek. NBA yıldızı Enes Kanter gibi tanınmış isimler de programa katılacak. Bayram özel programı Ramazan Bayramının 1. günü Türkiye saati ile 21.00’de Ümit Nağmeleri YouTube kanalında izleyiciyle buluşacak

Enes Kanter ABD’de kardeşi Kerem Yunanistan’da fırtına estiriyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in 1996’da öldürülen Kutlu Adalı’yla ilgili açıklamaları KKTC’de faili meçhul tartışması başlattı. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddiasının gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini söylerken, KKTC’nin eski başbakanı Yorgancıoğlu, “Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Halkın Partisi lideri Özersay da Kıbrıs yargısını göreve çağırdı.

BOLD – Sedat Peker’in Adalı’yla ilgili açıklamaları Kıbrıs’ta basının ve siyaset dünyasında gündem oldu. Adalı’nın eşi İlkay Adalı, Peker’in iddialarının ‘gerçeklere ışık tutup tutmayacağını merak ettiğini’ söyledi. İlkay, söz konusu haberi “Gerçekler mi acaba, merak ettik” diyerek paylaştı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda 1996’da öldürülen Kıbrıslı gazeteci Kutlu Adalı’yla ilgili, “Sonraki videolarda sayın derin devletimizin başı ile 1996’da Kıbrıs’ta faili meçhul bir şekilde öldürülen Kutlu Adalı’yı konuşacağız ama Korkut Eken’i de alıp üçümüz konuşacağız” açıklaması yapmıştı.

Gazete Duvar’ın haberine göre Yenidüzen gazetesinin eski yöneticilerinden, KKTC’nin eski başbakanı Özkan Yorgancıoğlu “Yeniden gündem olması gerektiğine inanıyorum. Tüm faili meçhullerle ilgi soruşturmalar yapılmalı” dedi. Yorgancıoğlu, “Bütünlüklü bir soruşturmanın yapılması ve kimsenin (suikastlere) yeltenemeyeceği bir ortamın yaratılması gerektiğine inanıyorum. Demokrasiye inanan herkes dilerim ortak bir tavır geliştirirler ve failler ortaya çıkar” ifadelerini kullandı.

SAVCILIK İDDİALARI SONUÇLANDIRMALI

Eski başbakan yardımcısı ve Halkın Partisi lideri Kudret Özersay da, KKTC yargısını göreve çağırdı. Özersay,  “Gazeteci Kutlu Adalı’nın faili meçhul cinayeti insan hakları ve basın özgürlüğü açısından ülkemizde kara bir lekedir. Polis ve savcılığın yeni bilgi ve itirafları yakından takip etmesi ve dosyayı güncelleyerek sonuçlandırmaya çalışması gerekir. Bu ülkede insan haklarını ve demokrasiyi önemseyen herkesin bu konuyu takip etmesi, sonuç alınması için baskı koyması önemlidir” açıklaması yaptı.

ASKERİ OPERASYON AÇIKLAMASI

Kıbrıslı basın emekçisi Adalı, 1996 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan, Ortodoks dünyası için büyük önem arz eden Aziz Barnabas Kilisesi’ne silahlı baskın düzenlenmesi sonrasında paha biçilemez ikonaların çalınması olayı üzerinde durmuş ve birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirten yazı yayınlamıştı. Muhalif yazılarıyla tanınan Yenidüzen gazetesi yazarı Adalı, Kıbrıs gündemine damgasını vuran yazısı sonrasında evinin önünde suikasta uğradı. Dönemin KKTC Başbakanı Hakkı Atun, cinayetle ilgili ‘askeri operasyon’ açıklamasında bulundu. Suikast ile ilgili olarak Kıbrıs basını ‘derin devlet’ konusu üzerinde durdu. 2000’li yıllarda Adalı’nın cinayeti, eşi İlkay Adalı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış ve dava sonucunda Türkiye mahkum edilmişti.

Abdulmecit Baskın cinayetinde Mehmet Ağar nasıl aklandı?

Okumaya devam et

Dünya

İskoçya’da seçimi kazanan milliyetçiler bağımsızlık için yine referanduma gidecek

İskoçya’da yapılan seçimlerde arka arkaya dördüncü zaferini kazanan İskoç Milliyetçi Parti’nin lideri Nicola Sturgeon, pandemi dönemi sonrası için bağımsızlık referandumu olacağı sözü verdi. 2014 yılında yapılan oylamada halk Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkmıştı.

BOLD – İskoçya’da cumartesi günü gerçekleşen seçimlerde bağımsızlık yanlısı İskoç Milliyetçi Parti (SNP) tarihindeki en büyük zaferi elde ettti ve dördüncü kez art arda seçimi kazanmış oldu.

Bugüne kadarki en yüksek katılım ile gerçekleşen seçimlerde İskoç parlamentosunda en fazla sayıda sandalyeye ulaşan parti aldığı bu güçle Londra yönetimine karşı referandum mücadelesi vermeye hazırlanıyor.

2014’te yapılan referandumda hayır sonucu çıkarken, İngiltere’nin AB’den ayrılması nedeniyle bu kez sonucun farklı olabileceği belirtiliyor.

Yaptığı konuşmada “İskoç halkı iradesini net şekilde ortaya koymuştur” diyen SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumu Başbakan Boris Johnson’ın değil ancak mahkeme kararının durdurabileceğini söyledi. Sturgeon, Johnson’ın “Ülkemizi parçalamak istiyorlar” söyleminin ise sorumsuzca olduğunu dile getirdi.

YASAL OLARAK JOHNSON’IN ONAYI GEREKİYOR

Johnson referandum seçeneğinin ancak her nesilde en fazla bir kez kullanılabilecek bir kart olduğunu belirtiyor. Birleşik Krallık yasalarına göre de referandum için başbakanın onayı gerekiyor.

Hiyerarşide ‘İskoçya Birinci Bakanı’ olarak belirtilen İskoç lider Nicola Sturgeon ise seçim sonuçlarının kendisine referandum için hak ve yetki sağladığını ileri sürüyor.

Sturgeon, “İskoçya halkının kendi geleceğini seçme hakkını engellemeye çalışan Boris Johnson veya başka biri için ortada hiçbir demokratik gerekçe yok” dedi.

2014’TEKİ SON REDERANDUMDAN BERİ SİYASİ ATMOSFER DEĞİŞTİ

İskoçya 314 yıldır Birleşik Krallık içerisinde yer alıyor. İskoçya’da mevcut siyasi iklim, 2014 yılında yapılan ve bağımsızlığın yüzde 55 oyla reddedildiği referandumdan çok farklı.

2016 yılında yapılan Brexit referandumunda İskoçya’da seçmenlerin yüzde 62’si, Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmaya ‘Hayır’ demişti. Ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktığı için İskoçya da birlikten ayrılmak zorunda kalmıştı.

Kamuoyu yoklamaları İskoçya’da bağımsızlığı destekleyenlerin oranının geçen yıl yüzde 50’nin üzerine, şimdiye kadarki en yüksek düzeye çıktığını gösteriyordu.

Bağımsızlık yanlısı İskoç politikacılar, Brexit oylamasında ‘Hayır’ dedikleri halde AB’den ayrılık kararına uymak zorunda kalmalarını ‘demokrasi eksikliğinin örneği’ olarak görüyor, SNP’nin bölgede en büyük parti olmasına rağmen merkezi politikalarda etkili olamamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0