Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı yıllık bazda yüzde 98 azaldı

Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı şubat ayında bir önceki aya göre arttı, ancak Suudi Arabistan’ın resmi olmayan ambargosunun ardından geçen yılki miktarın oldukça altında kaldı.

BOLD – Mısır’da 2013 yılındaki darbe ile bozulan ve daha sonra Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından zirveye çıkan Türkiye-Suudi Arabistan arasında yaşanan gerginlik iki ülkenin ticari ilişkilerine yansımaya devam ediyor.

Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalatı şubat ayında bir önceki aya göre arttı, ancak Suudi Arabistan’ın resmi olmayan ambargosunun ardından geçen yılki miktarın oldukça altında kaldı.

Suudi Arabistan İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı verilere göre, Türkiye’den yapılan ithalat, bir önceki ayki 14,1 milyon riyalden şubat ayında 24,5 milyon riyale (6,53 milyon dolar) yükseldi, ancak yine de yıllık bazda yüzde 98 düştü.

Riyad yönetimi, geçen yıldan beri Türkiye’ye gayrıresmi şekilde ambargo uyguluyor ancak resmi olarak bunu hiçbir zaman kabul etmiyor.

TÜRKİYE, DTÖ GÜNDEMİNE GETİRDİ

Türk ihracatçılar sorunu aşmak için Körfez ülkelerini kullanarak dolaylı yollardan mallarını Suudi Arabistan’a sokuyor.

Ayrıca Türkiye, geçen ay Cenevre’de düzenlenen Dünya Ticaret Örgütü Mal Ticareti Konseyi toplantısında sorunu gündeme getirdi.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler 2013 yılından itibaren bozulmaya başladı. Türkiye Mısır’da Müslüman Kardeşler Hareketi ve Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi desteklerken; Müslüman Kardeşler Hareketi’ne karşı olan Suudi Arabistan Mursi’yi deviren darbe yönetimini destekledi.

Yine daha sonraki dönemde Türkiye’nin İran’a yaklaşması Suudi Arabistan’ı rahatsız etti.

2017 yılı Haziran ayında Suudi Arabistan’da Veliaht Prensliğe Muhammed Bin Selman’ın gelmesi ile birlikte ilişkiler daha da kötüleşti. Türkiye, Suudi Arabistan yönetimi ve kraliyet ailesindeki iç mücadelelerde her zaman Muhammed Bin Selman karşıtı bir tutum izledi. Selman karşıtı gruplara açıktan olmasa da destek verdi.

KAŞIKÇI CİNAYETİ DÖNÜM NOKTASI OLDU

En büyük kopuş ise Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda 2 Ekim 2018’de öldürülmesi sonrası yaşandı. AKP hükumeti, Kaşıkçı cinayetini Veliaht Prens karşıtı bir kampanyaya dönüştürdü ve uluslararası alanda Veliaht Prens’i sıkıştırmaya çalıştı. Ancak o dönemki Trump yönetiminin Veliaht Prens ve Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmak istememesi nedeniyle AKP hükumetinin bu politikası başarısız oldu.

Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bu dönemde en kötü günlerini yaşadı. Suudi Arabistan veliaht prensinin İsrail’le yakınlaşma politikası da AKP’yi rahatsız etti.

Suudi Arabistan Türkiye’nin en büyük 12. ticari partneri durumunda ve 2019 yılında Türkiye körfez ülkesine 3.1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.

Resmi olmayan boykot çağrılarına ve koronavirüs pandemisine rağmen Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticarette 2020 yılında ciddi bir düşüş gerçekleşmemişti.

AKP gençlerle kumar oynuyor!

Ekonomi

Devletin kupon arazileri 48,9 milyon liraya satıldı

AKP hükumeti, kamuya ait arazilerin satışına son sürat devam ediyor. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş ve Sümer Holding’in en değerli (kupon) arazileri tek kalemde satıldı. Resmi Gazetede yayınlanan satışlardan 48 milyon 971 bin 130 lira gelir elde edildi.

BOLD – Türkiye’nin orman yangınlarına müdahale edecek uçağının olmadığı ortaya çıkarken, satılan kupon arazilerin gelirlerinin nereye harcanacağı konusu merak ediliyor.

Son günlerde orman yangınlarına müdahale edecek uçakların maliyeti tartışma konusu oldu. Türk Hava Kurumu’nun kayyım heyeti başkanı Cenap Aşçı, hangarda bekletilen uçaklarının 4 milyon dolarlık yatırımla yangın söndürmelere katılabileceğini itiraf etti. Muhalefet partileri ise Türkiye’nin kaynak sıkıntısı olmadığını AKP Hükumetinin ihalelerle yandaş işadamlarının zengin etmek için THK uçaklarını kullanmadığını savundu.

ŞEKER FABRİKALARINDAN 28,5 MİLYON TL

Resmi Gazetede bugün yayınlanan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın satış kararlarıyla THK uçaklarını uçurmaya yetecek kadar para çıktı. Tokat, Erzurum, Ağrı, Kars, Kahramanmaraş’ın aralarında bulunduğu Şeker Fabrikalarının 25 arazisi şahıslara satıldı.  Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’ye ait değerli arazilerinden 28 milyon 514 bin 630 TL gelir elde edildi.

SÜMER HOLDİNG’İN İSTANBUL’DAKİ KUPON ARAZİLERİ

Aynı kararla, Sümer Holding AŞ’ye ait İstanbul’daki kupon araziler ile Mersin ve Malatya’daki arsaları elden çıkarıldı. Maliye’ye ait farklı şehirlerdeki arazilerle birlikte devletin kasasına 20 milyon 4456 bin lira girdi.

TMSF 350 milyon dolar değer biçilen Sürat Kargo’yu ‘adrese teslim’ sattı

Okumaya devam et

Ekonomi

ABD el koyacaktı 220 ton altın Türkiye’ye getirildi

AKP hükumeti, Merkez Bankası’nın yurt dışındaki 220 ton altınını Türkiye’ye getirdi. Halkbank davası sebebiyle ABD’nin altınlara el koymasından korkan AKP hükumeti, 2017 ve 2018 yıllarında getirdiği altınların bir kısmını harcadı.

BOLD – Ekonomi yazarı Turhan Bozkurt, YouTube kanalında Merkez Bankası’nın 220 ton altın operasyonunu anlattı.

Amerika’da, İngiltere’de ve İsviçre’de muhafaza edilen 220 ton külçe altın Türkiye’ye getirilmesindeki detayları paylaşan Bozkurt, “Altınlar niçin sessiz sedasız Türkiye’ye nakledildi? Halkbank Davası ile altınlar arasında nasıl bir irtibat var? Türkiye’nin altın ticaretinde esrarengiz işler… Söz konusu altınların akıbeti ne oldu? Merkez Bankası’nın altın rezervlerinin ne kadar hormonlu? Amerikan Merkez Bankası (Fed) Türkiye’yi niçin dolar havuzunun dışında tuttu?” sorularına cevap verdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF 350 milyon dolar değer biçilen Sürat Kargo’yu ‘adrese teslim’ sattı

TMSF, el koyduğu Kaynak Holding bünyesindeki Sürat Kargo’yu ‘yangından mal kaçırırcasına’ sattı. 2015’te kayyım atandığında piyasa değeri 350 milyon dolar olarak hesaplanan Sürat Kargo, 335,5  milyon liraya satıldı. Sürat Kargo’nun değerinin çok altında gittiğini belirten Gazeteci İbrahim Kahveci, “ Yangın varsa yangından mal kaçırmak gerekiyor belki de. Ne dersiniz?” dedi.

BOLD – Gülen Hareketine yakın işadamlarının şirketlerine çöken Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF), el koyduğu markaların satışlarını hızlandırdı. TMSF, Kaynak Holding bünyesindeki Sürat Kargo’yu 335,5 milyon bedelle sattı.

18 Kasım 2015 yılında Kaynak Holding’e kayyım atandığında, Sürat Kargo’nun piyasa değeri 350 milyon dolar olarak açıklanmıştı. Kayyım kararından önce yabancı bir firma ile yapılan pazarlıklarda Sürat Kargo için 350-500 milyon dolar aralığında bir fiyat konuşuluyordu. Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, “Yangından mal kaçırma” başlığıyla konuyu köşesine taşıdı.

335,5 MİLYON LİRA BEDELLE SATILDI

TMSF’nin bir ay önce satışa çıkarttığı Sürat Kargo’yu elden çıkardığını belirten Kahveci, “16 yatırımcı şartname almış ve 325 milyon muhammen bedelin sadece 10,5 milyon lira fazlasına, yani 335,5 milyon liraya satışın gerçekleştiğini açıkladı. Acaba bu acele neydi? Hatta geçen ay satış kararı açıklandığında 15,8 milyon lira muhammen bedelli şirketin satışı bile daha ileri tarihliyken, neden Sürat Kargo için bu kadar acele edildi?” ifadeleri kullandı.

ACABA ALICI BELLİ MİYDİ?

“Dedim ya acaba alıcı mı belliydi? Acaba hazır bu alıcıyı bulmuşken hemen satalım mı diye düşünüldü?” diye soran Kahveci, zaten satış fiyatının 325 milyon TL muhammen bedelin sadece 10,5 milyon lira fazlası olduğuna dikkat çekti.

NEDEN ALELACELE SATILDI?

Sürat Kargo’nun ihale sürecini eleştiren Kahveci, “Efendim, yeterince inceleme ve hazırlanma süresi verilsin ve daha yüksek fiyata satılsın vs acaba kimin sorumluluğunda? Yarın kim bu hesabı verecek? Neden alelacele satıldı? Yangından mal kaçırır gibi bu kadar hızlı satışa neden gidildi? Acaba bir alıcı çıktı ve hemen bu alıcıyı kaçırmadan satalım diye mi düşünüldü?” sorularını yöneltti.

TEKEL SATIŞI ÖRNEĞİ, UCUZA ALANLAR PAHALAYI SATACAK

İhalede kimlerin yarıştığı ve kimlerin kazandığının ticari sır olarak saklandığını kaydeden Kahveci, “İnsanın aklına TEKEL alkollü kısım satışı geliyor. Hani bizim 200 küsur milyon dolara özelleştirip sonra bizden alanların bunu 2 milyar doların üzerine satmaları gibi.” hatırlatması yaptı.

HALI SAHADA GÖZALTI YAPTIRAN SAVCI

Sürat Kargo’yu peşkeş çekenlere sorumsuz kamu yönetimi idaresinden kaynaklandığını belirten Kahveci, “Sorumsuz kamu yönetiminde, savcının halı sahaya erken geldi diye o saat oynayan oyuncuları gözaltına alması normal midir? Elbette bu bir uç örnektir ama maalesef sorumluluk yeterince olmayınca benzer nice uç örnekler yaşayabiliyoruz.” diye yazdı.

İHALE SONRASI KIYAKLAR

Kahveci ihalelerdeki şaibelerin yıllar sonra ortaya çıktığını da şu  örnekle anlattı: “Kurtköy Akyazı kısmını Yap-İşlet-Devret modeliyle 6 yıl 9 ay 12 günle kazandım. Yani ben değil de Limak-Cengiz firmaları. Evet, bu süre içerisinde yapacaklar, işletecekler ve devredecekler. Aaaa… meğer maliyet artmış. Ve bu firmalara yapım maliyeti olmadan 7 yıl daha ek işletme süresi verilmiş. Hem de araç garantisi ve fiyatı artırılarak. Bunun anlamı ne mi? Boğaz köprülerinde otomatik gişeler var ya. İşte firmaya diyorsunuz ki, gel bu paraları 7 yıl daha sen al. Kimin parası mı? Elbette sizin-bizim, yani milletin parası. Yavuz Sultan Selim Köprüsünde de ihale sonrası fazladan işletme süresi vermişler ama bilmiyoruz. Belki de ticari sırdır.”

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu yüksek enflasyonun sebebini açıkladı: Vatandaş!

Okumaya devam et

Popular

Shares