Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Türkiye’nin değişmeyen gündemi: Açlık intiharları

Türkiye hafta sonu art arda 7 intihar haberiyle sarsıldı. Haftalardır siftah yapamayan esnaf, dükkanı pandemi nedeniyle kapalı olduğunu için borçlarını ödeyemeyen kahvehaneci  ve işsizliğin bunalttı gençler… Yoksulluğun ve çaresizliğin ölüme sürüklediği vatandaşların acı haberi sosyal medyayı ayağa kaldırdı.

BOLD – Ekonomik kriz ve pandemi kısıtlamaları ardından artan geçim derdi vatandaşları intihara sürüklüyor. İstanbul Fatih’de aynı aileden 4 kişinin siyanür içerek hayatlarına son vermelerinin ardından ülke açlık intiharları gerçeğiyle yüzleşti. Türkiye’nin 4 bir yanından işsiz kalan, borcunu ödeyemeyen, her şeylerine haciz konan vatandaşların intihar haberleri gelmeye başladı.

SİFTAHIM YOK

Bu hafta sonu Türkiye’nin çeşitli yerlerinden 7 vatandaş canına kıydı. Mersin’in Mut ilçesinde yıllardır kiralık küçük işyerinde kokoreççilik yapan Murat Gümüş, sosyal medya hesabından “Kaç gündür siftah etmeden dükkan kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra intihar etti.

BORÇLAR İNTİHARA SÜRÜKLEDİ

İzmir’de de bir kıraathane işletmecisi 50 yaşındaki Erdal Şenözpak, pandemi nedeniyle kapalı olan kahvehanesinde intihar etti. İki çocuk babası Şenözpak’ın iş yeri kirası ve banka borçlarını ödeyemediği için bunalıma girdiği öğrenildi.

İŞSİZLİK GENÇLERİ İNTİHARA SÜRÜKLEDİ

Hatay’da da 25 yaşındaki Mehmet Gökhan K. adlı genç çıktığı 8 katlı binanın çatısından, komşularının gözleri önünde kendisini boşluğa bıraktı.

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesi Diclekent semti Huzurevleri Mahallesi’nde ikamet eden 22 yaşındaki Şeyhmus Tufan’ın da, bir süredir yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle intihar ettiği öğrenildi.

AKP’Lİ İSİM İNTİHARLARDAN DEĞİL PAYLAŞILMASINDAN RAHATSIZ

Bunların yanı sıra, Gaziantep’ten 3 intihar haberi daha geldi. Peş peşe gelen intihar olaylarına sosyal medyadan tepki yükseldi. Ekonomik krizi görmezden gelmekle suçlanan siyasilere yönelik #RahatUyudunuzMu etiketi gündem oldu. Şarkıcı Demet Akalan’ın “Kimse param yok demesin” paylaşımı vatandaşların hedefi olurken, AKP Battalgazi Belediyesi Meclis üyesi Leyla Keleş’in intiharı kaydedip paylaşanlara sarf ettiği sözler tepki çekti.

ELEŞTİRİLERE BABACAN DA KATILDI

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan açlık sebepli intiharları hatırlatarak şu paylaşımı yaptı: “Türkiye’de Ülkemizde yoksulluk dert olmaktan çıktı diyenlere soruyorum: 7 vatandaşımız neden intihar etti?”

ERDOĞAN KABUL ETMİYOR

İntiharların ana sebebi geçinememe kaynaklı. Muhalefetin alt gelir grubu bazı vatandaşları çöpten yiyecek topladığı iddialarını Erdoğan şiddetle reddediyor. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerse Erdoğan’ı yalanlıyor.

Türkiye en fazla yazar ve düşünürün hapiste olduğu 3 ülkeden biri

 

Analiz

Polis Emniyet Genelgesini keyfi kullanıyor: Kadına şiddeti görüntüleyen gazeteci gözaltında

Toplumsal olaylarda polisin özel hayatının ihlalini önleme amacıyla gazetecilere müdahale görüntülerini çekme yasağı içeren ‘Sansür genelgesi’ yüzünden kadına şiddeti görüntüleyen gazeteci Uğur Şahin gözaltına alındı. Genelge sonrası polis, 1 Mayıs’ta korteji çeken bir gazetecinin telefonunu kırarken, Furkan Vakfının itikaf yaptığı camiyi botlarıyla basmıştı. Haziran ayında da ‘Onur Yürüyüşü’nde görüntü almak isteyen AFP’nin foto muhabiri Bülent Kılıç boğazına basılarak gözaltına aldı.

BOLD – Emniyet Genel Müdürlüğü, geçen 1 Mayıs öncesi eylemlerde görüntü almayı yasaklayan bir genelge yayınladı. Genelgede, toplumsal olaylar sırasında alınan ses ve görüntü kayıtlarının sosyal medyada paylaşılmasının özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, polisin görevini yapmasını da engellediği savunuldu. Görüntü alacağından şüphe edilen kişilerin engellenmesi ve haklarında adli işlem yapılması istendi.

Hukukçular sansür olarak gördükleri genelgeye şiddetle karşı çıkıyor.

BOĞAZINA BASTILAR

Polis, Haziran ayında İstanbul’da düzenlenmek istenen ‘LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde görüntü almak isteyen Fransız haber ajansı AFP’nin foto muhabiri Bülent Kılıç’ı boğazına basarak gözaltına aldı. Dünya yankı uyandıran olay sonrası BBC’ye konuşan bazı basın mensupları, Emniyet Genelgesi polisin basına yönelik şiddetini artırdı ve meşru hale getirdiğini savundu.

1 MAYIS’TA UYGULANDI

Olaylı geçen son 1 Mayıs günü Polis, pankartla yürüyüş yapanları görüntüleyen Yol TV muhabiri Özge Uyanık’ın telefonunu yere atıp kırdı. Uyanık’ı görüntüleri de silmesi konusunda tehdit eden polis, “Çekim yapmıyorsunuz. Daha dün genelge yayınlandı” dediği duyuldu.

CAMİYİ POSTALLA BASTI

Ramazan ayının son günlerinde Furkan Vakfı’nın camide itikaf ibadetini basan polis, biber gazı ile vakıf üyelerini dağıttı. Sert müdahalede polisin postallarla camiye daldığı görüldü. Yaşanan skandal sonrası, camiyi botla basan polislerin genelgeye güvendikleri konuşulmuştu.

KADINA ŞİDDETİ GÖRÜNTÜLERKEN

BirGün gazetesi Haber Müdürü Uğur Şahin, kadına yönelik şiddeti görüntülemek isterken polis tarafından ‘özel hayatın gizliliği’ gerekçesiyle gözaltına alındı.

GAZETESİNDEN AÇIKLAMA

Gazeteden Uğur Şahin ile ilgili yapılan açıklamada, “Akşam saatlerinde Mecidiyeköy’de bir kadına şiddet olayı gerçekleşti. İhbar üzerine polisler olay yerine geldi. Bu esnada bölgeden geçen Haber Müdürümüz Uğur Şahin, gerçekleşen hadiseleri videoya çekmeye başladı.

Polislerin, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesi doğrultusunda izinsiz çekim yapmanın yasak olduğunu öne sürmesinin ardından Uğur Şahin basın kartını gösterdi. Buna karşın polis, Uğur Şahin’i Şişli Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü.

Şişli Emniyet Müdürlüğü’nde nöbetçi savcılık ile yapılan görüşmenin ardından Uğur Şahin, Kuştepe Polis Merkezi’ne sevk edildi. Buradan Okmeydanı Cemil Taşcıoğlu Hastanesi’ne götürülen Şahin, sağlık kontrolünden geçirilmesinin ardından tekrar Kuştepe Karakolu’na götürüldü.

Çalışma arkadaşlarımız ve gazetemiz avukatları gelişmeleri takip ediyor” denildi.

Polis “Genelge var sileceksin” deyip muhabirin telefonunu kırdı

Okumaya devam et

Analiz

Termik santrale ramak kaldı: Havadan müdahale hala muamma

Termik santrale ulaşan alevler konusunda defalarca uyarılarda bulunan Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat Akşam saatlerinde alevlerle santrali aynı karede görüntüledi. Tokat havadan müdahale çağrısı yaptı ama THK uçakları dahil havadan müdahale konusu hala bir muamma. Kıyı şeridini yangınlardan korumak için THK uçaklarının bakımı üslenmek isteyen CHP’li büyükşehir belediyelerine Kılıçdaroğlu’ndan da destek geldi.

BOLD – Muğla’nın Milas ilçesi belediye başkanı Muhammet Tokat, Bodrum ve çevresinde çıkan yangınlar sonrası yaptığı açıklamalarla geniş kitlelerce tanınır oldu.

Yangını yerinde takip eden Tokat, bölgeden son durumu paylaşırken yetkilileri de daha büyük tehlikelere karşı uyarıyor.

Turistik yerleri küle çeviren yangın için hükumette havadan müdahale çağrıları yapan Tokat, son olarak alevlerin bir termik santraline çok yaklaşması sonucu endişelerini paylaşmıştı.

Öğlen saatlerinde, “Uyarılarımızın, haykırışlarımızın ne denli haklı olduğunu ciğerimiz yanarak, korkuyla izliyoruz. Bunu söylemek istemezdim ama termik santralle ateş ilk defa yüz yüze geldi. Uyarılarımıza kulak asılmamasının sonucunu içimiz kan ağlayarak izliyoruz” paylaşımı yapan Tokat, akşam alevlerle santrali aynı karede görüntüledi.

Akşam saatlerinde “Durum çok ciddi. Termik santralin dibine geldi alevler” diyen Tokat, “Varsa imkan derhal gece görüşü olan uçak ya da helikopter bölgeye yönlendirilsin” çağrısında bulundu.

HAVADAN MÜDAHALE MUAMMASI

Yangınlar başladıktan sonra Türk Hava Kurumu’nun (THK) uçakları tartışma konusu oldu. Eski THK yetkilileri uçakların bakımla 15 yıl daha uçabileceğini söylerken, DW Türkçe’ye konuşan yeni yönetim ise, yangın söndürme uçaklarının uçuşa hazır hale getirilmesi için 4-5 milyon dolara ihtiyaç olduğunu belirtti.

Öte yandan, yangınlara önlem için toplanan 11 CHP’li büyükşehir belediye başkanı yangınlarla birlikte gündeme gelen THK yangın söndürme uçaklarının tüm bakım ve işletme giderlerini karşılamaya hazır olduklarını bildirdi.

KILIÇDAROĞLU’NDAN BAŞKANLARA DESTEK

Başkanlara destek veren Ana Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “11 Büyükşehir Belediye Başkanımız, THK uçakları için çağrı yaptı. “Uçakları aktif hale getirmeye hazırız” dediler” diye yazan Kılıçdaroğlu, ”Ben halkımızı ve iş insanlarını belediye başkanlarımıza desteğe çağırıyorum. Susma zamanı değildir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın fırlattığı çayın dönüşü sert oldu

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın fırlattığı çayın dönüşü sert oldu

Türkiye, AKP hükumetinin hazırlıksız olduğu ve bir çok konuda sınıfta kaldığı bir yangın felaketini ağır kayıplarla da olsa atlatmaya çalışıyor. Ormanlarda 7. gününde yangınlar hala sürerken, asıl yangın siyasete sıçramak üzere. Erdoğan’ın çay dağıtımıyla başlayan skandallar zinciri sonunda halkın tepkisini hafifletmek için faturayı bakanlarına keseceği konuşuluyor. Fakat sosyal medyada başlatılan ve 500 bin paylaşımın yapıldığı kampanyada ise vatandaşlar Erdoğan’ın istifasını istiyor.

BOLD – Türkiye’nin özellikle güney kesimi başta olmak üzere bir çok ilde çıkan orman yangınlarının bilançosu ağır oldu. Yangınların başlamasının üzerinden 7 gün geçti. Şu ana kadar 154 yangın söndürülürken, 9 yangın ise hala sürüyor. Can kayıplarının yanı sıra milyarlarca liralık tahribat söz konusu.

BAKANLAR GİDİCİ Mİ?

Yangının siyasi sonuçları da konuşulmaya başlandı. Erdoğan’ın yangın felaketindeki başarısızlığı bakanlarına fatura edeceği ve kabine değişikliğine gideceği konuşuluyor.

Havadan müdahalenin yapılmadığı yangın felaketlerinde hükumet ağır eleştirilere maruz kaldı. Yanan ormanların sorumluluğunu belediyelere yükleyen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de eleştirilerden nasibini aldı.

Erdoğan’ın bir gece yarısı imzaladığı ve kamuoyunda talan yasası olarak bilinen kararnamenin basına yansıması da hükumet hanesine eksi olarak yazıldı.

ELLE Mİ SÖNDÜREYİM?

Yangınlar sönmeden TOKİ’nin mağdurlara ulaşarak kredili ev satma girişimi de vatandaşları kızdırdı. Özellikle Antalya’daki Gündoğdu ilçesinin AKP’li Belediye Balkanı Mehmet Özeren’in “Vatandaş keşke bizim evimiz yansaydı diyecek” sözleri bardağı taşırdı.

Orman Genel Müdürlüğü ise “ülkeleri kıramadığımız için dış yardımları kabul ediyoruz” sözleriyle, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Yangını ellerimle mi söndüreyim” açıklamaları bugünün tartışma konusu oldu.

ERDOĞAN İSTİFA

Erdoğan’ın evleri yananların kafasına çay fırlatmasıyla başlayan skandallar zinciri AKP hükumeti ve Erdoğan’ı ilerleyen günlerde zor bir sürece soktu.

Vatandaşlar, deprem, pandemi, sel ve yangın gibi felaketlerde iyi sınav veremeyen Erdoğan için bırakma vaktinin geldiğini düşünüyor. Sosyal medyada günün etiketi yarım milyon sosyal medya kullanıcısının destek verdiği “Tayyip Erdoğan İstifa” kampanyası oldu.

El bombası silah ve uyuşturucuyla yakalandı dediği saatte çıktı: Soylu ile fotoğrafları gündem oldu

Okumaya devam et

Popular

Shares