Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Derin devletin başı: Mehmet Ağar kimdir?

Türkiye’den kaçmak zorunda kalan çete lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyondan ‘derin devletin başı’ olarak nitelendirdiği Mehmet Ağar’ı sorumlu tuttu. Karanlık olaylarda okların gösterdiği Mehmet Ağar kimdir?

BOLD ANALİZ – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, evinin basılmasına ve adamlarına yönelik operasyon yapılmasında derin devletin başı olarak nitelediği Mehmet Ağar’ı suçladı. Peker’in emekli bir kamu görevlisi olduğunu vurguladığı Mehmet Ağar, aslında kim? Mehmet Ağar hangi görevlerde bulundu? İşte detaylar…

ÜNİVERSİTEYİ EMNİYET BURSU İLE OKUDU

Mehmet Kemal Ağar, 30 Ekim 1951’de Ankara’da babasının görev yaptığı Çankaya Köşkü’nde doğdu. Emniyet Müdürü olan babasının memuriyeti dolayısıyla 1957 yılında Urfa’da başladığı ilkokulu, Gümüşhane, Bolu, Adana, Ankara ve Erzincan’da; Erzincan’da başladığı ortaokulu, Kayseri, Diyarbakır ve Uşak’ta bitirdi. Liseye Ankara’da başladı ve 1968 yılında Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Emniyet Genel Müdürlüğü bursu ile okudu ve 1973 yılında Maliye bölümünden mezun oldu.

İLK GÖREV YERİ DOĞDUĞU ÇANKAYA KÖŞKÜ OLDU

İlk devlet memuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi’nde ve ardından Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğünde Komiserlik yaptı. 1976’da Ankara vilayeti kaymakam adayı olarak İçişleri Bakanlığında göreve başladı. İznik ve Selçuk ilçelerinde kaymakam vekili olarak, Torul ve Delice ilçelerinde kaymakam olarak görev yaptı. 1980 ocak ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şube müdür muavini, 1981 mayıs ayında asayiş şube müdürü oldu.

POLİSİN KIRSALDA OPERASYON YAPMASINI SAĞLADI

1984-88 arasında terör ve asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1988’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne 1990’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, 1992’de Erzurum Valiliği’ne, 1993 temmuz ayında Emniyet Genel Müdürlüğüne atandı. Erzurum Valisi iken, o dönem firarda olan Bahçelievler katliamı sorumlularından Haluk Kırcı’nın nikâh şahitliğini yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Harekat Dairesi’nin kurulmasını ve polisin de kırsal alanda Jandarma ile birlikte operasyonlara katılmasını sağladığı için “polisin genelkurmay başkanı” diye anıldı.

DYP’Yİ SÜLEYMAN SOYLU’YA BIRAKTI

Ağar, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden Elâzığ milletvekili oldu. 1996’da 53. Hükumet’te Adalet Bakanı, 54. Hükumet (Refah-Yol Koalisyonu) bünyesinde ise İçişleri Bakanı olarak görev yaptı. Başbakan Necmettin Erbakan’ın Libya gezisini onaylamayan Ağar, 8 Kasım 1996 tarihinde görevinden istifa etti. Ağar 18 Nisan 1999 seçimlerinde Elazığ’dan bağımsız milletvekili seçildi. 14 Aralık 2002’de DYP 7. Olağan Kongresi’nde genel başkan seçildi. 22 Temmuz 2007 seçimleri sonrası partisi baraj altında kaldığı için istifa etti. Koltuğunu Süleyman Soylu’ya bıraktı.

UYUŞTURUCU KAÇAKÇISINA YEŞİL PASAPORT VERDİ

Uyuşturucu kaçakçılığından Türkiye tarafından aranan ve yatmakta olduğu Hollanda’daki cezaevinden salıverilen Hüseyin Baybaşin, Hollanda’da kendisiyle görüşenlere yaptığı itiraflarda, 1980’den itibaren, Şükrü Balcı ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kendisine verdiğini öne sürdüğü polis kimlikleriyle, polise ait silahlarla ve yeşil pasaportlarla nasıl rahat dolaştığını anlatması dikkat çekti.

AĞAR SAYESİNDE DEVLET EROİN KAÇAKÇISI OLDU

21 Ocak 1997’de Frankfurt Eyalet Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Başkanı Yargıç Rolf Schwalbe, üç eroin kaçakçısının davasında sunulan delillere dayanılarak mahkemenin “Türkiye cumhuriyeti devleti ve eroin kaçakçıları arasında yakın bağların var olduğunu” bulduğunu belirtti. 26 Ocak 1997’de İngiltere’de kaçakçılıktan sorumlu içişleri bakan yardımcısı Tom Sackville ellerinde Türk hükûmeti ve polisinden bazı kişilerin uyuşturucu isine karıştığı yolunda iddia ve bulgular olduğunu söyledi.

KAYIP SİLAHLARLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMADI

Ağar, 0 Mart 1997 tarihinde mülkiye müfettişlerine verdiği yazılı ifadesinde kayıp silahlar olarak adlandırılan silahların nerede ve hangi amaçla kullanılacağını bildiğini ve bu konuda Korkut Eken’e yazılı bir emir verdiğini ancak konunun devlet sırrı kapsamında olduğunu ve bu nedenle daha fazla açıklama yapamayacağını belirtti.

MECLİS’TE AKLANDI

İstanbul DGM Başsavcılığı Ağar hakkında, Sedat Edip Bucak ile birlikte ‘cürüm işlemek için çete kurmak, hakkında yakalama ve tevkif müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak’ iddiasıyla 6 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezasıyla dava açtı. Ağar, 15 Haziran 2000 tarihinde ise “Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” iddiasıyla hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından 8’e karşı 6 oyla Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verilerek aklandı.

YAPTIĞI TEK AÇIKLAMA: DEVLET SIRRI

DGM ve TBMM Susurluk Kazası Araştırma Komisyonu’nda verdiği ifadelerinde sürekli olarak devlet sırrı olduğu için açıklama yapamayacağını söyledi. Mehmet Ağar Kasım 2008’de tekrar yargılanmaya başlandı. İlk duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle katılamayan Ağar hakkında görevsizlik kararı verildi.

AĞAR HAKKINDAKİ SUÇLAMALAR

Ağar hakkındaki suçlamalarda 1993-1996 arasında cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek;
Gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek;
Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek ve hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.

YATACAĞI CEZAEVİNİ KENDİ SEÇTİ, AKP’NİN YASASIYLA ERKEN ÇIKTI

15 Eylül 2011 günü Ankara Özel Yetkili 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Ağar’ın “suç örgütü yöneticisi” olduğuna karar verdi ve Susurluk davasında 5 yıl hapse mahkûm etti. 5 yıllık cezanın 3 yılını infaz yasası nedeniyle yatmış gibi kabul edilen Ağar geriye kalan iki yıl cezasını yatmak üzere Aydın iline bağlı Yenipazar ilçe cezaevini seçti. Cezaevi de Ağar için boşaltıldı. İki yıllık cezasının bitmesine henüz bir yıl kalan Ağar kamuoyunda 3. yargı paketi olarak bilinen yasada yer alan denetimli serbestlik hakkında yararlanarak cezasının bitmesinden 361 gün önce tahliye edildi.

OĞLU AKP’DEN MİLLETVEKİLİ OLDU

Ağar, 1974 yılında Emel Ağar’la evlendi, bu evlilikten Tolga Ağar ve Yasemin Ağar isimli iki çocuğu oldu. Oğlu AKP’den Elazığ Milletvekili seçildi. “Cumhurbaşkanı denince bize Allah gibi geliyor” açıklaması nedeniyle tepki çeken Tolga Ağar Elazığ’da yerel bir televizyonda çalışan Kırgızistan kökenli Yeldana Kaharman isimli gazetecinin ölü bulunması ile ilgili de iddialar cinayet suçlaması yapılıyor.

Koronavirüs pandemisine rağmen halklar sokaklarda hakkını aradı

Analiz

AKP’de gaf yarışı sürüyor: Halk, ekmek kuyruğuna fotoğraf için giriyor

Kur krizi sonrası başlayan gaf yarışına bir AKP’li daha ortak oldu. AKP İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

BOLD – Döviz krizi sonrası birbirinden ilginç açıklamalarla kamuoyunun gündemine gelen AKP’lilere bir yenisi daha eklendi.

CNN Türk canlı yayınına katılan AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Meclis Üyesi Muhammet Kaynar’ın ekmek büfeleri önündeki kuyruğa ilişkin yorumu, stüdyodakileri çileden çıkardı.

Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

CHP’li Dursun Çiçek’in ekmek kuyruklarını hatırlatması üzerine Kaynar, “Halk Ekmek kuyruklarında bekleyenlerin gerçekten ekmek beklediğinden emin misiniz?” diyerek karşılık verdi.

Sırada bekleyen vatandaşların fotoğraf verebilmek için sıraya girdiğini savunan Kaynar’ın yorumu stüdyodakilere ‘pes’ dedirtti.

DOMATES YEMEYİZ

AKP Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ da artan gıda fiyatlarına karşı ekonomik krizle boğuşan vatandaşlara dikkat çeken önerilerde bulunmuş, “Normal şartlarda ayda iki kilo et yiyorsak yarım kilo yeriz. Domatesi iki kilo yerine iki tane alırız. Biber alacaksak bir kilo yerine üç tane alırız” demişti.

ABD’DE ENFLASYON 7 KAT ARTTI

Yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarından herkes şikayet ediyor. Konuyu Erzincan’daki bir etkinlikte ele alan AKP’li Binali Yıldırım, ABD’de yüzde 7 artan enflasyonu “7 kat artmış” diyerek partisini savunmuştu. Yıldırım sözlerinin ardından ekonomistlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı.

DÜNYANIN 3.BÜYÜK EKONOMİSİYLE KARŞILAŞTIRDI

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın Türkiye’yi dünyanın 3. büyük ekonomisine sahip Japonya ile karşılaştırması da çok konuşuldu. Kur atağının başladığı ilk günlerde konuşan Özkan’ın “Türkiye dolardaki değer kaybını bin lira aşağı çekmek suretiyle 6 kat bir artış var. Doların değeri ile ilgili Japonya bir mukayese yapıyor mu? Japonya 114 yen olan dolar kurunu göstererek kendi ekonomisini değerlendiriyor mu?” sözleri alay konusu oldu.

AKP’nin akıl küpleri

Okumaya devam et

Analiz

Konuştukça dolar rekor kırıyor: TL’ye taammüden saldırı

Açıklamalarıyla  TL’nin değerini düşüren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözleri her açıklaması dolara zirve yaptırıyor. Erdoğan’ın ekonomiyle ilgili konuştuğu son bir ayda dolar 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. TL, son bir ayda dolar karşısında yüzde 50 değer kaybetti. 

BOLD – Kendisinin ekonomist olduğunu her platformda dile getiren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ile ilgili teorilerinin faturasını halk ödüyor. Yüksek faizin kur ve enflasyonu tetiklediğini öne süren Erdoğan’ın bu görüşünü her dillendirdiğinde dolar rekorunu yeniledi. Doların artışı ise başta gıda olmak üzere binlerce ürüne zam olarak döndü.

DOLAR 14.05 İLE REKORUNU TAZELEDİ

Dün gece TRT’de katıldığı programda ekonomi ile ilgili tezini yineleyen Erdoğan, ekonomi politikalarının devam edeceğini ifade ederek, “Çok açık, net söylüyorum. Biz inşallah seçim öncesine kadar ciddi manada faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin düşüşü sebebiyle kurda da ciddi bir olumlu iyileşmenin olduğunu hep birlikte göreceğiz. Buna enflasyon da dahil” dedi. Erdoğan’ın bu açıklamaları sonrası dolar 14.05’e yükselerek rekor kırdı.

ERDOĞAN’A YALVARDI: ALLAH AŞKINA KONUŞMA ARTIK

Her konuşması sonrası doların yükselmesine sebep olan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki gösteren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Konuşmayla birlikte ise 14 TL’ye kadar yükseldi! Bu konuşmalar TL’ye taammüden saldırı niteliği kazandı. Allah aşkına konuşma artık!” dedi.

CHP’Lİ ÖZEL: ALLAH AŞKINA SUS

Erdoğan’a tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de bir hafta önce yaptığı paylaşımda “Allah aşkına sus” etiketi ile “Tayyip Erdoğan konuştukça Türk Lirası değer kaybediyor. Türkiye; tarihinin en büyük krizinde boğulurken iktidar partisi “kriz yokmuş” gibi davranıyor. TL’nin değer kaybını durdurmak için biz söyledik dinlemedin bak hemşire abla ne diyor!” demişti.

ERDOĞAN KONUŞTUKÇA HALK YOKSULLAŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her konuşması halka zam olarak yansıdı. Son bir ayda dolar kuru Erdoğan’ın konuşmaları sonrasında 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. Dolardaki bu artış sonrası başta gıda fiyatları olmak üzere iğneden ipliğe herşeye zam geldi. Market çalışanları günübirlik değişen fiyat etiketlerinden muzdarip olurken, birçok işletme zammın gerekçelerini açıklamak için işyerlerinin camına yazı asmak durumunda kaldı.

Resim

ZAM GELMEYEN ÜRÜN YOK GİBİ

Faturalardan akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerinden ambalajlara kadar birçok ürün zamlandı. Fiyatı artan ürünlerin arasında ayçiçek yağı, zeytin yağı, tereyağı, şeker, un, ekmek, simit, zeytin, peynir, et, tavuk, tüp, makarna, sebze meyve, yumurta, süt, bisküvi, tuz, kahve, su bulunuyor.

ZAMLARDAN EN ÇOK YOKSULLAR ETKİLENDİ

Doların neden olduğu fiyat artışlarından en çok yoksulların çok tükettiği ekmek, makarna, un ve yumurta geldi. Ekmek fiyatları birçok kentte 2 lirayı geçerken, bir çuval un fiyatı 400 liraya dayandı. Gramı düşürülen makarnanın paket fiyatı 5 lirayı geçerken bir koli yumurtanın fiyatı ise 40 lirayı buldu.

 

Saray’a göre ekonomi 2022 yazında düzelecek: Seçimin şifresi

Okumaya devam et

Analiz

Dünyayı korkutan Omicron varyantı hakkında bilmeniz gerekenler: Hangi aşı etkili?

Güney Afrika’da tespit edilen ‘Omicron varyantı’ bu yıl biteceği söylenen Kovid-19 pandemisiyle ilgili dünya çapında endişelere yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ‘kaygı verici’ statüsüne aldığı varyant hakkında bilmeniz gerekenler…

BOLD ANALİZ – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ilk olarak Güney Afrika’da tespit edilen koronavirüs varyantı B.1.1.529’u ‘endişe verici varyant’ kategorisine aldı ve varyanta Yunan alfabesinin 15. harfi olan Omicron adını verdi.

DSÖ, ilk belirlemelere göre bu varyantın hastalığı geçiren kişileri tekrar etkileme potansiyelinin bulunduğunu açıkladı. Örgüt, varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

Türkiye’de de endişelere yol açan yeni varyant hakkında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından Pazartesi günü yaptığı açıklamada yeni varyanta Türkiye’de rastlanmadığını belirtirken, Türkiye’nin yeni varyanta karşı tedbir aldığını hatırlattı.

Bakan Koca, 26 Kasım’daki açıklamasında da yeni varyanta karşı önlem olarak Botsvana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Mozambik, Namibya ve Zimbabve’den Türkiye’ye girişlerin durdurulduğunu belirtti.

OMİCRON HAKKINDA NELER BİLİNİYOR?

Omicron varyantı ilk olarak Güney Afrika tarafından Dünya Sağlık Örgütü’ne 24 Kasım’da bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü, varyantı daha öncekiler gibi (Alfa, Beta, Delta) Yunan alfabesinden bir harfle isimlendirdi: Omicron.

30 Kasım itibariyle bütün kıtalarda tespit edildi. 21 ülke ve bölgede 253 vaka kayıtlara geçti.

Varyant hakkındaki en önemli bilgi, çok sayıda mutasyona uğramış olması. Virüs şu ana kadar çıkan varyantlar içerisinde orijinal virüsten en fazla farklılık gösteren varyant olarak biliniyor.

Güney Afrika Salgın Hastalıklarla Mücadele ve Araştırma Merkezi Başkanı Profesör Tulio de Oliveira, varyantta ‘sıradışı bir mutasyonlar bileşimi’ olduğunu söyledi.

Profesör Tulio de Oliveira, “Bu varyant, daha önce dolaşımda olan varyantlardan çok farklı” dedi ve ekledi: “Varyant bizi şaşırttı. Evrim sürecinde büyük bir sıçrama ve beklediğimizden çok daha fazla sayıda mutasyona uğramış.”

Bir basın toplantısıyla bulguları açıklayan Oliveira, varyantta 50 mutasyon olduğunu ve bunların 30’dan fazlasının virüsün dış yüzeyindeki protein çıkıntılarında bulunduğunu söyledi.

Bu çıkıntılar virüsün vücuttaki sağlıklı hücrelere girebilmesinde hayati rol oynuyor ve bu nedenle mevcut koronavirüs aşıları bu çıkıntıları etkisizleştirmeyi hedefliyor.

Virüsün bizim sağlıklı hücrelerimizle ilk temasını sağlayan kısımlarına iyice yakından bakıldığında bu bölümde orijinal virüse göre 10 farklı mutasyon olduğu görülüyor. Oysa dünyada en son hızla yayılan Delta varyantının bu kısmında sadece 2 mutasyon vardı.

Bu düzeyde bir mutasyonun muhtemelen virüsü yenemeyen tek bir hastadan yayıldığı düşünülüyor.

BELİRTİLERİ NELER?

Hafta sonu açıklamalarda bulunan ve ilk Omicron varyantı hastalarını tespit edip bunu üst mercilere aktaran Dr. Angelique Coetzee de, “Genelde olağandışı semptomlar görülüyor. Aşırı halsizlik gibi. Fakat vakaların hiçbirinde tat ve koku kaybı yok” dedi.

Güney Afrika’daki Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nde görevli Dr. Wassila Jassat da, “Tshwane kentinde tespit edilen Omicron vakalarından hastaneye kaldırılanların yüzde 87’si aşı olmayanlar” dedi.

AŞILAR VARYANT KARŞISINDA ETKİSİZ Mİ?

Aşıların yeni varyanta karşı etkili olup olmadığı tam olarak bilinmiyor. Konu ile ilgili çalışmalar sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü de varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

BioNTech ve Moderna şirketleri mevcut aşılarının yeni varyanta etkisini incelemeye başladıklarını duyurdu. Moderna ayrıca Omicron’a özel yeni bir hatırlatma dozu üzerinde çalışacaklarını açıkladı.

Dünyada Kovid-19’a karşı ilk aşıyı geliştiren BioNTech şirketinin kurucularından Uğur Şahin, Omicron varyantı nedeniyle paniğe gerek olmadığını söyledi.

Omicron varyantı hakkında iki hafta sonra genel verileri topladıktan sonra kesin bir sonuca varabileceklerine dikkati çeken Uğur Şahin, “Yeni Omicron varyant nedeniyle herhangi bir korku duymaya gerek yok. Paniğe gerek yok. Varyantın çok farklı mutasyonları olduğunu biliyoruz. Aşının bu varyanta daha az etki sağladığını ama ağır hastalıktan da koruduğunu biliyoruz” dedi.

Aşının iki düzeyde koruma sağladığını ifade eden Şahin, ilkinin antikor ikincisinin de t-hücreleri denilen bağışıklık hücreleri olduğunu belirterek, “Aşı, ağır hastalık seyrine karşı koruma sağlıyor. Ağır hastalık seyrine de koruma sağladığı için bir güven sağlıyor. Üçüncü doz aşı olduktan sonra oldukça iyi bir korumanın sağlandığına eminiz” diye konuştu.

OMİCRON AŞI OLANLARA BULAŞIYOR MU?

Omicron varyantı ile kapsamlı bir analiz hazırlayan İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Guardian, iki doz aşı olanların bu virüsten ne kadar korunabildiğini uzmanlara sordu. Şu an kullanılan koronavirüs aşılarının bağışıklık sistemini, virüsün başak proteinine (spike protein) etkisine karşı hazırladığına dikkat çeken uzmanlar, “Omicron varyantında bu proteinde 30’dan fazla mutasyon var. Bunlardan 10’u RBD adı verilen bölgede. Delta varyantında bunun sayısı 2” açıklamasını yaptı.

Fakat bu kadar değişikliğe rağmen koronavirüs aşılarının ya da önceden Kovid-19 atlatmış olmanın koruma sağlayacağı belirtiliyor.

Imperial College London’da bağışıklık dalında profesör olarak görev yapan Danny Altman, “Eğer mutasyona bakarsanız, antikor hedeflerinizin parça parça olduğunu görürsünüz. Ancak Güney Afrika’dan gelen haberlere göre hastaneye kaldırılanların durumu ağır değil gibi gözüküyor. Hastaneye kaldırılanlar aşı olanlardan ziyade aşı olmayanlar ve bu durumda aşının halen koruma sağladığını söyleyebiliriz” dedi.

VARYANTA KARŞI NE GİBİ TEDBİRLER ALINDI?

Varyant hakkında DSÖ’nün açıklaması dünya çapında borsaları etkiledi. Açıklamanın yapıldığı 26 Kasım Cuma akşamı İngiltere’deki FTSE 100 endeksi yüzde 3,6 değer kaybetti. FTSE 100, pandeminin ilk günlerinden bu yana bir günde bu kadar değer kaybetmemişti. ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 2,5, Nasdaq ise yüzde 2,2 değer kaybetti.

Dünyada korkuya neden olan Omicron varyantı nedeniyle birçok ülke yeni tedbirleri yürürlüğe koydu.

İlk olarak çeşitli Afrika ülkelerine uçuşlar durduruldu. Maske kullanımı tekrar hatırlatıldı, henüz yeni varyanta etkisi olup olmadığı kesinleşmese de virüsün yayılmasına engel olacağı düşünülerek üçüncü doz aşılar hızlandırıldı.

Türkiye, İngiltere, AB, Avustralya, Kanada ve ABD’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke, Güney Afrika ve bazı komşularından seyahatleri yasakladı veya kısıtladı.

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün yeni varyantı Omicron’un ortaya çıktığı Afrika ülkelerine yönelik seyahat kısıtlamalarını eleştirerek üye ülkeleri varyanta karşı ‘akılcı’ ve ‘orantılı’ tedbirler almaya çağırdı.

Erdoğan, en büyük Türk savunma sanayi şirketini Körfez sermayesine mi satıyor?

Okumaya devam et

Popular

Shares