Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Koronavirüs pandemisine rağmen halklar sokaklarda hakkını aradı

2019 yılı sonbaharından beri dünyanın dört bir tarafında halklar sokaklara döküldü. Orta Doğu’da Irak ve Lübnan sonu gelemeyen protestolarla sarsıldı. Fransa, ‘Sarı Yelekliler’ eylemlerini durduramadı. ABD’de polis şiddeti ve ırkçılığa karşı eylemler ise uzun süre dünya gündemini meşgul etti.

BOLD ANALİZ – Kolombiya’da bir süredir koronavirüs pandemisine rağmen sokaklara dökülen halk, yoğun protestolarla hükumete vergi reformu yasasını geri çektirdi. Ülkedeki protestolar, pandemi sürecinde hak arayışı içindeki diğer ülkeleri akıllara getirdi.

2019 sonbaharı ile birlikte birçok ülkedeki iç huzursuzluklar eylemlerle kendini göstermeye başladı. Özellikle halkta yolsuzluklar ve ekonomik sıkıntılarla siyasilere karşı oluşan tepkiler Irak, Lübnan ve Fransa’da hala devam eden sokak eylemlerine yol açtı.

Eylemler koronavirüs pandemisi nedeniyle hız kesse de tamamen son bulmuş değiller.

Son dönemde insanları sokaklara döken bir diğer etken ise siyah ABD vatandaşı George Floyd’un gözaltına alınırken ölmesi oldu. ABD’de aylarca süren ve ülke yönetimini oldukça zorlayan eylemler neredeyse bütün kıtalara yayıldı.

Son dönemde insanları sokaklara döken diğer nedenler ise Çin’de 2019 sonuna çıkan koronavirüs pandemisine karşı alınan önlemler ve kadına karşı şiddet oldu.

IRAK VE LÜBNAN’DA SONU GELEMEYEN PROTESTOLAR

Orta Doğu’da iki ülkede, Irak ve Lübnan, kökeninde siyasi istikrarsızlık, yolsuzluklar ve ekonomik problemlerin bulunduğu protestolar uzun süre devam etti, kısmen de olsa devam ediyor.

Özellikle Irak’ta protestolara güvenlik güçlerinin sert müdahalesi nedeniyle binden fazla kişi hayatını kaybetti, 30 binden fazla kişi yaralandı. Protestolar koronavirüs pandemisi nedeniyle yavaşlasa da zaman zaman küçük çaplı eylemlerle hala devam ediyor.

Lübnan’da 17 Ekim 2019’da başlayan ve ‘Ekim Hareketi’ adını alan protestolar da hala devam ediyor. Biri polis 12 kişinin öldüğü ve 2 bine yakın kişinin yaralandığı protestolar salgın nedeniyle yavaşlasa da tamamen bitmiş değil.

Sudan’da ekonomik ve siyasi gerekçelerle başlayan ‘Milyonların Yürüyüşü’ adlı protestolar 2020 yılı Haziran ayından beri devam ediyor.

FRANSA ‘SARI YELEKLİLER’ VE ‘GÜVENLİK YASASI’ PROTESTOLARI

Fransa’da 2018 yılı Kasım ayında ülkedeki dar ve orta gelirli insanların geçim sıkıntıları nedeniyle başlattıkları ve üzerlerinde giydikleri ‘Sarı Yelekler’ nedeniyle adı ‘Sarı Yelekliler Hareketi’ne çıkan protestolar yakaşık bir buçuk yıl sürdü.

Fransa’nın tamamına yayılan protestolara milyonlarca kişi katıldı. Protestolar ancak koronavirüs salgınının bütün dünyada hızını arttırması ile birlikte 2020 yılı Mayıs ayında son buldu.

Ülkede 6 ay sonra bu kez Emmanuel Macron hükumetinin çıkarmak istediği ‘Güvenlik Yasası’ nedeniyle yüzbinler sokaklarda döküldü. 2020 yılı Kasım ayından başlayan protestolar zaman zaman küçük çaplı da olsa devam ediyor.

11 kişinin öldüğü, 4 bin 500’e yakın kişinin yaralandığı eylemler Avrupa’dak birçok ülkeye sıçradı.

SİYASİ, EKONOMİK VE YOLSUZLUKLA ALAKALI PROTESTOLAR

Son bir buçuk yıl içinde siyasi yolsuzluklar ve ekonomik problemler nedeniyle birçok ülkede de eylemler gerçekleşti.

İsrail’de başı yolsuzluk dosyaları ile dertte olan Başbakan Binyamin Netanyahu’ya karşı eylemler koronavirüs pandemisine rağmen 14 aydır sürüyor.

Şili’de 2019 yılı Kasım ayında ‘metro ücreti artışına’ karşı başlayan gösteriler bu yılın başına kadar sürdü.

Bulgaristan’da ise 2020 yılı Temmuz ayında yolsuzluklara karşı halkta oluşan tepkiyle başlayan eylemler 6 ay sürdü.

Tayland’da Temmuz 2020’de başlayan eylemler küçük çaplı da olsa hala devam ediyor.

Hindistan’da geçen yıl Eylül ayında ‘tarım yasasına’ karşı başlayan ve milyonlarca köylünü katıldığı protestolar da hala bitmiş değil.

Rusya’da ise muhalif lider Aleksey Navalny’nin ülkeye dönüşü ve hapse atılması nedeniyle protestolar Ocak ayından beri devam ediyor. On binlerin katıldığı eylemler sonrası Navalny bağlantılı grup ülkede yasadışı ilan edildi.

Politik tutuklamalar sonrası eylemlerin baş gösterdiği bir diğer ülke ise Bolivya. Bu yıl Mart ayında başlayan eylemlere 50 binden fazla kişi katıldı ve protestolar hala sürüyor.

Suriye, Tunus ve Libya’da da insanlar yaşam koşulları ve işsizliği protesto etmek için sokaklara indi.

MYANMAR’DA DARBE VE SONRASI YAŞANAN PROTESTOLAR

Myanmar’da 1 Şubat’ta yaşanan askeri darbe sonrası başlayan protestolar ise don dönemin en kanlı olayları olarak tarihe geçti. Darbeden hemen sonra başlayan eylemlerde bugüne kadar 800’e yakın kişi yaşamını yitirdi. Binlerce kişi tutuklandı.

BELARUS DEVLET BAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SONRASI PROTESTOLAR

Belarus’ta 4- Ağustos tarihlerinde yapılan seçimi 5 dönemdir ülkeyi yöneten Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’nun 6. kez kazandığınıın açıklanması ile birlikte eylemlerin fitili ateşlendi. Aylarca süren eylemlerde 4 kişi öldü, bin 500’e yakın kişi yaralandı ve 30 binden fazla kişi gözaltına alındı. 50 kişi ise hala kayıp.

ABD SEÇİM SONUÇLARINI PROTESTO VE KONGRE BASKINI

3 Kasım 2020’de yapılan başkanlık seçim sonucunu beğenmeyen ve usulsüzlük yaşandığını iddia eden Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan Adayı Donald Trump’ın tetiklediği protestolar da ABD’yi uzun süre meşgul etti.

Protestolar 6 Ocak 2021’de meydana gelen ABD Kongresi baskını ile zirveye çıktı. Beş kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı baskın sonrası oluşan tepki aynı zamanda eylemlerin sonunu da getirdi.

HONG KONG’DA ÇİN YÖNETİMİNİ PROTESTOLAR

Hong Kong’da ise suçluların Çin’e iadesini kolaylaştıran yasa çalışması aylarca süren protestoları tetikledi. 2019 yılı Nisan ayında başlayan protestolar 2020 yılı Ağustos ayına kadar 1 yıl 3 ay sürdü.

Hong Kong özerk yönetimi, protestolar sonrası yasa çalışmasını geri çekmek zorunda kaldı.

GEORGE FLOYD’UN ÖLÜMÜ: POLİS ŞİDDETİ VE IRKÇILIK PROTESTOLARI

Son bir yıl içerisinde dünya gündemini en çok meşgul eden konulardan birisi de ABD’de George Floyd isimli siyah bir Amerikalı’nın beyaz bir polis tarafından öldürülmesi oldu.

Polis memuru Derek Chauvin’in dizini Floyd’un boynuna basarak öldürmesi sonucu ABD’de başlayan protestolar birçok ülkeye yayıldı. Polis şiddetini ve ırkçılığı protesto eden yüz binlerce insan sokaklara döküldü.

ABD’de aylarca süren protestolarda 25 kişi hayatını kaybetti, 14 binden fazla kişi tutuklandı. Yağma ve mala zarar verme sonucu milyarlarca dolarlık maddi hasar oluştu.

Protestolar Avrupa’nın birçok ülkesine yayıldı. Almanya, Fransa ve İngiltere’de protestolar Haziran ayı boyunca sürdü. Protestolar Avustralya ve Yeni Zelanda’ya kadar yayıldı.

KORONAVİRÜS ÖNLEMLERİNE KARŞI PROTESTOLAR

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19), son bir yılda yeni bir protesto türünü ortaya çıkardı: Karantina Karşıtı Protestolar.

Salgının hızla yayılması ve ölümlerin artması üzerine dünya üzerinde neredeyse bütün devletler hastalığa karşı tarihte görülmemiş önlemleri devreye sokmak zorunda kaldı. İnsanlar evlere kapandı, ülkeler arası seyahatler durma noktasına geldi.

Birçok ülkede komplo teorileri ile de beslenen aşırı sağa meyilli gruplar salgına karşı alınan kapanma tedbirlerini protesto etti.

Brezilya, Kolombiya, İsrail, Almanya, ABD, İngiltere, Sırbistan, Rusya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Hollanda’da halk alınan tedbirleri de ihlal ederek sokaklara indi. Eylemler tedbirlerle bağlantılı olarak hala sürüyor.

Salgının ilerleyen aşamlarında ise koronavirüse karşı hükumetlerin hastalıkla mücadelesini başarısız bulan kişiler sokaklara döküldü. Koronavirüs pandemisinin en çok etkilediği iki Latin Amerika ülkesi Brezilya ve Paraguay, bu tür gösterilere ev sahipliği yaptı.

‘KADINLARA KARŞI ŞİDDET’ PROTESTOLARI

Son bir yıldır gündemden düşmeyen bir diğer konu da ‘kadınlara karşı şiddet’ oldu.  Kadınlara karşı şiddeti protesto eden eylemciler geçen yıl Mart ve Nisan aylarında Meksika ve Arjantin’de sokaklara indi. Eylemler yaklaşık bir ay sürdü.

Türkiye’nin de 20 Mart 2021’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı bir kararnameyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi protestoları beraberinde getirdi.

Kolombiya halkının zaferi: Vergi reformunda geri adım

Analiz

AKP’de gaf yarışı sürüyor: Halk, ekmek kuyruğuna fotoğraf için giriyor

Kur krizi sonrası başlayan gaf yarışına bir AKP’li daha ortak oldu. AKP İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

BOLD – Döviz krizi sonrası birbirinden ilginç açıklamalarla kamuoyunun gündemine gelen AKP’lilere bir yenisi daha eklendi.

CNN Türk canlı yayınına katılan AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Meclis Üyesi Muhammet Kaynar’ın ekmek büfeleri önündeki kuyruğa ilişkin yorumu, stüdyodakileri çileden çıkardı.

Kaynar, halk ekmek büfeleri önünde oluşan kuyrukların gerçek olmadığını savundu.

CHP’li Dursun Çiçek’in ekmek kuyruklarını hatırlatması üzerine Kaynar, “Halk Ekmek kuyruklarında bekleyenlerin gerçekten ekmek beklediğinden emin misiniz?” diyerek karşılık verdi.

Sırada bekleyen vatandaşların fotoğraf verebilmek için sıraya girdiğini savunan Kaynar’ın yorumu stüdyodakilere ‘pes’ dedirtti.

DOMATES YEMEYİZ

AKP Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ da artan gıda fiyatlarına karşı ekonomik krizle boğuşan vatandaşlara dikkat çeken önerilerde bulunmuş, “Normal şartlarda ayda iki kilo et yiyorsak yarım kilo yeriz. Domatesi iki kilo yerine iki tane alırız. Biber alacaksak bir kilo yerine üç tane alırız” demişti.

ABD’DE ENFLASYON 7 KAT ARTTI

Yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarından herkes şikayet ediyor. Konuyu Erzincan’daki bir etkinlikte ele alan AKP’li Binali Yıldırım, ABD’de yüzde 7 artan enflasyonu “7 kat artmış” diyerek partisini savunmuştu. Yıldırım sözlerinin ardından ekonomistlerin ağır eleştirilerine maruz kaldı.

DÜNYANIN 3.BÜYÜK EKONOMİSİYLE KARŞILAŞTIRDI

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan’ın Türkiye’yi dünyanın 3. büyük ekonomisine sahip Japonya ile karşılaştırması da çok konuşuldu. Kur atağının başladığı ilk günlerde konuşan Özkan’ın “Türkiye dolardaki değer kaybını bin lira aşağı çekmek suretiyle 6 kat bir artış var. Doların değeri ile ilgili Japonya bir mukayese yapıyor mu? Japonya 114 yen olan dolar kurunu göstererek kendi ekonomisini değerlendiriyor mu?” sözleri alay konusu oldu.

AKP’nin akıl küpleri

Okumaya devam et

Analiz

Konuştukça dolar rekor kırıyor: TL’ye taammüden saldırı

Açıklamalarıyla  TL’nin değerini düşüren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözleri her açıklaması dolara zirve yaptırıyor. Erdoğan’ın ekonomiyle ilgili konuştuğu son bir ayda dolar 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. TL, son bir ayda dolar karşısında yüzde 50 değer kaybetti. 

BOLD – Kendisinin ekonomist olduğunu her platformda dile getiren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomi ile ilgili teorilerinin faturasını halk ödüyor. Yüksek faizin kur ve enflasyonu tetiklediğini öne süren Erdoğan’ın bu görüşünü her dillendirdiğinde dolar rekorunu yeniledi. Doların artışı ise başta gıda olmak üzere binlerce ürüne zam olarak döndü.

DOLAR 14.05 İLE REKORUNU TAZELEDİ

Dün gece TRT’de katıldığı programda ekonomi ile ilgili tezini yineleyen Erdoğan, ekonomi politikalarının devam edeceğini ifade ederek, “Çok açık, net söylüyorum. Biz inşallah seçim öncesine kadar ciddi manada faizin düştüğünü, kuru tetikleyen yüksek faizin düşüşü sebebiyle kurda da ciddi bir olumlu iyileşmenin olduğunu hep birlikte göreceğiz. Buna enflasyon da dahil” dedi. Erdoğan’ın bu açıklamaları sonrası dolar 14.05’e yükselerek rekor kırdı.

ERDOĞAN’A YALVARDI: ALLAH AŞKINA KONUŞMA ARTIK

Her konuşması sonrası doların yükselmesine sebep olan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki gösteren Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Konuşmayla birlikte ise 14 TL’ye kadar yükseldi! Bu konuşmalar TL’ye taammüden saldırı niteliği kazandı. Allah aşkına konuşma artık!” dedi.

CHP’Lİ ÖZEL: ALLAH AŞKINA SUS

Erdoğan’a tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de bir hafta önce yaptığı paylaşımda “Allah aşkına sus” etiketi ile “Tayyip Erdoğan konuştukça Türk Lirası değer kaybediyor. Türkiye; tarihinin en büyük krizinde boğulurken iktidar partisi “kriz yokmuş” gibi davranıyor. TL’nin değer kaybını durdurmak için biz söyledik dinlemedin bak hemşire abla ne diyor!” demişti.

ERDOĞAN KONUŞTUKÇA HALK YOKSULLAŞTI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her konuşması halka zam olarak yansıdı. Son bir ayda dolar kuru Erdoğan’ın konuşmaları sonrasında 9.60 liradan 14.05 liraya kadar yükseldi. Dolardaki bu artış sonrası başta gıda fiyatları olmak üzere iğneden ipliğe herşeye zam geldi. Market çalışanları günübirlik değişen fiyat etiketlerinden muzdarip olurken, birçok işletme zammın gerekçelerini açıklamak için işyerlerinin camına yazı asmak durumunda kaldı.

Resim

ZAM GELMEYEN ÜRÜN YOK GİBİ

Faturalardan akaryakıta, temel ihtiyaç maddelerinden ambalajlara kadar birçok ürün zamlandı. Fiyatı artan ürünlerin arasında ayçiçek yağı, zeytin yağı, tereyağı, şeker, un, ekmek, simit, zeytin, peynir, et, tavuk, tüp, makarna, sebze meyve, yumurta, süt, bisküvi, tuz, kahve, su bulunuyor.

ZAMLARDAN EN ÇOK YOKSULLAR ETKİLENDİ

Doların neden olduğu fiyat artışlarından en çok yoksulların çok tükettiği ekmek, makarna, un ve yumurta geldi. Ekmek fiyatları birçok kentte 2 lirayı geçerken, bir çuval un fiyatı 400 liraya dayandı. Gramı düşürülen makarnanın paket fiyatı 5 lirayı geçerken bir koli yumurtanın fiyatı ise 40 lirayı buldu.

 

Saray’a göre ekonomi 2022 yazında düzelecek: Seçimin şifresi

Okumaya devam et

Analiz

Dünyayı korkutan Omicron varyantı hakkında bilmeniz gerekenler: Hangi aşı etkili?

Güney Afrika’da tespit edilen ‘Omicron varyantı’ bu yıl biteceği söylenen Kovid-19 pandemisiyle ilgili dünya çapında endişelere yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ‘kaygı verici’ statüsüne aldığı varyant hakkında bilmeniz gerekenler…

BOLD ANALİZ – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ilk olarak Güney Afrika’da tespit edilen koronavirüs varyantı B.1.1.529’u ‘endişe verici varyant’ kategorisine aldı ve varyanta Yunan alfabesinin 15. harfi olan Omicron adını verdi.

DSÖ, ilk belirlemelere göre bu varyantın hastalığı geçiren kişileri tekrar etkileme potansiyelinin bulunduğunu açıkladı. Örgüt, varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

Türkiye’de de endişelere yol açan yeni varyant hakkında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından Pazartesi günü yaptığı açıklamada yeni varyanta Türkiye’de rastlanmadığını belirtirken, Türkiye’nin yeni varyanta karşı tedbir aldığını hatırlattı.

Bakan Koca, 26 Kasım’daki açıklamasında da yeni varyanta karşı önlem olarak Botsvana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Mozambik, Namibya ve Zimbabve’den Türkiye’ye girişlerin durdurulduğunu belirtti.

OMİCRON HAKKINDA NELER BİLİNİYOR?

Omicron varyantı ilk olarak Güney Afrika tarafından Dünya Sağlık Örgütü’ne 24 Kasım’da bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü, varyantı daha öncekiler gibi (Alfa, Beta, Delta) Yunan alfabesinden bir harfle isimlendirdi: Omicron.

30 Kasım itibariyle bütün kıtalarda tespit edildi. 21 ülke ve bölgede 253 vaka kayıtlara geçti.

Varyant hakkındaki en önemli bilgi, çok sayıda mutasyona uğramış olması. Virüs şu ana kadar çıkan varyantlar içerisinde orijinal virüsten en fazla farklılık gösteren varyant olarak biliniyor.

Güney Afrika Salgın Hastalıklarla Mücadele ve Araştırma Merkezi Başkanı Profesör Tulio de Oliveira, varyantta ‘sıradışı bir mutasyonlar bileşimi’ olduğunu söyledi.

Profesör Tulio de Oliveira, “Bu varyant, daha önce dolaşımda olan varyantlardan çok farklı” dedi ve ekledi: “Varyant bizi şaşırttı. Evrim sürecinde büyük bir sıçrama ve beklediğimizden çok daha fazla sayıda mutasyona uğramış.”

Bir basın toplantısıyla bulguları açıklayan Oliveira, varyantta 50 mutasyon olduğunu ve bunların 30’dan fazlasının virüsün dış yüzeyindeki protein çıkıntılarında bulunduğunu söyledi.

Bu çıkıntılar virüsün vücuttaki sağlıklı hücrelere girebilmesinde hayati rol oynuyor ve bu nedenle mevcut koronavirüs aşıları bu çıkıntıları etkisizleştirmeyi hedefliyor.

Virüsün bizim sağlıklı hücrelerimizle ilk temasını sağlayan kısımlarına iyice yakından bakıldığında bu bölümde orijinal virüse göre 10 farklı mutasyon olduğu görülüyor. Oysa dünyada en son hızla yayılan Delta varyantının bu kısmında sadece 2 mutasyon vardı.

Bu düzeyde bir mutasyonun muhtemelen virüsü yenemeyen tek bir hastadan yayıldığı düşünülüyor.

BELİRTİLERİ NELER?

Hafta sonu açıklamalarda bulunan ve ilk Omicron varyantı hastalarını tespit edip bunu üst mercilere aktaran Dr. Angelique Coetzee de, “Genelde olağandışı semptomlar görülüyor. Aşırı halsizlik gibi. Fakat vakaların hiçbirinde tat ve koku kaybı yok” dedi.

Güney Afrika’daki Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nde görevli Dr. Wassila Jassat da, “Tshwane kentinde tespit edilen Omicron vakalarından hastaneye kaldırılanların yüzde 87’si aşı olmayanlar” dedi.

AŞILAR VARYANT KARŞISINDA ETKİSİZ Mİ?

Aşıların yeni varyanta karşı etkili olup olmadığı tam olarak bilinmiyor. Konu ile ilgili çalışmalar sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü de varyantın özelliklerini tam olarak anlamanın birkaç hafta sürebileceğini duyurdu.

BioNTech ve Moderna şirketleri mevcut aşılarının yeni varyanta etkisini incelemeye başladıklarını duyurdu. Moderna ayrıca Omicron’a özel yeni bir hatırlatma dozu üzerinde çalışacaklarını açıkladı.

Dünyada Kovid-19’a karşı ilk aşıyı geliştiren BioNTech şirketinin kurucularından Uğur Şahin, Omicron varyantı nedeniyle paniğe gerek olmadığını söyledi.

Omicron varyantı hakkında iki hafta sonra genel verileri topladıktan sonra kesin bir sonuca varabileceklerine dikkati çeken Uğur Şahin, “Yeni Omicron varyant nedeniyle herhangi bir korku duymaya gerek yok. Paniğe gerek yok. Varyantın çok farklı mutasyonları olduğunu biliyoruz. Aşının bu varyanta daha az etki sağladığını ama ağır hastalıktan da koruduğunu biliyoruz” dedi.

Aşının iki düzeyde koruma sağladığını ifade eden Şahin, ilkinin antikor ikincisinin de t-hücreleri denilen bağışıklık hücreleri olduğunu belirterek, “Aşı, ağır hastalık seyrine karşı koruma sağlıyor. Ağır hastalık seyrine de koruma sağladığı için bir güven sağlıyor. Üçüncü doz aşı olduktan sonra oldukça iyi bir korumanın sağlandığına eminiz” diye konuştu.

OMİCRON AŞI OLANLARA BULAŞIYOR MU?

Omicron varyantı ile kapsamlı bir analiz hazırlayan İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Guardian, iki doz aşı olanların bu virüsten ne kadar korunabildiğini uzmanlara sordu. Şu an kullanılan koronavirüs aşılarının bağışıklık sistemini, virüsün başak proteinine (spike protein) etkisine karşı hazırladığına dikkat çeken uzmanlar, “Omicron varyantında bu proteinde 30’dan fazla mutasyon var. Bunlardan 10’u RBD adı verilen bölgede. Delta varyantında bunun sayısı 2” açıklamasını yaptı.

Fakat bu kadar değişikliğe rağmen koronavirüs aşılarının ya da önceden Kovid-19 atlatmış olmanın koruma sağlayacağı belirtiliyor.

Imperial College London’da bağışıklık dalında profesör olarak görev yapan Danny Altman, “Eğer mutasyona bakarsanız, antikor hedeflerinizin parça parça olduğunu görürsünüz. Ancak Güney Afrika’dan gelen haberlere göre hastaneye kaldırılanların durumu ağır değil gibi gözüküyor. Hastaneye kaldırılanlar aşı olanlardan ziyade aşı olmayanlar ve bu durumda aşının halen koruma sağladığını söyleyebiliriz” dedi.

VARYANTA KARŞI NE GİBİ TEDBİRLER ALINDI?

Varyant hakkında DSÖ’nün açıklaması dünya çapında borsaları etkiledi. Açıklamanın yapıldığı 26 Kasım Cuma akşamı İngiltere’deki FTSE 100 endeksi yüzde 3,6 değer kaybetti. FTSE 100, pandeminin ilk günlerinden bu yana bir günde bu kadar değer kaybetmemişti. ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 2,5, Nasdaq ise yüzde 2,2 değer kaybetti.

Dünyada korkuya neden olan Omicron varyantı nedeniyle birçok ülke yeni tedbirleri yürürlüğe koydu.

İlk olarak çeşitli Afrika ülkelerine uçuşlar durduruldu. Maske kullanımı tekrar hatırlatıldı, henüz yeni varyanta etkisi olup olmadığı kesinleşmese de virüsün yayılmasına engel olacağı düşünülerek üçüncü doz aşılar hızlandırıldı.

Türkiye, İngiltere, AB, Avustralya, Kanada ve ABD’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke, Güney Afrika ve bazı komşularından seyahatleri yasakladı veya kısıtladı.

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün yeni varyantı Omicron’un ortaya çıktığı Afrika ülkelerine yönelik seyahat kısıtlamalarını eleştirerek üye ülkeleri varyanta karşı ‘akılcı’ ve ‘orantılı’ tedbirler almaya çağırdı.

Erdoğan, en büyük Türk savunma sanayi şirketini Körfez sermayesine mi satıyor?

Okumaya devam et

Popular

Shares