Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Ruhsar Pekcan tezgahı bakan olduktan sonra kurmuş

Bakanlığına fahiş fiyattan dezenfektan sattığının anlaşılmasının ardından görevinden alınan eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın, şirketini bakanlığa getirilmesinin ardından kurduğu ortaya çıktı.

BOLD – Dezenfektan skandalı sonrası görevinden alınan eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile ilgili yeni bir iddia gündemde.

Karar TV’den Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a konuk olan gazeteci İsmail Saymaz, Pekcan’ın devlete fahiş fiyattan dezenfektan satan şirketin Pekcan’ın bakanlığından sonra kurulduğunu söyledi.

Saymaz konuşmasında, “Ruhsar Hanım, Bakan olduktan sonra dezenfektan şirketini kuruyor. Bu şirket kurulduktan sonra Ticaret Bakanlığı’na satış yapıyor. İkincisi Ticaret Bakanlığı’nın güdümü ve denetimi altındaki Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne satış yapıyor. Üçüncüsü THY’nin ortağına satıyor” dedi.

SKANDALLAR ART ARDA GELDİ

Dezenfektan skandalı sonrası Pekcan hakkında bir çok iddia gündeme geldi. Ticaret Bakanlığına bağlı Gümrükler Genel Müdürlüğü çalışanlarına, Ruhsar Pekcan’ın Emine Erdoğan’ın yakınıyım diyerek vergisiz ithalat yapmaya çalıştığı uyarısında bulunduğu mail ortaya çıktı.

Görevinden ayrılan eski bakanın, kaldığı lojmanın 380 bin liralık tadilatını da kuruma ödettiği anlaşıldı.

Uğur Şahin’in aşı jestini AKP rant yok diye geri çevirdi

Politika

DP lideri Uysal’dan Erdoğan’a: Tıbben kontrolden geçirilmeli

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan sonra Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sağlık durumunun iyi olmadığını belirterek, tıbben kontrolden geçirilmesini talep etti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sağlığıyla ilgili tartışmalar büyüyor. CHP ve Saadet Partisi’nden sonra Demokrat Parti (DP) de Erdoğan’ın ülkeyi yönetme ehliyetinin sorgulanmasını istedi. DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Erdoğan’ın tıbben kontrolden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

TIBBEN KONTROLDEN GEÇİRİLMELİ

Sosyal medya hesabından AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gece yarısı kararnamesiyle Merkez Bankası’ndan 3 yöneticiyi görevden almasının hiç bir mantıklı izahı olmadığını belirten Uysal, “Akıl yitimi değilse bilinçli bir kötülük ve kriz çıkarma niyetinden başka nedir bu!!! Sn Erdoğan’ın muhakeme yeteneğini kaybettiği anlaşılıyor; tıbben kontrolden geçirilmeli!!! Cinnet geçiren birisinin ülkeyi yönetme ehliyetini sorgulamak zorundayız!!!” ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU SAĞLIK RAPORU İSTEMİŞTİ

CHP’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da geçen hafta Erdoğan’ın Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle ilgili sözlerine yanıt vererek, “AK Parti’nin ileri gelenleri ‘Anayasanın ilk dört maddesinin değişmesini’ talep ediyor; Erdoğan, benim söylediğimi zannediyor. Artık sağlık raporu istemek, bir devlet güvenliği meselesi haline gelmiştir. Erdoğan, bağımsız bir kuruluştan, sağlık raporu almalıdır, hem de hemen!” demişti.

KARAMOLLAOĞLU: TAYYİP BEY HAKİKATEN RAHATSIZ

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ise Habertürk’te katıldığı gazeteci Fatih Altaylı’nın programında Erdoğan’ın sağlık durumunun iyi olmadığına dikkat çekerek, “Şu anda gördüğümüz kadarıyla Allah Teala sağlık afiyet versin derim, Tayyip Bey hakikaten rahatsız, sağlık açısından söylüyorum. Yürümesinden tutun, konuşmasına kadar her noktada o da bir arayışın içinde…” dedi.

 

Maltepe 2. Zırhlı Tugay davasında 39 asker tahliye edildi

Okumaya devam et

Politika

Oyları eriyen AKP, masada kazanacak sistem peşinde: Çipli kartla elektronik oy

Anketlerde oy oranı her geçen gün eriyen, seçim barajını yüzde 7’ye indirip dar bölge sistemini getirmeyi planlayan AKP’nin oy verme sistemini değiştirme planı yaptığı ortaya çıktı. Oy pusulaları için zarf kullanılmayacak yeni sistemle elektronik oy sistemi getirmek isteyen AKP, firmalardan brifing aldı.

BOLD – Kamuoyu araştırmalarında oy oranı yüzde 30’lara kadar gerilediği görülen AKP’de oy verme sisteminin değişmesi gündemde. AKP, zarfsız, elektronik veya parmak iziyle oy kullanılması için çalışmalar yürütüyor.

ELEKTRONİK OY KULLANMA MASADA

2023 seçimlerinde uygulanmak üzere Seçim ve Siyasi Partiler Yasası değişikliği ile ilgili çalışmasını sürdüren AKP, oy verme sisteminin de gözden geçirilmesi tartışılıyor. Elektronik oy kullanma ve parmak iziyle oy kullanma seçenekleri değerlendiriliyor. Yeni sistemle oy pusulalarının konulduğu zarfın kaldırılması planlanıyor. Türkiye’deki herkesin çipli kimlik kartına geçmesi halinde parmak izi ile oy kullanma yönteminin hayat geçirilebileceği hedefleniyor. Sandık başında parmak izi, kimlik kartıyla uyuşanlar ancak oy pusulası çıktısı alabilecek ve kabine giderek oyunu kullanabilecek.

FİRMALAR ELEKTRONİK SİSTEMLE İLGİLİ SUNUM YAPTI

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan AKP’li bir yetkili, zarfsız oy kullanmak için yasal değişiklik gerektiğini ve konuyu Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gündemine getireceklerini belirterek, “Türkiye oy zarfı kullanan iki ülkeden birisi. Bu, birçok soruna yol açıyor. Bunu Yüksek Seçim Kurulu’na da, muhalefete de önermeyi düşünüyoruz” dedi. AKP’li yetkili, bazı firmaların kendilerine gelerek elektronik oy kullanımına olanak tanıyan cihazlarla ilgili sunum yaptığını açıkladı. Sistemin daha çok eğitim düzeyinin yüksek olduğu ülkelerde kullanıma uygun olduğunu söyleyen AKP’li yetkili, sistemi kullanmanın cihazın kullanımında yaşanabilecek olası sıkıntılar nedeniyle oy zayiatına neden olacağını düşünüyor.

2017’DEKİ SKANDAL İÇİN DEĞİŞİKLİK YAPILACAK

AKP, 2017’deki başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliğinde yaşanan ve YSK’nın geçerli saymasıyla değişikliğin onaylandığı mühürsüz oy tartışmalarına neden olan oy zarfı kullanımına son verilmesini planlıyor. Bu çerçevede, seçmenin tercihini yaptıktan sonra oy pusulasını koyduğu zarf sistemi artık kullanılmayacak. AKP, üzerinde çalıştığı bu önerisini YSK’nın gündemine de getirecek.

 

Erdoğan rejimindeki büyük sızıntı

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan ve AKP’nin tek umudu yeni bir 15 Temmuz mu?

Son iki genel geçimler öncesi kanlı süreçlerden geçen Türkiye’de, seçim konuşulurken hem siyasi liderler hem de vatandaşlar endişeli. 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan bombalı eylemler ve 15 Temmuz sonrası oluşan korku ikliminde iktidarının devamını sürdürmeyi başaran AKP’nin tüm anketlere göre eriyor olması kaygıları daha da arttırırken, siyasi suikastlar iddiası dillerden düşmüyor.

BOLD – Türkiye 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Genel Seçimlere, 5 Haziran’daki HDP’nin Diyarbakır mitingine yönelik bombalı saldırının gölgesinde girdi. IŞİD tarafından üstlenilen saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 400’e yakın kişi de yaralandı. Gerilimli bir atmosferde girilen seçimlerde AKP, yüzde 40,8 oy aldı ve kurulduğu 3 Kasım 2002’den beri ilk kez Meclis çoğunluğunu kaybetti. HDP ise yüzde 13,1 oy alarak, 80 milletvekili çıkardı ve böylelikle tarihinin en yüksek oyunu aldı. AKP’nin iktidardan düşmesi için Selahattin Demirtaş’ın önderliğindeki HDP’nin dışarıdan destekleyeceği CHP-MHP koalisyonu seçeneği konuşuldu. Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hiçbir koalisyon teklifine yanaşmayarak yeniden seçim istedi.

ÇÖZÜM SÜRECİNİ BİTİRDİ

Seçim hezimetini kaldıramayan Erdoğan ise, AKP ve HDP’lilerin katılımıyla açıklanan 10 maddelik ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını açıkladı. Bu gelişme ile çözüm süreci de rafa kalkmış oldu.

Bu tarihten sonra Türkiye kanlı bir döneme girdi.

SURUÇ’TAKİ BOMBALI SALDIRI

20 Temmuz’da Şanlıurfa’nın Suriye sınırındaki Suruç ilçesinde, sınırın öte yanındaki Kürt yerleşim merkezi Kobani’ye yardım götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklaması yaptığı sırada intihar saldırısı düzenlendi. IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı.

CEYLANPINAR’DAKİ POLİS CİNAYETLERİ

Suruç katliamından yalnızca iki gün sonra, çözüm sürecinin sonunu getiren ve perde arkası hala ortaya çıkarılmayan bir diğer olay, 22 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşandı. İlçedeki iki polis, evlerinde başlarından vurularak öldürüldü. PKK önce kendilerine bağlı “Apocu Fedailer” adlı bir grubun saldırıyı gerçekleştirdiğini ilan etse de, sonraki günlerde olay ile ilgisi olmadığını açıkladı. Cinayetlerin gerçek faillerine ise ulaşılamadı.

YENİ SEÇİM KARARI VE KANLI ÇATIŞMALAR

7 Haziran’dan sonra AKP ile CHP arasında başlayan hükümet kurma görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Erdoğan 26 Ağustos 2015 tarihinde seçimlerin yenilenmesi kararını verdi. Türkiye siyasal tarihinde bir ilk olan bu seçim yenileme kararında, yeni seçim tarihi olarak 1 Kasım belirlendi. Seçim kararından sonra devlet ile PKK arasındaki çatışmalar alevlendi. 6 Eylül’de Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker yaşamını yitirdi. 8 Eylül’de ülke genelinde HDP binalarına saldırılar gerçekleşti.

GAR KATLİAMI

7 Haziran-1 Kasım arasındaki sürecinde Türkiye’nin o güne kadarki en kanlı terör saldırısı gerçekleştirildi. 10 Ekim’de Ankara’daki barış mitingine gelenlere IŞİD bombalı saldırı düzenledi. İki canlı bombanın saldırısında 102 kişi yaşamını yitirdi.

AKP YENİDEN TEK BAŞINA İKTİDAR

Kabus gibi beş ay yaşayan Türkiye, 1 Kasım 2015’te yeniden sandık başında gitti. AKP, yüzde 49,5 oy ve 317 milletvekili ile sandıktan tek başına iktidar olarak çıktı.

ESKİ AKP’LİLERDEN YENİ PARTİ ÇALIŞMASI

AKP tarihinin en yüksek oy oranını alan Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ın talimatıyla istifa etti. Partinin kurucuları ve eski milletvekili ve bakanların Erdoğan’a yönelik eleştirileri de artmaya başladı.

AKP’nin kurucuları arasında yer alan ve bakanlık, milletvekilliği yapmış isimlerin art arda Hamamönü’nde çalışma ofisi tutmaya başlaması “Yeni bir siyasi hareket mi kuruluyor?” sorusunu akıllara getirdi.

Eski Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Arınç’a destek veren eski parti sözcüsü Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu döneminde partiden uzaklaşan eski Spor Bakanı Suat Kılıç, eski Sanayi Bakanı Nihat Ergün ve eski Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı’nın Ankara’nın Hamamönü semtinde çalışma ofisi tuttuğu iddia ediliyordu.

O dönem Hürriyet yazarı olan Nuray Babacan Abdullah Gül liderliğinde AKP’li muhaliflerin, Hamamönü’nde Erdoğan’a karşı toplandığını yazdı.

AKP ve destekçilerini 7 Haziran sonrasına benzer bir iktidar korkusu sardı. AKP yanlısı Akit, “Abdullah Gül İngiltere’den icazet aldı parti kuruyor” manşetiyle çıktı.

15 TEMMUZ SONRASI

15 Temmuz sonrası siyasi hesapların tamamı yine değişti. Daha önce defalarca karşı olduğunu beyan eden Bahçeli’nin sürpriz bir şekilde Başkanlık teklifinin Meclis’e getirilmesini istedi. İki partinin oylarıyla Ocak 2017’de mecliste kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne 16 Nisan 2017’de gerçekleşen anayasa referandumunda yüzde 51,2’ye karşılık yüzde 48,8 ile halktan onay çıktı. Böylece Erdoğan 15 Temmuz sonrası ilk siyasi zaferini aldı.

Erdoğan 2. zaferini ise 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldı. Erdoğan ilk turda oyların yüzde 52,6’sını alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçim ile birlikte Türkiye’de parlamenter demokrasi ortadan kalkarken yürütme gücünün tek bir kişide toplandığı fiili başkanlık sistemi başladı.

AKP ERİYOR SİYASİ SUİKAST İDDİALARI GÜNDEMDE

Türkiye’de sürpriz olmazsa genel seçimler 2023’te yapılacak. Herkesin beklentisi ise erken seçim. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, faiz ve döviz kuru yüzünden zorda olan AKP ise anket sonuçlarına göre yüzde 32’nin altında. Son iki genel seçim öncesi kanlı süreçler geçiren Türkiye’de muhalif siyasi liderler endişeli.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin ziyaretinde, Tayyip Erdoğan’ın iktidardan gitmemek için her yolu deneyeceğini savunarak, “Siyasi cinayetler kaygım var” görüşünü dile getirdi.

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın da Sözcü gazetesinde yer alan röportajında “siyasi suikastler yapılacağı yönünde bizim da aldığımız duyumlar var” diye konuştu.

AKP’de yepyeni kavga! Meydanı Hulusi Akar’a bırakmak istemeyen AKP’liler de harekete geçti

Okumaya devam et

Popular

Shares