Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Avrupa’dan Türkiye’ye ‘İstanbul Sözleşmesi’ çağrısı

Avrupa Birliği ülkelerinden 24 bakan, Türkiye’yi İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını yeniden gözden geçirmeye, imzacı olmayan Avrupa Konseyi üyesi ülkelerini de bir an evvel anlaşmayı onaylamaya davet etti. Ankara’daki 19 ülkenin büyükelçilikleri de benzer bir çağrı yaptı.

BOLD – Avrupa Birliği ülkelerinden 24 bakan, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının 10’uncu yıldönümü dolayısıyla bir makale yayınladı. Bakanlar Türkiye’yi “sözleşmeden çekilme kararını” yeniden gözden geçirmeye, imzacı olmayan Avrupa Konseyi üyesi ülkelerini de bir an evvel anlaşmayı onaylamaya davet etti.

19 ülkenin Ankara büyükelçilikleri de İstanbul Sözleşmesi’nin 10’uncu yıldönümü nedeniyle benzer bir açıklama yaptıı.

14 ÜLKEDEN 24 BAKAN MAKALE YAYINLADI

Avrupa Birliği üyesi 14 ülkeden 24 bakan, 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 10’uncu yıldönümü dolayısıyla, Fransız Le Monde gazetesinde ortak bir makale yayınladı.

İstanbul Sözleşmesi’nin 1990’lı yıllarda başlayan bir dizi Avrupa girişiminin sonucu olduğu vurgulanan makalede, 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren sözleşmeyi bugüne kadar 33 ülkenin imzaladığı, onayladığı ve uyguladığı vurgulandı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede kapsamlı bir yaklaşım sunan ilk yasal ve bağlayıcı metin olan sözleşmeye imza atan ülkelerden 11’inin onaylamadığı, son olarak bir ülkenin ise (Türkiye) çekildiği belirtildi.

İstanbul Sözleşmesi’nin son dönemde eşi görülmemiş bir yanlış yorumlanma ve dezenformasyon ile karşı karşıya kaldığı vurgulanan makalede, “Sözleşmeyi İstanbul’da imzalayan ilk ülke olan Türkiye’nin bu adımı, endişelerimizin ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. Türkiye’de ve başka yerlerde kadın ve kız çocuklarıyla dayanışmamızı ifade etmek istiyoruz. Türkiye’yi bu kararını yeniden gözden geçirmeye davet ediyoruz. Avrupa Konseyi üye devletlerini de bu tarihi anlaşmayı imzalamaya ve onaylamaya çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Makaleye Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İtalya, İspanya, İrlanda İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Avusturya ve Estonya’dan dışişleri ve eşitlik bakanları başta olmak üzere birçok bakan imza attı.

19 AVRUPA ÜLKESİNİN BÜYÜKELÇİLİĞİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

İstanbul Sözleşmesi’nin 10’uncu yıldönümünde 19 ülkenin Ankara’daki dış temsilciliği de ortak bir açıklama yaparak Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararını yeniden gözden geçirmesini istedi.

“Herkes için, daha iyi bir gelecek için İstanbul Sözleşmesi” başlıklı açıklamada büyükelçiler, Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararını yeniden gözden geçirmesini umduklarını belirtti.

Açıklama, Avusturya, Belçika, Çekya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Yeni Zelanda’nın Ankara büyükelçilikleri tarafından yapıldı.

ÇEKİLME KARARININ İPTAL EDİLMESİNİ UMUYORUZ

Ankara’nın 2011 yılından itibaren on yıl boyunca sözleşmeye önemli ve takdire şayan katkılarda bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu nedenle, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının 10’uncu yıldönümü vesilesiyle, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin aldığı çekilme kararını iptal etmesi umudumuzu içtenlikle ifade etmek isteriz” denildi.

ULUSAL ÖNLEMLER YETERSİZ

Açıklamada, ulusal önlemlerin tek başına İstanbul Sözleşme’siyle aynı koruma düzeyine ulaşmadığına da vurgu yapılarak, iddia edildiği gibi cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ile ilgili de gizli bir gündemin sözleşmede yer almadığı ifade edildi.

TÜRKİYE İLK İMZALAYAN VE ONAYLAYAN ÜLKE

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de 20 Mart’ta yayımlanan Karar’a göre, Bakanlar Kurulu Kararı ile 2011’de onaylanan ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ feshedildi.

Avrupa Konseyinin ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ İstanbul’da imzalandığı için uluslararası camiada ‘İstanbul Sözleşmesi’ olarak biliniyor.

Türkiye, 2011 yılında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülkeydi. Toplamda 46 imzacısı bulunan Sözleşme, 11 ülkenin onayıyla 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girmiş ve Temmuz 2019 itibariyle 34 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da onaylanmıştı.

ÇEKİLEN İLK ÜLKE TÜRKİYE

Sözleşme, uluslararası hukukta kadına karşı şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın sonuçları olduğuna vurgu yapan ilk sözleşme olma özelliğine sahip.

Türkiye, söz konusu anlaşmayı imzaladıktan sonra, anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu.

Sözleşmenin en erken yürürlüğe girdiği ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya oldu.

Avrupa Birliği ise sözleşmeyi 13 Haziran 2017 tarihinde imzaladı.

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan Avrupa Konseyi üyesi bazı devletler, onu onaylamayarak uygulamaya koymadı.

Macaristan, Bulgaristan, Slovakya ve Letonya gibi bazı ülkeler İstanbul Sözleşmesini onaylamayı reddediyor.

SÖZLEŞMENİN AMACI NEDİR?

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı.

Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak.

Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor.

Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.

Sedat Peker Kıbrıs’ı da karıştırdı

Dünya

Biden-Erdoğan görüşmesi: Çözüm bir başka bahara kaldı

Biden-Erdoğan görüşmesi sonrası her iki lider de ‘yumuşak’ ifadelerle görüşmeyi değerlendirdi ancak basın toplantılarında kullandıkları cümleler sorunların çözümü noktasında ilerleme sağlanamadığını gösterdi. Daha önce defalarca Biden’a ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıması dolayısıyla hesap soracağını söyleyen Erdoğan, görüşme sonrası “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” dedi.

BOLD – 20 Ocak’ta göreve gelmesinin ardından ABD Başkanı Joe Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Brüksel’de ilk kez yüz yüze bir görüşme yaptı. Görüşmeden sonra ‘diplomatik’ bir dille yumuşak mesajlar verildi.

Görüşme sonrası Erdoğan’ın “Türkiye ABD ilişkilerinde çözülemeyecek hiçbir mesele yok” ve Biden’ın “Türkiye ile gerçek bir ilerleme sağlayacağımızdan eminim” ifadesi iki ülke arasındaki sorunlara çözüm konusunda bir gelişme olmadığını ortaya koydu.

Görüşmeden akıllarda kalan en ilginç cümle ise Biden’a 1915 olaylarını ‘Ermeni Soykırımı’ olarak tanımasının hesabını soracağını ve bunu gündeme getireceğini defalarca ifade eden Erdoğan’ın , “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” sözleri oldu.

ABD Başkanı Joe Biden ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

İki ülke arasındaki baş başa ve heyetlerarası görüşmeler öncesi Erdoğan ve Biden NATO Zirvesi öncesindeki hazırlık toplantısında da ayaküstü sohbet ettiler.

BAŞBAŞA GÖRÜŞME: NOT ALAN YOK, DİPLOMAT VEYA BAKAN YOK

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden, NATO Zirvesi kapsamında, NATO Karargahı’nda bir araya geldi.

İki liderin saat 18.00’de başlaması gereken görüşme 1 saat sarktı. Biden ve Erdoğan, önce not alan olmadan, diplomat veya bakanın olmadığı, sadece iki çevirmenin olduğu baş başa bir görüşme gerçekleştirdi.

19.00’da başlayan baş başa görüşme 45 dakika sürdü. Baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye geçildi. Heyetler arası görüşme de 40 dakika sürdü.

Erdoğan, görüşme sonrası basın toplantısında da, “Pozitif ve verimli bir toplantı yaptık. Toplantının çoğu baş başaydı.” dedi.

Heyetlerarası görüşmede Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan eşlik etti.

Görüşmeye ABD tarafından ise Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Savunma Bakanı Lloyd Austin, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Başkan’ın Özel Danışmanı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Avrupa İşleri Kıdemli Direktörü Amanda Sloat, ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield ve Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa ve Avrasya Direktörü Kevin Boyd katıldı.

MASADA ‘TÜRKİYE’NİN TERÖRLE MÜCADELESİ’ KİTABI

Erdoğan’ın Biden ile yaptığı baş başa görüşmede masada Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2019 yılında yayına alınan “Turkey’s Fight Against Terrorism” (Türkiye’nin terörizme karşı mücadelesi) isimli kitap olduğu görüldü.

90 sayfalık kitapta, Türkiye’nin PKK, YPG, IŞİD gibi terör örgütlerine yönelik, uğradığı saldırılara karşı ülke içinde ve dışında düzenlenen operasyonlar anlatılıyor.

“HAMDOLSUN HİÇ GÜNDEME GELMEDİ”

Görüşmenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, toplantının ‘samimi ve yapıcı geçtiğini’ aktardı.

“Görüş ayrılığı yaşadığımız meseleleri ve işbirliği imkanlarını yapıcı bir yaklaşımla ele aldık” diyen Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde işbirliğimizi artıracağız, çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, tam tersi işbirliği alanlarının daha zengin bir görünüm sergilediğini düşünüyoruz” dedi.

Erdoğan, Brüksel’e yola çıkmadan önce Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak kabul etmesini gündeme getireceğini defalarca ifade etmiş ve görüşmeden bir gün önce Türkiye’de havaalanında yaptığı açıklamada, “24 Nisan bizler için maalesef çok çok olumsuz bir süreç oldu. Böyle bir yaklaşımı tabii ki beklemezdik. Ama bu yaklaşım bizleri ciddi manada üzmüştür. Ve bunu gündeme getirmeden geçmeyi tabii doğru bulmamız mümkün değil.” ifadelerini kullanmıştı. Ancak Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında bu konunun konuşulmadığını aktardı.

Erdoğan’ın konunun görüşmede gündeme gelmediğini ifade ederken kullandığı “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” ifadesi ise oldukça dikkat çekiciydi.

“ÇÖZÜLMEYECEK BİR MESELE OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

S-400 krizi ve F-35’ler konusunda görüşlerini Biden’a ilettiğini ifade eden Erdoğan, “Her alanda verimli bir işbirliği dönemine başlama noktasında güçlü bir iradenin olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki dönemde işbirliğimizi artıracağız. Çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, tam tersi işbirliği alanlarının daha zengin bir görünüm sergilediğini düşünüyoruz.” dedi.

AFGANİSTAN VE KABİL HAVALİMANI’NIN KONTROLÜ

Erdoğan, bir soru üzerine ABD ve NATO’nun Afganistan’dan çekilmeye hazırlandığı bu dönemde Afganistan konusunun da gündeme geldiğini söyledi.

“Afganistan konusundaki düşüncelerimizi açık bir şekilde Biden’a ifade ettim” diyen Erdoğan, “Eğer Afganistan’dan çıkmamız istenmiyorsa, özellikle orada belirli bir desteğin verilmesi isteniyorsa, diplomatik, lojistik, bunun yanında mali konularda Amerika’nın bize vereceği destek büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “Taliban gerçeğini kenara koymak mümkün değil. Şu an itibariyle bir mutabakat söz konusu. Bir sıkıntı söz konusu değil” dedi.

Erdoğan, Pakistan ve Macaristan’ı da Afganistan’da yanlarına almak istediklerini Biden’a aktardığını kaydetti.

Türkiye, belli koşullar halinde, NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlamayı önermişti. Ancak hızla ülkenin kontrolünü ele geçirmeye başlayan Taliban öneriyi karşı çıkmış ve Türkiye’nin ABD ile yapılan anlaşma çerçevesinde NATO ile birlikte ülkeden çıkması gerektiğini ifade etmişti.

ERDOĞAN, BİDEN’I TÜRKİYE’YE DAVET ETTİ

Erdoğan, bir başka soru üzerine, Biden’ı Türkiye’ye davet ettiğini, Biden’ın yoğunluk geçtikten sonra Türkiye’yi ziyaret edebileceğini söylediğini de aktardı. Erdoğan, kendisinin ABD’ye gidip gitmeyeceği sorusu üzerine de, “Niye gitmeyeyim?” diyerek, yakında BM Genel Kurulu toplantılarının olacağını ve BM binasının karşısında yeni Türk Evi’nin açılışını yapmayı planladıklarını hatırlattı.

“GERÇEK BİR İLERLEME KAYDEDECEĞİMİZE İNANIYORUM”

ABD Başkanı Biden Brüksel’deki NATO Zirvesi kapsamındaki temaslarının ardından planlanan basın toplantısını 2,5 saati aşkın bir gecikmeyle düzenledi.  Biden, Erdoğan’la yaptığı görüşmeyi olumlu ve verimli olarak tanımladı.

Biden, Erdoğan ile görüşmesine dair yaptığı açıklamada, “Ülkelerimiz büyük gündemlere sahip. Ekiplerimiz tartışmalarımızı sürdürecek, ABD ve Türkiye olarak büyük gelişme kaydedeceğimizi düşünüyorum” dedi.

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

Okumaya devam et

Dünya

NATO 2030 planında Çin’i hedefe koydu

NATO liderleri Brüksel’deki zirvenin ardından yayımladıkları bildiride, Çin’i Batı ittifakına karşı bir güvenlik riski olarak nitelendirirken, Genel Sekreter Jens Stoltenberg de üye ülkeleri Çin’e karşı birlikte hareket etmeye çağırdı.

BOLD – NATO, Brüksel’de gerçekleştirdiği zirvede kabul ettiği 2030 planında Çin’i hedefe koydu. Zirve sonrası yayınlanan bildiride, “Çin’in hırsları ve iddialı tavırları mevcut kurallara dayalı uluslararası düzene ve ittifakın güvenliğiyle ilgili alanlara sistematik olarak meydan okuyor” denildi.

ABD Başkanı Joe Biden ilk kez katıldığı zirvede, ittifaka bağlılığını teyit ederken liderler zirvede yeni strateji konsepti “NATO 2030″u kabul etti. Zirve sonunda yayınlanan sonuç bildirisinde ise “uluslararası düzene yönelik sistematik bir sınama” olarak nitelendirilen Çin’e ilk kez geniş bir yer ayrıldı.

NATO Aile Fotoğrafı

Zirve sonrası yayınlanan ortak bildiride, Çin’in nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği, ordusunun modernizasyonunda “muğlak” olduğu ve Rusya ile askeri işbirliği yaptığı kaydediliyor.

Bildiride şu ifadeler yer alıyor:

“Çin’in sık sık şeffaf olmamasından ve dezenformasyona başvurmasından endişe duyuyoruz.”

Zirvenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Jens Stoltenberg de, Çin’in dünyanın en büyük ekonomisi olduğunu hatırlatarak, “Çin’in yükselişine bir ittifak olarak birlikte cevap vermeye ihtiyacımız var” dedi.

Zirveden çıkan bu sonuç, Çin’in otoriterliğine ve büyüyen askeri gücüne karşı durmayı öncelik ilan eden ABD Başkanı Joe Biden’ın diplomatik bir zaferi olarak görülüyor.

ÇİN VE RUSYA’YA KARŞI BİRLİKTELİK MESAJI

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg

Genel Sekreter Jens Stoltenberg, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında zirvede ‘ittifak için yeni bir sayfa açtıklarını’ belirtti.

“Küresel rekabetin” yaşandığı bu dönemde Avrupa ve Kuzey Amerika’nın NATO çerçevesinde “güçlü duruş” sergilemesi konusunda müttefikler arasında görüş birliği olduğunu kaydeden Stoltenberg, “Özellikle de Çin ve Rusya gibi otoriter rejimlerin kurallara dayalı uluslararası düzene meydan okuduğu bir dönemde” ifadesini de sözlerine ekledi.

NATO ile Rusya arasındaki ilişkilerin Soğuk Savaş’tan bu yana “en düşük düzeyde” olduğunu ifade eden Stoltenberg, “Moskova’nın saldırgan eylemlerinin” güvenliği tehdit ettiğini vurguladı. Stoltenberg, buna rağmen NATO’nun “kendi pozisyonunu anlatmak, yanlış anlaşmaları engellemek ve gerilim tırmanmasını önlemek” için diyaloğa hazır olduğunu söylerken, Ukrayna ve Gürcistan ile NATO’nun dayanışma içinde olduğu mesajını da verdi.

TÜRKİYE’NİN GÜVENLİK TEDBİRLERİNE KATKI HATIRLATILDI

“Zorlu güvenlik ortamına yanıt olarak ortak bir duruş sergilemeye ve birlikte hareket etmeye devam ediyoruz” denilen sonuç bildirgesinde, Türkiye için güvenlik tedbirlerine katkının artırıldığı belirtildi.

Bildiride, “Türkiye için güvenlik tedbirlerine katkılarımızı artırdık ve bunların tam olarak uygulanmasına yönelik bağlılığımız sürüyor” ifadesi kullanıldı.

Ayrıca Suriye’den Türkiye’ye gelebilecek tehditlere ilişkin olarak da Suriye’nin NATO ve müttefiklerinin topraklarına kadar ulaşabilecek kısa menzilli balistik füzelerinin olduğu hatırlatıldı. Bildiride, “Suriye’den Türkiye’yi vurabilecek veya hedef alabilecek füzelere karşı tetikte olmayı sürdürüyoruz. Suriye’den gelen balistik füze tehdidine karşı gözlem ve değerlendirmelere devam ediyoruz” denildi.

KABİL HAVALİMANI KONUSUNDA KARAR VERİLMEDİ

Genel Sekreter Jens Stoltenberg, Afganistan’daki uluslararası Kabil Havalimanı’nın kontrolünün ve güvenliğinin NATO’da kalmaya devam edeceğini ancak bunun nasıl yapılacağı konusunda henüz net bir karar alınmadığını açıkladı.

Stoltenberg, zirvede Afganistan’la ilgili olarak

  • Afgan güvenlik güçlerine maddi kaynak aktarılması,
  • Afgan özel kuvvetlerine ülke dışında eğitimler verilmesi,
  • NATO’nun Afganistan’da sivil varlığını sürdürmeye ve danışmanlık yapmaya devam etmesi,
  • Havalimanı ve diğer bazı altyapıların güvenliğinin sağlanması

konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi.

SİBER GÜVENLİK VE UZAY TEKNOLOJİLERİNE VURGU

Bunların yanı sıra zirvede Stoltenberg 30 NATO ülkesinin 8 konuda oybirliği ile karar aldığını açıklayarak o konuları da şöyle sıraladı:

  • Siyasi dayanışma, işbirliğinin ve iletişimin genişletilmesi. Bunun için daha sık toplantı ve müttefikler arasında daha sık ve yoğun bilgi akışı,
  • Daha caydırıcı bir savunma kapasitesine kavuşmak. Bunun için de askeri, sivil ve altyapı olarak üç bütçede daha fazla harcama,
  • Ulusal hedefler konularak toplumsal dirençlerin arttırılması. Gerek salgınlar gerek dezenformasyon gerekse siber güvenlik alanlarında daha güçlü hale gelmek,
  • Teknoljik üstünlüğün kazanılması ve bunun olması için üniversitelerin ve start upların birlikte çalışabileceği teknoloji merkezlerinin kurulması. Bununla birlikte bu ortak araştırma ve çalışmalar için inovasyon fonu oluşturulması,
  • Uzak bölgelerde daha güçlü ortaklıklar kurulması. Asya Pasifik, Afrika ve Latin Amerika’daki ülkelerle yakınlaşma girişimleri,
  • Ukrayna ve Gürcistan güvenlik güçlerine eğitimler verilmesi ve kapasite arttırımının sağlanması,
  • İklim değişikliğine karşı askeri operasyonlar ve NATO aktivitelerinde daha az emisyon salınımının sağlanması. Askeri olanaklar kullanılarak emisyonların daha sık ölçümlerinin yapılması
    2022’de yeni stratejik konseptin oluşturulması için çalışmaların hızlanması
  • NATO siber alan ve uzayda da yeni güvenlik planlarına ve yatırımlarına başlanması.

Liderler, siber güvenlik ve uzay alanlarına özel olarak eğildi. Bu iki alanın, NATO’nun daha aktif olması ve güvenliği sağlaması gereken yeni alanlar olduğu kabul edildi. Siber alanda askeri bir planlama ile en yeni teknolojilerin adapte edilmesi gerekliliği kayda alındı. Ayrıca NATO’nun sivil, askeri ve altyapı yatırım bütçelerinin tamamında arttırıma gidilmesi de kararlaştırıldı.

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

Okumaya devam et

Dünya

Cenevreli kadınlar ‘Saygı’ için sokakta

İsviçre’nin Cenevre kentinde kadın örgütleri artan ücret farklılıkları, ayrımcılık, kadınlar için düşük olan emeklilik maaşlarının düzeltilmesi talebiyle ‘saygı’ eylemi düzenledi.

BOLD – İsviçre Sendikalar Birliği (USS) öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik tüm İsviçre’de de yapıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Kırık Sandalye gösteri alanında toplanan yüzlerce kişi, ellerindeki pankartlarla gelir adaletsizliğini ve emekli haklarındaki eşitsizliği mor renkle protesto etti.

Kadınlar için artan ücret farklılıkları, ayrımcılık, kadınlar için düşük olan emeklilik maaşları, yetersiz çocuk bakım hizmetleri gibi konularda adaletsizlik olduğuna vurgu yapılan gösteride yetkililerden daha iyi ücret, daha iyi emekli maaşı ve saygı talep edildi.

Salgın döneminde kadınların çoğunlukta olduğu birçok işin öneminin ortaya çıktığına dikkat çekilen eylemde ayrıca, satışta, bakımda veya temizlikte kadınların önde, çalışma koşullarının ve ücretlerinin geride kaldığı hatırlatıldı. Etkinliğe birçok sivil toplum kuruluşu farklı ülkelerin yöresel ezgileri ve danslarıyla destek verdi. Etkinlik sonunda kalabalık grup Gare Cornavin alanına kadar yürüdü.

ABD ve NATO çekiliyor: Türkiye, Afganistan bataklığında tek başına mı kalacak?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0