Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Cezaevlerinde kaç insan koronavirüsten öldü?

Türkiye’yi Mart 2020’de etkilemeye başlayan koronavirüs salgınının üzerinden 14 ay geçti. Bu süre içinde cezaevlerinde Kovid-19 nedeniyle resmi açıklamaya göre 9, İHD’nin araştırmasına göre 17 insan hayatını kaybetti. Bold Medya olarak ise koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, ölüm tarihini, kaldığı cezaevini tespit ettiğimiz mahpus sayısı 14.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ANALİZ 

Bir hafta içinde Türkiye cezaevlerinde 3 insan koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Afyon Bolvadin Cezaevinde virüs kapan makine mühendisi Ali Orhan 4 Mayıs’ta, Çanakkale E Tipi Cezaevinde hastalanan Yrd. Doç. Halil Şimşek 5 Mayıs’ta, Silivri 5 Nolu Cezaevinde korona olan eski yarbay Erdal Kılınç ise 12 Mayıs’ta öldü.

Türkiye’yi 14 Mart 2020’de etkisi altına alan salgın nedeniyle bugüne kadar cezaevlerinde kaç kişi öldü? Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı 9 rakamı doğru mu? İnsan hakları dernekleri bu konuda ne diyor?

DOKUZ MAHPUS MU, YOKSA 17 MAHPUS MU?

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 18 Şubat’ta yaptığı resmi açıklamaya göre 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde 240 Kovid-19 vakası görüldü. Bu vakalar arasında bulunan 9 hükümlü virüse bağlı olarak yaşamını yitirdi. 18 Şubat’tan sonra medyaya yansıyan ölüm sayısı 4.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1 Nisan’da açıkladığı 2020 Cezaevleri Hak İhlalleri raporuna göre ise 14 Mart 2020’den itibaren Türkiye cezaevlerinde 17 mahpus koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Raporda ayrıca 20 farklı hapishaneden 489 tutuklunun Kovid-19’a yakalandığına dair İHD’ye başvuru yapıldığı bilgisi yer aldı.

TEADAVİ VE MUAYENE TALEPLERİNE GEÇ CEVAP VERİLİYOR

Resmi rakamlara göre cezaevlerinde şu anda 276 bin tutuklu var. İHD’nin raporuna göre Türkiye hapishaneleri mahpus sayısı bakımından tarihinin en yoğun dönemini yaşıyor ve bu durum yoğun hak ihlâllerini de beraberinde getiriyor. İHD raporunda, koronavirüs belirtisi gösterenlerin “muayene ve tedavi taleplerinin karşılanmadığı ya da geç cevap verildiğine” ilişkin çok sayıda başvuru aldıklarını belirtiyor.

Bold Medya olarak bizim yaptığımız araştırmaya göre ise 14 Mart 2020’den itibaren cezaevlerinde koronavirüs nedeniyle ölen; adını, yaşını, mesleğini, ölüm tarihini ve kaldığı cezaevini tespit edebildiğimiz kişi sayısı 14. Arif Yıldırım ve İsmet Nice adlı iki mahpus dışında hepsinin de fotoğrafına ulaştık. İşte o isimler…

1- Mehmet Yeter (70), 3 Nisan 2020, Bafra T Tipi Cezaevi ve Samsun Cezaevi.

2- İsmet Nice (60), 4 Nisan 2020, Şakran Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

3- Arif Yıldırım (70), 14 Nisan 2020, Ankara Sincan Cezaevi (fotoğrafına ulaşamadık).

4- Veysel Atasoy, polis, 12 Eylül 2020, Kütahya Tavşanlı Cezaevi.

5- Yunus Gökgöz (30), memur, 10 Ekim 2020, İzmir Buca Cezaevi.

6- Hüseyin Özen (49), Bursa Telekom Bölge Müdür Yardımcısı, 14 Kasım 2020, Bursa H Tipi Cezaevi.

7- Kemal Polat (68), emekli şoför, 6 Aralık 2020, Kahramanmaraş Türkoğlu.

8- Metin Yücel (51), Avukat, 18 Ocak 2021, Düzce Cezaevi.

9- Kahraman Sezer, Diyarbakır Çevik Kuvvet eski Şube Müdürü, 30 Ocak 2021, İskenderun T Tipi Cezaevi.

10- Ersoy Karamustafa (44), Din Kültürü Öğretmeni, 13 Şubat 2021, Manisa T Tipi.

11- Önder Ateş (45), İngilizce öğretmeni, 3 Mart 2021, Samsun T Tipi Cezaevi.

12- Ali Orhan (56), makine mühendisi, 4 Mayıs 2021, Afyon Bolvadin Cezaevi (12 Nisan’da tahliye edilmişti).

13- Yrd. Doç. Halil Şimşek (53), 5 Mayıs 2021, Çanakkale E Tipi Cezaevi.

14- Yarbay Erdal Kılınç (48), 12 Mayıs 2021, Silivri 5 Nolu Cezaevi.

VAKALAR SAKLANIYOR MU?

Salgın başladığından bu yana cezaevlerindeki koronavirüs vakalarının saklandığı bilinen bir gerçek. Sincan Cezaevinde virüs kaptıktan sonra 14 Nisan 2020’de hayatını kaybeden 70 yaşındaki Arif Yıldırım’ın ölüm nedenini ortaya çıkardığı için insan hakları savunucusu HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında soruşturma başlatıldı. Gergerlioğlu ayrıca geçen yıl haziran ayında “Dalaman Açık Cezaevi’nden tahliye olduktan sonra vefat eden başka bir mahpus da var. Tahliye sonrası aileyle konuştum. Nusaybin’de yaşıyorlar. Bu mahpus da koronadan öldü.” demişti.

ÇELİŞKİLİ RESMİ AÇIKLAMALAR

Cezaevlerindeki vakaların saklandığına dair en kuvvetli delil, 3 Nisan 2020’de Samsun Cezaevinde koronavirüse yakalanıp ölen Mehmet Yeter ile ilgili iki ayrı resmi kurumdan yapılan çelişkili açıklamaydı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün 3 Nisan 2020’de yaptığı, Cumhuriyet Savcısı Serhan Güven imzalı açıklamaya göre Mehmet Yeter, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti ve cenazenin bekletilmesi riskli olduğu için ailesine ulaşılmadan hemen defnedildi. Yeter’in ailesi ölümden ancak 5 gün sonra haberdar edildi ve oğlu Ferhat Yeter bu olaya isyan etti.

Sosyal medyada çok tepki çeken bu ölüm sonrasında 8 Nisan 2020’de Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı ikinci bir açıklama yapmak zorunda kaldı ve Mehmet Yeter’in koronavirüs nedeniyle değil, bacağındaki kangrene bağlı olarak hayatını kaybettiği ve ailesine de haber verildiği açıklandı.

Samsun ve Bafra olmak üzere iki cumhuriyet savcılığından açıklama yapılmasını nedeni; seker hastası Mehmet Yeter, 3 yıl Bafra Cezaevinde kaldıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle 16 Mart’ta Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir hafta sonra sol bacağı kangren nedeniyle kesildi. 26 Mart’ta taburcu edilen Yeter, Samsun Cezaevine gönderildi. Burada tekrar fenalaşan Yeter, 3 Nisan 2020’de öldü. Hangi açıklama doğru ve akla daha yatkın? Hemen defnedilmesini talimat veren 3 Nisan’daki mi, yoksa ölümünden 5 gün sonra yapılan açıklama mı?

 

BOLD ÖZEL

7.7 milyon kişi yeşil karta muhtaç yaşıyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleriyle halkın fakirliğini yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de yoksulluğun sembolü olan yeşil kartlı sayısı 7 milyon 769 bin 346 kişiye ulaştı. Yeşil kartlıların hastane ve eczane masraflarını devlet karşılıyor.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerine yönelik “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleri Türkiye’deki yoksulluğu gündeme taşıdı. AKP iktidarının vatandaşın fakir olmadığı savunmasını resmi kurumların kayıtları yalanlıyor.

İŞÇİ, MEMUR VE ESNAF SAYISI

SGK’nın aylık istatistik bültenlerinde yer alan sigortalı kayıtlarına göre, Mart 2021 itibariyle 21 milyon 464 bin 579 kişi zorunlu sigortalı. Bu kişiler SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı çatısı altında bulunuyor. Sigortalıların 15 milyon 381 bin 821’i işçi olarak SSK’da, 2 milyon 938 bin 150’si esnaf olarak Bağ-Kur’da, 3 milyon 144 bin 608 kişi ise memur olarak Emekli Sandığı’nda bulunuyor.

7.7 MİLYON KİŞİ YEŞİL KARTLI

Herhangi bir sigortası bulunmayan kişi sayısı ise 7 milyon 769 bin 346 kişi olarak kayıtlarda bulunuyor. Geliri asgari ücretin üçte birinden az olan bu vatandaşlar ‘resmi yoksul’ olarak kabul ediliyor. Yeşil kart uygulaması kapsamında bu kişilerin genel sağlık sigortası primlerini devlet ödüyor.

AKP’li belediye 2.5 milyon liralık ihaleyi partinin eski İBB meclis üyesine verdi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4 yılda 40 kilo kaybeden 72 yaşındaki tutsak Bekir Bayram ağlayarak yardım istedi

Isparta’da dört yıla yakın süredir tutuklu olan Bekir Bayram, geçen hafta koğuşta bayıldı. Cezaevinde kalbine stent takılan, 40 kilo kaybeden, 3-4 ay önce de koronavirüs geçiren Bayram, ilk defa ağlayarak yardım istedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

2 Kasım 2017’den beri Isparta E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan 72 yaşındaki kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve şeker hastası Bekir Bayram geçen hafta koğuşun tuvaletinde düşüp bayıldı. İdrar yollarında kanama olan ve vücudunda morluklar oluşan Bayram hastaneye kaldırıldı.

AĞLAYARAK YARDIM İSTEDİ

Dizlerindeki menisküs yırtıkları nedeniyle ayakta duramayan, ayaklarını sürüyerek, zorlukla yürüyebilen Bayram, kontrol için sürekli tekerlekli sandalyeyle hastaneye götürülüyor. Her hastane dönüşü karantina koğuşuna koyulan hasta mahpus, dün eşiyle yaptığı telefon görüşünde ağlayarak yardım istedi. Bayram eşine, “Avukata durumumu anlatın. Beni buradan çıkarsınlar, ev hapsi versinler, 4-5 ay iyi olayım, sonra yine gireyim” dedi.

CEZAEVİNDE KALBİNE STENT TAKILDI, 40 KİLO ZAYIFLADI

Kalbi yüzde 40 çalışan Bekir Bayram’ın kalbine cezaevine girdikten bir yıl sonra kalp yetmezliği nedeniyle stent takılmıştı. 130 kilo olarak hapse giren Bayram, dört yıl içinde 40 kilo kaybetti. 3-4 ay önce koğuşta da koronavirüs kapan Bayram, yaşlı ve kronik hastalıkları olan bir mahpus olarak hapiste yaşam mücadelesi veriyor.

“ÜÇ ARKADAŞI ZORLA YATAĞA KOYMUŞ”

Babasının tahliye edilmesi için Isparta İnfaz Hakimliği’ne dün dilekçe veren oğlu, “Babam 72 yaşındadır. Cezaevine girmeden önce de kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve diyabet hastasıydı. Yaklaşık 1 hafta önce koğuşun tuvaletinde bayılmış. Üç arkadaşı zorla kaldırıp yatağa koymuşlar. Sonrasında sık sık bayılmalar devam etmiş.” dedi.

“BABAM ÇOK HASTADIR, BELKİ DE HAYATININ SON GÜNLERİ…”

Babasının Isparta Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığını ifade eden oğlu, “İdrar yollarında kanama olmuş. Kendisi yürüyememektedir. Şahsi ihtiyaçlarını görecek gücü yoktur. Kısacası babam çok hastadır. Belki de hayatının son günlerini geçirmektedir. Fizyolojik ve psikolojik açıdan bitik durumdadır. Hastalıkları ve yaşı göz önünde bulundurularak ev hapsine çıkarılmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Isparta’da babasının butik otelinde çalışarak SSK’dan emekli olan Bekir Bayram, gençliğinde boya badana ve inşaat işleri yaparak geçimini sağladı. Bir dönem de Libya’da işçi olarak çalıştı.

Gülen Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan Bekir Bayram, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Amerika’ya yaptığı iki ziyaret nedeniyle ve tanık ifadelerine dayanılarak 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

4. evre kanser hastası Yusuf Özmen’i ikinci kez tutukladılar

Tümör akciğerine sıçrayan kanser hastası Yusuf Özmen, üç ay önce tutuklanıp hapse gönderildi. Daha önce 20 ay cezaevinde kalan Özmen’in hastalığı 4. evreye gelmişti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

4. evre yumurtalık kanseri olan gıda mühendisi Yusuf Özmen, 5 Mart 2021’de ikinci kez tutuklanıp Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildi. Yüzde 80 engelli raporu olan ve hastalığı artık ciğerlerine kadar sıçrayan Özmen’in cezaevinde kalmasında sakınca görülmedi.

Gülen Cemaati soruşturmaları kapsamında Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Özmen, Bylock kullandığı gerekçesiyle ve tanık ifadelerine dayanılarak 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararı onayladığı için tekrar hapse konulan Özmen’i, aynı Yargıtay hastalığını göz önünde bulundurarak 13 Eylül 2019’da tahliye etmişti.

CEZAEVİNDE KALABİLİR Mİ KALAMAZ MI?

Tekrar tutuklandıktan sonra rapor için İstanbul Adli Tıp’a gönderilen Özmen, Erzurum’da da defalarca hastaneye gidip gelmek zorunda kaldı. 3 ay karantina hücresinde tek başına kalan Özmen, geçtiğimiz hafta 5 kişilik koğuşa alındı.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi, 5 Mart’ta tutuklanan Yusuf Özmen’e ‘cezaevinde kalamaz’ raporu verdi. İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) ise ‘cezaevinde kalabilir’ dedi. 26 Nisan 2021’de hazırladığı raporda hastalığın ilerlediğini kaydeden İstanbul ATK, ‘eğer durumu kötüleşirse tekrar bize başvurun’ diye de not düştü.

ÜÇ YILDIR HASTANE HASTANE SÜRÜNDÜRÜLDÜ

Erzurum’da 16 Şubat 2018’de gözaltına alınan ve hasta haliyle 11 gün nezarette tutulan Yusuf Özmen o günlerde 3. evre kanserdi. Teşhis Mart 2017’de konulmuştu. Hastalığı hapse girdikten sonra 20 ay içinde 4. evreye kadar ilerledi. Tümör akciğerlerine ve AORT damarının etrafına kadar sıçradı. Ağrı Patnos ve Erzurum H Tipi cezaevlerinde kalan Özmen, 1,5 yıllık bu süreçte 4 şehir, 6 hastane gezdi.

Erzurum Atatürk Üniversitesi, Erzurum Adli Tıp Kurumu, Ankara İbni Sina Hastanesi, Ankara Numune Hastanesi, Patnos Devlet Hastanesi olmak üzere 5 hastaneden 40 doktorun imzasını bulunduğu cezaevinde kalamaz raporları tahliye için yeterli olmadı. Yine İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve ATK o dönemde de Özmen’in cezaevinde kalmasında sakınca görmedi.

AMELİYATTAN ÇIKAR ÇIKMAZ KELEPÇELENDİ

Temmuz 2018’de Ankara İbni Sina Hastanesi’nde ağır bir ameliyat geçiren Özmen, daha anestezinin etkisindeyken yatağa kelepçelendi. 6 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi. Hem kendisi hem ailesi çok zor günler yaşadı. O dönemde HDP Milletvekili olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM’de sürekli gündeme getirdiği Yusuf Özmen, Yargıtay’ın kararıyla 13 Eylül 2019’da tahliye edildi.

Serbest bırakıldıktan sonra hastalığı atlatmaya çalışan Özmen’in durumu geçen yıl bu zamanlarda çekilen tomografide iyi çıkmıştı. Bir ay sonra, Temmuz 2020’de Yargıtay hapis kararını onayladıktan sonra hastalığı tekrar kötüleşti. Tümör büyüdü. En son çekilen filmlere göre 1,9 milim olan tümörün büyüklüğü 2,9 oldu.

Koronavirüs salgının en yüksek olduğu bir dönemde, kanser hücresi ciğerlerine sıçramış Yusuf Özmen tekrar cezaevine gönderilerek Anayasa’da koruma altına alınan yaşam hakkı bir kez daha ihlal edildi.

YUSUF ÖZMEN’E 21 ŞUBAT 2020’DE VERİLEN YÜZDE 80 ENGELLİ RAPORU

26 NİSAN 2021 TARİHLİ İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU’NUN VERDİĞİ CEZAEVİNDE KALABİLİR RAPORU

16 MART 2021 TARİHLİ ERZURUM ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA HASTANESİ’NİN VERDİĞİ CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORU

Kanser hastası gıda mühendisi, 5 rapor ve 40 doktor imzasına rağmen cezaevinde!

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0