Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Cezaevlerinde aşı bilmecesi: 14 günde 4 kişi koronadan öldü

Cezaevlerinde kaç kişinin koronavirüs olduğu bilinmiyor ancak son günlerde Kovid-19 kaynaklı ölümlerdeki artış dikkat çekiyor. Cezaevlerinde son iki haftada 4 tutuklu koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Kovid-19 kaynaklı ölümler, kapalı ve kalabalık koğuşlarda yeterli hijyen, korunma ve tedavi imkanı bulunmayan tutuklu ve hükümlülerin aşılanmadığı sorusunu gündeme getirdi.

BOLD ANALİZ – Kovid-19 pandemisi Türkiye’de her gün çok sayıda insanın canını alırken, AKP hükumetinin yeterli sayıda aşı temin edememesi nedeniyle virüse karşı aşılama da oldukça yavaş ilerliyor. Türkiye’de Kovid-19 aşısının iki dozunu da yaptıranların sayısı 10 milyon 810 bin 583’te kaldı. Toplam nüfusun yaklaşık yüzde 13’üne denk gelen rakam yeterli bulunmuyor. Uzmanlar toplumsal bağışıklık için nüfusun en az yüzde 70’inin aşılanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kovid-19, kalabalık koğuşlarda yeterli hijyen, oksijen ve tedavi imkanının bulunmadığı cezaevlerinde de çok sayıda kişinin ölümüne neden oldu. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre cezaevlerinde 9 tutuklu ve hükümlü Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre ise 17 kişi koronavirüsten öldü. Cezaevlerinde kaç vaka olduğu ise bilinmiyor. Son günlerde cezaevlerinden Kovid-19 kaynaklı ölüm haberlerindeki artış yaşanmaya başladı.

Son iki haftada cezaevlerinde 4 tutuklu ve hükümlü koronavirüse yakalanarak öldü. Afyon Bolvadin Cezaevinde tutuklu Ali Orhan4 Mayıs’ta,  Çanakkale Cezaevinde tutuklu Yrd. Doç. Halil Şimşek 5 Mayıs’ta, Silivri Cezaevinde tutuklu eski Yarbay Erdal Kılınç 12 Mayıs’ta, Kocaeli Cezaevinde tutuklu Bilgisayar Öğretmeni Şerif Vatansever 16 Mayıs’ta koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

AŞILAMA ÖLÜMLERİN ÖNÜNE GEÇEBİLİR

Cezaevlerinde Kovid-19 nedeniyle yaşanan ölüm haberleri tutuklu ve hükümlülerin aşılanıp aşılanmadığı sorusunu gündeme getirdi. Tutuklu ve hükümlüler, yeterli test ve tedavi imkanından mahrum şekilde havasız ve hijyenin olmadığı kalabalık koğuşlarda tutuluyor. Dolayısıyla bu koğuşlarda koronavirüs hızla yayılıyor. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin hızla aşılanmasıyla Kovid-19 kaynaklı ölümlerin önüne geçilebilir. Adalet Bakanlığının verilerine göre cezaevlerinde 283 bin 516 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Cezaevlerindeki ölümler 283 bin kişinin aşılanmasıyla büyük ölçüde önlenecek.

CEZAEVLERİNE AŞI BİR AY SONRA ULAŞTI

Türkiye’de ilk koronavirüs aşısını 13 Ocak 2021’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca oldu. Cezaevlerindeki aşılama ise Adalet Bakanlığının açıklamasına göre 18 Şubat 2021’e başladı. Yani aşı Türkiye’ye geldikten yaklaşık 1 ay sonra tutuklu ve hükümlüler aşılanmaya başlandı. Kaç tutuklu ve hükümlünün aşılandığı ise resmi rakamlar açıklanmadığından bilinmiyor.

ÖLÜMLERDEN YETKİLİLER SORUMLU

Adalet Bakanlığı, Bilim Kurulunun tavsiyelerine göre aşılama yapıldığını belirtiyor ancak cezaevlerinden gelen haberler tutuklu ve hükümlülere aşı vurulması bir yana Kovid-19 testine dahi ulaşamadıkları yönünde. Cezaevlerinde suçluluğu dahi kanıtlanmamış binlerce tutuklu ve hükümlü, bir an önce aşılanarak virüse karşı korunma hakkına sahip. Cezaevlerinde Kovid-19 kaynaklı ölümler mahpusların aşılanmadığını gösteriyor. Alınmayan önlemler nedeniyle yaşanan her ölümden başta cezaevi yetkilileri olmak üzere Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve AKP iktidarı sorumlu bulunuyor.

Cezaevinde korona isyanı: Siz yaşatmak nedir bilmez misiniz?

Analiz

Sedat Peker halkın genleriyle oynadı: Bu halk bunları yemiyor artık

Muhalefetin yapamadığını yapan Sedat Peker’in AKP-mafya kirli ilişkilerini ortaya döktüğünden beri halk daha fazla sorgulayıcı oldu. HDP’ye yapılan kanlı saldırının altındaki asıl nedeni irdeleyen vatandaşlar, olayın gerçek faillerini ve nedenini yıllar sonra bir mafyanın itiraflarında değil, şimdi öğrenmek istiyor. Resmi açıklamalara bile şüpheli yaklaşan vatandaş, son uyuşturucu operasyonunu da inandırıcı bulmadı. Operasyonu duyuran Bakan Mehmet Muş’u sosyal medyada soru yağmuruna tutan vatandaşlar, Oğuzhan Asiltürk’ün kurultay hamlesinin altındaki çıkar hesaplarını da doğru tahmin etti.

BOLD – Sedat Peker’in yayınlarına başladığı dönemde, AKP Hükumeti muhalefetin çapı kadar eleştirilebilirken şimdi topyekun baskı altında . Peker, gazeteci kisvesi altında her akşam tartışma programında boy gösteren tetikçilerin gerçek yüzlerini, yandaşlaşan yargıdaki çürümüşlüğü, mafyacılık oynayan siyasetçilerin milyar dolarlara varan uyuşturucu, silah kaçakçılığı ve yolsuzluğunu tek tek anlattı.

İktidarın aymazlığına tepki vermemekle eleştirilen fakat Peker’den sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayan halk, resmi açıklamalar dahil her habere temkinli yaklaşıyor.

TİCARET BAKANINLIĞINDAN KOKAİN OPERASYONU

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından Mersin Limanı’nda 1 ton kokain yakalandığını açıkladı. Yakalanan miktarın Türkiye’de bugüne kadar ele geçirilen en fazla kokain miktarı olduğu belirtildi.

Bakan Muş, sosyal medya hesabından, “Ticaret Bakanlığımız Gümrük Muhafaza ekipleri tarafından Mersin Limanı’nda 1 ton kokain yakalaması yapılmıştır. Bu yakalama, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en büyük çaplı kokain yakalamasıdır. Bu başarılı operasyondan ötürü Gümrük Muhafaza ekiplerimizi tebrik ediyorum” dedi.

PEKER AYDINLATTI

Bakan Muş’un açıklamaları kamuoyunu memnun etmedi. Sedat Peker’in uyuşturucu trafiğine dair verdiği bilgiler kamuoyunun konu hakkında aydınlanmasına neden oldu.

Sedat Peker’i takip edenler Bakan Muş’u sosyal medyada soru yağmuruna tuttu. Muş’un paylaşımına yorum yazan takipçileri ‘Kokain’in sahibi kim’, ‘Adres neresi’, ‘Size güven kalmadı’, ‘Sedat Peker söylemişti’, ‘İmha görüntülerini paylaşın’ ifadeleri kullandı.

HDP’YE SALDIRININ ASIL NEDENİ

HDP İzmir İl binasını basıp, binayı ateşe veren Onur Gencer adlı silahlı saldırgan, rehin aldığı parti üyesi Deniz Poyraz’ı öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan Gencer’in sosyal medya hesabındaki paylaşımları dolaşıma girdi. Paylaşımlar Gencer’in siyasi görüşü hakkında bilgiler veriyor.

Saldırı, 7 Haziran 2015 sonrası Türkiye’yi kaosa götüren süreci hatırlattı. Şanlıurfa’daki provokasyonlarla başlayan süreç, 1 Kasım 2015’te AKP’nin yüzde 50 oy aldığı seçime kadar ülkeyi kan gölüne çevirdi.

Sosyal medyada konuyla ilgi yapılan paylaşımlarda saldırının, erken seçim habercisi olabileceği vurgulandı.

Zaten Sedat Peker de takipçilerini saldırı konusunda sosyal medyada uyardı. Peker paylaşımında provokasyon uyarısında bulunarak, “Kıymetli dostlarım, İzmir HDP il başkanlığına yapılan provokasyon amaçlı saldırının çok daha büyüklerini ne yazık ki önümüzdeki zamanlarda yaşayacağız. Eğer benim tecrübeme ve samimiyetime inanıyorsanız hiçbir şartla sokağa çıkmayın” dedi.

ASİLTÜRK’ÜN KURULTAY ÇIKIŞI

Saadet partisi Yüksek İstişare Kurulu başkanı 87 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk, yeni bir heyecan, yeni bir soluk sloganıyla kurultay fitilini dün ateşledi. Erdoğan’la uzun süreden beri görüşen Asiltürk’ün kurultay çıkışı da sosyal medyada oldukça manidar bulundu. Sosyal medya kullanıcıları haklı çıkaran bir gelişme yaşandı bugün.

Jandarma İstihbarat’ın bir ihalesini 10 yıldır kazanan MRD Bilişim, bu yıl da ihaleyi 3,8 milyon dolara aldı ancak İçişleri Bakanlığı tarafından diskalifiye edildi. İhale Asiltürk’ün yeğenine verildiği ortaya çıktı. Asiltürk’ün yeğenine ihale için partisinde kazan kaldırdığı yorumları yapıldı.

Brüksel dönüşü Erdoğan’ı kapıda bekleyen tehlike: ‘Hamdolsun’ pahalıya patlar mı?

 

Okumaya devam et

Analiz

“Vatan, millet, devlet” diyen Cem Küçük’ün Paramount sefası

Cem Küçük

Televizyon ekranlarından AKP’ye muhalif gazetecileri ölümle tehdit eden Cem Küçük’ün Paramount Otel’de bedava kaldığı ortaya çıktı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sözcüsü gibi davranan Küçük’ün en çok kullandığı kelimeler vatan, millet, devlet.

BOLD ANALİZ – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in ‘Çakma Mitçi’ dediği Cem Küçük gündeme oturdu. AKP’yi eleştirenlere her fırsatta tehditler savuran Küçük’ün Sezgin Baran Korkmaz’a ait olan ve ‘çökülen’ Paramount Otel’de bedava ağırlandığı ortaya çıktı.

VATAN MİLLET DEYİP, LÜKS OTELDE GECELEMEK

Paramount Otel’de bedava ağırlanan yargı mensupları, gazeteciler ve siyasetçiler ile Cem Küçük’ün ortak bir noktası bulunuyor. Devlet, millet ve vatan edebiyatı yapan bu isimler, geceliği 105 bin TL olan odalarda konaklamaktan çekinmedi. Bu isimlerin Paramount Otel’de neyin karşılığında bedava ağırlandıkları da bilinmiyor.

RASİM OZAN KÜTAHYALI VE VEYİS ATEŞ İLE AYNI

Küçük, gazetecilik mesleğiyle Rasim Ozan Kütahyalı ile tanıştı.  İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Küçük, 2012 senesinde Yeni Şafak’ta yazılar yazdı, Habertürk’ten istifa etmek zorunda kalan Veyis Ateş gibi TVNET’de programlar yaptı.

YOLDAŞI TRT 1 ANA HABER SUNUCUSU ERSOY DEDE

Yeni Şafak ve TVNET’den ayrılan Küçük, ardından Star gazetesi ve 24 TV’de siyaset programı yaptı. Küçük, TRT1 Ana Haber sunucusu Ersoy Dede ile yaptığı programlarda toplumun muhalif kesimlerini hedef aldı. Şu anda Türkiye gazetesinde yazarlık yapan Küçük, TGRT ekranlarında da program sunuyor.

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan 7 Haziran’ı hatırlattı HDP il binası basıldı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir hafta önce “7 Haziran seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor” açıklaması yaptı. HDP  İzmir İl Başkanlığı binasına giren O.G isimli şahıs rehin aldığı HDP’li Deniz Poyraz’ı katletti.

BOLD ANALİZ – AKP, 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidarı kaybetti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, HDP’nin oyu yüzde 13’ü çıkınca çözüm süreci masasını devirdi. 1 Kasım 2015’e kadar Türkiye’nin dört bir yanında asker, polis ve sivil yaşamını yitirdi. Ülke genelinde yaşanan şiddet dalgası sonrası AKP oylarını yüzde 49,7’ye çıkartarak yeniden tek başına iktidar oldu. HDP’nin oyları düştü.

7 HAZİRAN HATIRLATMASINI KİMSE ANLAYAMADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan 9 Haziran 2021 tarihinde TBMM’de yaptığı AKP Grup Toplantısı’nda 7 Haziran hatırlatması yaptı. Erdoğan, “Türkiye 2013’teki Gezi olaylarıyla başlayan karanlık senaryonun ikinci veçhilesiyle 7 Haziran’da karşılaşmıştır. Eski Türkiye özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor.” dedi. Erdoğan’ın bu sözlerinin ne anlama geldiğini muhalefet partileri ve gazeteciler çözemedi.

HDP BİNASINI ATEŞE VERMEYE ÇALIŞTI

Erdoğan’ın açıklamalarının üzerinden bir hafta geçtiğinde HDP İzmir İl Başkanlığı’na yönelik saldırı olayı yaşandı. Saat 11:05 sıralarında eski sağlık çalışanı O.G. olarak açıklanan saldırgan, Konak’ta İsmet Kaptan Mahallesi Hürriyet Bulvarı üzerinde bulunan HDP İl Binası’na girdi. Camları kıran ve binayı yakmaya çalışan saldırgan, içeride bulunan parti çalışanı Deniz Poyraz’ı rehin aldı. Saldırgan, Poyraz’ı bir süre sonra silahla vurarak katletti.

SALDIRGAN ÇELİK YELEKLE ÇIKARILDI

Olayın duyulması üzerine operasyon düzenleyen polis, saldırgan O.G’yi gözaltına aldı. Saldırgan, çelik yelek giydirilerek binadan çıkarıldı.

HDP: SORUMLUSU İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

HDP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada ise şu bilgiler verildi: “Aylardır partimizin iktidar partisi, İçişleri Bakanlığı tarafından hedef gösterilmesi, provokasyon amacıyla bazı ailelerin örgütlendirilerek il binalarımızın önüne yönlendirilmesi sonucu bu sabah saat 10:30 sıralarında İzmir İl binamıza silahlı saldırı gerçekleştirildi. 35-40 yaşlarında olduğu belirtilen silahlı saldırgan, içeride parti çalışanımız Deniz Poyraz’ın da bulunduğu sırada il binamızı bastı. Çevreye ateş açan ve binayı ateşe veren saldırgana uzun süre müdahale edilmedi. Saldırıda parti çalışanımız Deniz Poyraz yoldaşımız katledildi.”

KOBANİ DAVASINDA PROVOKASYON

HDP, son günlerde HDP’ye yönelik artan provokasyon girişimlerine dikkat çekerek, “Dün Sincan’da görülen Kobanî Kumpas Davasında yapılan provokasyon provası sonucu bugün bu saldırının gerçekleştirilmesinin amacı ve mesajı bellidir. Bu çok tehlikeli provokasyonu gerçekleştirenler, olayın azmettiricileri; partimizi, il örgütlerimizi hedef gösteren iktidardır, provokatörleri yönlendiren İçişleri Bakanlığıdır.” ifadeleri kullandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0