Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Bülent Arınç: Lohusa kadınların bile tutuklandığı Türkiye’de şanlı yargımız gereğini herhalde yapacak

Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in ardından AKP’nin abisi sayılan Bülent Arınç da organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarının araştırılması için yargıya çağrıda bulundu. Arınç, “Yargı gereğini yapmalıdır. Lohusa kadınların bile tutuklandığı bir Türkiye’de, tutuklamalar yapılacaksa bu ağır suçların sahipleri hakkında herhalde yapılacak” dedi.

BOLD – Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında dile getirdiği iddialarla ilgili konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa eden Arınç, “Yargı görevini yapacak, siyaset görevini yapacak. Siyasetin içindeki insanlar kendi görev alanlarını iyi yapacaklar. Şeffaf olacaklar ve hesap verecekler. Hesap vermek hamasi nutuklar atarak olmaz. İddialara cevap vererek olur. Topu taca atarak olmaz” dedi.

Independent Türkçe’den Can Bursalı’nın sorularını yanıtlayan Bülent Arınç, şunları söyledi:

KURDUĞUMUZ AK PARTİ AYNI AK PARTİ DEĞİL

AK Parti 20 yaşında… Sizin kurduğunuz AK Parti ile bugünkü AK Parti arasında bir fark görüyor musunuz?

Aynı olması mümkün değil zaten. Yani bir derede iki defa yıkanılmaz. Veya bir suyla iki defa abdest alınmaz.

AK PARTİ İTTİFAKLARLA BAŞARI ARIYOR

Şimdi saptığını mı düşünüyorsunuz kuruluş ilkelerinden?

Yaşadığımız olaylar sebebiyle, kısmen uzaklaşmalar olabilir. Kısmen yapılan hatalar olabilir. Bu hataların sebepleri de doğru olabilir, yanlış olabilir. Ama o parlak dönemde olduğu gibi yüzde 50’lik oy oranına, 2011 seçimlerinde ulaşmış bir partinin bugün ittifaklar ile bu nispeti yakalamaya çalışması artık seçmenin de siyasetçilerin de takdirinde olan bir konudur. Yani tek başımıza yüzde 50’yi almak başarısı, hatta bunu daha da arttırmak başarısı varken, bugün geldiğimiz nokta, yaşadığımız olaylar sebebiyledir.

HER İDDİA SAVCILAR TARAFINDAN İNCELENMELİ

Sedat Peker’in paylaştığı videolardaki sözleri ve iddiaları var. Türkiye’nin gündemi de bu konuya kilitlendi. Sizin değerlendirmeniz nedir?

Ben Sedat Peker’in konuşmaları veya burada söz ettiği insanlar ile ilgili olarak, isim bazında bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Biz 55 çıkar amaçlı suç örgütünü çökerttik Tayyip Bey’in talimatıyla. O yüzden bu tür olayların içerisinde hiç kimse, -geçmişe bakarak söylüyorum- Tayyip Bey’in bir katkısını aramasın. Yargı gözünü kırpmadan bu işlerin üzerine gidecek. Eskiden derlerdi ki hâkim vicdan ve cüzdan arasında kalıyor. Kalmayacak. Bu konudan dolayı birisinin şikâyetçi olmasına gerek yok, bunlar takibi şikâyete bağlı suç değil ki. Bunlar cürümdür. Cürüm ne demek? Bilerek ve isteyerek işlenen suçtur. Buradaki her iddia mutlaka savcılar tarafından incelenmeli.

BU AĞIR SUÇLARIN SAHİPLERİ HAKKINDA YAPILACAK

Herhangi bir adım atılmadı henüz…

Bilmem, atarlarsa atacaklar. Ben dediğim gibi şu bütüncül bakışın içinde kalmaya çalışıyorum. Yargı gereğini yapmalıdır. Nasıl yapacak? Bütün bu iddiaları en ciddi biçimde inceleyecek ve sonucu kamuoyuna açıklayacak. Lohusa kadınların bile tutuklandığı, çocukları ile beraber cezaevinde kaldığı bir Türkiye’de, kanser hastalığı ile boğuşurken bile tahliye edilmeyen insanların bulunduğu bir Türkiye’de tutuklamalar yapılacaksa bu ağır suçların sahipleri hakkında herhalde yapılacak.

ADALET BAKANINA: OLAYLARIN ÜZERİNE GİDECEKSİNİZ ARKADAŞ

Bu yargının görevidir. Tabii Adalet Bakanımızın yargının, HSK’nın ve bunlara talimat verme durumunda olan herkesin ‘Bu olayların üzerine gideceksiniz arkadaş. Ben sizden adalet bekliyorum’ demesi lazım. Şimdi işin yargı boyutu, emniyet bürokrasisi boyutu var. Emniyetin dışında başka eller de olabilir. Kendi içlerinde tekrar bir arınma gerekiyorsa, bunu yapacaklardır. Ve vatandaşa bilgi verilecektir. Tatmin edilecektir. Çünkü demokrasinin iki önemli ölçütü şeffaflık ve hesap verebilirlik. Her şey şeffaf olacak. E bu adam bunları bugün söylüyor, acaba doğru mu? Yanlış da olabilir. Ama onları araştırma görevi, yargının görevi. Bir bak bakalım ne diyor? İtham ettikleri şeylere bir bak bakalım, onları bir dinle.

BEREKET Kİ SOSYAL MEDYA VAR

Peker ne diyor? Namusu maaşı kadar olanlar diyor. Ne kadar acı bir şey. Düşünebiliyor musunuz? Hala köşesinde bu konuyla ilgili yazı yazmayan insanlar var. Hala bu olayları duymazdan gelenler var. Devekuşu gibi kafasını kuma sokmuş, ‘beni görmüyorlar’ diyor. Türkiye’de medyanın düştüğü hale bakın. Bereket ki sosyal medya var, Youtube kanalları var. İnsanlar onları daha çok takip ediyor. Bugün amiral gemileri hepsi battı çıktı. Bu çok ayıp bir şey. Mücadele etmek istiyorsak medya görevini yapacak.

ŞEFFAF OLACAKLAR, HESAP VERECEKLER

Yargı görevini yapacak, siyaset görevini yapacak. Siyasetin içindeki insanlar kendi görev alanlarını iyi yapacaklar. Şeffaf olacaklar ve hesap verecekler. Hesap vermek hamasi nutuklar atarak olmaz. İddialara cevap vererek olur. Topu taca atarak olmaz. Top sahada oynanacak. Sahada top çevirmeyeceksin, golü atacaksın. Ne sorulduysa ona göre cevap vereceksin. Sayın Cumhurbaşkanımızın son konuşmasında ‘Bunlarla aynı çuvala girenler pişman olurlar’ dedi.

YARGININ BAĞIMSIZ OLDUĞUNU GÖSTERMESİ LAZIM

Olmuşlardır da nitekim. Yani bu tür insanlara selam verenler bile günün birinde hem yalnız kalırlar hem şaibe altında kalırlar. Bütün siyasetçiler için bunları söylüyorum. Buna itina gösterenler de var, hiçbir şey olmaz canım, millet bunları görmez, duymaz diye düşünenler de var. Ama bu olay hepimizin aklımızı başımıza getirmeli. Bu vesile ile her konunun üzerinde ciddiyetle durmalıyız. Meclis Başkanı arzu ederse, TBMM’de bir araştırma komisyonu da kurulabilir. Ama önemli olan şey, şimdi bu iddiaların değerlendirilmesini bizim yargımızın yapmasıdır. Yargı eskiden bağımsızdı. 2010’dan bu yana ona bir de tarafsız kelimesini ekledik. Şimdi bizim şanlı yargımızın ne kadar bağımsız ne kadar tarafsız olduğunu göstermesi lazım. Göstermelidir.”

 

Kültür Bakanlığından bakan yardımcısının filmine 1 milyon lira hibe

Politika

108 Kürt siyasetçinin yargılandığı gün Erdoğan’dan ‘Kürt Sorunu’ yorumu: Çözdük, aştık, bitirdik

Kılıçdaroğlu’nun ‘Kürt Sorunu’nun çözümü için HDP’yi işaret etmesinin ardından büyüyen tartışmaya ABD’den Erdoğan da katıldı. Erdoğan, “Bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik” dedi. Erdoğan’ın konuştuğu sırada 108 Kürt siyasetçi Kobani davasında hakim karşısına çıktı.

BOLD – ABD’de konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP, MHP ve HDP arasında süren ‘Kürt Sorunu’ hakkında konuştu. HDP’li Sezai Temelli’nin ‘İmralı’ açıklamalarını anımsatan Erdoğan, “Hayırlı olsun. Bu konuyla eğer biz meşgul olursak yazık olur. Yani İmralı mıdır, değil midir, onların sorunu. Varsın onlar bu şekilde yola devam etsinler; yani HDP midir, şu mudur, bu mudur… Biz diyoruz ki bu ülkede şu anda Cumhur İttifakı bu işin tek çözüm noktasıdır ve Cumhur İttifakı olarak da biz bu çözümün mücadelesini sürdürüyoruz” dedi.

 

BÖYLE BİR SORUN YOK

“Kitabımızda birlik ve beraberlik var” diye Erdoğan “Yok Kürt sorununu çözmektir, yok şudur, yok budur… Türkiye’de böyle bir sorun yok. Biz bu işi çoktan çözdük, aştık, bitirdik. Eğer birliğe, beraberliğe, kardeşliğe inananlar varsa buyursunlar hep beraber yola devam edelim” ifadelerini kullandı.

AKP KÜRT SORUNUNU MAHKEME SALONLARINA TAŞIDI

Kürt siyasetiçilerin yargılandığı Kobani davasının 4. duruşması bugün Ankara’da görüldü. Aralarında eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın da olduğu 20’si tutuklu 108 siyasetçi Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmada son günlerde yaşanan Kürt sorunu tartışmalarına değinen Sebahat Tuncel, “Kürt sorunu bu salondadır. Bir de Kürt sorunu var mı yok mu tartışması yapılıyor… AKP, Kürt sorununu mahkeme salonlarına taşıdı!” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun çözüm süreci için HDP’nin muhatap alınması gerektiğine dair sözleriyle başlayan tartışmaya İYİ Parti, MHP, DEVA Partisi ve HDP de katıldı. Tartışma, HDP içinden de farklı görüşlerin gelmesine yol açtı.

Hukukun Kerbalasını yaşıyoruz: Osman Kavala hangi takımda oynuyor?

Okumaya devam et

Politika

Sedat Peker’in açıklaması yaklaştı, Soylu yeni vaatte bulundu: Milletimiz zenginleşecek

Kamuoyu Sedat Peker’in 1 Ekim’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili yapacağı açıklamaya odaklanırken Soylu’dan ekonomiyle ilgili yeni bir vaat geldi. Soylu, “Milletimiz zenginleşiyor, daha da zenginleşecek” dedi. Soylu, Peker’in kendisi hakkında videolar yayınlaması sonrası “Temmuz’da Türkiye uçacak” demişti.

BOLD – Türkiye ekonomisinde temmuz ayından itibaren ABD, Almanya gibi gelişmiş ülkeleri “çatlatacak” gelişmelerin yaşanacağını vaat eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, halkın zenginleştiğini öne sürdü.

ZENGİNLEŞİYORUZ DAHA DA ZENGİNLEŞECEĞİZ

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında (AFAD) düzenlenen Toplu İş Sözleşmesi İmza Töreni’nde konuşan Soylu, Türkiye’nin büyüdüğünü söyleyerek, “Devletimiz ve milletimiz zenginleşiyor, daha da zenginleşecek. Daha güçlü bir noktaya ulaşacağız. İnşallah 2023, 2053 ve 2071’de gerek kendi coğrafyasında gerek dünyada parlayan yıldız Türkiye olarak hep birlikte yarınlara taşıyacağız” dedi. Soylu, emekten yana olduklarını savunarak, İl Özel İdaresi çalışanlarına yüzde 26 zam yaptıklarını vurguladı.

“EKONOMİ ÖYLE BİR SIÇRAYACAK Kİ…”

Haziran ayında Afyonkarahisar’da yaptığı bir konuşmada Soylu, Türkiye’nin güçlenmesini, ayakta durmasını istemeyenler bulunduğunu ileri sürerek, Türkiye’nin büyümesini istemeyenlere fırsat vermemek için savunma sanayisinde yerliliğin yüzde 80’e kadar geldiğini öne sürdü. Türkiye’nin bugün ayakta kalabilmesinin en önemli sebeplerinden birinin Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi olduğunu savunan Soylu, temmuz ayından itibaren Türkiye ekonomisinin atağa kalkacağını belirterek, “Öyle bir sıçrayacak ve büyüyecek ki etrafımızdaki Almanya’sı, Fransa’sı, İngiltere’si, İtalya’sı ve hele o her şeye burnunu sokan ABD’si de çatlayacak, patlayacak” dedi.

HALK GİDEREK FAKİRLEŞİYOR

Soylu’nun milletin zenginleştiğini öne sürse de veriler aksini ortaya koyuyor. 2013 yılında kişi başına düşen milli gelir 12 bin 480 dolar seviyesinde iken bu rakam 8 bin 599 dolara geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre de Türkiye’de aylık 1.166 Türk Lirası bile bulamayan 17 milyon 921 bin yoksul bulunuyor. Bu kişilerin sayısı 2017 yılında 15 milyon 864 bin kişiydi. Tüketici Hakları Derneği, Türk-İş birçok kurumun yaptığı yoksulluk ve açlık araştırmasına göre 4 kişilik bir ailenin yoksul sayılmaması için 10 bin, aç sayılmaması için de 3 bin liradan fazla gelirinin olması gerekiyor.

Porsiyonları küçültmek yine vatandaşa kaldı: Erdoğan’ın kitabına ABD’de pahalı tanıtım

 

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ı peygambere benzeten AKP’li vekil: 2023 seçimindeki oy ibadetten de önemli

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı “peygamber”e benzettiği sözleri nedeniyle tepki çeken AKP’li Şenel Yediyıldız, skandal bir açıklamaya daha imza attı. Yediyıldız, 2023 seçimlerinde kullanılacak her oyun, kılınmayan namazdan, tutulmayan oruçtan, gidilmeyen hacdan daha önemli olduğunu öne sürdü.

BOLD – AKP’lilerin dinle ilgili skandal açıklamalarının ardı arkası kesilmiyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı “ilah”, “peygamber” gören açıklamalardan sonra yeni bir açıklama daha yapıldı. AKP Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız’a göre AKP’ye atılan her oy, “kılınmayan namazdan, tutulmayan oruçtan, gidilmeyen hacdan” daha önemli.

AKP’YE ATILAN OY İBADETLERDEN DAHA ÖNEMLİ

Cumhuriyet’ten Cemil Ciğerim’in haberine göre AKP Ordu Milletvekili Yediyıldız, Erdoğan’ı peygamber yerine koyan açıklamalarının ardından yaptığı yeni açıklamada, bu kez de 2023 seçimlerinde verilecek oyun hesabının namaz kılmamaktan, oruç tutmamaktan daha fazla olduğunu söyledi. Yediyıldız, önceki gün katıldığı bir etkinlikte 2023 seçimleri ile ilgili yaptığı açıklamada, “Biz elhamdülillah Müslümanız. Bugün geldik, yarın gideceğiz. Gittiğimizde de yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Zannetmeyin ki ben verdiğim oyun hesabını vermeyeceğim. Samimiyetle söylüyorum daha fazla vereceksiniz. Kılmadığınız namazdan, tutmadığınız oruçtan, gitmediğimiz hacdan daha fazla vereceksiniz” dedi.

ERDOĞAN’I PEYGAMBER YERİNE KOYDU

Şenyıldız, geçen ay katıldığı bir nikâhta yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın sünnetini yerine getirmeden de defteri vermek istemiyorum” ifadelerini kullanmış, Peygamberimiz için kullanılan “sünnet” ifadesinin Erdoğan için kullanılması tepki çekmişti. Nikahta bulunan AKP’li Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Yediyıldız’ın bu konuşmasına kahkaha atarak karşılık verdi. Giresun İl Müftü Yardımcısı Yusuf Genç ise dini değerlerle alay edilmesine ses çıkarmadı. Yediyıldız, tepkiler üzerine özür dilemek zorunda kalmıştı.

“ALLAH’IN BÜTÜN VASIFLARINI TOPLAMIŞ BİR LİDER”

AKP’lilerin Erdoğan’ı ve partilerini yüceltmek adına yaptıkları şirk kokan açıklamalardan bazıları şöyle:

Tayyip Erdoğan: Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır inşaallah.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Tayyip Erdoğan Türkiye’nin ezeli ve ebedi başkanıdır.
Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala: Peygamberimiz Mekke’ye girerken muhtemelen kendine pay çıkardı orada. Biz başörtüsü yasağını kaldırırken kendimize pay çıkarmadık.
Eski Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek: Başbakanımız geliyor diye tarih de coğrafya da kıyama kalkıyor.
Tarihçi Yazar Kadir Mısırlıoğlu: Tayyip Beye oy vermeyen imansız.
AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin: Başbakanımıza dokunmak bile ibadettir.
AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan: Allahu Tealanın bütün vasıflarını toplamış bir lider.

 

Rıza Zarrab’ın ABD’ye gidişinin gerçek hikayesi

Okumaya devam et

Popular

Shares