Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Gazze’de ateşkes devam ediyor: İsrail ile Hamas arasında müzakereler yoğunlaştı

11 gün süren ağır çatışmaların ardından İsrail ile Hamas arasında yürürlüğe giren ateşkesin kalıcı hale gelmesi için arabuluculuk çabaları yoğunlaşıyor. ABD Dışileri Bakanı Blinken de bölgeyi ziyaret edecek.

BOLD – Ortadoğu’da sağlanan ateşkesin kalıcı hale gelmesi için Mısır’ın arabuluculuğundaki müzakerelerin sürdüğü bildirildi. Hamas’tan yapılan açıklamada, Mısır delegasyonunun İsrail ile Gazze Şeridi arasında gidip geldiği, müzakerelerde Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yardımın öne çıktığı belirtildi.

ABD Başkanı Joe Biden’in iki devletli çözüm çağrısından sonra, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in bölgeye gideceği bildirildi. Beyaz Saray’a yakın kaynaklara dayandırılan bilgiye göre, Blinken’in bölgede çarşamba günü İsrail, perşembe günü de İsrail’in işgali altında bulunan Batı Şeria’daki Filistin Özerk Yönetimi ile temaslarda bulunacağı kaydediliyor.

Reuters haber ajansına konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Blinken’ın ziyaretinin Mısır’ın ve ABD’nin arabulucuğu ile varılan ateşkesi sağlamlaştırma amacı taşıdığını aktardı. Aynı kaynak, Blinken’ın Gazze’yi ziyaret etmeyeceğini, Batı Şeria’da bulunan Mahmud Abbas ile görüşeceğini söyledi.

ABD VE AB İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜ SAVUNDU

ABD Başkanı Joe Biden, Ortadoğu sorununun çözümünün en doğru yolunun iki devletli çözüm olduğunu söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Biden, her iki tarafın radikallerinden de çatışmayı durdurmalarını talep etti. ABD Başkanı, çatışmaların durdurulmasının Batı Şeria’daki Filistinlilerin güvenliği için şart olduğunu da belirtti. Biden ayrıca, Arap veya Yahudi olmasından bağımsız tüm İsrailli vatandaşların eşit muamele görmesi gerektiğini savundu. ABD Başkanı Filistinlilerden ise İsrail’i tanımalarını talep etti ve “’İsrail’in bağımsız devlet olarak varlığı meşrudur’ denmediği sürece barış tesis edilemez” diye konuştu.

Avrupa Birliği (AB) de bölgede süren ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, iki devletli çözüm için müzakere masasına geri dönülmesini talep etti.

ATEŞKESE BÜYÜK ÖLÇÜDE UYULUYOR

İsrail ile Hamas arasında varılan ve perşembeyi cumaya bağlayan geceden itibaren yürürlüğe giren ateşkese büyük ölçüde uyulduğu bildiriliyor. Böylece hem İsrail hem de Gazze Şeridi’nde insanların ‘normal hayata’ yavaş yavaş dönmeye çalıştığı bildiriliyor.

Ateşkesin devam etmesi için Mısır arabuluculuğunda görüşmeler de sürüyor.

Sağlık kurumu yetkilileri, hayatını kaybedenlerin toplam sayısının 248 olduğunu duyurdu. İsrail tarafında ise Hamas’ın roketatarlı saldırılarında 13 kişi öldü.

Doğu Kudüs’te Cuma günü, Filistinliler ve İsrail polisi arasında yaşanan gerginliğe karşın, Hamas ateşkesi bozacak bir adım atmadı.

BM’DEN ATEŞKESE BAĞLI KALINMASI ÇAĞRISI

Bu arada Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, ortak bir açıklama yaparak, İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasına tamamen uyulması çağrısında bulundu.

BM Güvenlik Konseyinin ortak yazılı açıklamasında, 11 günlük krizin ardından varılan ateşkes anlaşmasından duyulan memnuniyet ifade edildi.

“Güvenlik Konseyi, (taraflara) ateşkese tamamen uyulması çağrısında bulundu.” ifadesinin kullandığı açıklamada, Mısır, diğer bölgesel aktörler, BM ve Orta Doğu Dörtlüsü’nün sürece olan katkısının takdir edildiği belirtildi.

Ateşkes anlaşmasından önce BM Güvenlik Konseyi’nde ateşkes için ortak açıklama çabalarına ABD katılmamış, Konsey o günlerde ortak bir açıklama yapamamıştı.

Gazze’de ateşkes sağlanmasına rağmen Mescid-i Aksa’da yine olaylar çıktı

Dünya

Almanya İçişleri’nden Türk muhaliflerle ilgili açıklama: Farklı listeler var!

Tayyip Erdoğan muhalifi isimlerin yer aldığı infaz listelerine ilişkin Almanya Federal Hükümeti’nden yapılan ilk resmi açıklamada, farklı listelerin bulunduğuna dair işaretler olduğu kaydedildi.

BOLD – Almanya, Türk gazetecilerin isimlerinin yer aldığı infaz listeleriyle ilgili ilk kez açıklama yaptı. DW Türkçe’nin aktardığına göre İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Helmut Teichmann, Sol Parti Milletvekili Helin Evrim Sommer’in soru önergesine verdiği yanıtta “Şu anda Türk hükumetine eleştirel yaklaştığı varsayılan kişilerin isimlerinin olduğu farklı listeler olduğuna dair işaretler bulunmaktadır” dedi. Açıklamada federal hükümetin elinde somut bir liste bulunmadığı, konuyla ilgili incelemenin derinleştirildiği belirtildi.

DÜNYA ÇAPINDA ÖZGÜRLÜĞE DESTEK

Almanya Dışişleri Bakanlığı ülkede yaşayan, muhalif gazetecilere yönelik artan tehdit, taciz ve saldırıların ardından dün bir açıklamada bulunmuştu. Açıklamada “Federal Hükumet dünya çapında basın ve ifade özgürlüğünü destekliyor ve gazetecilere yönelik her türlü şiddet olayını kınıyor” denildi. “Almanya’da yaşayan tüm insanların – ne tür bir saikle olursa olsun – şiddete maruz kalmaması güvence altına alınmalıdır” denilen açıklamada, Dışişleri Bakanlığı’nın geçmişte de “birçok kez ve doğrudan Türkiye’deki gazetecilerin hakları” konusunda destek verdiğine dikkat çekildi.

TÜRK BÜYÜKELÇİ’Yİ ÇAĞIRIN!

Alman Gazeteciler Sendikası (DJV), Almanya’da yaşayan Türk muhalif gazetecilere yönelik artan tehdit, taciz ve saldırılar karşısında Alman hükumetini harekete geçirmeye çağırdı. Sendika Başkanı Frank Überall, polis kaynaklarından aldıkları bilgiye göre, muhaliflerden oluşan ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu 55 kişilik bir infaz listesi bulunduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı Heiko Maas’tan, Türk Büyükelçi’nin Dışişleri Bakanlığına çağrılmasını talep etti

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye’de ‘yargıya güven’ OECD ülkeleri arasında dipte: Son 10 yılda 22 puan azaldı

OECD’nin “Bir Bakışta Hükümet 2021” adlı raporuna göre Türkiye son on yılda halkın yargı ve eğitim sistemine olan güvenini aşındıran 36 ülke arasında ilk sırada yer aldı.

BOLD – Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatının (OECD) yeni altı aylık “Bir Bakışta Hükümet 2021” adlı raporuna göre, Türkiye son on yılda 36 ülke arasında halkın yargı ve eğitim sistemine olan güvenini en çok aşındıran ülke oldu.
Rapora göre, Türklerin yalnızca yüzde 27’si eğitim hizmetlerinden memnun olduklarını söylerken OECD ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 68 olarak açıklandı.
Norveç, Finlandiya ve Slovenya eğitim sisteminden memnun olanlar listesinin başında yer aldı.
SON 10 YILDA EN BÜYÜK DÜŞÜŞ YARGIYA GÜVENDE GÖZLENDİ
OECD raporuna göre, Türkiye’de son on yılda en yüksek düşüş yargıya olan güvende gözlendi.
Raporda, Türk vatandaşlarının yargıya olan güveni, 2010-2020 yılları arasında 22 puan azalarak yüzde 38’e geriledi.
Aynı dönemde OECD ülkeleri genelinde yargıya güven 6 puan arttı ve ortalama yüzde 57 olarak gerçekleşti.
Rapora göre, Türk vatandaşlarının sağlık hizmetlerinden memnuniyeti son on yılda değişmedi ve yüzde 60’da kaldı. OECD ortalaması ise yüzde 70 olarak gerçekleşti.
Türkiye, 15 Temmuz’un ardından demokrasi ve hukuk başta olmak üzere her alanda bir gerilemeye tanık oldu. Darbe girişiminin ardından ülkede iki yıllık olağanüstü hal ilan edildi ve ülke AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çıkardığı kanun hükmünde kararnameler ile yönetildi.
Son 5 yılda meclisin yasama yetkisi büyük oranda budandı, yargı siyasetin vesayeti altına girdi.

Okumaya devam et

Dünya

AB’ye Avusturya’dan çağrı: Afgan mülteciler için doğru tercih Türkiye!

Avusturya Başbakanı Kurz, Türkiye’nin Afgan mülteciler için Almanya, Avusturya ya da İsveç’ten daha doğru bir tercih olduğunu açıkladı. Afganistan’daki sorunların 2015’te olduğu gibi kitlesel olarak mülteci kabul edilmesiyle çözülemeyeceğini savundu.

BOLD – ABD askerlerinin çekilmesiyle Afganistan’dan başlayan yeni göç dalgasıyla ilgili Avrupa Birliği’ni uyaran Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Türkiye’ye dikkat çekti. Alman Bild gazetesinin sorularını yanıtlayan Kurz, Afgan mülteciler açısından Afganistan’ın güvenli bölgelerinin, komşu ülkelerin ya da Türkiye’nin daha doğru yer olduğunu söyledi.

Kurz “Eğer insanlar kaçmak zorundalarsa, herkesin Avusturya, Almanya ya da İsveç’e gelmesindense, Türkiye gibi komşu ülkeleri ya da Afganistan’ın güvenli bölgelerini kesinlikle daha doğru yer olarak görüyorum” dedi. Avusturya Başbakanı sığınmacıları geldikleri ülkelere geri gönderme imkanı bulunmuyorsa AB üyesi olmayan ülkelere iade etme imkanının yaratılması gerektiğini de söyledi.

“YAZ DÖNEMİNDEN İTİBAREN ETKİN OLMALIYIZ”

“Oradaki insanlar için durum dramatik; bu göç akımlarına yol açacak” diyen Kurz, Afganistan’daki sorunların Almanya ve Avusturya’nın 2015’te olduğu gibi kitlesel olarak mülteci kabul etmesiyle çözülemeyeceğini belirtti. Avrupa ve Almanya’nın düzensiz göç karşısında 2015 yılında izlediği çizginin değişmiş olmasından memnun olduğunu söyleyen Kurz “Avrupa Birliği olarak o dönemki durumun tekrar oluşmasına engel olmak için yaz mevsiminden itibaren etkin olmalıyız” dedi.

ŞİDDET SUÇLARINDA ARTIŞ

Kurz kendi hükümetinin iltica başvurusu reddedilen sığınmacıları Afganistan’a sınır dışı etme tutumunu ise sürdüreceğini ve Taliban’ın kontrolü altındaki bölgeleri genişletmesinin de buna engel olmayacağını söyledi. Afganistan’dan gelen sığınmacıların sayısının artmasıyla şiddet suçlarının da artmasından endişe ettiğini söyleyen Kurz, “Suç istatistiklerine bakmanız gerek. Burada vahşet olarak yaşananların çoğu geçmişte yoktu. Belli gruplarda sayılar son derece açık, kadınlara yönelik cinsel şiddetin sıklaşması mesela” dedi.

Kurz, Haziran ayında Viyana’da 13 yaşındaki bir kız çocuğunun genç Afgan erkekler tarafından uyuşturucu verilerek istismara uğradığı ve öldürüldüğünü hatırlattı.

İSLAMCILIĞIN ARTMASINDAN ENDİŞE EDİYOR

Göç yoluyla Avrupa’da İslamcılığın artmasından da endişe duyduğunu söyleyen Kurz “Bu hasta ideolojiyi Avrupa’ya ithal etmek istemiyorum” diye konuştu. Tüm sığınmacıların aynı kefeye konamayacağını söyleyen Kurz şöyle devam etti: “Ama bu göç akımları nedeniyle geçen yıllarda Avrupa’ya çok fazla antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) ithal ettik. Gelen insanlar arasında açıkça homofobik olan ve kadınların haklarını kayıtsız şartsız yukarıda tutmayanların sayısı çok.”

KOMŞU ÜLKELERE YENİ MALİ YARDIM

Reuters haber ajansı, geçen hafta AB’nin göç akınını sınırlandırabilmek üzere Afganistan ve Afganistan’a komşu ülkeler için yeni bir mali yardım paketi planladığını bildirmişti. Ajansa konuşan ve isimleri açıklanmayan iki AB yetkilisi ve konuya yakın bir diplomat, henüz hazırlık aşamasındaki planın Afganistan, Pakistan ve bölge ülkelerine mali yardımların artırılmasını içerdiğini kaydetmişti.

AB yetkilileri, 2016’daki mülteci mutabakatıyla Suriyeli sığınmacıları barındıran Türkiye’nin Afgan sığınmacı ve göçmenlerin barındırılmasında da rol oynayabileceği üzerinde durulduğunu belirtmişti. AB kaynakları, Türkiye’ye Suriyeli mülteciler için 2024 yılına kadar ödenmek üzere ayrılan ek 3,5 milyar euro kaynaktan ayrı yeni bir mali yardımın gündemde olduğunu da ifade etmişti.

Okumaya devam et

Popular

Shares