Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sedat Peker: Kokainin yeni rotası için Venezuela’ya Binali Yıldırım’ın oğlu gitti

Suç örgütü lideri Sedat Peker 7’inci videoyu yayınladı. Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti. Ancak Peker’in bomba iddiası eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’a ilişkin geldi. Kokainin yeni rotası için Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın Venezuela’ya gittiğini söyledi.

BOLD – Sedat Peker yedinci videoda, yeni uyuşturucu hattıyla ilgili iddialarda bulundu, yeni isimler gündeme getirdi.

Uyuşturucu trafiğinde paranın Kıbrıs’ta Halil Falyalı üzerinden yürüdüğünü iddia eden Sedat Peker, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın kokainin yeni rotası için Venezuela’ya gittiğini ve Karakas Limanı’nda özel bir bölüm kiralamak için görüşmeler yürüttüğünü ileri sürdü. Peker, Erkan Yıldırım’ın kaset şantajı ile bu işin içine çekildiğini ima etti, Mehmet Ağar’ın ise uyuşturucu ticareti işinin tam ortasında olduğunu söyledi.

Uğur Mumcu ve Kutlu Adalı suikastleri için Mehmet Ağar ve Korkut Eken’i işaret etti.

PEKER’DEN GRAFİKLERLE MESAJ

Peker, Soylu’nun, “Kızım kızım diyor gösterin videoyu kızına ne yapılmış. Karısının iç çamaşırına sığınan aciz, edepsiz” sözlerinin ardından, yanıt vereceğini söylediği videoyu yayınladı.

Sedat Peker’in masasında yine not kağıtları vardı ancak bu kez kitaplar masa yerine, bir şema bulunan yazı tahtasının altındaydı.

Şemada İran’dan çizilen oklar 3 noktaya işaret ediyordu: Oklardan birincisi Mersin, diğeri Sabiha Gökçen ve  üçüncüsü de ‘S.D’yi işaret ediyordu. Peker, çizilen okların ne anlama geldiğine ilişkin bir ifade kullanmadı.

Yazı tahtasının altındaki kitaplar ise Oral Çalışlar’ın İslam’ın Doğuşu ve İlk Ayrılıklar ile Mümin Sekman’ın Her Şey Seninle Başlar-Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın idi…

Organize suç örgütü lideri olmaktan hakkında arama kararı bulunan Sedat Peker, 7. videosuna ‘Hayata korkusuzca bakanlar ölümden korkmazlar’ başlığını vermişti.

Sedat Peker, videoda şu açıklama ve iddialarda bulundu:

“ÇOK, ÇOK CİDDİ KONULARA GİRİŞ YAPMAYA BAŞLAYACAĞIZ”

“Bugün çok ama çok ciddi konular bölümüne giriş yapmaya başlayacağız” diyen Sedat Peker, “Ben herkese sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım. Artık parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağım. Avuç içi avuç içi koparacağım” ifadelerini kullandı.

“SUÇ ÜSTÜ YAKALANMIŞ BİR İNSANIN EZİKLİĞİ VAR ÜSTÜNDE”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TRT Haber’de katıldığı canlı yayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sedat Peker, “Şimdi televizyona çıkmışsın. Seni rezil rezil rüsva edeceğim. Orada oturmuşun, vücut dili okuyanların hepsi, ‘psikolojisi, suç üstü yakalanmış bir insanın ezikliği hali vardı üzerinde’ diyor.” dedi.

Orman ve Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a sorduğu Süleyman Soylu sorusu sonrası işine son verilen Anadolu Ajansı Muhabiri Musab Turan’a ilişkin konuşan Peker, “Ciğeri yanmış adam (AA muhabiri) söylüyor. Yarın onu da FETÖ’cü bulursunuz. O onu aramış, o onu aramış, o da onu aramış… Zaten yedinci aramada, bir köyde en sade yaşayan bir insan bile dünyada her insanı silsileyle aramış oluyor. Onun matematiği var da uzun uzun burada anlatmayayım şimdi onu. Devletin ruhunu yok ettiniz.” diye konuştu.

PEKER’DEN SOYLU’YA: MAHALLEDE OKEY MASASI KURACAK ADAM TOPLAYAMAZSIN

“Parti desteğiyle, basın desteğiyle siz bu kadar insan topluyorsunuz. Basın desteği yok, teşkilat yok, bir satır yazıyla ben sizin topladığınız kalabalığı topladım, sen mahallede okey masası kuracak adam toplayamazsın o sevimsiz suratınla. Vicdan ya, yarım saat orada uyuşturucu konusunu (Süleyman Soylu’nun TRT’deki yayını) anlatmışsın. Benim hayatım, uyuşturucu satanların ölümüyle suçlanmakla geçti. Oraya çıkıp onları söyleyip, benim bu şekilde seni rezil edeceğimi düşünemedin mi? BTK’dan devamlı yazdırıyorsunuz ya, siteler kapansın diye. Ne oldu kapattınız bir tanesini, ne oldu?”

TRT Haber’deki yayın sırasında Süleyman Soylu’ya soru soran gazetecileri de eleştiren Peker, “Seni karşında oturanlar robottu, gazeteci değildi biliyorsun değil mi? Onlar adına ben üzüldüm, ekmek parası ne yapsınlar.” dedi.

“EVİMDEKİ ARAMAYA KADIN POLİSLER SONRADAN GELDİ”

“Bir yalanı söylerken bilmiyor musun yalanın ömrü kısadır. Ben en başından beri ne söyledim? Evime arama yapmaya geldiklerinde kadın polis yoktu, diğer polis memurları görevini yaptı onlardan Allah razı olsun dedim. İki tanesi, özellikle yaşlı olan biri, eşimi silahla duvara iten, bir de çocukların odasına girip silah doğrultan polisten bahsettim, o görüntüleri niye vermiyorsun? Milletin kandıracaksın he? Ben o iki bayan polis kardeşimize teşekkür etmedim mi? Eve bayan polis sonradan geldi demedim mi, milletin aklıyla dalga geçiyorsun.”

“SANA İNANAN YÜZDE 9”

“Bak millet seni nasıl gömdü. Organize suç örgütü lideri karşısında, sana inanan yüzde 9 çıkıyor. Sizin parti anketleri 30 bin denekle yapılıyor, 300 bin küsür insanının verdiği oy. Yüzde 91, onun suç örgütü dediği insana inanıyor.”

“YENİ UYUŞTURUCU ROTASI NEDİR, SİZE DELİLLERİYLE İSPATLARIYLA ANLATACAĞIM”

“Çapın yok. Televizyonda tehdit ediyorsun ya. Oradan çıktıktan sonra da bu tehditlerine devam etmiş. Alabiliyorlarsa alsınlar. Ben sizin kurduğunuz uyuşturucu yolunu anlatacağım herkese, daha çok anlatacağım, böyle parça parça değil avuç içi avuç içi koparacağız… Nasıl bir güç, o gücü anlatacağım, yeni uyuşturucu rotası nedir, size delilleriyle ispatlarıyla anlatacağım…”

“NİYE WHATSAPP’TAN KONUŞUYORSUN”

Hadi ve Süleyman Özışık kardeşlere yapılan polis operasyouna değinen Sedat Peker, “Bir de gazetecilere operasyon yaptırmışsın, komikliğe bak.

Sana sözüm olsun. Bugüne kadar üzdüğün, çocuklarım ve eşim dahil, tüm çocuk ve anneleri için, devletin şerefli makamından ayrıldığında yüzleşeceğiz. Bu dünya böyle sürmez. Boynuna köpek tasması takıp seni sokaklarda gezdireceğim. Kolpacı. Yan yana yürümekle olmuyor bu işler.

Sana sözüm olsun, bugüne kadar üzdüğün bütün çocuklar ve onların anneleri için devletin o şerefli makamından ayrıldığında bir gün yine yüzleşeceğiz, bu dünya böyle sürmez. Kolpacı, alıp gelsene düşkün Abdulkadir’i.

Sen adam değilsin. Bu yüzden bakan da değilsin. Anlatacağım, şimdi yangınlar geliyor. Küçük koparacağım. Canın birden yanmasın.

Sıra bende, kütle kütle koparacağım….

Gazetecilerin HTS kayıtlarını, telefon trafiklerini açıklamıyorsun? Kaç kere konuşuyorsun? Devletin bakanısın neden Face Time’dan, WhatsApp’tan, niye müdürünün telefonundan konuşuyorsun gazetecilerle, Reşat babayla, onla bunla…” diye sordu.

FAS’A İNSANSIZ HAVA ARACI HİDE EDİLMESİ

Kendisinin Fas’tan Türkiye’ye iade edilmesi için Fas devletine insansız hava aracı hibe edildiği veya çok düşük ücretle verildiği iddialarını hatırlatan Sedat Peker, “Fas’a insansız hava aracı hibe edilmiş mi, gazeteciler araştırsanıza veya çok çok düşük paralarla verilmiş mi? Sizin namusunuz maaşınız kadar. Temiz toplumcular, ortalığı velveleye verdiniz, Aydın Doğan indirsin milyar dolarlık işleri, Dinç Bilgin indirsin. Sizin temiz toplumunuz bu… Gerçek hümanist insanları sarıp sarmalamalıyız. Süslü sülü devamlı temiz toplum diyor ya, devam indiriyor (parayı kastediyor)… İndir sülü indir. Baktım iş işler Fas’ta da karıştı, tam uçuş izni aldık, iptal uçuş izni bir anda, ben tabi uçağa binmeyip yürüdüm insanların arasında. Neyse sonunda geldik buraya (Birleşik Arap Emirlikleri)… Gidecek ülke bırakmadılar.” diye konuştu.

“SURİYE İLE KALMAZ, ÖBÜR TARAFA GEÇERİZ, O ZAMAN ÖYLE ŞEYLER OLUR Kİ..”

“Bir de beni seven insanları toplayıp böyle zulüm etmeyi planlıyormuşsun. Allah’a yemin olsun sülü, şurayı oku (Arkasındaki tahtadaki şema; İran-Mersin-Sabiha Gökçen Havalimanı, S.D .yazan), Suriye ile kalmaz o tarafa geçeriz, o zaman öyle şeyler olur, devletin aleyhine söylemem uluslararası hukuk önümde, ama beni seven insanları toplayıp ezip döveceklermiş, yapın, kibrit kutusuna sokacam sizi, adam nasıl küçülüyor göreceksiniz.

“UYUŞTURUCU HATTINI VENEZUELA’YA KAYDIRDILAR”

Sedat Peker’in gündeme getirdiği en ciddi iddialar ise kokainin yeni rotası ve Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım ile ilgiliydi. Peker, Erkan Yıldırım’ın işin içine kaset ve şantajla sokulduğunu iddia etti.

Peker, kokainin yeni rotasının ABD’nin çok etkin olması nedeniyle Kolombiya’dan Venezuela’ya kaydığını ve Dominik Cumhuriyeti üzerinden Türkiye’ye getirildiğini söyledi.

Kokainin bilinenin aksine Avrupa’da Türkiye’den daha ucuz olduğunu ifade eden Peker, Türkiye’ye getirilen uyuşturucunun Suriye’deki Lazkiye Limanı üzerinden daha pahalı olduğu Ortadoğu’ya gönderildiğini söyledi. Kokainin para trafiğinin ise Kıbrıs’taki Halil Falyalı üzerinden işlediğini iddia etti.

Peker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kokainle ilgili anlattılar ya, ben size gerçeğini anlatayım. Kokain önce Kolombiya üzerinden geliyordu. ABD DEA (Drug Enforcement Administration – Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi) orada çok etkili, orada sistemi döndüremeyeceklerini anlayınca yeni bir güzergah çalışması yaptılar. Venezüela’da DEA kontrolü yok, Kolombiya’dan kokaini bu ülkeye geçirmek çok kolay. Oradan gelen mal Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidiyor deniliyor ya, hayır, Avrupa’da ucuz kokain, burada pahalı, asıl en pahalı olduğu yer Ortadoğu. Suriye Lazkiye Limanı da DEA’nın kontrolünde değil. 4 ton 900 kilo kokain yakalandıktan sonra yeni güzergah kurmak için Venezuela’ya kim gitti? Eski başkanımız Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım… O mal yakalandıktan sonra bu senenin başında, şubatta ayında gitti 4 gün kaldı. Karakas Limanı var, Venezuela’nın en büyük limanı, ordan kuru yük gemileri doğrudan Türkiye’ye gelebiliyor, ama konteynir gemileri Dominik üzerinde durma yapıp, o şekilde devam edebiliyor. Şimdi Dominik üzerinde de yakalanmalar artacak, çünkü yeni güzergah burası. Ben bizim liman çok önemli dedim ya, herkes oraya gemi giremez dedi. Ben gemi girer mi dedim, kokain Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra 30-35 metrelik uzun yolculuk yapan yatlarla, 500 kilo, 1 ton, 2 ton kokainler o şekilde dağılıyor. Özellikle ama Suriye Lazkiye üzerinden de yapılıyor.

KOKAİNİN PARA TRAFİĞİ

“Şimdi para trafiği nasıl oluyor? Kıbrıs, Halil Falyalı, tüm para trafiği buradan dönüyor. Halil Falyalı denen şahıs, 20 sene önce hiç bir şeyi olmayan adam şimdi Kıbrıs’ın sahibi. Halil Falyalı’nın Türkiye’de 10 tane dosyası var, neden Halil Falyalı’yı Türkiye’ye getirmiyorsunuz. Tüm yasadışı bahis işleri ondan geçiyor, devletin resmi raporlarında var. DEA almak istiyor, o da alamıyor, uyuşturucu işinden dolayı başka ülkeler de almak istiyor. Erkan Yıldırım-Halil Falyalı, birazdan geleceğiz uyuşturucu işine… Erkan Yıldırım Kıbrıs’a gittiğinde Halil Falyalı’nın ya otelinde ya casinosunda misafiri. Binali beyin böyle bir organizasyonun içinde olduğunu düşünmüyorum. Ama ilk zamanlar Erkan Yıldırım’la ilgili çektikleri kasetleri, kumar kasetleri değil, rüşvettir şeydir, daha sonra bunu işe yönlendirdiler ve bu işin aparatı haline getirdiler. Kokainin Türkiye’ye gelişi gidişi, tüm organizasyon bu şekilde. Neden kokain yakalanamıyor, Erkan Yıldırım’ın direkt gemisiyle ilgili de değil, başka gemiler koordinasyon ediyor.”

“5 TON KOKAİN… KARAKAS LİMANI’NDA ÖZEL BÖLÜM KİRALANDI MI?”

“Sülüman, hadi sen bizim şu arkadaşları bir alsana, bana destek olacaklarmış diye 600 küsür kişiyi dinliyorsun ya, bir alsana. Nasıl uyuşturucu hattı? Sayın savcı Kolombiya’ya, Venezuela’ya yazı yazacaksınız. O mal yakalandığı tarihten 3-4 ay sonra Erkan Yıldırım oraya geldi mi? Ocak ve şubat ayında Karakas limanına gidip özel bir bölüm kiralamak için görüştü mü, kiralandıysa kimin üzerine? Sevkiyat başladı. Pisliğin, pisliği iğrençsiniz. Uyuyan devi uyandırdınız.”

“MEHMET AĞAR BU ORGANİZASYONUN TAM ORTASINDA”

“Peki Mehmet Ağar bu organizasyonun neresinde, tam ortasında. Erkan Yıldırım, Süleyman Soylu dostluğuna bakın. Erkan Yıldırım’ın Süleyman Soylu’nun çevresinde bu konularla ilgili dostluğuna bakın. 5 ton kokain yakalanmış, hastalık vardı (korona) vardı, o yüzden polis yollayamadım (Süleyman Soylu) diyor. 5 ton kokain, özel uçağı kaldırsana bir tane Türkiye’den. Buna da gerek yok, sayın savcılar zahmet etmesin ben yazdırayım: İlgili makama, Adalet Bakanlığı üzerinden Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Kolombiya Dışişleri Bakanlığı ile ilgili makama ulaştırılmak üzere… Şu şu tarihte ülkenizde yapılan uyuşturucu operasyonuyla ilgili ülkemizin adı geçmekte. Geminin varacağı yer burasıdır, bu konuyla ilgili bilgi belgeleri ivedilikle göndermesiniz talep ederiz…
Yav sülü postacılık bitti, adam göndermene gerek yok.”

“Devleti zora sokmak için anlatmıyorum. 5 ton kokain yakalanmış, (Soylu), ‘Hastalık vardı ondan polis yollayamadık’ diyor. İnsanların aklı ile dalga geçiyor. Lan bu 5 ton kokain, un değil. Kaldırsana özel uçağı Türkiye’den. Buna da gerek yok ki..”

“KUTLU ADALI’YI KORKUT EKEN ÖLDÜRTTÜ”

“Rahmetli Uğur Mumcu… 1996, Kutlu Adalı cinayetine değineceğiz dedik, söz namustur. Biz o zaman Korkut Eken, Mehmet Ağar hep beraberiz. Korkut abinin odasının, Mehmet Ağar’ın odasının yanında. Çok iyi dinleyin burayı. Genciz, vatanseveriz, işte şu PKK’ye yardım ediyor ama genelde işadamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Onları da anlatacağım, bugün yetişmez. Bana dedi ki, Kıbrıs’ta bir adam var, evet abi dedim, bu dedi Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor, genciz o zaman, bizi bi doldur boşalt…. Dedi ki, iki tane bana profesyonel lazım. Dedim ki abi sana öz kardeşimi vereceğim, Atilla Peker’i dedim, uzmandır dedim. THY bilet hard disklerini (eski kayıtlarını) atmıyor, bakabilirler, biletlerden bakabalirler; Korkut Eken, Atilla Yıldırım bu cinayetten ne kadar önce gittiler. Allaha şükürler olsun, onun (Kutlu Adalı) kanını bize nasip etmedi, namuslu adam, bugünleri görmüş adam, bunun için çalışmış, Rumlara falan satacağı yok ülkeyi… Hep böyle yapıyorlar vatanseverlik, vatanseverlik, milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokturuyorlar. Allaha şükürler olsun, geldiler 3-4 gün sonra, denk gelememişler, Korkut abiyle konuştuk, dedi sonra tekrar gideceğiz. Sonra orada bunlara bağlı olan başka bir ekip öldürmüş, karşılaştık Korkut abiyle, halloldu dedi. Atilla Peker kanser ameliyatı oldu evde yatıyordu. Allaha yemin olsun böyle oldu. Kumarın, uyuşturucu işinin git gide Kıbrıs’ı ele geçirdiğini görüyor Kutlu Adalı, bunlarla ilgili çalışma yapıyor, Kıbrıs’ı Rumlara sattı diyorlar, yav adam zaten Denktaş’la mücadele arkadaşı, hep devlet için yapıyor.

“AĞAR KENDİ GEÇMİŞİNİ TEMİZLEMEK İÇİN ÖLDÜRTTÜ BU İSİMLERİ…”

1990’larda öldürülen Kürt mafya babaları konusuna değinen Sedat Peker, bu isimlerin PKK’ya yardım ettiği için öldürülmediğini iddia etti. Peker, Mehmet Ağar’ın bu kişilerden para aldığını ve Ağar’ın bu kişileri geçmişini temizlemek için öldürttüğünü ileri sürdü.

Peker’in bu konudaki sözleri de şöyle oldu:

“Bu Mehmet Ağar var ya Mehmet Ağar. Emniyet müdürlüğü döneminde en iyi arkadaşları, Behçet Cantürk’ü, Hüseyin Baybaşin, Savaş Buldan… Hepsinden para alıyordu. Ağar en son siyasete girince, hayali cumhurbaşkanlığı, geçmişini temizlemek için Milli Güvenlik Konseyi’ne (Kurulu demek istiyor – MGK) bir sunum yaptı, o zaman Tansu Çiller’i ikna etti, sonra Milli Güvenlik Konseyi’ni, devletler kendi gelecekleri için bu tip eylemler yapabilir şeklinde sözlü karar çıkarttırıp sonra başladılar öldürmeye. Vallahi vatan millet için yapmadı, kendi geçmişini temizlemek için.

“UĞUR MUMCU ŞEHİT EDİLDİĞİNDE, KATİL EN ÖNCE GELİR… MEHMET AĞAR…”

Peker, Uğur Mumcu cinayetinde de Mehmet Ağar’a işaret etti:

“Uğur Mumcu, görüşüne katılırsınız katılmazsınız. Bence şehittir. Namuslu adam, dürüst adam… Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Terörden beslenen, terör lordları. Bunun üzerine çalışması. Terör bölgelerinde uyuşturucu tarlaları olur, satışları olur ve silah ticareti. Uğur Mumcu şehit ediliyor, yanına ilk gelen kim, katil en önce gelir Mehmet Ağar. Eşine diyor ki, ‘Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağı iner.’ Bu meşhur sözdür, devletin içinde yaşayanlar bunu bilirler. Uğur Mumcu, temiz adam, saf adam, tek başına bir adam. Derin PKK de var, unutmayın… Mehmet Ağar’ın yaptığı tüm işler kendi cebi içindi, yav bana işadamını arattırıyorlardı PKK’ye para veriyor diye. Yav abi bu adam Çorumlu nasıl PKK’li olur deyince, yav para veriyormuş diyor… Sonra biz adamı arıyoruz. Telefon açtık, küfür kıyamet. Sonra adam Ağar’ın yanına iki James Bond çanta para ile gidiyor… Bir de para lordları, uyuşturucudan silahtan beslenen. Uğur Mumcu, terörü yazıyor ama terörden beslenenleri yazınca adamı tak şehit ettiler.”

Soylu ve Peker arasındaki gerilim bahislere konu oldu

Gündem

Dedeağaç’ta mahsur kalanlardan sevindiren haber

Erdoğan rejiminin baskısından kurtulmak için umut yolculuğuna çıkan ve bugün Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi için sığınma işlemlerinin başladığı öğrenildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın insan hakları ihlallerinden kaçan 17 kişi bugün Yunanistan tarafında mahsur kaldı. Aralarında 5’i çocuk ve 4 kadının bulunduğu 17 kişi Meriç Nehri’nin kenarından dünyaya yardım çağrısında bulundu.

Çektikleri videoyla insani yardım çağrısında bulunan Türkiye’den gelen göçmenler, bebeklerin soğuktan donmak üzere olduklarını duyurdu. Susuzluk, zorlu arazi ile soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemediklerini belirten göçmenler, “Sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz.” diyor.

SOĞUKTA BEBEKLERİN AĞLAMA SESLERİ

Videoya konuşan kadın bir göçmen, “Hayatımız büyük tehlikede. Küçük çocuklarımız da var yanımızda. Bu noktada biran evvel insani yardım istiyoruz” dedi. Konuşma sırasında etraftaki bebeklerin ağlama sesleri videoya girdi.

ERDOĞAN’DAN KAÇIYORUZ, SİYASİ SIĞINMA İSTİYORUZ

Yalçın Toker ismindeki bir göçmen ise İngilizce olarak çektiği videoda dünyaya yardım çağrısında bulundu. Yunanistan tarafından bulunduklarını belirten Toker, “Meriç Nehri’ni geçtik ve 01 Aralık itibariyle Yunanistan tarafında bekliyoruz. Toplam 17 kişi (5 çocuk ve bebek, 4 kadın ve 8 erkek). Ne yazık ki susuzluk, zorlu arazi ve soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemiyoruz. Diktatör Erdoğan’dan umutsuzca kaçıyoruz. Siyasi sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz. Nazik ve umutsuzca acil yardıma ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Akşam saatlerinde mahsur kalan hakkında olumlu haberler gelmeye başladı. Gazeteci Bedrettin Uğur, mahsur kalan 17 kişinin güvenli bir bölgeye alındığını duyurdu.

Uğur paylaşımında, “Mahsur kalan 17 mülteci Yunanistan Feres Karakolunda. İki avukat ve bir uluslararası raportör güvende olduklarını açıkladı. Deport edilmeyecekler. Sığınma için resmi işlemleri başladı” dedi.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Gündem

Bakanıyla Erdoğan’ın garip diyaloğu: Ne söyledi, para pul söyledi mi? Söyler miyim efendim!

Meclis’te gazetecilere konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanına gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gazetecilere, “Ne söyledi ya. Para Pul söylemedi mi?” diye sordu. Soruya Koca, “Siz izin vermeden söyle miyim efendim” diyerek cevap verdi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, AKP Grup Toplantısı sonrası Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sağlık çalışanlarının maaş ve kıdem tazminatlarına ilişkin açıklama yapan Koca, “Pratisyen hekimlerin ek göstergesi 13 binden 33 bine, uzman hekimler diş hekimleri dahil olmak üzere 17 binden 40 bine ek göstergeleri çıkmış olacak. Pratisyenlere 2 bin 500, uzman hekimlere 5 bin olmak üzere bir düzenleme Meclis’te tüm grupların desteğini bekliyoruz” dedi.

Konuşmasının tamamlayan Koca gazetecilerin yanından ayrılırken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Ne söyledi ya” sesi duyuldu.

 

NE SÖYLEDİ YA!

Gazetecilerin hekimlerle ilgili düzenlemeye ilişkin açıklama yaptığını belirtmesi üzerine Erdoğan, “Para pul söylemedi mi” diye sordu. Bakan Koca da detay vermediğini ifade ederek, ” Söyler miyim efendim Siz izin vermeden ben söyler miyim?” dedi. Koca’nın bu sözleri gülüşmelere yol açtı.

Erdoğan, detay isteyen basın mensuplarına da “Hepsi geliyor. 5 bin, 2 bin 500 lira; bu tür zamlar geliyor” diye konuştu.

“Sabahtan beri buradayız, akşam olmak üzere, bir ömür gibi geçti”

Okumaya devam et

Gündem

Kapalıçarşı’da ‘döviz krizi’ intiharı

İstanbul Kapalıçarşı’da döviz bürosu sahibi bir yurttaş, borçları nedeniyle girdiği bunalımın ardından hayatına son verdi.

BOLD – İstanbul Fatih’te bulunan tarihi Kapalıçarşı’da döviz bürosu sahibi bir yurttaş iş yerinde intihar etti.

Olay bugün öğle saatlerinde yaşandı. Döviz bürosu sahibi C.E., başına sıktığı kurşunla intihar girişiminde bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, C.E.’nin hayatını kaybettiğini belirledi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı. İntihar eden E.C’yi tanıyan bir başka esnaf ise verdiği bilgide olayın borç yükü nedeniyle yaşanan bunalımdan kaynaklandığını duyduklarını belirtti.

Merkez’in doğrudan dolar satışı da dövizi durduramadı

Okumaya devam et

Popular

Shares