Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

MİT Kenya’dan öğretmen kaçırıp kahramanlık destanı yazdırdı

Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs’ta MİT eliyle yurt dışından adam kaçırdığını itiraf ederken, o ismin Kenya’da kendi halinde öğretmenlik yapan Selahaddin Gülen olduğu anlaşıldı. Havuz medyası yalan ve iftiraları peş peşe sıraladı. Nedim Şener, MİT’in taciz iddiasını güçlendirmek için film gibi bir senaryo anlattı. Ancak Gülen’in Uzakdoğu’da değil Kenya’da kaçırıldığını unuttu. Kemal Gülen ise kardeşinin “Gülen” soyismini taşıması dışında ekstra bir vasfı olmadığını anlattı.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de iktidar yanlısı Sabah Gazetesi, sadece Gülen soyismini taşıdığı için MİT tarafından Kenya’da kaçırılan öğretmenin haberini “Fetö’ye sınır dışı operasyonu! Selahaddin Gülen MİT operasyonuyla yakalandı” başlığıyla duyurdu. Halit Duran imzalı haberde, bir Afrika ülkesinden MİT operasyonuyla kaçırılan Selahaddin Gülen’in Fethullah Gülen’in yeğeni, Cevdet Türkyolu’nun da kayınbiraderi olduğu vurgusu yapıldı.

O ÜST DÜZEY İSİM ÖĞRETMEN ÇIKTI

Haberde yer verilen iddiaya göre, elleri kelepçelenerek Türk bayrakları arasında fotoğrafı çektirilen öğretmen, 15 Temmuz darbe girişimini organize eden yapılanma ile Fethullah Gülen arasında iletişimi sağladı. “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan hakkında yakalama kaydı bulunan öğretmenle ilgili “küçük yaştaki çocuğa cinsel saldırı” suçlaması da yöneltildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, 19 Mayıs’ta Türk gençliğine açıklayacağını duyurduğu üst düzey ismin Kenya’da kendi halinde öğretmenlik yapan Selahaddin Gülen olduğu anlaşıldı.

Sabah gazetesi, Selahaddin öğretmenin kaçırılmasının Gülen Hareketi içinede psikolojik yıkıntı oluşturduğunu belirtirken uluslararası rezaletin Kenya’da yaşandığını gizledi. Haberde, “Hangi ülkeden getirildiği açıklanmayan Selahaddin Gülen’in verdiği nitelikli bilgilerin örgüte ağır darbe vuracağı belirtildi” ifadeleri yer aldı.

HİLAL KAPLAN YİNE DEVREDE

Gelişmeyi ve Selahaddin Gülen hakkındaki iddiaları, Kabataş yalancıları arasında yer alan Hilal Kaplan da Twitter hesabından şöyle duyurdu: “15 Temmuz darbe girişimini organize eden mahrem yapılanma ile FETÖ elebaşı arasında iletişimi sağlayan Selahaddin Gülen. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yakalama kaydı var. Küçük yaştaki çocuğa cinsel saldırı suçundan da arandığı ortaya çıktı.”

KABATAŞ YALANI NEDİR: 3 Haziran 2013 günü Gezi Parkı eylemlerinin olduğu sırada Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu, verdiği bir röportajda Kabataş’ta saldırıya uğradığını iddia etmişti. Bu iddiaya göre bebeğiyle birlikte Kabataş İskelesi’nin önünden geçmekte olan Zehra Develioğlu, belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik grubun kendisini 52 saniye boyunca dövdüğü iddiasıyla şikayetçi olduğu öne sürülmüştü. Daha sonra yalan olduğu ortaya çıkan bu iddia, Hilal Kaplan gibi birçok yandaş gazeteci tarafından savunulmuştu.

NEDİM ŞENER HEP BİR ADIM ÖNDE!

Hürriyet’ten Nedim Şener ise yalan ve iftiralara kendinden de bir şeyler kattı. Kenya’da kaçırılan Selahaddin Gülen için şunları söyledi: “Bir Uzakdoğu ülkesinde küçük yaşta kız çocuklarının istismar edildiği bir ülkeye bu iş gittiği zaman MİT’e yakalanıyor. Uzakdoğu’ya seks turizmi için giderseniz dahi MİT sizin ensenizde.”

KİM BU SELAHADDİN GÜLEN?

19 Mayıs’ta Erdoğan’ın açıklamasının ardından Kemal Gülen, Bold Medya yayınına katılarak Kenya’da öğretmenlik yapan Selahaddin Gülen’in aslında kim olduğunu ve yaşananları tüm netliğiyle gazeteci Fatih Akalan’a anlattı:

  • Selahaddin Gülen 9 kardeşin en küçüğü. 30’lu yaşlarında… 6 ay önce Kenya’ya gitti. Öğretmenlik yapıyor, Amazon’dan kitap satıyor. Ayakta durmaya çalışıyor.
  • 2007 yılında kapanan bir taciz davası 15 Temmuz sonrası yeniden gündeme getiriliyor. Interpol’den kırmızı bülten çıkarılıyor. Kenya’da yargı, Ankara’nın delillerini yetersiz buluyor. Mahkeme, yargı süreci neticelenene kadar Selahaddin’in pasaportuna el koyuyor. En son 3 ya da 4 Mayıs’ta imza verdikten sonra, mahkemenin de karar vermesine günler kala kaçırma olayı yaşanıyor.
  • Kenya’daki mahkeme sürecinde Türkiye Adalet Bakanlığı taciz davasıyla ilgili bazı deliller gönderdi. Kenya Yüksek Mahkemesi bunları yeterli bulmadı. Alt mahkeme Selahaddin’in iade edilmemesine karar verdi. Yüksek Mahkeme de aynı kararı verdi. Anayasa Mahkemesi de bu yönde görüş bildirdi.
  • Kenya’da bizi hiç tanımayan hakimler bu kararı verdi.
  • Selahaddin, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) mezunu. Türkiye’de özel okullarda kısa süre rehberlik yaptı. 7 yıl önce Green Card çıkınca ABD’ye gitti. Bunun dışında Selahaddin’in Gülen soyimini taşıması dışında ekstra bir vasfı yok.

İşte Kemal Gülen’in Selahaddin Gülen hakkında anlattıklarının tamamı…

 

 

Analiz

Kadınların polislere “Ne olur bize tecavüz etmeyin” diye yalvardığı ülkede kim okur Erdoğan’ın kitabını?

AKP rejiminin işkence mağdurları, Erdoğan’ın yargılandığı halk mahkemesi Türkiye Tribünali’nde yaşadıklarını gözyaşlarına boğularak anlatıyor. Erdoğan ise adil dünya düzenini anlattığı kitabının tanıtım çalışmalarına ABD’de de tam gaz devam ediyor.

BOLD – İletişim Daire Başkanlığı, AKP’li Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabının ABD lansmanının New York’ta yapıldığı duyurdu. Birleşmiş Milletler toplantısı için ABD’nin New York kentinde bulunan Erdoğan, burada bir de kitabıyla aynı adı taşıyan ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ konferansı düzenledi.

AKP’li isimler, Erdoğan’ın adil dünya kitabını sosyal medyada paylaşmak için sıraya girdi. Hamza Dağ kitaptan bahsederken şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde imkânsızları mümkün kıldık ama ufkumuz sınırlarımızdan da ötededir. Eşitsizliklerin, adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefiyle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Daha adil bir dünya mümkündür.”

ERDOĞAN VE REJİMİ YARGILANIYOR

Adaletsizliklerin son bulduğu bir dünya hedefine yürüdüğünü söyleyen Erdoğan ve destekçilerinin gerçekleri söylemleriyle çelişiyor. farklı

AKP rejiminin 15 Temmuz sonrası yaptığı ağır işkencelerin yargılandığı Belçika’daki Türkiye Tribünali adlı halk mahkemesinde ilk gün Tarih Öğretmeni Erhan Doğan, yaşadığı ağır işkenceleri anlattı. Gözyaşlarını tutamayana Doğan, “Ankara’daki spor salonu Guantanamo gibiydi. İfadeye odasının duvarında kan izleri vardı. 3-4 kişi sivil giyimli polis benim kafamı duvara vurdular. Geceleri soyup soğuk su döküp, jopla dövüyorlardı” dedi.

Çırılçıplak soyulma, jopla dövme, Filistin askısı ve darp gibi işkencelere uğradığını kaydeden Doğan, “Bana işkence uyguladıkları yerde önümden üç bayan geçti, onların çığlıkları çok ürkütücüydü ‘nolur bize tecavüz etmeyin’ diyorlardı. Onların haykırışları hala kulağımda” derken yine gözyaşlarına boğuldu.

Türkiye Tribünali’nde bugün de Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben yaşadıklarını anlattı. Sürekli elektroşok ve kaba dayak işkencelerine maruz kaldığını anlatan Özben, kendisini kaçıran devlet görevlilerinin eşine tecavüzle tehdit ettiklerini söyledi.

İŞKENCELER TÜRKİYE MAHKEMELERİNDE DE KABUL GÖRDÜ

Yurtiçinde de karakollarda işkence ve tecavüz mağduru olanların davaları bir bir karara bağlanıyor. Afyon’dan sonra Antalya’daki işkence davasında da mahkeme işkenceyi kabul etti. İşkenceciler cezalandırılırken, devletin mağdurlara tazminat ödemesi karara bağlandı.

ÇOK BOYUTLU DERİN REZALET

Erdoğan’ın bu kadar hak ihlali yaşanan ülkede adil dünyanın kitabını yazması eleştirilerinde hedefi oldu. Akademisyen Savaş Genç, “Tutuklu ya da göz altındaki kadınların ‘Ne olur bize tecavüz etmeyin!!!’ diye yalvardıkları ülkenin başkanı ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diye kitap piyasaya sürdü! Çok boyutlu ve derin bir rezalet!!!” diyerek tepkisini dile getirdi.

MİT’in kaçırdığı avukat Mustafa Özben: Elektroşok verdiler, dayak attılar ve seks aletiyle tehdit ettiler

Okumaya devam et

Analiz

Operasyonun adı: Fahiş fiyat ahlaksızları

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fahiş fiyat gerekçesiyle esnafı, toptancıyı, çimentocuyu, pazarcıyı, emlakçıyı, marketçiyi hedefe koydu. Fahiş fiyat ahlaksızları operasyonları kapıda.

BOLD ANALİZ – AKP, baskınlarla enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 19.25’e ulaşan enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor. Gerçek enflasyonun ise yüzde 30’un üzerinde olduğu farklı araştırmalarla ortaya konuluyor. AKP, ekonomik çözümler yerine polisiye tedbirler için harekete geçti.

ÖĞRENCİLER EV BULAMIYOR

Üniversiteler açılmadan ev aramaya başlayan gençlerin kiralık konut bulamadıkları haberlere yansıyor. Kapı kapı kiralık dilenen gençlere “Senin bütçene uygun olanı yok” ya da “Elimizde daire kalmadı” cevapları veriliyor.

ÖRGÜTÜN ADI:  FAHİŞ FİYAT AHLAKSIZLARI

Döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artan enflasyonun sebep olduğunu unutan AKP Hükumeti, daha önce olduğu gibi suçluyu buldu. Kendisi dışındaki herkesin sorumlu ilan eden AKP, patates ve soğan depolarına baskınların ardından şimdi yelpazeyi genişletiyor. Esnaf, market, kasap, toptancı, emlakçı, pazarcı “Fahiş fiyat ahlaksızları örgütü” ilan edilecek.

MİTİNGLERDE ‘İNLERİNE GİRECEĞİZ İNLERİNE’ DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Adaletsizlik, suistimal varsa bu zulmün önüne geçeceğiz” açıklamasıyla operasyon düğmesine bastı. Bundan sonra yapılacaklar 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlarla aynı olacak. Erdoğan, her miting, toplu açılış töreninde “Biz vatandaşımızı fahiş fiyat ahlaksızlarına yedirmeyiz. İnlerine gireceğiz inlerine” diyecek.

ESNAF BİRBİRİNİ ŞİKAYET EDECEK, BEKÇİLER TEFTİŞ EDECEK

Ardından polis soruşturma dosyaları açacak. Esnaflar birlerini ispiyonlayacak. Daha çok müşterisi bulunanlar daha az müşterisi olanlar tarafından Alo ihbar hattına şikayet edilecek. Döviz, faiz ve enflasyonla artan fiyatları baskınlarla düzeltmek isteyen AKP Hükumeti ticareti de devlet sopasıyla hizaya getirecek.

İran’da Devrim Muhafızları eliyle yapılan fiyat kontrollerinde AKP’nin bekçileri görev alacak.

Okumaya devam et

Analiz

Saray’a bağlı yargıdan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de şikayetçi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürü oluşturmamız gerekiyor” dedi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceklerini savundu.

BOLD ANALİZ – Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekiyor” dedi.

2023’E KADAR GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ

Bakan Gül, Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. İnsan Hakları Eylem Planı ile “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” hedeflerinin olduğunu belirten Gül, “Tüm bunları 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

YARGIYI YARGIYA BIRAKACAK BİR KÜLTÜR OLUŞTURMALIYIZ

Yargının ancak delille karar vereceğini belirten Bakan Gül, yargı mensuplarının hedefe konulmasını eleştirdi. Yargının işini yapması için yargıya bırakılması gerektiğini belirten Gül, “Yargısız infaza herkes için karşı çıktığımız gibi yargının da yargısız infazını asla kabul etmiyoruz. Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekmektedir”

HAKİM KARAR ALMADAN SARAY’I ARADI

Bakan Gül, yargının yargıya bırakılması gerektiğini belirtirken, yakın dönemde mahkemelerin karar almadan Saray’la görüştüğü de medyaya yansıdı. Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan iki üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kullandığını köşesine taşıdı. Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere gazeteci Deniz Yücel, ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluklarının sürmesi için yargıya talimat vermişti. Erdoğan, yüksek yargı mensuplarıyla çay toplaması, Yargıtay başkanının Erdoğan’ın önünde düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışması tepki çekmişti.

 

Öğretmen Mehmet Alp TEM’deki işkenceyi anlattı: Kafama silah dayayıp ‘yaşamak istiyorsan kabul edeceksin’ dediler

Okumaya devam et

Popular

Shares