Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

MİT eliyle haydutluğun sebebi: Interpol, Türkiye’nin 773 kırmızı bülten talebini reddetti

Son dönemde MİT’in yurtdışındaki Gülen Hareketi mensuplarına yönelik kaçırma olaylarını artırmasının nedeni ortaya çıktı. Uluslararası Polis Teşkilatı Interpol, Türkiye’nin Gülen hareketi mensuplarıyla ilgili yaptığı 773 kırmızı bülten talebini reddetti. Gerekçe ise, Interpol’ün 15 Temmuz’u siyasi suç olarak görmesi…

BOLD – TBMM Dışişleri Komisyonu’nda Interpol’ün 89. Genel Kurulu’nun İstanbul’da yapılmasına ilişkin yasa teklifi görüşmelerinde konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Interpol’ün Gülen Hareketi ile ilgili iade taleplerinde tereddütlü davrandığını söyledi.

İŞBİRLİĞİMİZ ARZU EDİLEN SEVİYEDE DEĞİL

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, 1955 ve 1996’nın ardından, Türkiye’nin 25 yıl sonra bu yıl üçüncü kez Interpol zirvesine ev sahipliği yapacağını söyledi. Salgın koşullarına rağmen Mart 2020’den bugüne kadar haklarında yakalama kararı bulunan 93 kişinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını belirten Kıran, üç kişinin de Türkiye’de yakalanarak ilgili ülkelere iade edildiği kaydetti. Kıran, Interpol’ün Gülen Hareketi mensuplarının iade taleplerinde ‘tereddütlü’ davrandığını ifade ederek, şunları söyledi: “FETÖ konusunda işbirliğimiz arzu edilen seviyede değil, İstanbul’daki genel kurul önemli fırsat olacak. Başta FETÖ olmak üzere PKK, KCK, DEAŞ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle mücadelemiz ve iptal ya da reddedilen kırmızı bültenlerimiz konusundaki haklı pozisyonumuzu katılımcılara ayrıntılarıyla izah edeceğiz.”

INTERPOL’ÜN TEK ODAK NOKTASI DEAŞ OLMAMALI

Milliyet’in haberine göre Interpol ile ilişkilerde üç konuda iş birliği sergilenmediğini vurgulayan Kıran, şöyle konuştu: “Nedir bu üç konu? Öncelikle, kırmızı bülten ve iade taleplerimizin reddedilmesi, yine kırmızı bültenlerin silinmesi ve Kayıp ve Çalıntı Seyahat Belgeleri Sistemi’ne ülkemiz makamlarınca yapılan veri girişlerinin silinmesi. Bunlar devam eden problemler. Zirvede bunların kabul edilemeyeceği, Interpol’ün üzerine düşeni yapmadığı, Interpol’ün bir yargı makamı olmadığı ve suçla mücadeleyi kolaylaştırmayı amaçlayan bir örgüt olduğu, tek odak noktasının DAEŞ olmaması gerektiği, DAEŞ’e karşı en büyük mücadeleyi ülkemizin verdiği ve Interpol’ün bu tutumunun ülkemizin terörizmle mücadeledeki çabalarına zarar verdiğini ifade edeceğiz.”

15 TEMMUZ’LA İLGİLİ TALEPLERİ SİYASİ SUÇ DEYİP REDETTİ

İçişleri Bakanlığı Europol Daire Başkanı Lütfi Çiçek de, Interpol’un cemaat mensuplarının iadesini siyasi talep olarak gördüğü gerekçesiyle reddettiğini açıkladı. Çiçek, şunları söyledi: “Şu anda hâlihazırda 2 bin 212 kırmızı bülten yayında. Kırmızı bültenlerin çıkmasında hiçbir sorun yok aslında, ta ki suçlar asayiş, kaçakçılık ve benzeri suçlar olsun hiçbir sıkıntı yok 3 ila 6 gün içinde çıkıyor. Ancak konu FETÖ’ye geldiği zaman, Interpol Anayasası’nın 3. maddesi der ki; ‘Interpol her türlü askerî, siyasi, ırki ve dinî konuların dışındadır’. Interpol Genel Sekreterliği de, 15 Temmuz darbe girişiminin bir askeri suç, bir siyasi suç olduğu varsayımla, FETÖ için yaptığımız kırmızı bülten taleplerini reddetti. Yaklaşık 773 talep. Bu, FETÖ’ye ilgili rakam. PKK, DHKP-C ve TKP-ML gibi terör örgütleri kapsamında, hatta içlerinde sadece terör örgütü üyeliği değil, silahlı eylemi olanlardan bile 240 şahsı reddettikleri görülüyor.”

Orhan İnandı’yı bulana 1 milyon $

Gündem

Askeri öğrencilere gece yarısı operasyonu: Bu yıl gözaltına alınanların sayısı 900’e dayandı

15 Temmuz sırasında yaşları 18’den küçük olduğu için gözaltına alınamayan ihraç askeri öğrencilere operasyonlar sürüyor. İzmir ve Ankara merkezli operasyonlarda 160 eski askeri okul öğrencisi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu yıl gözaltına alınan askeri okul öğrencisi sayısı 900’e yaklaştı.

BOLD – Gülen Hareketi’ne yönelik ankesör operasyonları devam ediyor. Son olarak İzmir, Ankara ve Balıkesir merkezli üç operasyonda 327 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunların 160’ı eski askeri okul öğrencisi olması dikkat çekti.

ASKERİ OKUL ÖĞRENCİLERİNE GECE SAAT 01.00’DE OPERASYON

İzmir’de ankesörlü telefon kullandıkları iddiasıyla 110’u eski askeri öğrenci olmak üzere 158 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT’ten gelen listeler sonrası Gülen Hareketi mensubu oldukları iddiasıyla 158 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. 158 kişiden 110’nun 15 Temmuz sonrası ilişikleri kesilen askeri okul öğrencisi öğrenildi. Bu kapsamda, İzmir merkezli 41 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, önceden belirlenen adreslere saat 01.00 sıralarında baskın yaptı. Çok sayıda kişi gözaltına alındı.

KONTÖRLÜ TELEFONDAN 50 ÖĞRENCİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen iki ayrı Gülen Hareketi soruşturması kapsamında 123 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Yargı çalışanlarıyla telefonla görüştüğü iddiasıyla 73 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca 15 Temmuz sonrası atılan 50 eski askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 18 ilde gözaltı kararı verdi. Tamamı daha önce ilişiği kesilmiş olan askeri öğrencilere isnat edilen suç ise kontörlü telefonlardan aranmak.

BALIKESİR MERKEZLİ MUVAZZAF ASKERLERE SORUŞTURMA

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 ilde Gülen Hareketi mensubu iddiasıyla 7’si muvazzaf asker, biri polis memuru 46 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılık koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ankesörlü ya da kontörlü telefonlarla ardışık arandıkları iddia edilen 46 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu yakalamak için Balıkesir, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bayburt, Bursa, Elazığ, Eskişehir, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Samsun, Tunceli ve Van’da belirlenen 55 adrese yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

 

Muhalefetten Erdoğan’ın başını döndüren taktik

Okumaya devam et

Gündem

Polis kurşunuyla ölen Dilek Doğan’ın annesi: Her yıldönümünde dünya bana cehennem oluyor

Polis kurşunuyla hayatını kaybeden Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” diye konuştu.

BOLD – 18 Ekim 2015’te, İstanbul’un Küçük Armutlu semtindeki evine yapılan polis baskınında vurulan ve 25 Ekim’de yaşamını yitiren 24 yaşındaki Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı.

DİLEK’İ ÖLDÜREN POLİS 45 GÜN CEZAEVİNDE YATACAK

Dilek Doğan’ın ölümündeki davadan yargılanan sanık polis Yüksel Moğultay’a 17 Mart 2017’de “bilinçli taksirle öldürme” suçundan altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Yargıtay cezayı onarsa sanık polis yalnızca 45 gün cezaevinde kalacak.

DİLEK DOĞAN DAVASI AİHM’E TAŞINACAK

Aile, Türkiye’de bulamadığı adalet arayışını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımayı planlıyor. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” dedi.

ACISINI DA CEZASINI DA BİZ ÇEKİYORUZ

Kızının vurulma yıl dönümünde Cumhuriyet gazetesine konuşan anne Aysel Doğan, “Bu 6 yıl, üzerimizde ağır bir yük, bir acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık. Oğlum adalet istedi diye 19 yıl ceza verdiler. Hakkında hiçbir kanıt, belge yok.” dedi.

HERKES BU ADALETSİZLİĞİ YAŞIYOR

Türkiye’deki hukuksuzlukları sıralayan Doğan, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bu adaletsizliği yaşayan sadece biz değiliz, herkes yaşıyor. Dilek tek kızımdı, bir taneydi. Ona yaşamayı çok buldular. Onun yokluğunda gözümüz bir şey görmüyor. Yaşarken ölüyüz deniliyor ya öyle bir şey. İnsan öldürenin bir cezası olur, adalet olur. Yokluğunu, acısını biz çekiyoruz üstüne biz cezalandırılıyoruz. Yüreğimiz paramparça her yıl dönümü geldiğinde sanki dünya bana cehennem oluyor. Adalet istiyoruz.” diye konuştu.

AİLENİN AVUKATLARI DA CEZAEVİNE ATILDI

Baba Metin Doğan ise, “O günkü gibi aynı acıyı yaşıyoruz. Öldüren kişi bir mermi cezası bile almadı. Avukatlarımızın hepsi de cezaevinde şu an. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz ama avukatımız yok. Dileğin bir ağabeyi hapiste şu an. Görüş cezası verilmiş, gidip göremiyoruz. Diğer ağabeyi de baskılardan dolayı yurt dışına gitti. Aile darmadağın” ifadelerini kullandı.

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

Okumaya devam et

Gündem

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

TÜGVA ile ilgili habere erişim engeli kararı veren Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesini hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu ve torpille hakim olarak atandığı iddia ediliyor.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu Türkiye Gençlik Vakfı‘nın (TÜGVA) devlet içinde kadrolaştığına dair haberlere mahkeme kararıyla erişim engeli gelmeye başladı.

Metin Cihan’ın sosyal medyadan yayınladığı ve TÜGVA’nın kamudaki atamalarda torpil yaptığını iddia ettiği belgelerle ilgili haberlere getirilen ilk engel kararını İfade Özgürlüğü Derneği paylaştı.

İLK ERİŞİM YASAĞI KARARI OSMANİYE’DEN

Derneğin web sitesinde yer alan bilgiye göre, İlerihaber.org’da yer alan TÜGVA ile ilgili bir haber “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 15 Ekim 2021 tarih ve 2021/4983 sayılı kararı ile erişime engellendi.

Öte yandan, akademisyen Ayşe Aydoğdu ve gazeteci Canan Kaya sosyal medyadan kararı alan mahkeme ile ilgili çarpıcı bir bilgi paylaştı. Erişim engeli kararı alan 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu iddia edildi.

Söz konusu habere erişim engeli kararı ile ilgili Aydoğdu paylaşımında, “TÜGVA’nın listelerinde adı olan ve torpille hakim olarak atanan, 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın talebi üzerine getirildi” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Canan Kaya da: “TÜGVA haberlerine erişim engeli getiren Osmaniye Sulh Hukuk Hakimi de TÜGVA kadrosundan hakim olmuş” dedi.

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonu ve TÜGVA’nın doğuşu

Okumaya devam et

Popular

Shares