Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Biden görüşme öncesi elini yükseltti Erdoğan tavrını yumuşattı

Biden’ın Erdoğan’la yapacağı görüşmeden saatler önce ‘otokrat liderlerle batılı demokrasilerin yarış halinde’ olduğunu belirterek Erdoğan’a ince bir mesaj gönderdi. New York Times gazetesi ise Erdoğan’ın görüme öncesi ‘tavrını yumuşattığını’ yazdı. İki ülke arasında sorunların çözümü konusunda ümitlerin az olduğu görüşme öncesi Bloomberg, Biden’a “Türkiye ile kördüğümü kesip at” çağrısı yaptı.

BOLD ANALİZ – ABD Başkanı Joe Biden, 20 Ocak’ta göreve gelmesinden sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı ilk görüşme öncesi G7 Zirvesinden sonra yaptığı açıklamada ‘Batılı demokrasilerin otokratik hükümetlerle bir yarış halinde olduğunu’ söyledi. Sadece Çin ve Rusya değil ‘dünya çapındaki otokratlarla, otokratik hükümetlerle’ diyen Biden’ın sözleri Erdoğan’a mesaj olarak da algılandı.

New York Times gazetesi, Erdoğan’ın Biden’la görüşmesi öncesi tavrını yumuşattığını belirtirken Bloomberg, Biden’a başyazıyla seslendi: ‘Türkiye ile kördüğümü kesip at’.

Görüşme öncesi sorunların çözüleceğine ilişkin ümitler ise oldukça az.

“BATILI DEMOKRASİLER OTOKRATLARLA YARIŞ İÇİNDE”

Dünyanın en zengin ülkelerinin oluşturduğu G7’nin İngiltere’deki zirvesi son bulurken ABD Başkanı Joe Biden “Batılı demokrasilerin otokratik hükümetlerle bir yarış halinde olduğunu” söyledi.

Rusya ile Çin’e açık eleştiriler getirilen zirve bildirisinin yayımlanması sonrası basın toplantısında konuşan Biden, “Bir yarış halindeyiz, aslında sadece Çin’le değil… Dünya çapındaki otokratlarla, otokratik hükümetlerle, demokrasilerin hızla değişen 21’inci yüzyılda onlarla rekabet edip edemeyeceğine dair bir yarış” dedi.

Biden, “G7, demokratik değerlerin işletilmesi gerekliliğini teyit etti. G7 liderlerine ABD’nin üzerine düşeni yapacağını söyledim. Amerika geri döndü” dedi.

G7 zirvesinde yolsuzluk konusunun da ele alındığını belirten Biden, “Yolsuzlukla mücadele etmeye karar verdik” diyen Biden, “Yolsuzluğun hükümetlerin altını oyduğunu biliyoruz. Paravan şirketler ve kara para aklamayla mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Daha önce açıkça Erdoğan’ı ‘otokrat’ olarak tanımlayan Biden’ın sözlerinin Türkiye ve Erdoğan’ı da hedef aldığı yorumları yapıldı.

BİDEN ERDOĞAN’I ‘OTOKRAT’ OLARAK TANIMLAMIŞTI

Biden’ın 2019 yılı Aralık ayında New York Times’a verdiği bir mülakatta Türkiye ve AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili sarf ettiği sözler AKP çevrelerinde rahatsızlık uyandırmıştı.

Biden, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘otokrat’ olarak tanımladığı söyleşide, Türkiye’deki durumdan büyük endişe duyduğunu aktardı.

Biden, “Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan’a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli…. Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle” ifadelerini kullanmıştı.

BLOOMBERG BAŞYAZISI: TÜRKİYE İLE KÖRDÜĞÜMÜ KESİP AT

Görüşme öncesi ABD’nin saygın medya kurumlarından Bloomberg’in Biden’a seslendiği başyazısı da oldukça dikkat çekiciydi.

Ankara’ya yönelik ağır eleştirilerin sıralandığı başyazıda, Türkiye’nin Rusya ve Çin’le yakınlaşmasına karşın NATO müttefikleriyle de gerilim içinde olması ve bunun günden güne tırmanması hatırlatılarak, “Biden, Türkiye ile olan kördüğümü (Gordiyon Düğümü) kesip atmalı” çağrısı yapıldı. (Ankara Polatlı yakınlarındaki Frig medeniyetinin başkenti Gordion ve Büyük İskender’le ilgili olarak ortaya çıkan bir deyim olan ‘Gordion Düğümü’ genellikle, çözümü zor bir sorunun kaba kuvvetle halledilmesi anlamında kullanılıyor.)

Yayın kurulu imzasıyla yayımlanan başyazıda, Türkiye’nin Batı içinde yerinin olmadığı görüşü, Erdoğan’ın Batı’ya çoktan sırtını çevirmesine dayandırıldı.

Bu noktada Batı’ya da bir çağrı yapılan Bloomberg başyazısında, “Batı, Türkiye’nin saldırganlığı karşısındaki toleransın sonuna gelindiğini göstermeli” dendi.

Başyazıda, Erdoğan’ın aynı zamanda Batı’nın askeri ve ekonomik birliklerine üyeliğin sağladığı koruma için de can attığı ifade edilerek, “İttifakın güvenliğinin altını oyan silah sistemleri alırken ve üye devletlere hakaretler yağdırırken bile Türkiye’nin NATO’da kalmasını istiyor. Ve, milyonlarca mülteciyi yağdırma tehdidi savururken bile Avrupa Birliği ile ‘karşılıklı güven’ arıyor” görüşü dile getiriliyor.

Bloomberg’e göre Biden, önceki yıllar içinde yaşadığı tecrübe ile Erdoğan’ın bir otokrat olduğu kanaatine vardı…

Biden’ın, Ankara için “Onlarla geçmişteki gibi devam edemeyeceğimizi anlaması gerekiyor” sözünün hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydediliyor:

“Türkiye bunu şimdiden, söylemlerini tırmandırarak test ediyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ABD’yi açıkça, 2016’da Erdoğan’a karşı yapılan başarısız darbe girişiminin emrini vermekle suçladı ve Avrupa’nın da buna coşkuyla destek verdiğini iddia etti. Bu sözler, geçmişte bazıları bizzat Erdoğan tarafından dillendirilen ve ABD’nin darbe planlayıcılarının tarafını tuttuğu suçlamaların epey ötesine geçiyor.

Gerçek şu ki, darbe girişimi sırasında Biden başkan yardımcısıydı ve Erdoğan’ı Amerikan desteği konusunda temin etmek için Türkiye’ye gitmişti. Ankara ise bu olaylara dair kapsamlı soruşturmalar yürütmesine ve binlerce kişiyi tutuklamasına rağmen, ABD veya Avrupa’nın herhangi bir dahli olduğuna dair en ufak bir kanıt sunmadı. Bununla birlikte, Erdoğan’ın aklına, bakanını cezalandırmak bir yana, suçlamalarını düzeltmek bile gelmedi.”

Bloomberg, işin NATO’ya bakan yönünde ise, S-400 krizine dikkat çekerek, “NATO’nun kuruluş anlaşması üyelik feshine imkân tanımıyor ama Türkiye’ye artık bir üye olarak istenmediğini söylemenin çeşitli yolları var. Nükleer silahların ve diğer stratejik varlıkların çekilmesiyle başlayarak, ittifakın Türkiye topraklarındaki ayak izini azaltmak iyi bir başlangıç olacaktır. NATO ayrıca, Türkiye’ye karşı koordineli şekilde cezalandırıcı önlemler alabilir; bunlara silah satışlarının askıya alınması ve ekonomik yaptırımlar dahil olabilir. Avrupa Birliği de, Türkiye’nin üyelik sürecine ilişkin uzun zamandır durmuş haldeki görüşmeleri yeniden başlatmaya niyeti olmadığını teyit ederek bu mesajın altını çizmeli” yorumu yapılıyor.

NYT: ERDOĞAN BİDEN’LA GÖRÜŞME ÖNCESİ TAVRINI YUMUŞATTI

Amerikan New York Times (NYT) gazetesi ise AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden’la yapacağı görüşme öncesi ‘tavrını yumuşattığını’ yazdı. NYT’ye göre Erdoğan, Joe Biden’ın ABD Başkanı olması sonrası Batılı liderleri ‘düşmanlaştırma yerine yatıştırma’ politikası izliyor.

NYT’deki haber gazetenin Türkiye Büro Şefi Carlotta Gall’ın imzasını taşıyor.

Carlotta Gall’a göre ABD’de Donald Trump yönetimi, “Erdoğan’ın uygun gördüğü her yere asker konuşlandırmasını, muhaliflerini ülke içinde ezmesini ve Moskova’yla sıkı fıkı olmasını” çoğunlukla görmezden gelmişti. Gall, “Fakat Erdoğan daha şüpheci bir Biden yönetimiyle karşı karşıya” diyor.

Haber şöyle devam ediyor:

“Hem koronavirüs salgını hem de ekonomiyi yanlış yönetmesi nedeniyle Erdoğan, ciddi iç sıkıntılarla yüz yüze. Enflasyon ve işsizlik artıyor. Liranın tehlikeli bir şekilde zayıflaması borç krizine yol açabilir.”

“Erdoğan bu nedenle yaklaşımını değiştirdi. Batı’dan çok ihtiyaç duyduğu yatırımı alma umuduyla birkaç konuda tavrını yumuşattı.

“Batılı liderlere yeniden güven vermek için, NATO müttefiklerini çok kızdıran Doğu Akdeniz’de gaz arama faaliyetlerini durdurdu. Rusya’nın tehditlerine karşı Ukrayna’yı destekleyerek ve Polonya’ya Türk yapımı insansız hava araçları satarak Moskova’yı kızdırdı.

“Yine de Sayın Erdoğan’ın elinde bazı önemli kartlar var. Türkiye’nin NATO’daki varlığı, milyonlarca mülteci için bir ara durak rolü ve Afganistan’daki askeri varlığı Batı karşısında onun elini güçlendirdi.”

“BİDEN, ERDOĞAN İLE BİR KEZ GÖRÜŞTÜ”

Biden’ın Erdoğan’a, Putin’le ilişkisinde olduğu gibi önce mesafeyi koruyarak, anlaşmazlıklardan kaçınmaya çalışarak ve meseleleri daha düşük diplomatik seviyelerde ele alarak yaklaştığını belirten gazete, bu yaklaşımı şöyle detaylandırıyor:

“Biden, göreve geldiğinden beri Erdoğan ile sadece bir kez telefonda görüştü. Bu ona, Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde Ermenilere yönelik katliamı ABD’nin soykırım olarak tanıyacağını bildirmek içindi. Bu, önceki yıllarda Erdoğan’ın öfke nöbeti geçirmesine neden olabilecek bir aşağılama iken, NATO Zirvesi’nde bir araya gelme vaadiyle birlikte sessiz bir tepkiyle karşılandı.”

Haber, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay’ın, “Biden, Türkiye ile demokrasi arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini biliyor” sözleriyle noktalanıyor.

REUTERS: ÖNEMLİ BİR İLERLEME KAYDEDİLMESİ BEKLENMİYOR

1,5 saat sürmesi planlanan görüşmeye ilişkin Reuters Haber Ajansı’nda yer alan değerlendirmede, mevcut fikir ayrılıklarının bu görüşmede çözülmesi veya bir ilerleme sağlanması konusunda çok az umut olduğu belirtildi.

Reuters, özellikle Biden’ın Oval Ofis’e geçmesinin ardından uzun bir süre boyunca Erdoğan ile görüşmemiş olmasının ve ilk görüşmesini de ‘Ermeni soykırımını tanıyacağını söylemek için’ yapmış olmasının ikili ilişkilerde ciddi çatlaklar yarattığını belirtti. Erdoğan’ın da yaptığı açıklamalarda bir önceki başkan Donald Trump ile çok daha rahat bir iletişim içinde olabildikleri yönündeki sözlerini hatırlattı.

Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Brüksel’de pazar akşamı yaptığı açıklamada NATO zirvesindeki görüşmenin aynı zamanda iki lider arasında ilk temas olacağını kaydetti ve ekledi: “Siyaset ve ekonomi alanında bazı zorlu konuları konuşacaklar. Özellikle insan hakları ile ilgili konularda ilişkilerimizi zorlayan konular mevcut.”

Reuters analizine göre Erdoğan görüşmede özellikle Türkiye’nin Afganistan’daki rolünü, önemini, yapmış olduklarını ve yapmaya devam edebileceklerini aktaracak. Ancak olumsuz başlıkların sayısının fazlalığı nedeniyle tüm bu ortak çıkar alanları geri planda kalabilir.

Reuters’a konuşan Teneo analistine göre iki tarafın da ilişkilerde pragmatik bir tutum sergilemesi bekleniyor. Hiçbir tarafın anlaşmazlıkları çözme konusunda ciddi bir adım atmayacağı ve bu yüzden görüşmenin Türkiye açısından somut bir sonuç doğurmayacağı belirtiliyor.

Biden-Erdoğan görüşmesinde masada neler var?

Analiz

8 ayda 285 kadın cinayete kurban gitti

Kendisinden 5 gündür haber alınamayan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Azra Gülendam Haytaoğlu’nun cansız bedeni bulundu. Haytaoğlu ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı.

BOLD ANALİZ – Orman yangınlarıyla boğuşan Antalya’da 5 gündür kendisinden haber alınamayan Azra Gülendam Haytaoğlu’nun öldürüldüğü ortaya çıktı. Tecavüze uğradıktan sonra öldürüldüğü tespit edilen Haytaoğlu’nun 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömüldüğü belirlendi.

İŞ İÇİN GİTTİĞİ EMLAKÇI ÖLDÜRDÜ

26 yaşındaki kızları Azra Gülendam Haytaoğlu’ndan 5 gündür haber alamayan ailesi, günlerdir sosyal medyadan seslerini duyurmaya çalışıyordu. Yapılan araştırmalar sonrasında Haytaoğlu’nun cansız bedenine ulaşıldı. Haytaoğlu’nun katledildiği belirlendi. Üniversiteli kadına tecavüz edip boğarak öldüren ve banyoda 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömen emlakçı Mustafa Murat Ayhan, çapraz sorgu sonrası cinayeti itiraf etti. Ayhan gözaltına alındı.

ÖLDÜRÜLEN KADIN SAYISI 285’E ÇIKTI

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre Haytaoğlu cinayeti ile birlikte bu yılın ilk 8 ayında öldürülen kadın sayısı 285’e çıktı. Geçen yıl 300 kadının öldürüldüğü Türkiye’de 2008’de 80, 2009’da 109, 2010’da 180, 2011’de 121, 2012’de 210, 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474 kadın katledildi. Kadın cinayetlerinin son yıllarda artması ise dikkat çekti.

AKP’Lİ NERGİS: ÖLDÜRÜLEN ERKEK SAYISI DAHA FAZLA

Daha önce yaptığı bir açıklama kadına yönelik şiddetin medya tarafından abartıldığını öne süren AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis, erkek cinayetlerinin kadın cinayetlerinin 12 katı olduğunu savundu. Katıldığı bir televizyon programında sunucunun “2020 yılında 300 kadın öldürüldü” cümlesine yanıt veren Nergis, “Ama bakın öldürülen erkek sayısı bu sayının 12 katı. Biz sadece kadınları ifade ediyoruz. Medya bu işin alıcısı olduğu için çok kullanıyor. Bu da yanlış bir algı yaratıyor, sanki Türkiye’de çok fazla kadın öldürülüyor” dedi.

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Okumaya devam et

Analiz

Saray’ın YAŞ sıkıntısı: Şura toplanamadı

Geçen yıl 23 Temmuz’da Yüksek Askeri Şura’yı toplayıp 45 dakikada kararları açıklayan Saray, Ağustos ayının ilk haftasına girilmesine karşın Şura’nın toplanma gününü belirleyemedi. Bu hafta toplanması öngörülen YAŞ’ta ulusalcı kadroların tasfiye edilmesi bekleniyor.  

BOLD ANALİZ – Bakan istifalarının konuşulmasına karşın uzun süredir kabineye yeni üyeler atayamayan Saray Hükumeti, geçen yıl 23 Temmuz’da topladığı Yüksek Askeri Şura’yı (YAŞ) bu yıl Ağustos ayı başlamasına rağmen toplayamadı. Bu hafta toplanması öngörülen Şura’da 2 bine yakın ulusalcı rütbeli askerin ordudan atılması bekleniyor.

GEÇEN YIL TEMEL VE AKSAKALLI EMEKLİ EDİLDİ

Geçen yıl 23 Temmuz’da toplanıp 45 dakika süren Yüksek Askeri Şura Toplantısı, Cumhuriyet tarihine “en kısa süreli Yüksek Askeri Şura” olarak kaydedildi. Geçen yılki şurada 17 general ve amiral bir üst rütbeye, 51 albay, general ve amiralliğe yükseltildi. 30 general/amiral kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildi. Şuranın en dikkat çeken kararları ise 15 Temmuz’un önemli isimleri Orgeneral İsmail Metin Temel ile 2. Kolordu Komutanı Zekai Aksakallı’nın kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmeleri oldu.

15 TEMMUZ’UN GENELKURMAY BAŞKANI DÜNDAR EMEKLİ EDİLECEK

Geçen yılki hızlı Yüksek Askeri Şura’ya karşın bu yıl toplantı günü bile belirlenemedi. Bu hafta Saray’da toplanması beklenen YAŞ’ta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, yaş haddinin yanı sıra bekleme süresini henüz doldurmamış olması sebebiyle görevine devam edeceği öngörülüyor. Görev süresini ve yaş haddini dolduran 15 Temmuz’da geçici olarak Genelkurmay Başkanlığı görevine getirilen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar’ın emekli edilmesi bekleniyor. YAŞ’ta ayrıca 2 bine yakın ulusalcı olarak nitelendirilen rütbeli askerin de TSK ile ilişiklerinin kesilmesi bekleniyor.

KABİNE TOPLANTISI DA ERTELENDİ

Bugün olması beklenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı ileri bir tarihe ertelendi. Anadolu Ajansı da, gece yarısı yayımladığı gündem özetinde kabine toplantısına dair bilgi geçmedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ne zaman toplanacağı ile ilgili Saray’dan bir açıklama da yapılmadı.

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Erdoğan’ı çay fırlatarak protesto ettiler: Mutlu musun?

Sosyal medyada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cayır cayır yanan Marmaris’te vatandaşlara çay dağıtmasına tepki gösteren videolar dikkat çekti. Bir sosyal medya kullanıcısı Erdoğan’ın tavrını turistlere “Mutlu musunuz?” sözleriyle çay fırlatarak eleştirdi. Rap şarkıcısı Şehinşah ise konserinde izleyicilerine çay fırlattı.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sel felaketi yaşayan Rize’nin ardından yangınlarla boğuşan Marmaris’te düzenlediği mitingde çay dağıtması vatandaşların tepkisini çekti.

Özellikle sosyal medyada Erdoğan’ın mitingindeki tavrını mizahla eleştirenlerin çektiği videolar onbinlerce kez izlendi.

TURİSTLERE ÇAY FIRLATTI

Begüm isimli sosyal medya kullanıcısı, yoldan geçenlere Erdoğan gibi çay fırlatarak ‘Mutlu musunuz?’ diye sordu. Videoda ‘Are you happy?’ ifadesiyle çay atılan turistler ise büyük şaşkınlık yaşadı. Videoda “Memnun musun her şeyden?” sorusuna bir dükkan sahibi, iktidardan memnun olmadığını söylerken, çay fırlatıldıktan sonra ise “Hah şimdi memnunum” cevabı izleyenleri güldürüyor.

ŞEHİNŞAH DA KONSERDE ÇAY FIRLATTI

Erdoğan’ın yangın bölgesi Marmaris’te çay fırlatışını rap müzik sanatçısı Şehinşah’ta düzenlediği konserde izleyenlerine çay atarak eleştirdi.  Şehinşah, “Bir sürprizim var umarım beğenirsiniz” diyerek izleyicilere çay fırlattı.

AYIP DENEN BİR ŞEY VAR YETER ARTIK

Erdoğan, Marmaris ziyaretinde düzenlediği miting ve dönüş yolunda yolda bekleyenlere çay fırlatması büyük tepki çekmişti. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Erdoğan’a “Ayıp denen bir şey var yeter artık” diyerek tepki göstermişti.

Rant sevdası Türkiye’yi yaktı

Okumaya devam et

Popular

Shares