Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

İsrail’de Netanyahu sonrası 8 partili koalisyon ne yapar?

İsrail’de daha önce üzerinde anlaşma sağlanan koalisyon hükümetinin parlamentoda güvenoyu almasıyla birlikte Netanyahu’nun 12 yıllık iktidarı sona erdi. Aşırı sağcı Naftali Bennett yeni başbakan olarak yemin etti ve göreve başladı. Ancak 8 partili koalisyonun geleceği konusunda tereddütler var.

BOLD ANALİZ – İsrail’de 12 yıldan bu yana Netanyahu’suz ilk hükumet meclisten güvenoyu alarak görevine başladı. Sekiz partinin koalisyonundan oluşan hükümetin başbakanı ise aşırı sağcı Yamina partisinin lideri Naftali Bennett.

Bennett, koalisyon anlaşması gereğince Eylül 2023’e kadar görevde kalacak. Daha sonra ise iki yıl süreyle merkez parti Yesh Atid’in lideri Yair Lapid Başbakan olarak görev yapacak.

Koalisyon hükumeti parlamentoda yapılan güvenoylamasını 60’a 59 oyla kazandı. Hükümetin bu kritik eşiği aşmasıya birlikte 2009 yılından bu yana aralıksız devam eden Benyamin Netanyahu dönemi resmen sona ermiş oldu.

Bennett, güvenoyu aldıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, ‘iki yılda dört seçimle yıpranan ulusu birleştirme’ sözü verdi. Önceliklerinin ise eğitim, sağlık ve bürokratik işlerdeki ağırlığı azaltmak olduğunu söyledi.

Hükümetin güvenoyu almasının ardından Bennett ve kabine üyeleri yemin ederek resmen görevlerine başladılar.

ABD Başkanı Joe Biden da ‘çalışmayı dört gözle beklediğini’ söyleyerek Bennett’i tebrik etti.

1996-1999 yılları arasında da 3 yıl başbakanlık yapan Likud Partisi Genel Başkanı Netanyahu, bu sonuçla birlikte ana muhalefet lideri oldu. Toplam 15 yıl başbakanlık yapan Netanyahu, İsrail tarihinde en uzun süre başbakanlık yapan isim oldu.

Likud Partisi Genel Başkanı Benyamin Netanyahu

Netanyahu, yeni hükümetin güvenoyu almasının ardından yerinden kalkarak Bennett’in elini sıktı ve ardından da muhalefet sıralarına oturdu.

Parlamentodaki tartışma esnasında Netanyahu, “Geri döneceğiz” diyerek de rakiplerine meydan okudu.

İKİ YILDA 4 SEÇİM YAPILDI

Hakkında açılan yolsuzluk davaları nedeniyle yargılanan Netanyahu, Mart ayında yapılan seçimlerde hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Bu, İsrail’de son iki yıl içinde yapılan dördüncü seçimdi.

Seçimlerin ardından Netanyahu’nun sağcı Likud Partisi, 120 sandalyeli parlamentoda 30 milletvekili kazandı. Ancak Netanyahu’nun seçimlerin ardından yaptığı koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmadı.

Bunun üzerine hükümet kurma görevi seçimlerden ikinci çıkan ve 17 sandalye kazanan Gelecek Var Partisi’nin lideri Yair Lapid’e verildi.

İsrail’in nispi temsile dayanan seçim sisteminde, bir partinin tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşması oldukça zor. Koalisyon için gerekli sandalye sayısına ulaşmak için genellikle daha küçük partilerle ortaklık yoluna gidilmesi tercih ediliyor.

8 PARTİLİ KOALİSYON

İsrail medyasında yer alan haberlere göre, yeni kabinede 27 bakan görev alacak. İsrailli Arapların ve sol kanattan partilerin de dahil olduğu sekiz partili koalisyon hükümetinde İsrail tarihinde ilk kez dokuz kadın bakanın bulunacağı belirtiliyor.

Sekiz partili koalisyonun fiilen yürüyüp yürüyemeyeceği konusunda ise şüpheler bulunuyor. Kaolisyonu oluşturan bileşenler arasında büyük görüş ayrılıkları olduğuna dikkat çekiliyor.

Kurduğu internet start-up girişimiyle milyoner olan Bennett ulusalcı-muhafazakar siyaseti temsil ediyor, partisi de Yahudi yerleşimcilere yakın olarak biliniyor.

Koalisyon ortakları sol görüşlü Meretz, İşçi Partisi ve Arap Raam partisi ise bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından yana ve İsrail’in son yıllarda izlediği kitlesel yerleşim politikasına karşı çıkıyor.

Farklı siyasi düşüncelere sahip bu 8 partinin tek ortak düşüncesi yolsuzluk suçlamaları yüzünden yargılanan Netehyahu’nun koltuğu bırakması.

İSRAİLLİLER SOKAĞA DÖKÜLDÜ

İsrail’de 12 yıldır iktidarda bulunan ve bu süre zarfında başbakanlık koltuğunda oturan Binyamin Netanyahu iktidarının son bulması sonrası binlerce kişi meydanlarda sevinç gösterileri için toplandı.

Tel Aviv’de ünlü Rabin Meydanı’nda toplanan on binlerce kişi ellerinde İsrail bayraklarıyla, Netanyahu aleyhine sloganlar attı. Birçok kişinin “Bu ülke bizim, Netanyahu gitti”, “Netanyahu hapse” sloganları attığı görülürken, kalabalığın arasında Netanyahu’nun fotoğrafının asılı olduğu”suç bakanı” yazılı pankartlar da dikkati çekti.

Sevinç gösterileri gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam etti.

İSRAİL’İN YENİ BAŞBAKANI NAFTALİ BENNETT KİMDİR?

İsrail Başbakanı Naftali Bennett

İsrail ordusunda eski bir komando olan Bennett, Netanyahu’dan daha ‘aşırı sağcı’ ve hatta ‘ultra-nasyonalist’ bir siyasetçi olarak nitelendiriliyor.

Sıfırdan kurduğu teknoloji firmasıyla dolar milyoneri haline gelen İsrailli siyasetçi, kariyeri boyunca aşırı sağcı seçmene hitap etti.

İşgal altındaki Filistin toprağı olan Batı Şeria’nın bazı bölümlerinin İsrail’e ilhak edilmesi gerektiğini savunan Bennett, geçmişteki Netanyahu hükümetlerinde Ekonomi ve Milli Eğitim bakanlıkları da dahil birçok pozisyonda yer aldı.

İsrail’in geçen ay Gazze’ye düzenlediği ve 254 Filistinlinin hayatını kaybettiği saldırıların Hamas’la varılan ateşkes neticesinde son bulmasının ardından Bennett, Netanyahu’nun rakibi olan ana muhalefetteki Gelecek Var Paritisi lideri Yair Lapid’le koalisyon kurmak için anlaştı.

Meclis’te 7 milletvekili ile temsil edilen sağcı Yamina (Sağa Doğru) partisin lideri olan Bennett, bu anlaşmaya göre ilk iki yıl başbakanlık görevini yürütecek. Daha sonra ise son iki yıl için bu görevi Lapid’e devredecek.

Anne ve babası ABD doğumlu olan Bennett, 2012 yılında Yahudi Evi partisinin liderliğine seçildi.

Batı Şeria’nın ‘işgal altında olmadığını’ savunan Bennett, 2018 yılında Yahudi Evi partisinin adını Yamina olarak değiştirmiş ve Netanyahu liderliğindeki koalisyonda yer almıştı.

İsrail’de 23 Mart’ta yapılan genel seçimlerde Bennett’in partisi Yamina 7 milletvekli çıkarmıştı.

Bir dönem daha bitiyor: İsrail’de Netanyahu’nun iktidarını bitirecek güven oylaması

Analiz

Bush döneminde başlatılan bir savaş daha sona eriyor

Joe Biden, ABD ordusuna bağlı muharip güçlerin yıl sonuna kadar Irak’tan ayrılacağını, eğitim ve danışmanlık desteği veren ABD askerlerinin ise ülkede görev yapmaya devam edeceğini açıkladı. 18 yıldan uzun süredir Irak’ta bulunan ABD güçlerinin ülkeden çekilmesiyle Biden, Afganistan’ın ardından eski Başkan Bush’un başlattığı bir savaşı daha sona erdirmiş olacak.

BOLD ANALİZ – ABD ve Irak, 2021 yılı sonuna kadar Amerikan askerlerinin Irak’taki muharip misyonunun sonlandırılması için anlaşmaya vardı.

ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da Irak Başbakanı Mustafa Kazımi ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, ABD ordusuna bağlı muharip güçlerin yıl sonuna kadar Irak’tan ayrılacağını; eğitim ve danışmanlık desteği veren ABD askerlerinin ise ülkede görev yapmaya devam edeceğini söyledi.

Başkan Biden, Ağustos ayı sonuna kadar Afganistan’da bulunan son ABD askerlerinin de çekilmesinin yanı sıra Irak’tan da çıkarak eski Başkan George W. Bush döneminde başlayan iki savaşta ABD’nin yürüttüğü muharebe misyonlarını noktalıyor.

Irak’ta şu an 2.500 ABD askeri, IŞİD’le mücadele eden Irak ordusuna destek kapsamında görev yapıyor. Biden’ın açıklamasına göre ABD askerlerinin bu yılın sonundan itibaren muharip bir görevi olmayacak.

BAŞBAKAN KAZIMİ’NİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK ‘SEMBOLİK’ BİR ADIM

ABD Başkanı Joe Biden ve Irak Başbakanı Mustafa Kazımi

Muharip güçler çekildiğinde bu sayının değişmesi beklenmiyor. Ancak bu açıklamanın ülke içinde ABD askerinin varlığından rahatsız olan geniş bir taban karşısında Kazımi’nin Irak iç politikasında elini rahatlatacağı, sembolik bir önemi olduğu değerlendiriliyor.

ABD askerlerinin Irak’taki varlığının 2003’teki müdahaleden bu yana sayıları azalsa da sürmesi, Ocak 2020’de İranlı General Kasım Süleymani’nin, beraberinde İran destekli bir Iraklı Şii milis grubun komutanıyla Başkent Bağdat’ta bir ABD hava operasyonunda öldürülmesinden bu yana ülke içinde ciddi tartışmalara yol açıyor.

İran destekli siyasi partiler, ABD askerlerinin Irak’tan tamamen çekilmesini talep ediyor. Tahran destekli Şii milis grupları da Irak’taki ABD birliklerine ve üslerine saldırılar düzenliyor.

ABD’NİN EN UZUN SAVAŞLARINDAN BİRİ DAHA BİTİYOR

Biden’ın bu açıklaması, eski ABD Başkanı George W Bush’un başlattığı bir diğer savaşın da bu yıl bitişi anlamına geliyor. Biden, Afganistan’dan da tüm muharip ABD askerlerinin Ağustos ayı sonuna kadar çekileceğini açıklamıştı. 20 yıl süren Afganistan savaşı ABD’nin en uzun süreli savaşı olarak tarihe geçmişti.

ABD liderliğindeki uluslararası güç, 2003’te Saddam Hüseyin’i iktidardan devirmek ve kitle imha silahlarını bulmak gerekçesiyle Irak’ı işgal etmişti. O dönem ABD Başkanı olan George W. Bush, müdahalenin başında “Özgür ve barışçıl bir Irak” sözü vermiş olsa da, müdahale sonrası güçlü bir merkezi yönetim kurulamadı ve ülke içinde yıllar süren kanlı bir iç savaş çıktı. Saddam Hüseyin iktidardan indirildi, ancak Irak’ta kitle imha silahı bulunamadı.

ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Irak’ı işgal ettikten 8 yıl sonra 2011’de askerlerini geri çekti. Irak hükümeti, 2014’te IŞİD’in ortaya çıkmasından sonra Washington’dan yeniden asker göndermesi talebinde bulundu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama da Bağdat’ın resmi talebi üzerine Irak’a 5 binin üzerinde asker gönderdi.

ABD’nin askeri varlığı son yıllarda Irak’ın yanı sıra Suriye’de de IŞİD’e karşı mücadeleye yoğunlaştı.

ABD, IRAK’I İRAN’A TESLİM ETTİ VE ÇEKİLİYOR

ABD, 11 Eylül saldırıları sonrası terör örgütlerine kucak açtığı iddiasıyla Afganistan’a saldırmış ve Taliban yönetimini devirmişti. ABD, yaklaşık 20 yıllık savaşın ardından 11 Eylül’e kadar Afganistan’daki muharip güçlerinin tamamını çekmiş olacak. Ancak 20 yıl önce devrilen Taliban, Afganistan’da yine en önemli güç ve en geç 1 yıl içinde Afgan hükumetini devirerek ülkede yeniden kontrolü sağlaması bekleniyor.

ABD, Irak’ı ise bölgedeki baş düşmanı İran’ın nüfuzuna bırakarak çekilmek üzere.

1932 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından 2003 yılına kadar Sünni iktidarlar tarafından yönetilen Irak, ABD işgali sonrası Şii hükumetler tarafından yönetilmeye başladı.

Saddam Hüseyin rejiminin 2003’te ABD liderliğinde devrilmesiyle birlikte nüfusun yüzde 55’ini oluşturan Şii nüfus ve Şii iktidarlar sayesinde İran, Irak’ta nüfuzunu büyük oranda arttırdı.

Şii silahlı milis gruplar, IŞİD’le mücadele sırasında Irak güvenlik teşkilatının dokusuna başarıyla yerleştirdi ve Irak Ordusu’nun resmi bir parçası haline geldi. Bu silahlı gruplar İran’ın da desteğiyle ülke içerisinde önemli bir güç haline geldi.

IŞİD’le mücadele sırasında İran Devrim Muhafızları’na bağlı çok sayıda asker Irak Ordusu’na danışmanlık adı altında ülkede faaliyet gösterdi.

Sonuç olarak Şii milis gruplar, İran’ın Irak’a etkisi noktasında önemli bir araç haline geldi.

Ancak Irak’ta İran’ın artan nüfuzuna karşı tepki de yok değil. Koronavirüs pandemisi öncesi Irak’ta düzenlenen kanlı protestolarda aralarında Şiilerin de olduğu halkın öfkesi hükumet yanında İran’a da yönelmişti. İran’ın Irak’taki temsilciliklerinin bazıları ateşe verilmişti.

AB’ye Avusturya’dan çağrı: Afgan mülteciler için doğru tercih Türkiye!

Okumaya devam et

Analiz

TMSF el koyduğu şirketleri OHAL kararnamesiyle satıyor

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), el koyulan Gülen Hareketi’ne yakın iş adamlarının şirketlerini OHAL yetkisiyle satmaya devam ediyor. 2016 yılında kayyum atanan Gaziantep’teki Akmis Tarım Hayvancılık Ltd. Şti’nin bütün varlıkları ihaleye çıkarıldı. İhale 1 milyon 845 bin TL’den açılacak.

BOLD ANALİZ – Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan ilana göre, 1.8 milyon TL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarılan işletmenin ihalesi 25 Ağustos’ta yapılacak. Akmis Tarım Ticari ve İktisadi Bütünlüğü, Gaziantep’te 13 bin 227 metrekare alanlı tarım ve hayvancılık tesisi vasıflı taşınmaz ile makine ve demirbaşlardan oluşuyor.

OHAL YETKİSİYLE ŞİRKET SATIŞI

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02 Eylül 2016 tarihli kararıyla Akmis Tarım Hayvancılık İnşaat Gıda Tekstil Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. TMSF’ye devredilmişti. Fon, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kararnamesi’ne dayanak şirketi satışa çıkardı. Gaziantep Şehitkamil ilçesi, Kirlialıcı Mahallesi, 109 ada, 232 parselde kayıtlı, 13 bin 227 metrekare Tarım ve Hayvancılık Tesisi ihale edilecek.

ADIM BAŞI PARA

1 milyon 845 bin lira muhammen bedelli ihaleye katılacak firmalar 184 bin 500 TL teminat yatıracak. Ayrıca satış komisyonu onaylı şartname için 1.000 lira verilerek ‘Akmis Tarım Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Şartname Bedeli’ dekontu alınacak.

TESİSİ ZİYARET İÇİN 2 BİN TL YATIRACAKLAR

Katılımcılar TMSF’nin Ziraat Bankası AŞ Levent Şubesine 2 bin lira tesis gezme parası ödeyecek. Bu gezi sırasında ‘Gizlilik Taahhütnamesi’ imzalanacak. Resmi Gazetedeki ilanda “Her ne sebeple olursa olsun tesis ziyareti için ödenmiş tutarlar iade edilmez” ifadesi yine yer aldı.

KAPALI ZARFLA BAŞLAYACAK AÇIK ARTTIRMAYLA SÜRECEK

İhale, kapalı zarf aşamasında verilen en yüksek teklif üzerinden başlayacak. Ardından açık arttırmaya geçilecek. Teklifler peşin bedel olarak Türk Lirası cinsinden verilecek. İhale şartnamesine ulaşmak isteyenler bu linkten giriş yapabilirler: https://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2021/07/20210727-3-5.pdf

ŞİRKETİN BORÇLARINDA BİLE AYRIM YAPILDI

Gülen Hareketine yakın iş adamının şirketi Akmis’in borçlarında da ayrıma gidildi. Akmis’in geçmişte Gülen Hareketi’ne yakın şirketlere olan borçları ödenmeyecek. Ama diğer piyasaya olan borçları ihale bedelinden düşürülebilecek. Bu durum ihale ilanında şu ifadelerle yer aldı: “FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla, İhale Bedelinden ödenmesine karar vermeye ‘Kurul’ yetkilidir.”

https://boldapp.de/2021/07/06/cokulen-fabrika-19-milyon-liraya-satilacak-sirketlerden-ayak-basti-parasi-istendi/

 

Okumaya devam et

Analiz

Çin ve Rus aşısı olanlara umre yok

Çin’den 100 milyon Sinovac, Rusya’dan da 50 milyon doz Sputnik aşısı alan Türkiye’ye Suudi Arabistan’dan kötü haber geldi. Umre sezonunun başladığını duyuran Suudi Arabistan, Sinovac ve Sputnik aşılarını liste dışı bıraktı.

BOLD ANALİZ – Hac ibadetinin ardından Suudi Arabistan umre sezonunun başladığını duyurdu. Riyad yönetimi ülke dışından ziyaretler için aşı şartı getirdi. Listede Türkiye’nin 150 milyon doz aldığı Sinovac ve Sputnik aşıları yok.

İKİ YILDIR HAC VE UMRE YAPILAMIYOR

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hac ibadetinin sona ermesiyle umre sezonunun açıldığını duyurdu. Bu yıl da hac ibadeti için Suudi Arabistan dışından hacı adaylarının kabul edilmezken, umre için 9 Ağustos’tan itibaren ülke dışından ziyaretçi kabul edileceğini açıkladı. Salgın dönemindeki iki yıl boyunca ne hac ne de umre yapamayan Müslümanların Kabe hasreti sona erecekken, Riyad yönetimi bu kez aşı şartı koştu. Tam aşılanmış yabancı ziyaretçilerin ülkeye giriş yapabileceğini belirten Suud yönetimi, kabul edilecek aşıları da açıkladı.

LİSTEDE SİNOVAC VE SPUTNİK YOK

Hac ve Umre Bakanlığı Sözcüsü Hisham Saeed yaptığı açıklamada, umre vizesi, konaklama ve barınma gibi işlemlerin başladığını belirtti. Saeed, yurt dışından gelenlerin umre yapabilmeleri için en önemli şartların en az 18 yaşında olmaları ve Gıda ve İlaç Kurumu tarafından onaylanmış 4 Kovid-19 aşısından birini yaptırması olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan’ın salgınla mücadele kapsamında onay verrdiği aşılar arasında Pfizer/BioNTech, AstraZeneca, Johnson & Johnson ve Moderna aşıları bulunuyor. Türkiye’de uygulanan Çin aşısı Sinovac ve 50 milyon doz alınacak Sputnik aşıları liste dışı kaldı.

EN BÜYÜK ALICI TÜRKİYE

Çin Ticaret Bakanlığı, 200’den fazla ülke ve bölgeye 600 milyon dozdan fazla Kovid-19 aşısı satıldığını açıkladı. Çin’den 100 milyon doz aşı alan Türkiye ise listenin başında yer alıyor. Koronavirüs salgını için geliştirilen ve yüzde 50 etkinlik oranı olduğu ortaya çıkan Sinovac’ın en büyük alıcıları arasında Endonezya, Brezilya, Malezya, Kolombiya ve Uruguay geliyor. Türkiye 100 milyon doz Sinovac’ın yanı sıra 90 milyon doz BioNTech ve 50 milyon doz da Sputnik aşısı almak için anlaşma imzalamış durumda.

“Susma anlat KHK’lı”

Okumaya devam et

Popular

Shares