Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

314. madde sopası: 426 bin soruşturma 264 bin kişiye ceza

Türk Ceza Kanununun 314’nci maddesinden açılan davalar, maddenin toplumun farklı kesimleri için adeta bir sopa olarak kullanıldığını ortaya koydu. Adalet Bakanlığının rakamlarına göre son 2013-2020 yılları arasında TCK 314. maddeden 426 bin soruşturma açıldı. Son 4 yılda 266 bin kişiye ceza verildi. Cezai hükümlerin muğlaklığı nedeniyle terörle ilgisi olmayan bireyler tutuklanıyor. AKP iktidarı da bu maddeyi muhalifleri susturmak için kullanıyor. 

BOLD ANALİZ – Terörle Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu AKP iktidarının yargı eliyle toplumu baskı altında tutmak için kullandığı bir araca dönüştü. Savcılar ve mahkemeler, belirsiz terörle mücadele mevzuatını suistimal ederek onbinlerce kişiye soruşturma açıp binlerce kişiyi hapis cezasına çarptırdı.

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün adli istatistik raporunda yer alan rakamlar, son yıllarda savcıların TCK’nın 314. maddesini bireyler üzerinde daha fazla kullandığını gösteriyor. Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi’nin Türkiye Adalet Bakanlığı’nın son altı yıldaki faaliyetlerine ilişkin istatistikleri üzerinde gerçekleştirdiği ankete göre, savcılar tarafından bireyler üzerinde terörle mücadele yasası kullanımında sürekli bir artış var.

Adalet Bakanlığı TCK 314. madde kapsamında 2013 yılında açılan soruşturma sayısı.

The Arrested Lawyers (Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi)’in Adalet Bakanlığı verilerinden derlediği rapora göre 2013 yılında TCK’nın 314. maddesinde 8.416 soruşturma yapılırken, 15 Temmuz’un ardından soruşturmalar rekor sayıda arttı. TCK 314’ten 2017 yılında 146.731 soruşturma yürütüldü. 8 yıl içerisindeki soruşturma sayısı ise 426 bin 61 oldu.

Adalet Bakanlığı TCK 314. madde kapsamında 2017 yılında açılan soruşturma sayısı.

2013’ten itibaren yıllara göre TCK’nın 314. maddesine göre yürütülen soruşturmalar şöyle:

YIL                SORUŞTURMA SAYISI

2013                8.416

2014                20.998

2015                15.218

2016                30.766

2017               146.731

2018              115.753

2019              54.464

2020             33.885

TOPLAM    426.061
2016-2020 ARASINDA 266 BİN  KİŞİYE MAHKUM EDİLDİ

TCK’nın 314/2 maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçundaki artış verilen mahkumiyet kararlarına da yansıdı. 2016 ile 2020 yılları arasında 266.000’den fazla kişi silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûm edildi. 15 Temmuz’un ardından 314. maddeden açılan davalarda verilen mahkumiyetteki artış da dikkat çekiyor.

2 YILDA 314. MADDEDEN MAHKUMİYET 20 KAT ARTTI

2016’da TCK 314. Maddeden 4.949 mahkumiyet verilirken 15 Temmuz sonrası Gülen Hareketi mensuplarına açılan davalarla bu sayı katlandı. 2018 yılında 108.412 bireye silahlı terör örgütü üyeliğinden ceza verildi. 2016 yılına göre 2018’de bu suçtan verilen cezalar 20 katı arttı.

Yıllara göre verilen mahkumiyet cezalarının rakamları şöyle:

YIL                MAHKUMİYET SAYISI

2016               4.949

2017               36.927

2018             108.412

2019               69.740

2020              46.783

TOPLAM       266.811

Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde terör suçundan hüküm giymiş 30.524 mahkumun 29.827’si Türk cezaevlerinde.

Son günlerde gündeme gelen Avrupa Konseyi’nin bir raporuna göre de, Türkiye terörle bağlantılı suçlardan hüküm giyen en büyük mahkûm nüfusuna sahip ülke. Rapor, şu anda AK üyesi ülkelerde terörden hüküm giymiş toplam 30.524 mahkûm olduğunu ve bunların 29.827’sinin Türk cezaevlerinde olduğunu gösteriyor.

22,5 YILA KADAR HAPİS CEZASI VERİLİYOR

Türkiye’nin terörle mücadele mevzuatı iki ayrı kanundan oluşuyor. Terör suçları 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinde düzenleniyor. Birçok maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi terörle ilgili cezaların yarı yarıya ağırlaştırılmasını öngörüyor. TCK’nın 314. maddesinin 1. bendi silahlı terör örgütü kurmayı veya yönetmeyi suç sayarken, 2. bendi terör örgütü üyeliğini suç sayıyor . Türk Ceza Kanunu’na göre, bu iki suçu işleyenler 7,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya.

MUĞLAK MADDE MUHALİFLERİ SUSTURMAK İÇİN KULLANILIYOR

AİHM’in pek çok kararında TCK ve TMK’nın öngörülebilir olmadığına dikkat çekiliyor. TCK ve TMK’da silahlı terör örgütünün ne olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçunun yasal tanım ve kriterlerinin olmaması, bu maddeleri keyfi uygulamaya ve kötüye kullanıma açık hale getiriyor. Devletin güvenliği ve teröre ilişkin cezai hükümlerin muğlak olması, hakim ve savcılar tarafından aşırı geniş yorumlanması nedeniyle terörle ilgisi olmayan bireyler tutuklanıyor. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra ev hanımları, avukatlar, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve muhalif siyasetçiler bu maddelerden tutuklanarak cezaevine gönderildi. AKP iktidarı da bu muğlak alanı muhalifleri susturmak için kullanıyor. Yargıyı Hakimler ve Savcılar Kurulu yoluyla kontrol eden AKP hükumeti, tehlike gördüğü grup ya da kişileri TCK 314. maddeyle cezaevine atıyor.

ABD’de savcılık SBK’nın mal varlıklarına el konulmasını istedi: Verdiği rüşvetler de gündeme gelebilir

Analiz

Halkların sel ile imtihanı: Almanya 400 milyon euro, Erdoğan çay dağıttı

Selin vurduğu Almanya’da hükumet, ‘Vergiler bunun için ödeniyor’ diyerek halka ilk etapta 400 milyon euro acil yardım dağıtılacağını açıkladı. Bugün 8 gün arayla 2 kez sel felaketine maruz kalan Rize Güneysu’da Erdoğan, afetzedelere çay dağıttı.

BOLD ANALİZ – Almanya’da hükumet, 176 kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinden etkilenen bölgelere 400 milyon euroluk acil yardım paketini kabul etti. Buna göre federal hükümet derhal ödenmek üzere 200 milyon euro kaynak sağlarken selden etkilenen eyaletlerin yönetimleri de 200’er milyon euroluk ödeme yapacak.

Selden en çok etkilenen eyaletlerden Kuzey Ren-Vestfalya’nın (KRV) hükümeti, Perşembe günü 200 milyon euroluk yardım paketini karara bağlayacak.

Maliye Bakanı Olaf Scholz, federal hükümetin ihtiyaç halinde miktarı artırmaya hazır olduğunu belirterek “Herkese mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yardım edebilmek için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi. Scholz, yeniden imar konusunda ise milyarlarca euroluk kaynağa ihtiyaç olacağını söyledi.

VERGİLER BUNUN İÇİN ÖDENİYOR

DW Türkçe’de yer alan habere göre, İçişleri Bakanı Horst Seehofer de yardım çalışmalarında paranın sorun olmayacağını belirterek “Acil yardımlar özellikle malını mülkünü kaybedenlere destek amacını taşıyor. Yardımlarda örneğin kişinin geliri ya da serveti incelenmeyecek. İnsanlar, olağan dışı durumlarda kendilerine yardım edilmesi için vergi ödüyor” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN ÇAY VERDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugün 8 gün arayla 2 kez selin vurduğu Rize’nin Güneysu ilçesini ziyaret etti. İlçe merkezinde toplanan kalabalığa seslenen Erdoğan, “Allah dünyayı bir mizan, ölçü ve denge üzerinde yaratmıştır. Bu dengenin kaybolması durumunda felaketler, sıkıntılar, zorluklar kaçınılmaz olur. Denge olarak bozulunca rahmet olarak gördüğümüz yağmur adeta bir afete dönüşür” dedi.

TÜRKİYE TAKDİR EDİLİYOR

Sel felaketini son yıllarda artan küresel ısınmaya bağlayan Erdoğan, “Almanya’dan Belçika’ya, Fransa’ya kadar neler olduğunu herhalde televizyonlardan izliyorsunuz. Ne yazlar eski yaz, ne kışlar eski kış, ne de baharlar eski bahar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin “şehirleşme ve altyapı başarılarının” takdir edildiğini savunan Erdoğan, konuşmasının ardından kendisini dinleyenlere çay fırlattı.

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Okumaya devam et

Analiz

‘Kimsenin malında gözümüz yok’ diyen Erdoğan dünyayı ikna edemiyor

Erdoğan’ın Maraş bölgesi ile ilgili açıklamalarına dünyanın tavrı sert oldu. ABD, Rusya ve Avrupa’nın ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de kararı kınadı. Federal çözüme dahi yanaşmayan Rum Kesimi’ne rağmen Türkiye’nin 2 devletli çözüm arayışı dünya devletlerinin tepkisini çekiyor.

BOLD ANALİZ– AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Kıbrıs harekatının 57. yıldönümünde yaptığı konuşmada, “Maraş’ta hayat yeniden başlayacaktır” sözlerine dünyadan yankılar sürüyor.

KİMSENİN MÜLKÜNDE GÖZÜMÜZ YOK

1974’te Türkiye’nin müdahalesinden sonra Rumların Maraş’taki mülklerinden çıkmak zorunda kalmasına da gönderme yapan Erdoğan yaptığı konuşmada, “Mülkiyet haklarına riayet edilen yürütülen bu çalışmalar ışığında, artık Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır. Yıllardır atıl durumda kalan bu bölge çözümsüzlüğün değil, Kıbrıs Adası’nın müreffeh geleceğinin sembolü olacaktır. Atılan bu adımlarla Maraş’ta yeni mağduriyetler oluşturulmayacak, bilakis mevcut mağduriyetler giderilecektir. Bizim kimsenin toprağında, hakkında mülkünde gözümüz yoktur” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Maraş bölgesinin bir kısmının daha açılacağını açıklamasına, ABD, Avrupa ülkeleri ve Rusya’dan tepki geldi.

ABD KARŞI

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, “Maraş’ın bazı kısımlarının Kıbrıs Türklerinin kontrolüne geçmesi açıklamalarını kınıyoruz” açıklaması yaptı.

ABD Dışişleri Antony Blinken

Kararın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 550 ve 789 numaralı kararlarıyla ters düştüğünü ifade eden Blinken, ABD’nin meseleyi BMGK’ya taşıyarak sert bir yanıt vermek için aynı fikirdeki müttefikleriyle birlikte çalıştığını belirtti.

AVRUPA’DAN SERT TEPKİ

Fransa’nın ardından Yunanistan’dan da Dışişleri Bakanlığı, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye’nin adımını “en sert şekilde kınadığını” duyurdu

BMGK’nin beş daimi üyesinden biri olan İngiltere de, konunun BMGK gündemine “acil olarak getirileceğini” ve “derin şekilde kaygı verici olduğunu” açıkladı.

RUSYA DA SICAK BAKMIYOR

BMGK daimi üyesi Rusya’nın dışişleri bakanlığından da açıklama geldi. Açıklamada, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Kıbrıslı mevkidaşı Nikos Christoulides’le bir telefon görüşmesi yaptığı ve “Türkiye’nin açıklamasının, BMGK kararlarının ihlali anlamına geldiğini söylediği” belirtildi.

Erdoğan’a son tepki BMGK’den geldi. BM Güvenlik Konseyi, Erdoğan’ın Kıbrıs konusundaki tutumunu kınadığını açıkladı.

BMGK’DEN KINAMA

Konsey, Erdoğan’ın Kıbrıs’ta iki devletli çözüm ve kapalı Maraş bölgesinin bir kısmının daha açılacağını açıklamasına ilişkin sözlerini kınayarak, ‘adil bir çözüm’ çağrısında bulundu. Açıklamada, “Güvenlik Konseyi, Türk liderlerin Kıbrıs’taki açıklamalarını kınıyor. Konsey, önceki kararlarına ve açıklamalarına aykırı olan bu tek taraflı eylemlerden derin endişe duyuyor” denildi.

TÜRKİYE’NİN KIBRIS POLİTİKASINA DÜNYANIN TAVRI

Türkiye, Ada’nın kuzeyine 20 Temmuz 1974’te yapılan askeri müdahaleden yıllar sonra, 1983’te tek taraflı ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanıyan tek ülke oldu.

Ada’nın güney ve kuzeyindeki Rumlar ve Türklerin daha sonrasında başlayan müzakerelerde hep federal bir çözüm masaya yatırıldı.

Ancak Türkiye ve Türkiye’nin desteklediği, Ekim 2020’de Cumhurbaşkanı seçilen Kıbrıslı Türklerin lideri Ersin Tatar, o dönemden bu yana iki devletli çözümü desteklediklerini açıklıyor.

Çözüme en fazla yaklaşılan zaman, 2004’te BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın federal bir çözüm öneren Annan Planı’nın Ada’nın iki tarafında da referanduma sunulduğu 2004 yılı oldu. Türk tarafı planı kabul ederken, Kıbrıslı Rumlar ‘hayır’ oyu verdi.

Hemen ardından Kıbrıs, Avrupa Birliği üyesi yapıldı. Türkiye’nin bugünkü iki devletli çözüm tezleri de, o dönem adadaki Rumların federal bir çözüme hayır demesi, buna rağmen AB üyesi yapılmalarına dayanıyor.

Ada’daki Kıbrıslı Türkler talep etmesi halinde Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı alarak AB üyesi ülke vatandaşı olarak kabul ediliyor.

Taliban’dan yeni tehdit: Türk birliklerinin Afganistan’a girmesine izin vermeyiz

Okumaya devam et

Analiz

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

Türk askerinin Afganistan’da muharip görev için gün sayması ve Afgan gençlerin akın akın Türkiye’ye gelmesi AKP’nin izlediği dış politika yönelik eleştirileri daha da arttırdı. Özellikle AKP’li yazarların mülteci sorununun çözülmesi gerektiğini savunanları ırkçılıkla suçlaması tepkileri daha da arttırdı.

BOLD ANALİZ– Brüksel’deki son NATO Zirvesinde Afganistan’dan çekilme kararı alan ABD Başkanı Joe Biden ile Erdoğan’ın Mehmetçik’in Afganistan’da muharip görev için anlaştığı iddia ediliyor.

Zirvedeki görüşmenin öncesi ve sonrasında Erdoğan, Başkent Kabil’deki Hamid Karzai Havalimanını koruma görevine talip olduklarını açıkladı.

Afganistan’da ilerleyişini sürdüren Taliban ise Türkiye’nin tavrından rahatsız. Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit, Türkiye’yi yine tehdit etti. Mücahit, Afganistan’a Türk birliklerinin girmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Taliban’a sıcak mesajlar gönderen Erdoğan’ın yanı sıra AKP’li yöneticiler de Taliban’ın sert açıklamalarını ‘İletişim kazası’ olarak değerlendiriyor.

MUHALEFETTEN TEPKİ

Muhalefette ABD ve müttefiklerinin çekilmeye hazırlandığı Afganistan’a Türk askerinin girmesine karşı çıkıyor. CHP ve İyi Parti, Suriye ve Libya’da olduğu gibi Mehmetçik’in çatışma bölgelerine gönderilmesine karşı. Muhalefetin karşı olduğu bir diğer konu ise Meclis kararı olmadan TSK’nın Erdoğan’ın kararıyla muharip görev için yurtdışına yollanacak olması.

TALİBAN’DAN KAÇAN GELİYOR

Öte yandan, Van’ın İran sınırından gelen mülteci akını görüntüleri bir süredir ülkede tartışma konusu. Görüntülerde çoğunluğu Afgan genci binlerce mülteci Türkiye’ye giriş yapıyor. Görüntüleri çeken gazeteci Ruşen Takva bu görüntülerin onlarca geçiş noktasından sadece biri olduğunu söylüyor.

Niğde-Ankara karayoluna bırakılan yüzlerce Afgan mülteci de, özellikle sosyal medyada uzun süre tartışma konusu oldu.

YAZARLARA TEPKİ

Son olarak, AKP’li yazarlar Nagehan Alçı ve Zafer Şahin’in televizyon programları ve köşelerinde mültecilerle ilgili sözleri de tartışmaları alevlendirdi.

Zafer Şahin, katıldığı programda mültecilerin işsizliğe neden olduğu eleştirilerine karşı çıkarak, Türkiye’de işsizlik olmadığını, iş beğenmeyen bir kitle olduğunu iddia eden iş verenlerin mesajlarını paylaştı.

Nagehan Alçı ise köşe yazısında Türkiye’de mülteci karşıtlığının giderek ırkçılığa doğru evrildiğinden şikayet etti. Alçı, özellikle Suriyeli mültecilerin artık bir misafir değil bu ülkenin parçası olduğunu ve yakın zamanda eşit vatandaşları olacağını savundu.

MHP’nin gazetesi Türkgün yazarından Nagehan Alçı’ya tehdit

AKP’li yazarların görüşleri sosyal medyada büyük tepki topladı. ‘Size Oy Moy Yok’ etiketine paylaşım yapan on binlerce vatandaş hükumetin izlediği dış politikayı eleştirdi

Okumaya devam et

Popular

Shares