Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Ağar ekibi Peker’i doğruladı: Soylu makamında Korkmaz’la iki kez görüştü

Mehmet Ağar’a yakınlığı ile bilinen T24 yazarı Tolga Şardan, Avusturya’da tutuklanan firari iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın yurt dışına çıkmadan bir gün önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yaptığı iki görüşmenin detaylarını yazdı.

BOLD – Sedat Peker’in açıklamasıyla gündeme gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kara para aklama suçundan firari olan iş adamı Sezgin Baran Korkmaz ile görüştüğüne dair iddialar derinleşiyor. Derin devletin başı olduğu öne sürülen Mehmet Ağar’a yakınlığı ile bilinen T24 yazarı Tolga Şardan da bu görüşmenin detaylarını köşesine taşıdı.

GÖRÜŞMENİN DETAYLARINI YAZISINA TAŞIDI

Yazısında görüşmenin mesainin olmadığı bir günde gerçekleştiğine dikkat çeken Şardan, hakkında kara para aklama suçlaması bulunan Korkmaz’ı bakanlığa çağıranları, toplantıya katılanları ve bakanlık merdivenlerinde yapılan özel sohbete kadar birçok detayı vermesi dikkat çekti. Korkmaz’ın gözaltına alınması sürecinde Ankara’da önemli bir hareketliliğin yaşandığını kaydeden Şardan, şöyle devam etti:

SOYLU MAKAMINDAN TAKİP ETTİ

“İçişleri Bakanı Soylu, gece yarısına kadar gelişmeleri makamından takip etti. Buradaki handikap, Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmeme olasılığıydı. Zira ABD’ye gönderilmesi halinde Korkmaz’ın, hakkındaki iddiaların yanı sıra yaşadığı süreçleri anlatmasıyla işler daha da karışacaktı.

Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesinin sağlanması gerekiyordu. Ama bu yazıyı yazdığım dün öğle saatlerine kadar -Viyana Büyükelçiliği’nin diplomatik kanaldan girişim yapmasına rağmen- henüz böyle bir gelişme yaşanmadı. Aksine ibre halen ABD yönündeydi.

KOM’DA HAREKETLİLİK YAŞANDI

Soylu’yla birlikte hareketlilik yaşayan bir birim daha vardı o saatlerde. Korkmaz’ın hakkındaki suç dosyasını takip eden Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’ydi (KOM) burası.

Korkmaz’ın gözaltına alındığı bilgisinin Ankara’ya ulaşmasının hemen ardından, tatil günü olmasına rağmen dairenin yöneticileri birer ikişer makamlarına geldi. KOM Daire Başkanı Mahmut Çorumlu ve daireden sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu da makamlarına gelenler arasındaydı.

Ki hatırlarsınız; Holoğlu, suç örgütü liderinin Korkmaz’ın yurt dışına kaçışı konusundaki açıklamalarında ismi geçen emniyet üst yöneticisi.”

SOYLU KORKMAZ İLE NE GÖRÜŞTÜ?

Sedat Peker’in “Korkmaz, 5 Aralık’ta Ankara’da Soylu ile görüştü, 6 Aralık günü Türkiye’den kaçtı!” ifadelerini hatırlatan Şardan, şöyle devam etti:

“Korkmaz’ı Ankara’ya çağıran bizzat Holoğlu değil. Holoğlu’nun talimatıyla dairede görev yapan bir şube müdürü. Bu şube müdürünün görev alanı organize suçlarla mücadele etmek.

Görevi organize suçla mücadele etmek olan şube müdürü, genel müdür yardımcısının talimatıyla hakkında adli soruşturma yürütülen bir şüpheliyi, İçişleri Bakanı ile görüşmek amacıyla Ankara’ya çağırıyor! Korkmaz da ilgili yerlerle irtibat kurduktan sonra Ankara’ya geliyor.

Sonrasında da Korkmaz’ı İçişleri Bakanı ile görüştürmek için Ankara’ya davet eden şube müdürü yine Soylu’nun onayıyla KOM Dairesi’nin yurt dışında irtibat görevlisi olarak atanıyor!

Nasıl ama! Tesadüfler peş peşe gelişmiş.

İşin diğer ilginç yönü daha var. Korkmaz, 5 Aralık 2020 cumartesi günü bakanlıkta ve emniyette mesainin olmadığı sırada Soylu ile görüşüyor. 6 Aralık Pazar günü yurt dışına çıkıyor.”

İKİNCİ GÖRÜŞME İÇİN YOLDAN DÖNDÜ

Bir soru ile olayın pekişmesine katkı vereyim.

Korkmaz, 5 Aralık 2020 günü Soylu ile kaç kez görüştü? İlk görüşmeden sonuç çıkmaması üzerine İstanbul’a doğru yola çıkan Korkmaz, geri dönüp bir kez daha Soylu ile görüştü mü?

Korkmaz’ın bakanlığa gidişinde yanında emniyetten kimler vardı?

Mesela bakan makamına çıkılan özel merdivenlerin başında Soylu’nun müsait olmasını beklerken kimlerle sigara tüttürdü? Bu isimler KOM’dan sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu ve KOM Dairesi Başkanı Mahmut Çorumlu muydu? Ayaküstü sigara sohbetinde neler konuşuldu?

Varlığı – yokluğu belli olmayan, düşük profilli Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, gelişmeler içinde yer alan ve Soylu’nun A takımındaki personeli hakkında idari soruşturma başlatacak mı? Yoksa bu kadar ağır ithamlar ve iddiaları, sıradan yurttaş gibi seyredecek mi?”

Neslihan ve Hande de annesiz babasız kaldı

Politika

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Malatya’da eve ekmek götüremediğini söyleyen şoför esnafına ‘Al bu keyif çayını iç’ diyen Erdoğan, sel felaketinin vurduğu Rize’de vatandaşa yine çay fırlattı. Erdoğan’ı dinlemeye gelen kalabalığın isteksiz tavrı ise dikkatlerden kaçmadı.

BOLD – Partisinin geçen Ekim ayındaki Malatya İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu minibüs ve servis şoförleri tarafından durduruldu. Deprem ve pandemi sonrası işleri azalan esnaf Erdoğan’dan kredi müjdesi istedi.

AL KEYİF ÇAYI İÇ

Erdoğan “Eve ekmek götüremiyoruz” diyen şoför esnafına “Bu bana biraz abartılı geldi be” diyerek cevap verdi. Erdoğan daha sonra, yanında getirdiği şoförlere uzatarak “Al bu keyif çayını iç” dedi.

ERDOĞAN RİZE’DE DE ÇAY DAĞITTI

Erdoğan bugün de sekiz günde iki kere sel felaketi yaşanan, altı kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de kaybolduğu Rize’ye gitti. Erdoğan’ın yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde çay dağıtmasına sosyal medyada tepki yağdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Bir Erdoğan klasiği! Rize’de sel yüzünden evi başına yıkılmış insanların başına çay fırlatıyor. Bu utanç görüntüleri sadece AKP Türkiyesi’nde olur.”

KEYİF ÇAYI MI?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun: “Sel afetinin yaralarını sarmak için Rize’ye gelen Sayın Erdoğan, yine yaraları sarmak adına Rizeli kardeşlerimize çay fırlatarak devletin tüm gücünü ziyadesiyle hissettirdi.(!) Yahu insaf! Vatandaşın evi, barkı, dükkanı sular altında kalmış. Ne çayı? Keyif çayı mı? Hem de Rize’de?”

SEL İÇİN GİTTİ ÇAY DAĞITTI

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: “Erdoğan sel felaketi için gittiği Rize’de miting yapıp, vatandaşa çay dağıttı. Çayın memleketinde, sel felaketine uğrayan vatandaşa miting yapıp, çay dağıtmak nedir?”

ŞAKA DEĞİL

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız: “Sel olmuş; birçok ev zarar görmüş ve halk maddi açıdan çökmüş durumda ama hala çay dağıtıyor! Şaka değil, gerçek…”

AFETZEDELERİN KAFASINA ÇAY ATMAK

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun tepkisin şöyle dile getirdi: “’Afetzedelerin kafasına çay atmak’. Başka bir şey yazmaya gerek var mı?”

TEK EKSİKLERİ ÇAYDI ZATEN

İyi Partili Lütfü Türkkan ise “Rize’de evi sel altında kalan vatandaşın tek eksiği de çaydı zaten. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı

KİTLE PEK SEVİNMEDİ

Erdoğan’ın çay dağıttığı sırada kalabalığın büyük çoğunluğunun isteksiz tavrı dikkatlerden kaçmadı. Görüntüleri paylaşan gazeteci Can Dündar da, “Kitleler çok sevinmiş gibi gelmedi bana” diyerek özetledi durumu.

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

 

Okumaya devam et

Politika

Saray’dan fon açıklaması: Beşinci kola müsaade etmeyiz

Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının ABD’den fon aldığı iddialarını yakından takip ettiklerini açıklayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberlere ilişkin açıklama yaptı. Altun, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bir vakfın Türkiye’de bazı medya kuruluşlarını fonladığına dair iddiaları yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye Anayasası’nın haber alma ve verme özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Altun, özgür basının, demokrasinin belkemiği olduğunu vurguladı. Medyanın, iç ve dış vesayet odakları tarafından ilgi duyulan bir alan olduğunu da bildiklerini aktaran Altun, şunları kaydetti:

  • Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.
  • Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız.
  • Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.
  • Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır.
  • Bunun örneğini Amerika Birleşik Devletleri’nde görmemiz mümkündür.
  • Örneğin ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır.
  • Türkiye’de de benzer statüde faaliyet gösteren, doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunmaktadır.
  • Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’a hakaret davaları katlandı: 3 yılda 29 bin kişiye dava

Başkanlık sistemine geçilmesiyle Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarındaki artış dikkat çekti. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında 29 bin 089 kişiye AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile dava açıldı.  Yargılananların 290’ı ise 18 yaşın altında bulunuyor.

BOLD – Adalet Bakanlığının 2020 yılı Adli İstatistikleri, Cumhurbaşkanına hakaret suçlarındaki artışı gösterdi. Başkanlık sistemine geçişin yapıldığı 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Sözcü’nün haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile son 3 yılda, 29 bin 089 kişiye dava açıldı.Adalet Bakanlığı’nın 2020 yılına ilişkin Adli İstatistikleri’ne göre, 2020’de Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile 152’si yabancı uyruklu 9 bin 773 kişi hakim karşısına çıktı. Bu kişilerden 84’ü 12-15, 206’sı da 15-18 yaş grubunda olmak üzere 290’ı çocuklardan oluşuyor. 18 yaş üzerinde ise 8 bin 235’i erkek, bin 96’sı kadın olmak üzere 9 bin 331 kişi yargılandı.

Dava açılanların 3 bin 655’i mahkumiyetle cezalandırılırken bin 519 kişi beraat etti. 3 bin 736 kişi hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Bin 13 kişi hakkında yetkisizlik, görevsizlik, 706 kişi hakkında ise davanın düşmesi, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi kararları verildi.

HER 3 DAVADAN BİRİNDE MAHKUMİYET

Açılan davaların yüzde 34.4’ü mahkumiyet, yüzde 35.1’i hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandı. Beraat edenlerin oranı 14.3’te kaldı. Başkanlık sistemine geçilen 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Erdoğan’ın Gülenistlere yaptığının Cumhuriyet tarihinde eşi yok

Okumaya devam et

Popular

Shares