Connect with us

Dünya

Taliban Erdoğan yönetimini “2001’deki fetva” ile tehdit etti

Erdoğan yönetiminin, Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havaalanı’nın güvenliğini üstlenme yönünde attığı adımları ‘menfur’ olarak nitelendiren Taliban meydan okudu: “Karar ihtiyatsız bir karar ve egemenliğimizin, toprak bütünlüğümüzün ihlali ve ulusal çıkarlarımıza aykırı.”

BOLD – Afganistan’da güç kazanan Taliban, Tayyip Erdoğan yönetimini ABD birliklerinin Afganistan’ı terk etmesinin ardından ülkedeki askeri birliklerini genişletmemesi konusunda bir kez daha uyardı.

Türkiye’nin de diğer yabancı güçler gibi ülkeden çekilmesini talep eden  Taliban, aksi takdirde işgalci muamelesi göreceğini açıkladı. Taliban, Ankara’yı sözünde durmamakla da suçladı.

“TÜRKİYE İLE 2001’DEKİ FETVA UYARINCA MUAMELE EDİLECEKTİR”

Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahit, Türkiye’nin de kabul ettiği Doha Anlaşması uyarınca tüm yabancı güçlerin Afganistan’dan çekilmesi gerektiğine vurgu yaparak Türk yönetiminin “ABD ile anlaşmalı bir şekilde ve ABD’nin emriyle” ülkede asker bulundurma ve “işgali genişletme” kararı aldığını, bu kararı en güçlü şekilde kınadıklarını belirtti.

Mücahit, “Hangi ülkeye ait ve hangi bahane altında olursa olsun yurdumuzda yabancı güçlerin bulunmasını işgal olarak görmekteyiz ve işgalcilere son 20 yıllık cihada dayanak oluşturan 2001 yılında yayınlanan fetva uyarınca muamele edilecektir” dedi.

“Afganistan İslam Emirliği” ve Afgan halkının Türkiye’nin Müslüman halkıyla tarihi, kültürel ve dinsel bağları bulunduğuna işaret edilen açıklamada işgalin bu bağları ve ikili ilişkileri zedeleyeceği, Türk yetkililere karşı husumete neden olacağı uyarısı yapıldı. Taliban, 1996-2001 dönemindeki iktidarı sırasında ülkenin resmi adını Afganistan İslam Emirliği olarak ilan etmişti.

“TÜRK YETKİLİLER SÖZÜNDE DURMADI”

Türk yetkililerle bir süredir çeşitli görüşmeler yürüttüklerini ve kendilerine onayları olmadan bu tür tek taraflı bir karar alınmayacağı güvencesi verildiğini belirten Taliban, “Verdikleri mevcut karar, kendi akitlerinin ihlalidir” suçlamasında bulundu.

Açıklamada Türkiye’nin kararının Afganistan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal edeceğini ve ulusal çıkarlarına ters düşeceğini belirten Taliban, Türk yetkilileri kararından geri dönmeye çağırdı.

Yapılan açıklamada ayrıca, “Türk yetkililer kararlarından dönmez ve ülkemizi işgal etmeyi sürdürürse İslam Emirliği ve Afgan halkı 20 yıllık işgale karşı durdukları gibi dini, vicdani ve yurttaşlık ödevi olarak onların da karşılarında duracaktır ve doğacak tüm sonuçların sorumluluğu, başkalarının işlerine müdahale eden ve bu tür düşüncesiz kararlar alanların omuzunda olacaktır” ifadelerine yer verildi.

TALİBAN DAHA ÖNCE DE UYARMIŞTI

Türkiye, NATO birliklerinin çekilmesi sonrasında Kabil’deki Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğini üstlenme önerisini Haziran ayındaki NATO Zirvesi öncesi dile getirmişti.

Taliban, önerinin ilk olarak ortaya atıldığı günden beri bu plana karşı çıktığını birkaç kez dile getirmişti.

Taliban son olarak 5 Temmuz’da BBC’ye yaptığı açıklamada, Eylül’den sonra ülkede kalacak tüm yabancı askerlerin işgal gücü muamelesi göreceği uyarısında bulunmuş ancak doğrudan Türkiye’yi işaret etmemişti.

Taliban Sözcüsü Süheyl Şahin, “Tüm yabancı güçler, üstleniciler, danışmanlar, eğitmenler, ülkeden çekilmeli çünkü bir ihlal olan işgalin parçasıydılar. Tepki göstereceğiz ama bu tepki, lider kadromuzun kararları temelinde gösterilecek” demişti.

TÜRKİYE’NİN KABİL HAVALİMANI ÖNERİSİ

Türkiye’nin, NATO birliklerinin çekilmesi sonrasında Kabil’deki Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğini üstlenme önerisinin ardından Ankara-Washington hattında bir süredir görüşmeler yürütülüyordu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta Diyarbakır ziyareti sırasında bir soru üzerine ABD ve NATO ile yürütülen görüşmeler sonucu Afganistan ile ilgili kararların alındığını belirtmiş, “Türkiye’nin Hamid Karzai’deki görev alanı ne olacak, buradan neleri kabulleniyoruz, neleri kabullenmiyoruz, bunların kararlarını aldık. NATO müzakerelerinde de Sayın Biden’la şahsım, gerek bire bir görüşmemizde, gerekse heyetler arası görüşmelerde bunları görüştük, konuştuk ve en ideal şekliyle Afganistan’daki bu adımı atmış olacağız” açıklamasında bulunmuştu.

ÜLKELER DİPLOMATLARINI ÇEKİYOR

Dağlık bir bölgede yer alan, deniz ulaşımı olmayan ve karayollarında ciddi bir güvenlik sıkıntısı bulunan Afganistan’ın dış dünyayla bağının kurulabilmesi için Kabil Uluslararası Havalimanı hayati bir role sahip.

Kabil Havalimanı, çekilme sonrası güvenliğin sağlanması konusunda öncelikli yerler arasında yer alıyor.

Bazı ülkeler, Afganistan’daki diplomatik misyonlarını tutmanın ön koşulu olarak havalimanı ve hava taşımacılığının güvenliğini öne sürüyor.

Dahası uluslararası yardım kuruluşları bu ülkeye gerekli insani yardımları bu havalimanını kullanarak ulaştırıyor.

Topyekun bir savaşın Kabil’i tehdit etmesi durumunda Kabil’de misyonları bulunan ülkelerin ve örgütlerin personellerini nasıl güvenli bir şekilde tahliye edebilecekleri konusu da ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Avustralya güvenlik gerekçesiyle ülkedeki büyükelçiliğini Haziran ayında kapattı. Havalimanının güvenliğinin sağlanamaması durumunda başka ülkelerin de diplomatik temsilciliklerini kapatması bekleniyor.

Çekilmenin ardından yaklaşık 650 Amerikan askerinin Washington’ın diplomatik güçlerini koruması için Kabil’de kalması bekleniyor.

Hindistan, Pazar günü bazı diplomatlarını ülkeden tahliye etti.

Afganistan’ın Belh vilayetinin merkezi konumundaki Mezar-ı Şerif’te bulunan Rusya, İran, Pakistan ve Türkiye’ye ait başkonsolosluklar da Temmuz ayı başında kapatıldı.

Türk Başkonsolosluğunun kapatılmasıyla birlikte vize işlemlerinin durduğu ve Türk diplomatların Kabil’e gönderildiği belirtildi.

Pazartesi günü Rusya bazı diplomatlarını Özbekistan’a yerleştirdiğini açıklarken, Çin de ülkedeki 210 vatandaşını tahliye etti.

Erdoğan’ın Afganistan planı: Suriyeli silahlı muhaliflere ‘özel güvenlik şirketi’ ile paravan

Dünya

İşkenceciler için hesap vakti: Erdoğan Rejimine Lahey yolu göründü

15 Temmuz sonrası Saray Rejiminin yaptığı, soykırıma varan insan hakları ihlallerini yargılayan Turkey Tribunal, deliller ve tanıklarıyla birlikte davayı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıyor. Hazırlanan dilekçe sosyal medyada, “Büyük haber için yarını bekleyin!” notuyla paylaşıldı.

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de, Erdoğan’ın inşa ettiği Saray rejimi Gülen Hareketi mensuplarına yönelik tarihte eşine az rastlanır bir soykırım başlattı.

Hareket mensuplarına yönelik zorla alıkoyma, keyfi tutuklamalar, işkence ve adam kaçırma gibi suçlar devlet kurumları eliyle gerçekleştirildi.

Yapılan zulüm, yurtiçinde dillendirilemese de yurtdışındaki bazı hukukçuların dikkatini çekecek boyutlara ulaştı.

TARAFSIZ YARGIÇLAR YARGILADI

İsviçre’nin Cenevre kentinde geçen Eylül ayında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıçları, insan hakları savunucuları ile önde gelen hukukçularından oluşan Turkey Tribunal Mahkemesi, Erdoğan rejimini yargıladı.

Cenevre’de beş gün süren Turkey Tribunal Mahkemesi’nde 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kaçırılan, işkence gören, hukuksuz yargılamalara maruz kalan, ya da Türkiye’den yurtdışına kaçmak zorunda kalan onlarca tanık dinlendi.

Mahkeme, Erdoğan rejiminin sistematik işkence ve kötü muameleler ile insanlığa karşı suç işlediğine karar verdi.

Kararı açıklayan mahkemenin Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, “Bu karar hukuki açıdan bir yetkisi olmayabilir ama ahlaki olarak bağlayıcılığı elbette olacaktır. Mahkeme heyeti saygın hakimlerden oluşmaktadır ve Türkiye’ye karşı tarafsızdırlar. Tribunal, tanıkların katılımlarını ve sessizlik duvarlarını yıkması sebebi ile çok önemlidir. Tanıkların uğradığı fiziki ve psikolojik işkenceler bağımsız raporları da doğrulamaktadır” ifadelerini kullandı.

LAHEY’E BAŞVURU DİLEKÇESİ HAZIR

Turkey Tribunal Mahkemesi, tanık ifadeleri, belgeler, görgü tanıkları ve diğer resmi evraklarla hazırladığı dosyayı yarın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sunacağını duyurdu.

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi, 20 yıl önce savaş suçları ve insanlığa karşı suçların zanlılarını yargılamak için kurulan uluslararası bir mahkeme.

Tribunal, bir süredir Erdoğan Rejimi tarafından insan hakları ihlallerine maruz kalanların tanıklık yapmaları için kendilerine ulaşmalarını bekliyordu.

“Sistematik insan kaçırmalar, işkence ve keyfi tutuklamalar” suçlamalar arasında. Mahkemenin 900’den fazla tanık ifadesi ve delille dosya oluşturduğu öğrenildi.

Turkey Tribunal’in resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Dilekçesi hazır… Büyük haber için yarını bekleyin! #TurkeyTribunal” denildi.

Hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu’nun çırpınışları: Bebek bezi gönderin, doğuma az kaldı

Okumaya Devam Et

Dünya

Biden’dan Çin’e Tavyan tehdidi: Karşılık veririz

biden cin si

ABD Başkanı Joe Biden, Çin’in Tayvan’a yönelik bir silahlı operasyona girişmesi durumunda buna karşılık vereceklerini söyledi. Biden’in sözlerine Çin’den tepki geldi. 

BOLD – ABD Başkanı Joe Biden, resmi ziyareti kapsamında geldiği Tokyo’da Japonya Başbakanı Kişida Fumio ile Akasaka Sarayı’nda bir araya geldi.

TAYVAN’I SAVUNMAK İÇİN MÜDAHİL OLURUZ

Görüşme öncesi basın mensuplarının “Tayvan’ı savunmak için askeri olarak müdahil olmak ister misiniz?” sorusuna “Evet, verdiğimiz taahhüt bu” dedi. Biden, “Tayvan politikamız hiç değişmedi. Tayvan Boğazı’ndaki barış ve istikrarı desteklemeye ve statükoda tek taraflı bir değişiklik olmamasını sağlamaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

ABD, JAPONYA’NIN SAVUNMASINA TAM BAĞLI

ABD’nin “müttefiki Japonya’nın savunmasına tam bağlı olduğunu” kaydeden Biden, “ABD-Japonya ittifakı Hint-Pasifik barış ve refahı için köşe taşıdır” diye konuştu. İki ülkenin “bugün de gelecekte de zorlukları birlikte karşılayacağını” kaydeden Biden, Rusya’nın Ukrayna saldırıları karşısında Japonya’nın tutumundan dolayı teşekkürlerini bildirdi.

ÇİN: ABD HAFİFE ALMAMALI

ABD Başkanı Biden’ın, Çin’in Tayvan’a yönelik bir saldırısında askeri düzeyde karşılık vereceği sözlerine Çin’den tepki geldi. Çin Dışişleri Sözcüsü Vang Vınbin, Biden’ın sözlerine yönelik yaptığı açıklamada, “ABD, Çin halkının egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma kararlılığını hafife almamalıdır” dedi.

 

Koray Aydın ve Ağıralioğlu gitti Ahmet Zeki Üçok geldi: İYİ Parti’de merkez derinlere mi kayacak?

Okumaya Devam Et

Dünya

Dışişleri Bakanlığı çalışanları, kontörlü hattan arandıkları iddiasıyla gözaltına alındı

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında Dışişleri Bakanlığı mensubu 53 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Dışişleri çalışanları, kontörlü hatlardan aranmakla suçlanıyor. 

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla başlatılan soruşturmada Dışişleri Bakanlığında 5’i aktif çalışan 53 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada kontörlü sabit hatlardan aranmakla suçlanan ve Dışişleri Bakanlığınca yapılan sınav sorularını temin ettikleri iddia edilen 5’i aktif görevde 53 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, bu kişilerin gözaltına alınması ile ilgili çalışmaların devam ettiği kaydedildi.

20 Mayıs 2019’da gözaltına alınan 100’e yakın Dışişleri Bakanlığı’nın eski çalışanına işkence yapıldığı gündeme gelmişti. Gözaltındaki diplomatların avukatları ve Ankara Barosu, 7 diplomata yapılan işkenceyi belgeledi. İşkence iddiaları üzerine yapılan suç duyurularına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Ağustos 2020’de takipsizlik kararı verdi. İşkenceye uğrayan diplomatlar yaşadıklarını Bold Medya’ya anlatmıştı.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar