Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

15 Temmuz’un kilit isimleri: O gece ne dediler ne yaptılar?

Yıllar öncesinden hazırlanan kamudan atılacakların listeleri, halka dağıtılan silahlar, otopsi yapılmasına izin verilmeyen cenazeler ve daha nice karanlık noktanın bulunduğu 15 Temmuz gününün 19 kilit ismi…

BOLD ANALİZ – 15 Temmuz gecesi çıkan olaylarda 251 kişi hayatını kaybetti, olaylarla ilgisi bulunmayan yüz binlerce kişinin yaşamı açılan soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalarla değişti. İşte hiç bir siyasinin gözaltına alınmadığı, Türkiye tarihinin en ilginç darbe girişiminin yaşandığı o gecenin 19 kilit ismi…

ERDOĞAN: ALLAH’IN BÜYÜK LÜTFU

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 15 Temmuz’dan günler önce ortadan kayboldu, nerede olduğunu bilen yoktu. 15 Temmuz gecesi Marmaris Turban Grand Yazıcı Otel’de olduğunu söylese de fotoğraflar Erdoğan’ı yalanlıyor. Kalkışmayı önce eniştesi Ziya İlgen’den, sonra ise farklı kaynaklardan öğrendiğini söyleyen Erdoğan’ı, o gece Dalaman’dan İstanbul’a “darbeci” bir pilotun götürdüğü ortaya çıktı. Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada darbe girişimini “Allah’ın büyük bir lütfu” olarak niteledi.

YA ENİŞTE TANKLARI GÖRMESEYDİ?

O akşam Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar başta olmak üzere, kuvvet komutanları ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a ulaşamayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini kalkışmadan haberdar ettiğini söylediği eniştesi emekli öğretmen Ziya İlgen, İstanbul Kemerburgaz bölgesinde ikamet ediyor. 15 Temmuz akşamı evinin yakınlarındaki Hasdal Kışlası’ndan çıkan ve Boğaz Köprüsü istikametine doğru seyreden tankları gören İlgen’in bu durumu hemen telefonla eşinin kardeşi Erdoğan’a ilettiği öne sürülüyor.

DAMAT ALBAYRAK: ERDOĞAN NAMAZI KILIP SÜRECİ BAŞLATTI

Darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri olan damadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, yaptığı bir röportajda o gece herkesin sakin ve rahat olduğunu söylüyor. 21.30-22.00 civarıydı darbe girişimi olduğunu anladıklarını belirten Albayrak, o gün cumaya gitmeyen Erdoğan’ın abdest alıp, namazını kıldıktan sonra süreci başlattığını ifade ediyor. Marmaris’ten İstanbul’a görünmeden “hayalet” gibi geldiklerini de öne süren Albayrak’ın aksine uçağın pilotu ve uçağı koruyan F-16’ların pilotları örgüt üyeliğinden tutuklandı. O gece Atatürk Havalimanı’nda Erdoğan ve Albayrak’ın yanlarında olan AKP eski il başkanı Selim Temurci, 15 Temmuz öncesi ve sonrasında sivillere dağıtılan silahlarla ilgili Albayrak ile Erdoğan’ı işaret etti.

FİDAN, SENARYOYU HAZIRLAYIP KAYIPLARA KARIŞTI

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, kalkışma öncesi ve kalkışma günü birçok isimle yaptığı toplantılar kamuoyuna yansıdı. Kalkışma başlamasından itibaren ise Fidan’a ulaşılamadığı kayıtlarda yer aldı. Öyle ki Erdoğan kalkışmayı eniştesinden öğrenmek durumunda kaldı. MİT Müsteşarının kayıp olduğu saatlerde MİT Basın Danışmanı Nuh Yılmaz’ın Erdoğan’la o gece facetime üzerinde görüşme yapan Hande Fırat’la görüşmesi ekranlara yansımıştı. Nuh Yılmaz’ın gecenin ilerleyen saatlerinde “Darbe püskürtüldü” açıklamasını yaptı. Darbe istihbaratı konusunda başarısız bulunan Fidan’ın görevden alınmayıp tüm seyahatlerinde Erdoğan’ın yanında yer alması dikkat çekti.

OLÇOK, KALKIŞMAYI BİLMESİNİN BEDELİNİ Mİ ÖDEDİ?

15 Temmuz’dan dört hafta önce 17 Haziran Cuma günü Haliç Kongre Merkezi’nde Erdoğan’la 2 saat 17 dakika baş başa görüşen AKP’nin reklam danışmanı Erol Olçok, 15 Temmuz’dan 5 gün önce de sosyal medya hesabı Fotoğraf & Siyaset’ten yaptığı paylaşımlarla olacakları yazmıştı. Olçok, 15 Temmuz akşamı oğlu ile birlikte köprüde keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Cesetlerine de otopsi yapılmadı. Öldürüldükleri yer ise kısa sürede yıkanarak deliller ortadan kaldırıldı.

BELGELERE GÖRE DARBENİN 1 NUMARASI HULUSİ AKAR

O gecenin en kilit isimlerinden olan dönemin Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar, kalkışma istihbaratı almasına karşın gerekli önlemleri almadı. Aldığı istihbaratla ilgili amirleri konumundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binalı Yıldırım’ı bilgilendirmedi. Bir gün önce 6 saat görüştüğü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı kalkışma günü yine görüştükten sonra başlayan kalkışma ile ilgili adım atmaması dikkat çekici. Rehin alındığı iddia edilse de gerek Genelkurmay Karargahı gerekse Akıncı Üssü’ndeki rahat tavrı bu iddiaları yalanlıyor. O akşam 22.15’te birliklere yollanan Yurtta Sulh Konseyi imzalı ilk mesajda başkan olarak Akar’ın imzası bulunuyor.

BİNALİ ORTADA EMARE YOKKEN SUÇU GÜLEN HAREKETİ’NE YIKTI

15 Temmuz’un bir darbe değil kalkışma olduğunu ilk telaffuz eden dönemin Başbakanı Binali Yıldırım oldu. Yıldırım ayrıca gece saat 23:05 televizyon kanallarına bağlanarak “Bu bir askeri kalkışma girişimidir, malum yapıya bağlı bir kalkışma girişimidir, izin verilmeyecektir” diyerek ortada herhangi bir suçlama yokken suçu Gülen Hareketi’nin üzerine yıktı. O gece kalkışmanın geçmesini Ilgaz Tüneli’nde beklediği ortaya çıkan Yıldırım’ın daha sonra yaptığı bir söyleşide 15 Temmuz’un bir proje olduğunu söylemesi dikkat çekti.

SOYLU SİLAHLI GRUPLARLA TRT’Yİ BASTI

Bir grup asker tarafından TRT Oran Yerleşkesi işgal edildi. Saat 23.50’de TRT spikerine zorla Yurtta Sulh Konseyi’nin bildirisi okutuldu. Dönemin Çalışma Bakanı Süleyman Soylu, uzun namlulu silahları bulunan sivil bir grupla TRT’yi basarak “işgalden” kurtardı! Soylu, 15 Temmuz’la ilgili daha yaptığı bir açıklamada, “FETÖ mü yaptı 15 Temmuz’u? 15 Temmuz’u FETÖ yapmadı” demesi dikkat çekti.

HAREKAT EMRİNİ YAŞAR GÜLER VERDİ

15 Temmuz akşamı donanma gemileri dahil olmak üzere sokağa çıkan askeri birlikler harekat emrini dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı olan şimdiki Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’in komutanlığından aldı. İddiaya göre harekat emri Güler’in yaveri Binbaşı Mehmet Akkurt tarafından verilmişti. Akkurt o gece Karargah’ta öldürüldü. Güler de emrin bilgisi dışında yayınlandığını iddia edip olayın içinden sıyrıldı. Güler ne savcılara ne de Meclis’e ifade vermeye gitmedi.

SÖNMEZATEŞ, ERDOĞAN’I ALMAYA 4 SAAT SONRA GÖNDERİLDİ

15 Temmuz gecesi Marmaris’te kaldığı iddia edilen otelden Erdoğan’ı almak için emir verilen ve bunun için hazırlanan üç askeri helikopterden oluşan özel timin başında Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş bulunuyordu. Birlikte 4 saat bekletilen tim, Erdoğan Marmaris’ten ayrıldıktan yaklaşık 3 saat sonra hareket edebildi. Otele ulaştıklarında ise gözaltına alındılar. Sönmezateş, yargılamalarında yaptığı savunmada boş otele gönderildiklerini, tuzağa düşürüldüklerini söyledi.

ERDOĞAN’IN ÇEVRESİNDEKİ EKİP KOMPLE “DARBECİ” ÇIKTI!

Pilot Barış Yurtseven, 15 Temmuz gecesi Erdoğan’ı Ata uçağıyla Dalaman’dan alıp İstanbul’a götürdü. Yurtseven hakkında Gülen Hareketi’ne dahil olmamakla birlikte, cemaate bilerek ve isteyerek yardım etmek suretiyle üye olma suçundan dava açıldı. O gece Erdoğan’ın uçağını koruyan F-16 pilotları da terör örgütü üyesi olmaktan tutuklandı. AKP’li Cumhurbaşkanı’nın 5 yaverinin de örgüt üyeliğinden ihraç edilmesi dikkat çekti.

BÜLENT BOSTANOĞLU’NUN DARBEYİ BİLDİĞİ ORTAYA ÇIKTI

Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Bostanoğlu, o akşam 19.30’da Yeşilköy Çınar Otel’deki bir düğüne geçiyor. Emir subayını ise civardaki alışveriş merkezine gönderip orada beklemesini söyleyen Bostanoğlu, bunu “darbecileri yanıltmak için” diye açıklıyor. 15 Temmuz akşamı 19.30 gibi darbeden haberi olduğu ortaya çıkan Bostanoğlu karargaha dönüp tedbir almak yerine düğüne katılıyor. Düğünden sonra Florya’daki bir İspark otoparkına geçip saklanıyor. O gece 150 telefon görüşmesi yapan Bostanoğlu’nun ne Akar ne de Yaşar Güler ile görüşmemesi dikkat çekti. Yargılanmayan, suçlanmayan Bostanoğlu 2017’de emekli oldu.

AKSAKALLI GECE GİTMEDİĞİ KARARGAHTA GÜNDÜZ İŞKENCE YAPTI

15 Temmuz akşamının en gizemli isimlerinden birisi de dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’ydı. Sokağa çıkan askerlerin bir çoğu emri bizzat Aksakallı’dan aldıklarını söyledi. 14 Temmuz’da karargâhta Akar, MİT müsteşarı Hakan Fidan ve Aksakallı’nın katıldığı gizli bir toplantı yapıldığı ortaya çıktı. 15 Temmuz günü Diyarbakır’dan çağırdığı Semih Terzi’yi vurması için Ömer Halisdemir’i 9 kez arayıp emir veriyor. O gece otomobilinde eşiyle birlikte saklanan Aksakallı ertesi gün sabah karargaha gidip askerlere işkence uyguluyor.

ABİDİN ÜNAL: ÇOCUKLARI YORMAYIN, AKŞAM YORULACAKLAR

Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal, 15 Temmuz günü Yalova’daki Harp Okulu yaz kampına olağan dışı bir ziyarette bulundu. Yemek arasında kursiyer öğrencilere emir komutanın önemine dair bir konuşma yaptıktan sonra “Çocukları çok yormayın akşam yorulacaklar” talimatı verip İstanbul’a döndü. Akşam darbe ihbarını aldıktan sonra, Türk hava sahası kapatıldığında bile darbeye engel olmak yerine düğüne devam etti. Düğündeki generaller yere yatırılıp kelepçelenir, Ünal’a kelepçe takılmıyor. Akıncı Üssü’ne geldiğinde gayet neşeli olduğu mahkeme tutanaklarına da yansıdı.

“DARBEYİ BASTIRDI” DENİLEN AKIN ÖZTÜRK 1 NUMARA İLAN EDİLDİ

Kalkışma başladıktan sonra Akın Öztürk’ten Akıncı Üssü’ne gidip “duruma göz kulak olması” isteniyor. Nitekim 19 Temmuz 2016’da yapılan ilk Genelkurmay açıklamasında Öztürk’ten Akıncı Üssü’ne gitmesi istendiği yer aldı. 5 gün sonra yapılan bir açıklamada Öztürk “rehine” olarak gösterildi. Bu açıklama daha sonra Genelkurmay sayfasından kaldırıldı. Yurt Sulh Konseyi’nin bildirisinin altında başkan olarak Akar’ın adı geçmesine karşın kalkışmadan günler sonra Akın Öztürk darbenin 1 numarası olarak ilan edildi. Çırılçıplak işkencelere maruz kalan Öztürk’le ilgili Abidin Ünal’ın “Akın Paşa olmasaydı bazı şeyleri başaramazdık, darbe etkili olurdu” dediği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

SEMİH TERZİ DİYARBAKIR’DAN ÇAĞIRTILIP ÖLDÜRTÜLDÜ

Aksakallı uçuş yasağı olmasına rağmen kendisine bağlı ÖKK 1. Tugay Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi’nin Silopi’den Diyarbakır’a oradan Ankara’ya gelmesine izin verildi. Aksakallı Terzi’yi Diyarbakır’da durdurmak yerine bir yandan Terzi’nin önünü açıp bir yandan da Ömer Halisdemir’i 9 kez arayıp “Semih Terzi hain, vur” talimatı verdiği ortaya çıktı. Terzi hiçbir engelleme olmadan ÖKK karargahına geldiğinde Halisdemir tarafından yaralandı. GATA’ya kaldırılan Terzi’nin burada nasıl öldüğü ise bilinmiyor. Halisdemir’e Semih Terzi’yi vur diyen Aksakallı, Ömer Halisdemir’i de Mihrali Atmaca’ya öldürttüğü mahkeme kayıtlarına girdi.

ÜMİT DÜNDAR, KALKIŞMANIN GENELKURMAY BAŞKANI

Orgeneral Ümit Dündar, henüz erken bir saatte çıkıp “bu küçük bir grubun teşebbüsü, dolayısıyla başarısızlıkla sonuçlanmaktan başka çaresi yok” açıklaması yaptı. Ayrıca engellemesi gereken Boğaz Köprülerindeki kaosa yol verdi. Maltepe’den çıkan tanklar hiç bir engelleme olmadan Boğaz Köprüsü’ne kadar geldi, köprünün bir şeridini ulaşıma kapattı. Boğaz Köprüsü’ne çok yakın olan 1.Ordu, olaylara müdahale etmedi. Harbiyeli öğrenciler köprüde kim oldukları belli olmayan silahlı sivillere yem edildi. Birçok Harbiyeli öğrencinin boğazı kesildi, bir kısmı linç edildi. Kalkışma gecesi Akar’a ulaşılamayınca Genelkurmay Başkanlığına vekaleten atanan Dündar daha sonra da terfi ettirildi.

MEHMET GÖRMEZ DARBE SAATİNDE MİT’TE

Bu kalkışmada bir ilk yaşandı. Gece yarısı camilerden okunan selalarla halk meydanlara çağrıldı. 15 Temmuz akşamında ise dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in MİT’te Hakan Fidan ile birlikte toplantı yaptıkları ortaya çıktı. Görmez bu ziyaretin nedeni olarak Bingöl’de İŞİD’e katılan 10 gencin neden bu örgüte katıldıklarını öğrenmek olarak açıkladı. Görmez’in akşam müftülere verdiği talimat sonrasında imamlar gece saat 02.00’den itibaren minarelerden sela okumaya başladı.

GECE YARISI 2 BİN 740 HAKİM SAVCIYI İHRAÇ ETTİ

Dönemin HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz gecesi 2 bin 740 hakim ve savcıyı delilsiz, davasız mesleğinden ihraç etti. Yılmaz, toplu ihraç kararlarını “15 Temmuz’u 16’sına bağlayan gece saat 01.00’de 2 bin 740 yargı mensubunun görevine son verdik. Eğer bunu yapmasaydık şimdi yüzlerce Adil Öksüz dışarıda olurdu” sözleriyle savundu. Yılmaz, yargı mensuplarını silahlı terör örgütü üyesi olarak yargılamak için delil bulamadıklarını da itiraf etmişti.

 

 

Gülen Hareketi’nin önemli isimlerinden Mehmet Ali Şengül ebediyete uğurlandı

 

Analiz

Turkey Tribunal’de karar günü: Erdoğan rejiminin hak ihlalleri dünyaya duyuruldu

AİHM’nin eski yargıçları ile insan hakları uzmanı profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal, Erdoğan rejiminin işkencelerini, kötü muamele ve hukuksuzluklarını dünyaya duyurdu. Belçika merkezli Turkey Tribunal Mahkemesi, 5’nci gününde dinlediği tanıklar ve delillere göre Türkiye’de 15 Temmuz sonrası artan hak ihlalleriyle ilgili kararını açıklayacak.

BOLD ANALİZ – AKP hükümetinin yargılandığı Turkey Tribunal İsviçre’nin Cenevre’de yapıldı. 4 gün süren yargılamalar Turkey Tribunal internet sitesinden ve Turkey Tribunal YouTube kanalından İngilizce veya Türkçe olarak takip edildi. Tribunal’de dinlenen tanıklar, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet’te yapılan işkenceleri detaylarıyla raporlara geçirdi

TANIKLAR GÖRDÜKLERİ İŞKENCELERİ ANLATTI

AKP hükümetinin sanık sandalyesine oturtulduğu ve yargılandığı Turkey Tribunal’in ilk oturumda Tarih öğretmeni Erhan Doğan yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyen Doğan ‘ İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm’ dedi.

ASKIYA ALINDI, ÇIPLAK VAZİYETTE İŞKENCE EDİLDİ

AKP hükumeti güvenlik güçlerinin yaptığı işkencelerin yargılandığı Türkiye Tribünali’nde İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’in avukatları konuştu. Gökhan’ın ‘Görünmezler’ adı verilen kişiler tarafından kaçırıldığını belirten avukat Sezin Uçar, “Bilmediği bir yerde kapatıldı. Sistematik bir şekilde işkenceye ve tecavüz tehdidine maruz kaldı. Askıya alındı. Ters kelepçeli şekilde çıplak vaziyette günlerce bekletildi. Kaba dayak işkencesine de maruz kaldı” dedi.

ELEKTROŞOK VERDİLER, SEKS ALETİYLE TEHDİT ETTİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

GÖZALTINDA ÖLEN GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN EŞİ DE DİNLENDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

BARBORAS ŞANSAL: TUTUKLAMA VE İŞKENCELERLE SUSTURULUYORUZ

AKP iktidarının ve basınının sürekli hedef gösterdiği tasarımcı Barbaros Şansal, Turkey Tribünal’in yargıçlarına hakkındaki mahkeme kararlarının Fransızca çevirisini sundu. Bugüne kadar kendisine 58 dava açıldığını ifade eden Şansal, “İnsanları ithamlar ve suçlamalarla susturarak,  haksız yargılamalar, tutuklamalar ve işkencelerle yıldırarak yol almaya çalışıyorlar.” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KEMAL KURKUT’UN ABİSİ

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

AVRUPA PARLAMENTOSU İNSAN HAKLARI KOMİTESİ BAŞKANI

Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, sosyal medya hesabından Turkey Tribunal’le ilgili dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Tribunal’e gözlemci olarak katıldığını belirten Arena, “Bu Halk Mahkemesi, Türkiye’nin insan hakları sicilini çeşitli yönleriyle gözden geçirmek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur” dedi.

BELÇİKA ESKİ BAŞBAKAN YARDIMCISI İŞKENCE FOTOĞRAFLARINI GÖSTERDİ

Belçika eski Başbakan Yardımcısı ve İnsan Hakları Hukukçusu Prof. Dr. Lanotte, Turkey Tribunal’de Kırgızistan’dan kaçırılan Orhan İnandı’nın işkenceye uğrayan fotoğrafını gösterdi. Lanotte, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnandı’yı elçiliğimiz sayesinde yakaladık ve hepsini yakalayacağız demiştir. Daha önemlisi resimdeki insan elini tutuyor. Bir adli doktor, İnandı’nın işkence gördüğünü söyledi. Kolu kırılmış üç yerden” dedi.

TÜRKİYE’DE İŞKENCECİLER CEZASIZ KALIYOR

Erdoğan Rejimi’nin insan hakkı ihlallerinin yargılandığı Türkiye Tribünali halk mahkemesi üçüncü gününde işkence ve kötü muamelelerin cezasız bırakılmasıyla ilgili rapor açıklandı. Raportör Dr. Emre Turkut, “İşkence ve kötü muameleye karşı cezasızlık uygulaması Türkiye’de norm haline gelmiştir” dedi.

ERDOĞAN İKTİDARININ DÜŞMANLAŞTIRDIĞI KİTLELER

Turkey Tribunali Halk Mahkemesi dördüncü gününde Cenevre’de devam ediyor. Yargı bağımsızlığı ve adalete erişimle ilgili tanık olarak dinlenen eski Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun, “Erdoğan iktidarının düşmanlaştırdığı birinin Anayasal hakkını kullanma hakkı yoktur” dedi.

İSVİÇRE TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ SANSÜR TALEBİNDE BULUNDU

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

CAN ATAKLI: İŞKENCELER  ULUSLARARASI KAYDA GEÇİRİLDİ

Gazeteci Can Ataklı, Erdoğan rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal’de vahim şeyler anlatıldığına dikkat çekti. İktidara yakın medyanın mahkemeyi hafife almasını eleştiren Ataklı, “Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır” dedi.

YANDAŞ MEDYA RAHATSIZ OLDU

Saray’a yakın ve damat Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Sabah Gazetesi Turkey Tribunal’i “Turkey Tribunal’a en çok F.tö ve PKK sevindi, Türkiye işkenceci gibi gösterildi” başlığıyla verdi. Duruşmalarda Türkiye’nin karalanıp işkenceci bir ülke olarak lanse edildiği öne sürülen haberde Turkey Tribunal Mahkemesi tanıklarının dinlenmesinden sonra hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacağına dikkat çekildi.

PERİNÇEK’İN AYDINLIK GAZETESİ DE MANŞETTEN VERDİ

Cumhur İttifaakı’nın küçük ortağı Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık da Turkey Tribunal’i hedef aldı. Haberde daha önce de Çin’e karşı Uyghur Tribunal mahkemesi kurulduğu belirten Aydınlık, haberinde şu ifadelere yer verdi: “Turkey Tribunal’ adlı sözde mahkeme Belçika’da kuruldu, İsviçre’de Türkiye’yi ‘yargılamaya’ başladı. Hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacak.”

TURKEY TRİBUNAL MAHKEMESİNDEKİ HAKİMLER KİMLER?

BAŞKAN TULKENS AİHM BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

VAN DER WESTHUIZEN GÜNEY AFRİKA ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ HAKİMİ

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

BAEYENS, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA UZMAN

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

MALINVERNİ, AVRUPA KONSEYİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKAN YARDIMCISI

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

BİANKU, AİHM VE VENEDİK KOMİSYONU ÜYESİ

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

PACE, BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU SEKRETERİ OLARAK ÇALIŞTI

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye’de kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı Ermenistan nüfusunu geçti

AKP Türkiye’sinde 3 milyon 644 bin kişi kredi borcunu ödeyemediği için yasal takibe düştü. Türkiye’de borcunu ödeyemediği için mahkemelik olan borçlu vatandaş sayısı Kuveyt, Ermenistan, Arnavutluk, Katar, Uruguay gibi ülkelerin nüfusunu geçti.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de yaşayan vatandaşlar, yüksek döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek faizle boğuşuyor. Türkiye’de kredi borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşenlerin sayısı geçen yıla göre yüzde 82 arttı. Bankalar, avukatlar aracılığıyla vatandaşlardan kredi tahsilatı yapıyor.  Temmuz sonu itibariyle 3 milyon 644 bin vatandaştan kredi tahsilatı yapmak için  borcunu ödeyemediği için mahkemelik oldu.

VATANDAŞ BORÇ ALTINDA İNİM İNİM İNLİYOR

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, verilerine göre vatandaş kredi borcu altında inim inim inliyor. Kovid-19 salgını sebebiyle kredilerin yasal takibe düşme sürelerinin uzatıldı. Ayrıca salgın döneminde yapılandırma getirildi. Kredi ödemelerinin ötelenmesine rağmen borcunu ödeyemediği için takibe düşen kişi sayısındaki artış dikkat çekti.

7 AYDA 741 BİN KİŞİ BORCUNU ÖDEYEMEDİ

Kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı 2021 yılının Ocak-Temmuz döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 82 artarak 741 bin kişiye yükseldi. Temmuz sonu itibarıyla toplamda 3 milyon 644 bin vatandaş yasal takipte bulunuyor.

KREDİ KARTLARI PATLIYOR

Market ve pazardaki zamlara yetişemeyen halkın kredi kartlarına yüklenmesi borçları da katladı. Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 2021 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 oranında artarak 267 bin kişi oldu. Bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise aynı dönemde yüzde 143 artışla 597 bin kişiye yükseldi.

SADECE TEMMUZDA 180 BİN KİŞİ TAKİBE DÜŞTÜ

Sadece temmuz ayındaki veriler bile vatandaşların geçinmekte zorlandığını ortaya koydu. Kredi borcunu ödemediği için 2020 yılı Temmuz ayında 51 bin 172 kişi yasal takibe düşerken, bu sayısı 2021 yılı Temmuz ayında neredeyse üçe katlanarak 141 bin 999 oldu. Bireysel kredi kartı borcunu ödemediği için yasak takibe düşen kişi sayısı ise bu dönemde yüzde 18 artışla 50 bin 615’e yükseldi.

KREDİ KULLANAN 5 MİLYON KİŞİNİN GELİRİ BİN TL’NİN ALTINDA

Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, krediyi de düşük gelirliler kullanıyor. Geçen yıl ocak ile bu yıl haziran arasında geliri bin TL’nin altında 4 milyon 998 bin 185 milyon kişi 142.1 milyar TL tutarında tüketici kredilerine borçlandı. 1,4 yılda çekilen 620 milyar liralık tüketici kredisinin yüzde 32’si geliri 3 bin TL’nin altında olan 7 milyon 714 bin 541 kişi tarafından kullanıldı.

Can Ataklı: Turkey Tribunal olayını hafife almayın, işkenceler kayda geçiyor

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın garip ABD ziyareti

Online olmasına ve katılmaması istenmesine rağmen kalabalık bir heyetle milyonlar harcayarak ABD’ye giden Erdoğan’ı Çavuşoğlu’ndan başka kimse karşılamaya gelmedi. Joe Biden ile görüşebileceği söylenen Erdoğan, New York’ta Mustafa Destici ile bir araya geldi.  Erdoğan’ın Genel Kurul’daki toplantısını dinlemeye de çok az kişi geldi.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu New York’ta gerçekleştiriliyor. Genel Kurul, koronavirüs salgını nedeniyle geçen sene olduğu gibi bu sene de online.

ABD GELMEYİN DEDİ ERDOĞAN DAHA KALABALIK GİTTİ

ABD, Genel Kurul öncesi dünya liderlerinden toplantılara mümkünse gelmemelerini, mesajlarını Kovid-19 pandemisi nedeniyle olabildiğince video yoluyla iletmelerini istedi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ise oldukça kalabalık bir heyet ile ABD’ye gitti.

Erdoğan’ın yanında eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, iş insanları ve gazetecilerden oluşan bir heyet bulunuyor.

DOLARI HAREKETLENDİRDİ

Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gitmesi, “Erdoğan Amerika’ya var olan bir problemi çözmeye mi gidiyor?” algısına yol açtı. Bu nedenle yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması nedeniyle dolar 6.40 lira seviyelerinden birden 6.70 seviyelerinin üzerine çıktı.

DİPLOMASI TARİHİNDE BİR İLK

Yabancı bir ülkeye giden Cumhurbaşkanını hiçbir devlet görevlisi karşılamaya gelmeyince iş başa düştü. Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda (JFK) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile diğer yetkililer karşıladı.

KALABALIK KONVOY

Erdoğan’ın New York sokaklarındaki kalabalık konvoyu da olay oldu. Türkevi’nin açılışına giden Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan yüzlerce araçlık konvoy ‘Yurt israf cihanda israf’ yorumlarına neden oldu.

BİDEN OLMADI DESTİCİ İLE GÖRÜŞTÜ

ABD’de ilk iş Türkevi’nin açılışını gerçekleştiren Erdoğan, burada kendisine eşlik eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de bir araya geldi.

BOŞ SALONA KONUŞTU

Genel Kurulu toplantısında konuşan Erdoğan, iklim değişikliğine karşı mücadelenin önemine değinerek “Paris İklim Anlaşması’nı önümüzdeki ay Meclis onayına sunmayı planlıyoruz” dedi. Erdoğan konuşurken salonun boş olması dikkat çekti.

DAVETSİZ ZİYARETİN MİLLETE MALİYETİ AĞIR

Erdoğan’ın davet edilmemesine karşın kalabalık bir heyetle ABD’ye yaptığı ziyaretin faturası ağır olacak. Sadece uçağın benzin ve iniş, kalkış, uçağın gecelemesi, bakımı, temizliği, merdiveni, kılavuzluk hizmeti gibi masraflarına yaklaşık 500 bin dolar ödenecek. Konaklayacakları süit oda, yeme içme, kiralık araç ve diğer harcamaları da millet karşılayacak. Bunların hepsinin maliyetinin 10 milyon lirayı geçmesi bekleniyor.

Gülen Hareketinin dünyada eğitime olumlu katkısı ve insani yardımları BM’de anlatılıyor

Okumaya devam et

Popular

Shares