Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

6 aylık hamile Arzu Nur Özkan dört aydır hapiste

Geçen yıl temmuz ayında evlenen Arzu Nur-Cihan Özkan çifti 9 Mart’ta Edirne’de gözaltına alınıp tutuklandı. Hapse konulduğunda 2 aylık hamile olan Arzu Nur Özkan, 4 aydır Kayseri Bünyan Cezaevine kalıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Hamile bir kadının daha cezaevinde olduğu ortaya çıktı. İki aylık hamileyken Edirne’de gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan Arzu Nur Özkan dört aydır Kayseri Bünyan Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Hamilelik sıkıntıları nedeniyle sürekli doktora gidip gelmek zorunda kalan Özkan, ilk hastane dönüşünde hücreye konuldu. Şu anda ise 10 kişiyle birlikte karantina koğuşunda yaşamaya çalışıyor. Hamile olduğu mahkemede defalarca dile getirilen Özkan yine de tahliye edilmedi.

DOĞUMA 3 AYI KALDI, KORKU VE PANİK İÇİNDE

Babalarının Bursa’dan Kayseri’ye 800 km yol gidip hamile kardeşlerinin derdine derman olmaya çalıştığını ifade eden ablası Zübeyde Koçyiğit yaşadıklarını Bold Medya’ya anlattı. Koğuşta bulunan diğer arkadaşlarının yardımlarıyla kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilen Arzu Nur Özkan, bebeğinin alması gereken hiçbir besini alamadığından ve sağlığının bozulmasından şikayetçi. Doğuma üç ayı kalan Özkan ayrıca ilk hamileliği nedeniyle çocuğunu cezaevinde dünyaya getirecek olmanın korku ve paniğini yaşıyor.

KELEPÇELİ SEVK YAPILDI, YOLDA BAYILDI

Geçen yıl 25 Temmuz’da evlenen Arzu Nur Özkan ve eşi Cihan Özkan 9 Mart’ta Edirne’de gözaltına alındı. Bir gün sonra tutuklanıp Edirne Cezaevine konuldular. Arzu Nur Özkan 2 Nisan’da Kayseri Bünyan Cezaevine, eşi de mayıs ayında Çorum Sungurlu T Tipi Cezaevine sevk edildi. Kırıkkale’ye kadar kelepçeli yolculuk yapmak zorunda bırakılan Arzu Nur Özkan yolda bayılınca kelepçeleri çözüldü.

ANAOKULU ÖĞRETMENİ

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan anaokulu öğretmeni Arzu Nur Özkan (33), KHK ile kapatılan Bursa Özel İlkbahar İlkokulu’nda çalıştığı için, Bank Asya hesabı ve bir tanığın beyanlarına dayanılarak 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bursa Ağır Ceza Mahkemesi, polis ifadesini mahkemede düzelten, yanlış olduğunu belirten tanığın söylediklerini dikkate almadı. Tanığın ilk ifadesine göre cezayı veren mahkeme Yargıtay’ın emsal kararlarını da görmezden geldi. Özkan’ın dosyası İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Adliye katip olarak çalışırken ihraç edilen eşi Cihan Özkan ise daha önce Bursa H Tipi Cezaevinde 18 ay kaldı. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Cihan Özkan’ın dosyası da Yargıtay’da bulunuyor.

YARGITAY’IN EMSAL KARARLARI

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 11 Mayıs 2017 tarihli kararında ‘ örgütsel talimat ile bankaya para yatırdığı her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat olunamayan sanığın banka nezdinde yaptığı işlemlerin suç delili olarak kabul edilemeyeceği” dair emsal kararı bulunuyor. Bu karar göz önünde bulundurularak Samsun, Bursa, Konya, Gaziantep bölge adliye mahkemeleri birçok dosya için beraat kararı verdi.

Ayrıca yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan ve kurum müfettişleri tarafından sürekli denetlenen resmi kurumda çalışmanın tek başına suç delili olarak kabul edilemeyeceği belirtiliyor. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Daire Başkanlığı bu emsal kararları dikkate almadı.

BOLD ÖZEL

4 yıldır tutuklu olan esnaf Kenan Özcan hapiste hayatını kaybetti

Dört gün önce hastaneye kaldırılmasına rağmen ailesine haber verilmeyen esnaf Kenan Özcan önceki gün cezaevinde hayatını kaybetti. Ölüm nedeni ailesine hala söylenmeyen Özcan, 4.5 yıldır tutukluydu.

BOLD ÖZEL – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklu olan Kenan Özcan önceki sabah hapiste vefat etti. İzmir Şakran Cezaevinde 4 yıl kaldıktan sonra bu yıl başında Afyonkarahisar Bolvadin Cezaevine sevk edilen Özcan 4 gün önce hastaneye kaldırılmıştı. Hastaneye kaldırıldığında ailesine bilgi verilmeyen Özcan’ın ölüm nedeni de otopsi yapılmasına rağmen açıklanmadı. Özcan’ın kalp krizi nedeniyle ya da beyninde kan pıhtısı oluştuğu için öldüğüne dair farklı görüşler belirtiliyor.

“YAPILAN HAKSIZLIK BİTMİYOR NE YAZIK Kİ”

Özcan’ın vefat haberini Twitter hesabından duyuran yeğeni Ayşe Özcan, “Amcam Kenan Özcan 4 gün önce hastaneye kaldırılmış ama haber verilmedi. Dün sabah vefat haberini aldık. Otopsi yapılmış olmasına rağmen ölüm sebebi de saati de hâlâ net değil. Bu yüzden İzmir’de hastaneler kabul etmiyor. Yapılan haksızlık bitmiyor ne yazık ki. Dualarınıza talibiz.” dedi. 

En son İzmir Tepecik Hastanesi’nin kabul ettiği 66 yaşındaki Özcan’ın cenazesinin bugün defnedileceği öğrenildi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yedi haftalık bebeğini hapiste kaybeden kanser hastası Gülden Aşık yine tutuklandı

Üç ay kaldığı Bandırma M Tipi Cezaevinde 7 haftalık bebeğini kaybeden Gülden Aşık, 15 Eylül’de tutuklandı. Cezaevindeyken ilk biyopsisi yapılan üç çocuk annesi Aşık, iki yıldır tiroid kanseriyle mücadele ediyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

İki yıl önce Bandırma M Tipi Cezaevinde 7 haftalık bebeğini kaybeden ve tahliye edildikten çok kısa bir süre sonra tiroid kanseri teşhisi konulan Gülden Aşık, 15 Eylül’de Edirne’de yine tutuklandı. Edirne Cezaevine konulan Aşık’ın kanser belirtileri daha önceki tutukluluk sürecinde ortaya çıkmış, ilk biyopsisi tahliye edilmeden 4 gün önce yapılmıştı.

Cezaevinde yaşadığı ağır travmanın etkisi henüz geçmemişken kanser olduğunu öğrenen Aşık, iki yıldır hastane hastane geziyordu. Doktor ameliyat olması gerektiğini söyledi. Ancak ses tellerini kaybedebileceği riskli bir ameliyattı. Aşık’ın tedavi çabaları tutuklanmasıyla birlikte yarım kaldı.

“BENİM YAVRUM KANIM CANIM, ONLAR İÇİN ÇÖPTÜ”

12, 11, 8 yaşlarında üç çocuk sahibi olan ev hanımı Gülden Aşık, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 Nisan 2019’da Bandırma’da gözaltına alındı. 2 gün sonra tutuklanıp Bandırma M Tipi Cezaevine konuldu. Bylock kullandığı iddiasıyla ve tanık ifadelerine dayanılarak 26 Şubat 2020’de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Aşık’ın dosyası İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Hapse girdiğinde hamile olduğunu öğrenen Aşık, 1 Haziran 2019’da bebeği 10 haftalıkken düşük yaptı. Ancak otopsi sonucunda bebeğin 7 haftalık 5 günlükken kalbi durduğu ortaya çıktı. Karnında ölü bebekle hapiste 3 hafta yaşayan Gülden Aşık, kürtajdan 1 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi.

Bebeğini kaybettikten sonra eşine 19 sayfalık bir mektup yazan Aşık, gardiyanların doğmamış çocuğuna çöp muamelesi yaptığını kaleme almıştı. Bold Medya’nın yayınladığı mektupta geçen Aşık’ın “Benim yavrum canım kanım, onlar için çöptü” cümlesi ise akıllara kazınmıştı.

“BEN TERÖRİST DEĞİLİM, ELİMİ KELEPÇELEMEYİN”

Narkozun etkisiyle “Ben terörist değilim, elimi kelepçelemeyin… Bebeğimi öldürdüler” diye sayıklayan Aşık, bir gardiyan ve komutan arasında geçen konuşmayı şöyle yazmıştı: “Komutan nöbeti yeni aldığından ‘bayanın bebeği ölmüş vs’ diye beni soruyor. Memure hanım ‘abi küçük ya daha 7-8 haftalık çöp yani çöp işte…’ gibi bu minvalde cümleler kurdu. Az ileride ben duyuyorum. Benim kaybım başkasının dilinde çöp. İçim yandı, kalbim sızladı, ağlamamak için kendimi zor tuttum. Benim yavrum çöp, kanım canım çöp… Ve aynı memure birkaç dakika sonra hasta bakıcı gelmediği için evde çocuğum beni bekliyor diye isyan etti. Ben de içim boş, kalbim kırık, boynum bükük, yanımda bir çöp poşetinde eşyalarımla öylece oturdum ve yandım.”

10 Haziran 2019’da tahliye edilen Gülden Aşık’a birkaç gün sonra tiroid kanseri teşhisi konuldu. Gülden Aşık cezaevinde maruz kaldığı hak ihlallerini tahliye olduktan sonra Bold Medya‘ya verdiği özel röportajda anlatmıştı.

“Karnımda ölü bebekle cezaevinde 3 hafta yaşadım”

 

Bebeğini kaybeden tutuklu anne: “Benim yavrum, kanım, canım onlar için çöptü”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Organlarıyla 5 kişinin hayatını kurtaran hakim Nurfer Akgül’e ‘KHK’ sansürü

Beyin kanaması sonucu 2 Eylül’de hayatını kaybeden KHK’lı Yargıtay tetkik hakimi Nurfer Akgül, bağışladığı organlarla 5 kişiye hayat oldu. Akgül’ün ölümünü 1. sayfasından duyuran Hürriyet başta olmak üzere iktidar medyası ve internet siteleri KHK’lı hakim olduğunu yazmadı. “Hukukçu” demekle yetindiler.

BOLD ÖZEL – Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 15 Kasım 2016’da aldığı kararla Yargıtay tetkik hakimliğinden ihraç edilen Nurfer Akgül 2 Eylül’de geçirdiği beyin kanaması sonucunda 38 yaşında hayatını kaybetti. Üç yıl önce organlarını bağışlayan Akgül’ün kalbi, akciğeri, karaciğeri ve iki böbreği başka insanlara nakledildi.

İHRAÇTAN SONRA İKİ ÜNİVERSİTE OKUDU

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Nurfer Akgül, ihraç olduktan sonra bilişim hukuku alanında master yaptı, çocuk gelişimi okudu, bir süre de avukat olarak çalıştı. Akgül, olay günü, 30 Ağustos 2021’de iki oğlu, bir arkadaşı ve onun çocuklarıyla birlikte Kocaeli’nden Ankara Beypazarı’na tatile gidiyordu.

Mudurnu civarında rahatsızlanan Akgül, aracını yol kenarına çekerek 112’yi aradı. Çekmeseydi araba uçurumdan uçacaktı. Gelen sağlık ekiplerince Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Akgül’ün beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. İki gün sonra Akgül’ün beyin ölümü gerçekleşti.

“BİR GÜN ÖLECEĞİZ, İNSANLAR BİZE DUA EDER”

Akgül ailesi, üç yıl önce organlarını bağışlayan Nurfer Akgül’ün 11 yaşındaki oğlu Adem Eymen’in okulun ilk günü yazdığı otobiyografiyle gündeme geldi. Baba Alper Akgül hem kendisini hem de herkesi çok duygulandıran oğlunun otobiyografisini sosyal medya hesabından paylaştı. Eymen, otobiyografisinde annesinin fren yaparak durması sayesinde araçtaki 5 kişinin ve organlarını bağışlayarak da 5 kişinin daha hayatını kurtararak toplamda 10 kişinin hayatını kurtarıp melek olduğunu yazmıştı.

Eymen’in otobiyografisi iktidar medyasında, internet sitelerinde birinci sayfadan haber oldu. Hürriyet haberi “Ağlattın bizi Eymen” başlığıyla duyurdu. Ancak hiçbiri gazeteci Nurfer Akgül’ün KHK’lı Yargıtay tetkik hakimi olduğunu yazmadı. Nurfen Akgül organlarını bağışladıktan sonra ailesine “Bir gün öleceğiz en azından arkamızda açık bir kapımız olsun, insanlar bize dua ederler.” demişti.

Nurfer Akgül’ün ihraç kararı 17 Kasım 2016’da Resmi Gazete’de yayınlandı.

Okumaya devam et

Popular

Shares