Connect with us

Analiz

55 kişilik infaz listesi: Avrupa’daki muhalifler Erdoğan’ın büyüsünü bozdukları için hedef oldu

İnfaz listeleriyle Erdoğan muhaliflerini susturma planının arkasında Avrupa’da yaşayan gazetecilerin çok etkili olması yatıyor. Erdoğan sonrasına hazırlanan farklı aktörlerin gelecek planları için yol temizliği amaçlanıyor. 2015’ten bu yana var olan AKP illüzyonunu bozan gazeteciler hedef yapılıyor.

İRFAN GALİP DUMLU | ANALİZ

İsmi infaz listesinde yer alan gazeteci Erk Acarer, Almanya’nın başkenti Berlin’de önce evinde saldırıya uğradı sonra da evinin önüne tehdit mesajı bırakıldı. Daha sonra gazeteci Celal Başlangıç, Kürt siyasetçi Hasip Kaplan, gazeteci Cevheri Güven ve sanatçı Ferhat Tunç, evlerine gelen Alman polisleri tarafından infaz listesinde isimleri olduğu gerekçesiyle uyarıldı.

SON SALDIRI GALLER’DE GÖKHAN YAVUZEL’E YAPILDI

Saldırıya uğrayan son isim, adı infaz listesinde geçen Gökhan Yavuzel oldu. Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) üyesi edebiyatçı ve yazar Gökhan Yavuzel dün sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada dört kişinin saldırısına uğradığını aktardı. Yavuzel, “Polis geldi, sonra ambulans. Karakol ifadesinden sonra evime bırakıldım. Sırtımda da hafif morluklar var. İsimlerimizi medyaya ‘infaz listesi’ olarak hedef gösteren dalkavuklar; bunun bedelini elbet ödersiniz” ifadelerini kullandı. Gökhan Yavuzel daha önce yaptığı açıklamada listeden İngiliz polislerinin de haberdar olduğunu ve tehdidi ciddiye aldıklarını belirtmişti. İngiliz polisi, listede adı geçen Yavuzel’in karakola gitmesinin ardından evi ve günlük hayatı ile ilgili korumayı üst düzeye çıkardı. Gökhan Yavuzel, 2018’de adına düzenlenen karalama kampanyalarının ve aldığı tehditlerin ardından Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldı, pandemi sürecinde Galler’e sığındı.

AKP’NİN İLLÜZYONU BOZULDU

Dünyada Erdoğan muhalifi 55 kişiye yönelik infaz listesinde ismi geçen ve Alman polisi tarafından uyarılan gazeteci Celal Başlangıç, MA’dan İdris Sayılğan’a konuştu. Muhalif ve bağımsız gazetecilerin medyanın önemli bir bölümünü ele geçiren AKP’nin yarattığı illüzyonu bozdukları için hedefte olduklarını açıkladı.

Başlangıç, listede ağırlıklı olarak gazetecilerin bulunduğuna dikkati çekti. “AKP özellikle 2015 yılından bu yana bir illüzyon üzerinden iktidarda kalmaya çalışıyor. Bir imaj yaratmaya çalışıyor. Zaten medyanın büyük bölümünü ele geçirdi, ele geçiremediğini kapattı. Fakat gerek Türkiye’den gerek yurt dışından yapılan bağımsız yayınlar AKP’nin bu illüzyonunu bozuyor. Bundan dolayı da gazetecileri hedef gösteriyorlar” dedi.

PARİS CİNAYETLERİNİ HATIRLATTI

Söz konusu infazların gerçekleştirilmesini ihtimal dahilinde görüp görmediğine ilişkin ise Başlangıç, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiyi hatırlattı. Türkiye geleneğinde bu tür şeylerin olduğunu vurguladı.

AKP’nin iktidarının sonuna geldiğini gördüğünü buna karşın çeşitli yol ve yöntemlerle iktidarını sürdürmeye çalıştığının altını çizen Başlangıç, şöyle devam etti: “Çünkü iktidarları döneminde birikmiş çok fazla suçları var. Bir gün bunların hesabının sorulmasından ciddi bir şekilde korkuyorlar. Bu yüzden de bütün yöntemlerle muhaliflere karşı saldırı alanı açıyorlar. Ama AKP için deniz bitti.”

ERDOĞAN SONRASI İÇİN YOL TEMİZLİĞİ

Almanya polisinin infaz listesiyle ilgili uyardığı isimlerden Nokta Dergisi eski Yayın Yönetmeni Cevheri Güven de Erdoğan sonrasına dikkat çekiyor. Listenin bir istihbarat faaliyet olduğuna vurgu yapan Güven, Bold’a şu değerlendirmede bulundu:

“Avrupa’da yaşayan gazetecilere yönelik saldırıların artması için bir çaba var. Listeler hazırlanıp internette yayınlanması, fanatiklere hedef göstermek için. Saldırıların infaza dönüşüp dönüşmeyeceği, ne kadar hedef gösterileceğinizle ilgili. Paris suikastlarının faili Ömer Güney de benzer fanatikleştirme sürecinden geçirilmişti.
Listeleme süreci Türkiye’de eskiden beri kullanılan bir yöntem. Listelemeleri saldırılar, yok etme politikaları izler. Dink ve Rahip Santoro suikastları öncesi de azınlıklara yönelik benzer listeleme ve hedef gösterme faaliyetleri Facebook üzerinden yapılmış, nefret söylemi karşılık bulduktan sonra da adresleri internete düşürülmüştü. Sonuçta olayı saldırı ve suikast boyutuna götürebilecek bir fanatik bulmak çok da zor olmuyor. Şu an Avrupa’da yaşayan gazeteciler çok etkililer, halkın haber alma ihtiyacında ana kaynak olmaya doğru ilerliyorlar, iktidarın kontrolündeki devasa medya kuruluşlarının üretemediği etkinliğe sahipler, hedef olmamız da bu sebeple. Listenin bir istihbarat faaliyeti olduğunu düşünüyorum, Erdoğan’dan çok Erdoğan sonrasına hazırlanan farklı aktörlerin gelecek planları için yol temizliği yapma çabası olarak görüyorum.”

SOMUT BİR KİŞİ YA DA GRUP YOK

Almanya’ya 2017 yılında gelen ve iltica eden gazeteci Erk Acarer, 7 Temmuz’da Berlin’deki evinin bahçesinde üç kişinin saldırısına uğradıktan sonra yaptığı açıklamada önemli bilgiler verdi. DW Türkçe’de yer alan habere göre Acarer, saldırganlardan birinin kendisine “Yazmayacaksın lan” diye bağırdığını açıkladı. Bir süre sonra da evinin güvenliğinden sorumlu polisler, haşlanmış bir yumurtaya sarılarak bahçesine atılmış “Sen bekle” yazılı bir not buldu. Tedbirlere rağmen gazetecinin evine kadar gelmekten çekinmeyen saldırganlar için polis, ‘Türk faşistler’ tanımını kullanıyor. Acarer’in aktardığına göre somut bir kişi veya grup anılmıyor. Yaptığı haberler nedeniyle Türkiye’deki pek çok gazeteci gibi kendisinin de sıkça tehdit aldığını belirten Acarer, tehdidin tırmanmasında Sedat Peker’in yaptığı açıklamalar üzerine yayınladığı Süleyman Soylu ve Cihan Ekşioğlu haberlerinin etkili olduğunu düşünüyor.

KATİLLERİN İŞİNİN KOLAYLAŞTIRMAMAK GEREK

Listedeki isimlerden Ferhat Tunç da, sosyal medya üzerinden ölüm tehditlerini daha önce de aldığını duyurdu. Alman polisinin uyardığı Tunç, “Ölümden korkmuyorum ama katillerin işini de kolaylaştırmamak gerekiyor” diyor.

55 KİŞİLİK İNFAZ LİSTESİ
  1. Can Dündar
  2. Kemal Aktaş
  3. Ferhat Tunç
  4. Ahmet Nesin
  5. Tarık Toros
  6. Cevheri Güven
  7. Arzu Yıldız
  8. Osman Baydemir
  9. Erk Acarer
  10. Gökhan Yavuzel
  11. Roni Aydın Dere
  12. Adem Karaçoban
  13. Abdullah Demirbaş
  14. Günay Aslan
  15. Celal Başlangıç
  16. Fehim Işık
  17. Erdal Er
  18. Fuat Kavak
  19. Ferda Çetin
  20. Faysal Sarıyıldız
  21. Hozan Kawa
  22. Cahit Mervan
  23. Zübeyir Aydar
  24. Remzi Kartal
  25. Hozan Diyar
  26. Ezhel
  27. Hayko Bağdat
  28. Veysi Özer
  29. Hasip Kaplan
  30. Mahmut Şakar
  31. Ali Kaya
  32. Said Sefa
  33. Ahmet Yücedağ
  34. Selahattin Soro
  35. Hikmet Serbilind
  36. Barbaros Şansal
  37. Sabri Eryiğit
  38. Fevzi Özmen
  39. Medeni Ferho
  40. Bekir Topdiker
  41. Hasan Hüseyin Deniz
  42. Şivan Perwer
  43. Kemal Kıraç
  44. Hilal Nesin
  45. Mirhem Yiğit
  46. Ahmet Aktaş
  47. Ahmet Baraçkılıç
  48. Tuncay Doğan
  49. Ümit Aktaş
  50. Siyar Munzur
  51. Murat Alpavut
  52. Kenan Azizoğlu
  53. Selim Sadak
  54. Necdet Buldan
  55. Baki Gül

Analiz

Türkiye’de genç olmak

Türkiye genç olmak ateşten gömlek giymek demek. Paşaların kahraman ilan edildiği koca darbe gençlere yıkılıyor, bir twit attığı için gençlerin hayatları karartılıyor, Erdoğan aleyhine slogan atılan bir yerde bulundukları için okudukları lise gözaltına alınıyorlar. Ya da bir iftara katıldı diye final sınavları zamanı tutuklanıyorlar. AKP tarafından sistematik şekilde baskıya maruz kalan gençlerin ülkeyi terk edenler içerisindeki oranı da dikkat çekici.

BOLD – AKP iktidarının gençlerle yıldızı hiç barışmadı. Siyasi eleştirilerini sosyal medyadan paylaşan yüzbinlerce genç, nezarethane ve cezaeviyle tanıştı.

15 Temmuz’daki askeri kalkışma sonrası Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları kahraman ilan edilirken, koca darbede ihale çoğu çocuk yaştaki harbiyeli öğrencilere kaldı.

Birçok askeri öğrenci darbeye teşebbüsten müebbet hapisle cezalandırılırken, o yıl 13-14 yaşlarında olan askeri lise öğrencileri de 18’ine basar basmaz gözaltına alındı.

Önceki gün hakkında soruşturma başlatılan, 25 yaşındaki bir askeri öğrenci haksızlığa isyan ederek intihar etti. Bilgiyi paylaşan Askeri Öğrenci Komitesi platformu, intihar eden gencin ağabeyinin de tutuklu bir askeri öğrenci olduğunu belirtti.

HEDEFTE ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

Hizmet Hareketi mensubu oldukları gerekçesiyle ülkenin dört bir yanındaki üniversitelerde okuyan öğrenciler, final sınavları döneminde gözaltına alınmaya başladı.

15 Temmuz’dan bu yana 6 yıl geçmesine rağmen, iktidar güdümündeki yargı ülkenin gençlerini sudan sebeplerle cezalandırmaya deva ediyor.

Karabük’te gözaltına alınan 14 üniversite öğrencisinden 3’ü tutuklandı. Katıldıkları iftar yemekleri tutuklanan öğrencilerin aleyhinde delil olarak kullanıldı.

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı 50 kişi gözaltına alındı.

LİSELİLERE OKULDA GÖZALTI

Dünya Kadınlar Gününde, Erdoğan aleyhine atılan sloganlar yüzünden dün 2 liseli okudukları okulda gözaltına alındı.

Son birkaç günde yaşananlar gençlere yönelik tahammülsüzlüğü gözler önüne sererken, sosyal medyada kullanıcılarının da dikkatini çeken durum “Türkiye’de genç olmak” etiketiyle gündeme yerleşti.

Türkiye’deki baskıya dayanamayan gençlerse çareyi ülkeyi terk etmekte buluyor. Türkiye’den göç edenler arasında gençlerin oranı dikkat çekiyor.

TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’den yurtdışına göç eden nüfus içinde yüzde 15.2 ile en büyük dilimi ‘25-29 yaş grubu’ oluşturdu. Bu yaş grubunu yüzde 13 ile 30-34 ve yüzde 12.6 ile de 20-24 yaş grubu takip etti.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

Analiz

Nebati ne dediyse tersi çıkıyor: Dolar 6 ay öncesine döndü

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dolar 13,70 lira seviyesindeyken Londra’ya gitti. Yabancı yatırımcılara “Dolar artık buradan daha yukarı gitmez” dedi. Son haftalarda yükselişe geçen dolar, kur korumalı TL mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.66 liranın üzerini gördü.

BOLD ANALİZ – Geçen haftayı 15.48 liradan kapatan dolar mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.66 liranın üzerini gördü. Dolarda yeni hedef 15.80 ve 16 lira olarak belirlendi.

DOLAR TÜM DÜNYADA GÜÇLENİYOR

ABD’de nisan ayı enflasyonunun yıllık yüzde 8.3 ile yüzde 8.1’lik beklentiyi aşmasıyla dolarda küresel olarak güçlenme yaşanmıştı. Yükselen enflasyonun ABD Merkez Bankası FED’i daha sert sıkılaşma adımları atmaya zorlayacağına yönelik tahminlerin ağılık kazanmasıyla ABD tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. Doların ana para birimleri karşısındaki performansını gösteren dolar endeksi ise geçen hafta 20 yılın zirvesini gördü. Bu gelişmelerle dolar 15.45 lirayı aşmıştı.

TÜRK LİRASI İKİ HAFTADA YÜZDE 4,5 ERİDİ

Dolar yeni haftaya ise 15.50 liradan başladı. Mart ayında cari açığın beklentileri aşmasıyla 15.53 liranın üzerini gördü. TCMB verilerine göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67 yükselerek 5.5 milyar dolara çıktı. TL bugün dolar karşısında yüzde 0.4 değer kaybederken hareketin başladığı son iki hafta itibarıyla TL’nin değer kaybı yüzde 4.5’e ulaşmış oldu.

TARİHİ ZİRVE 18.41 LİRA

Son gelişmelerle beraber dolar kur korumalı TL mevduat sisteminin ilk olarak açıklandığı 20 Aralık’tan bu yana ilk kez 15.50 lirayı aştı. 17 Aralık Cuma günü dolar 18.41 lirayla tarihi zirvesini görmüştü. Ardından 20 Aralık’ta KKM açıklaması sonrası dolarda düşüş yaşandı. 24 Aralık’ta KKM resmen devreye alınırken dolar da 10.63 liraya geriledi. Ancak sonra yeniden yükselişe geçerek 13,70 seviyesine çıktı. Nisan ayına kadar 14 duvarını yıkamayan dolar önce 14 lirayı sonra 15 lirayı aştı.

DOLAR KURU AKP’NİN KONTROLÜNDEN ÇIKTI MI?

Dolarda yükseliş devam ederken Merkez Bankası’nın eli kolu bağlı durumda. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kontrolündeki TCBM, doları frenlemek için sadece rezerv satışı yapabiliyor. Faiz artışı enstrümanını ise kullanamıyor.  2021 yılı Eylül ayından Aralık ayına kadar 500 baz puan faiz indirerek politika faizini yüzde 14’e indiren TCMB Para Politikası Kurulu son 4 toplantıda faizi sabit bıraktı. Kuru kontrol eden AKP Hükumeti, son iki haftadır yükselişi seyrediyor. Reuters geçen hafta, AKP’nin doları 15.50 liraya kadar kontrollü yükselteceğine yönelik analiz yayımladı.

Erdoğan’ın yeni ekonomi modeli denemelerinin bedeli ağır oldu. Türkiye’de nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 69.97’ye yükseldi. Halkın enflasyonunu ölçen ENAG’a göre ise enflasyon yüzde 150’yi aştı.

Ümit Özdağ Soylu’ya sordu: 15 Temmuz’da yarım kalan neydi?

Okumaya Devam Et

Analiz

Niinistö’nün kafası karışık Türklerin net: Erdoğan’ın “U” dönüşüne herkes hazır

Dış politikadaki hayrete düşüren “U” dönüşlerine bir yenisi daha mı geliyor. Erdoğan, ABD başta olmak üzere NATO üyesi ülkelerin desteklediği iki yeni üyelik başvurusuna olumlu bakmadığını açıkladı. Erdoğan’ın vetosunu gündem olduğu sosyal medyada, kullanıcılar yeni “U” dönüşünün tarihi ve nedenini tartıştı.

BOLD – AKP iktidarının dış politikadaki “U” dönüşlerini vatandaş hayretle izliyor. Önce Rusya daha sonra da sırasıyla darbeci Mısır, katil İsrail, 15 Temmuz’un finansörü Birleşik Arap Emirlikleri ve Cemal Kaşıkçı cinayeti faili Suudi Arabistan.

Bu yakıştırmaların sahibi AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, suçladığı ülkeler karşısında tek tek geri atım attı.

NATO’NUN ERDOĞAN İLE İMTİHANI

İkinci Dünya Savaşı sırasında “askeri tarafsızlık” ilan eden Finlandiya, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tarihi bir karar aldı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından NATO’ya üyelik mesajı veren Finlandiya, süreci resmen başlatacağı açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, “NATO üyeliği için resmen başvuracağız” dedi.

Türkiye dışında, NATO üyelerinin tamamı başvuru konusunda net.

ABD Başkanı Joe Biden, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile yaptığı görüşmede söz konusu iki ülkenin NATO üyelik sürecine destek vereceğini bildirdi.

İktidar Sözcüsü İbrahim Kalın, üyelik konusunda 2 ülkeye kapıları kapatmadıklarını söylese de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İsveç ve Finlandiya’nın ittifaka katılmasını destekleyemeyeceğini açıkladı. Erdoğan, iki kuzey Avrupa ülkesinin birçok terör örgütüne ev sahipliği yaptığını söyledi.

KAFAM KARIŞTI

Erdoğan’ın Kendisine daha önce farklı konuştuğunu söyleyen Niinisto, “Açık olmak gerekirse biraz kafam karıştı çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaklaşık bir ay önce bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve benden önce insiyatif aldı ve ‘NATO’ya başvuruyorsunuz ve biz bunu olumlu değerlendireceğiz’ dedi. Kendisine teşekkür ettim ve teşekkürün karşısında çok memnun oldu. Yani anlıyacağınız, kafam biraz karıştı. İki gün önce duyduklarımız farklıydı. Dün yeniden Türkiye’nin üyeliğimize açık olduğunu duyduk fakat hayıra dönüştü ya da olumsuza dönüştü diyelim. Sanırım şu anda net bir yanıta ihtiyacımız var. Erdoğan’la dile getirdiği problemlerle ilgili konuşmaya hazırım” dedi.

U DÖNÜŞÜ NE ZAMAN

Öte yandan Erdoğan’ın çelişkili açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu. En çok merak edilen konu ise Erdoğan’ın veto konusunda ne zaman geri adım atacağı.

Erdoğan’ın Suudi Konsolosluğunun bahçesine gömdüğü itibar ve Nebati skeci

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar