Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

15 Temmuz’dan akılda kalanlar: Mehmetçik’e camide işkence

15 Temmuz’un 5. yılında karanlık geceye dair resmi söylemler yerine karşı iddialar gündemi meşgul etti. O geceye dair birçok yeni iddiayı, Deniz Kuvvetlerinde görevli eski Binbaşı Hacer Çaylak ile ilk kez gün yüzüne çıkaran eski Albay Hüseyin Demirtaş’ın paylaştığı bir fotoğraf ise viral oldu. Camide işkence gören bir askerlerin fotoğrafını paylaşan Demirtaş, DİB başkanlarına “Camide işkence caiz mi” diye sordu.

BOLD – 15 Temmuz’da çekilen görüntülerden, birkaçı hariç üzerinde çok durulmayan çok sayıda kare var. Bunlardan birini eski Albay Hüseyin Demirtaş sosyal medya hesabından paylaştı.

Karanlık gecenin sabahında linçe uğrayan askerden bazıları, polis merkezi ve spor salonlarında bazıları da camide toplatıldı. Camide toplanan askerlere burada işkence yapıldığı iddia edildi. Albay Hüseyin Demirtaş’ın paylaştığı görüntülerde bu iddiaları doğrular nitelikte.

Fotoğraf karesinde yüzü gözü şiş, kanlar içinde, elleri ters kelepçeli askerin cami içerisinde tutulduğu görülüyor.

İŞKENCE CAİZ Mİ?

Fotoğrafı paylaşan Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve o dönemki başkan Mehmet Görmez’e şu soruyu sordu: “Bu Mehmetçik’e yapılan işkence camide mi yapıldı yoksa dışarıda yapılıp camiye mi getirildi? Camilerinizde işkence fotoğrafı çekip teşhir etmek dininizde var mı? Dininizde işkence caiz mi?”

Hüseyin Demirtaş ve eski Binbaşı Hacer Çaylak gazeteci Ahmet Nesin’e 15 Temmuz gecesi ve sonrasında TSK’ya fetömetre ve bylock ile kurulan kumpası detaylarıyla anlattı.

KENDİNE PERSONELLERİNE TUZAK KURDULAR

Çaylak da, albaylar Aykut Maniaoğlu, Aydın Sezenoğlu, Tuğamiral Tayyar Ertem ve Tümamiral Nevzat Taşdeler’in 15 Temmuz’da “silahlı ve üniformalı olarak birliğe gelin” emri vererek Harp Akademileri personelini tuzağa düşürdüklerini anlatmıştı.

Almanya Türkiye’de hakkında tutuklama kararı bulunan eğitimci Mustafa Kaşka’yı deport ediyor

BOLD ÖZEL

4 yıldır tutuklu olan esnaf Kenan Özcan hapiste hayatını kaybetti

Dört gün önce hastaneye kaldırılmasına rağmen ailesine haber verilmeyen esnaf Kenan Özcan önceki gün cezaevinde hayatını kaybetti. Ölüm nedeni ailesine hala söylenmeyen Özcan, 4.5 yıldır tutukluydu.

BOLD ÖZEL – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklu olan Kenan Özcan önceki sabah hapiste vefat etti. İzmir Şakran Cezaevinde 4 yıl kaldıktan sonra bu yıl başında Afyonkarahisar Bolvadin Cezaevine sevk edilen Özcan 4 gün önce hastaneye kaldırılmıştı. Hastaneye kaldırıldığında ailesine bilgi verilmeyen Özcan’ın ölüm nedeni de otopsi yapılmasına rağmen açıklanmadı. Özcan’ın kalp krizi nedeniyle ya da beyninde kan pıhtısı oluştuğu için öldüğüne dair farklı görüşler belirtiliyor.

“YAPILAN HAKSIZLIK BİTMİYOR NE YAZIK Kİ”

Özcan’ın vefat haberini Twitter hesabından duyuran yeğeni Ayşe Özcan, “Amcam Kenan Özcan 4 gün önce hastaneye kaldırılmış ama haber verilmedi. Dün sabah vefat haberini aldık. Otopsi yapılmış olmasına rağmen ölüm sebebi de saati de hâlâ net değil. Bu yüzden İzmir’de hastaneler kabul etmiyor. Yapılan haksızlık bitmiyor ne yazık ki. Dualarınıza talibiz.” dedi. 

En son İzmir Tepecik Hastanesi’nin kabul ettiği 66 yaşındaki Özcan’ın cenazesinin bugün defnedileceği öğrenildi.

Okumaya devam et

Gündem

Bakıma muhtaç yüzde 98 engelli Bekir Güven bir tweet ile tutuklandı

Yüzde 98 engelli  ve Huntington hastası Bekir Güven, paylaştığı bir tweet nedeniyle verilen cezası onaylandığı için dün tutuklanıp Eskişehir H Tipi Cezaevine gönderildi. Derdini anlatamayan, yemek bile yiyemeyen Güven bakıma muhtaç.

BOLD – Kişisel ihtiyaçlarını tek başına göremeyen hasta, yaşlı ve engelli insanlar tutuklanmaya devam ediyor. 5 yıl önce huntington hastalığı (sinir sisteminin temel elemanı nöronları hedef alan hareket kaybına neden olan hastalık) teşhisi konulan yüzde 98 engelli Bekir Güven, örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla verilen 22 aylık hapis cezasının onaylanması üzerine Eskişehir H Tipi Cezaevi’ne konuldu.

“TEK BAŞINA KENDİNE BAKAMAZ”

Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Güven’in eşi Rukiye Güven, “Eşim 2015 yılında HDP çalışmalarına katıldı. Eşimin o dönem hastalığı başlamıştı ama durumu kötü değildi. Zaman içerisinde hastalığı ilerledi ve yüzde 98 engelli raporu verdiler. 2015 sonrası 2016 kitlesel tutuklamalar ve soruşturmaların başlamasıyla sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında 2 dava açıldı. ‘örgüt propagandası’ 22 ay, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasından 1 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Her iki karar için istinafa başvurduk. İstinaf, verilen 22 aylık cezayı onayladı diğeri hala bekliyor” bilgilerini verdi.

İstinafın 22 aylık hapis cezasını onaylaması üzerine eşi hakkında arama kararı çıkarıldığını dile getiren Güven, “Teslim olmadı zaten olacak durumu da yok. Tek başına kendisine bakamaz. Ama dün bir çay ocağının önünde otururken polisler alıp cezaevine götürdü. Arkasından cezaevine gittik ama görüştürmediler. Bugün avukatımızla beraber savcılığa başvuracağız. Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi için dilekçe vereceğiz, tutuklanmasına itiraz edeceğiz” dedi.

“ÇOCUKLARIM VE BEN ENDİŞELİYİZ”

Eşine 24 saat kendisinin baktığını anlatan Güven, “Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Yemeğini bile ben yediriyordum. Banyosundan temizliğine kadar her şeyiyle ben ilgileniyordum. Ama şu anda tek başına mı kalıyor, durumu nasıl bilmiyorum. Çocuklarım ve ben çok endişeliyim. Çünkü bu hastalık stres olması durumunda çok hızlı ilerliyor. Üzgün ve endişeliyiz” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

“Tek arzum Hilal Kaplan’ın yargılanıp mahkum olduğunu görmek”

Hastalığı nedeniyle bir dizi operasyon geçireceğini belirten gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, hasta yatağından tek arzusunu açıkladı. Bayraktaroğlu, “Minnacık vicdanlı” olarak nitelediği Hilal Kaplan ve Hilal Kaplan benzeri ‘insansı’ların yargılanıp mahkum olduklarını görmeden ölmekten endişelendiğini kaydetti.

BOLD – Korkusuz gazetesi yazarı gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, yayımladığı video kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı nedeniyle TRT Yönetim Kurulu üyesi ve Sabah Gazetesi Yazarı Hilal Kaplan’a tepki gösterdi. “Minnacık vicdanlı” olarak nitelediği Hilal Kaplan’a “insansı” diyen Bayraktaroğlu, hasta yatağında tek arzusunun Hilal Kaplan ve onun gibilerin yargılanıp mahkum olduklarını görmek olduğunu kaydetti.

MAHKUM OLDUKLARINI GÖRMEDEN ÖLÜRSEM DİYE ENDİŞELENİYORUM

Y0utube kanalından konuyla ilgili bir video paylaşan Bayraktaroğlu, kanser hastası Ayşe Özdoğan hakkındaki paylaşımı nedeniyle Hilal Kaplan’a tepki gösterdi. Tedavi olduğunu, ölümden korkmadığını belirten Bayraktaroğlu, “Ancak Hilal Kaplan başta olmak üzere, onun ve onun gibi; minicik vicdanlarını devasa cüzdanlara kilitleyen ‘insansı’ların hüküm giyip hapse girdiklerini görmeden ölürsem diye, kahroluyorum. Onların yargılanıp mahkum olduklarını görmeden ölürüm diye endişeleniyorum. Beni o kahreder. Ben istiyorum ki Hilal kaplan ve benzerleri yargılansınlar, mahkum olsunlar cezaevinde sürünsünler, ben bunları göreyim ve huzur içinde öleyim” dedi.

ERDOĞAN ABD’YE MALVARLIĞI İÇİN GİTTİ İDDİASI

Videosunda tek gelirinin devletten aldığı maaş olmasına karşın dünyanın en zengin kişileri arasına girdiğini öne süren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ilgili de açıklamalarda bulunan Bayraktaroğlu, Türkiye’de dile getirilmese de son günlerde dış basında bu konunun gündeme getirildiğinin altını çizdi. Bayraktaroğlu, Erdoğan’ın online olacağı belirtilen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye gitmesinin sebebinin de malvarlığı olduğunu öne sürdü. Bayraktaroğlu, ABD’nin Erdoğan’ın malvarlığına ilişkin belgeleri yayımladığı gün tüm dünyanın bu iddiaların doğru olduğunu kabul edeceğini kaydetti.

Bir kötülük timsali: TRT’de elektrik paylarıyla beslenen Troliçe Hilal Kaplan

Okumaya devam et

Popular

Shares