Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’de mahkeme Erdoğan’ın korumalarının göstericilere saldırdığı olayda Türkiye’nin itirazını reddetti

2017 yılında cumhurbaşkanlığı korumalarının başkent Washington’da Erdoğan karşıtı protestoculara saldırması nedeniyle açılan davanın temyiz duruşması sonuçlandı. Temyiz Mahkemesi, Türkiye’nin itirazını reddetti ve Türk hükümeti davayı kaybetti.

BOLD – ABD’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları ile protestocular arasında 4 yıl önce meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili görülen davada temyiz mahkemesi Türkiye’nin itirazını reddetti.

Mahkemenin ret kararı Türkiye aleyhine açılan ve Ankara tarafından temyize taşınan iki farklı tazminat davasının devam etmesi anlamına geliyor.

Temyiz Mahkemesi, misafir ülke liderine eşlik eden korumaların ‘tehlikeli silah’ ve ‘ağır saldırı’ hakkı bulunmadığını, bu konuda davacıların söylemlerinin dikkate alınacak değerde olduğunu ifade etti.

TÜRKİYE’YE KARŞI TAZMİNAT DAVALARI DEVAM EDECEK

2019 yılının Ocak ayında Türkiye Cumhuriyetine karşı saldırılardan dolayı zarar gördüğünü iddia eden protestocular tarafından iki ayrı tazminat davası açılmış ve Washington Bölge Mahkemesi davayı kabul etmişti. Türk hükümeti avukatları ise temyize başvurmuştu.

Salı günü Temyiz Mahkemesi kararını açıkladı ve her iki tazminat davasının da devam etmesi yönünde 29 sayfalık bir görüş bildirdi. Türk hükümeti avukatlarının itirazlarını reddetti.

ABD’DE 2 BAKANLIK TÜRKİYE ALEYHİNE GÖRÜŞ BİLDİRMİŞTİ

Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi, Türkiye’yi suçlu bulan alt mahkeme kararını incelerken, ABD hükümetinden de görüş talep etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı, 10 Mart 2021’de mahkemeye Türkiye’nin tezlerinin aleyhine bir görüş bildirmişti.

İki bakanlık protestocuları haklı bulmuş, Türk korumaların kendi liderlerini koruma görevi olsa da açıkça tehdit olmadan protestoculara karşı orantısız güç kullanmalarını yersiz bulduğunu Temyiz Mahkemesine bildirmişti.

ABD’deki bakanlıkların Türkiye aleyhine bildirdiği görüşte, ‘protestocuların saldırıya uğradığında zaten yerlerde olduğu, kaçmaya çalışanların da yine Cumhurbaşkanlığı korumaları tarafından darp edildiği’ vurgulanmıştı.

Görüşte bu durumlardan hiçbirinin yabancı ülke liderlerini koruyan güvenlik güçlerine tanınan ayrıcalıklardan olmadığının altı çizilmişti.

Amerikan Kongresi’ndeki her iki partiye mensup üyeler, bakanlığın görüş bildirmesi öncesi ABD Adalet Bakanlığı’na bir mektup göndermiş ve ABD yönetiminden Türk hükümetini korumamasını talep etmişti.

ABD’de 1978’de kabul edilen ‘Yabancı Devlet Liderleri Dokunulmazlık Yasası’ (FSIA – Foreign Sovereign Immunities Act) ülkede görevli yabancı güvenlik güçlerine bazı imtiyazlar tanıyor. Ancak söz konusu kanunda, kesin çizgilerle bu imtiyazlar ve haklar açıklanmıyor.

2017’DEKİ ARBEDEDE NELER YAŞANMIŞTI?

16 Mayıs 2017’de başkent Washington’da Erdoğan, zamanın ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına geri dönmüş ve o sırada Türkiye kökenli ABD vatandaşı bir grup, ellerinde ‘Demirtaş’a özgürlük’ pankartlarıyla Erdoğan’ı protesto etmişti. Erdoğan aleyhine sloganlar atan gruba o esnada bölgede bulunan Erdoğan’ın korumaları müdahale etmişti.

Tekme ve yumrukların kullanıldığı müdahale anına dair görüntüler tüm ABD ulusal haber kanallarında ve gazetelerinde yer bulmuştu.

Yere düşen ve ABD vatandaşı olan protestocuların tekmelenmeleri ve yüzlerinden gelen kanlar, haftalarca gündemde kalmıştı. Amerikan kamuoyu olaylara büyük tepki göstermişti.

Olayın büyümesi sonrası Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç konutun önüne gelmiş, bölgeye ABD’li ek emniyet kuvvetleri takviye edilmişti.

12 KORUMA HAKKINDA CEZA DAVASI VE YAKALAMA KARARI

Washinton Polisi, Erdoğan’ın 12 koruması hakkında yakalama kararı çıkardı

Washington Polisi, Türk Büyükelçiliği önünde meydana gelen olaylarla ilgili 12 koruma polisinden 7’sine karşı ağır nitelikli saldırı, 5’ine karşı da hafif ceza davası açılacağını duyurmuştu. Daha sonra 12 koruma hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Ancak korumalar ABD’de olmadığı için yakalanamamış ve haklarındaki ceza davası da ilerleyememişti. Korumaların ABD’ye gitmesi durumunda tutuklanabileceği belirtiliyor.

Tekbirle denize giren Suriyeliler ve mülteci tartışması: Provokasyon havası var

Dünya

Erdoğan rejimi yargılanıyor: MİT’in kaçırdığı bir isim ilk kez dünya kamuoyuna yaşadıklarını anlatıyor

İsviçre’de Erdoğan rejiminin yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesinde bir ilk yaşanıyor. İlk kez MİT tarafından kaçırılan bir kişi dünya kamuoyu önünde yaşadığı işkenceleri anlatıyor. Gazeteci Cevheri Güven de basın özgürlüğü konusunda ifade verecek.

BOLD – Türkiye Tribunali Mahkemesi, dün İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. 24 Eylül 2021 Cuma günü saat 15’e kadar 5 gün boyunca duruşma devam edecek ve Cuma günü mahkeme heyeti saat 17.00’de kararını açıklayacak. Bugünkü oturumda ise çok önemli isimler konuşacak.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin eski başkanı başkanlığında 6 hakimden oluşan mahkeme heyeti yargılamayı gerçekleştiriyor. Duruşma öncesinde işkence, adam kaçırma, basın özgürlüğü, adalete erişim, suç işleyen kamu görevlilerinin ceza almaması ve insanlığa karşı suç başlığı altında toplam 6 raporu hazırlayan raportörler ile toplam 15 tanık mahkeme tarafından dinlenecek.

Bugün (21 Eylül 2021 Salı) ‘zorla kaçırılma’ kapsamında 3 ayrı tanık dinlenecek. Dinlenecek tanıklardan birisi Türkiye’de MİT tarafından kaçırılıp uzun süre işkenceye maruz bırakılanlardan. MİT tarafından kaçırılan Mustafa Özben ilk defa aleni olarak yaşadığı süreci tüm detaylarıyla anlatacak. Kaçırma olayının faillerinin kimler olduğunun anlatılacağı programda ayrıca işkence ve adalete erişim kapsamında önemli tanıklar yaşadıklarını anlatacaklar.

Gazeteci Cevheri Güven de basın özgürlüğü konusunda bugün ifade verecek. Güven, Türkiye saati ile 17.30’da halk mahkemesine konuk olacak.

TURKEY TRIBUNAL 21 EYLÜL 2021 SALI PROGRAMI
  • 10:00-10:30 Tanık 4’ün Duruşması (kaçırılmalar)
  • 10:30-11:00 Tanık 5’in Duruşması (kaçırılmalar)
  • 11:00-11:30 Kahve Molası
  • 11:30-12:00 Tanık 6’nın Duruşması (kaçırılmalar)
  • 12:00-12:30 Türk Hükümeti için müdahale olasılığı
  • 12:30-14:00 Öğlen arası
  • 14:00-15:30 Philippe Leruth tarafından “Türkiye’de Basın Özgürlüğü” raporunun sunumu
  • 15:30-16:00 Kahve Molası
  • 16:00-16:30 Tanık 7’nin Duruşması (basın özgürlüğü)
  • 16:30-17:00 Tanık 8’in Duruşması (basın özgürlüğü)
  • 17:00-17:30 Tanık 9’un Duruşması (basın özgürlüğü)
TURKEY TRIBUNAL NEDEN ÖNEMLİ?
  • Devletler, farklı sebeplerden dolayı 5 yılı aşkın zamandır Türkiye’de devam eden sistematik insan hakları ihlallerine karşı hiçbir somut adım atmadı. Bu sistematik insan hakları ihlalleri öyle bir boyut kazandı ki Birleşmiş Milletler ‘insanlığa karşı suç işlendiğine dair ipuçları var’ demeye başladı.
  • İşte tam bu noktada, devletlerin bu sessizliğine karşı, bağımsız ve cesur bir hukuk bürosu, ‘Madem devletler ve uluslararası kurumlar yapmaları gerekeni yapmıyor, sivil halk olarak biz ayağa kalkmalıyız’ diyerek bu sivil inisiyatifi başlattı.
  • Bir Halk Mahkemesi olan Turkey Tribunal’in hukuki bağlayıcılığı olmasa da ahlaki otoritesi tartışılmaz.
  • Bir hafta boyunca, alanında bağımsız uzmanların titiz araştırmaları sonucunda ortaya çıkan kanıtların dinlendiği, birçok tanığın canlı olarak ilk defa tanıklıkta bulunacağı, yetkinliği ve bağımsızlığı konusunda hiçbir soru işareti olmayan hakimlerin karar vereceği bir mahkeme ile karşı karşıyayız.

Okumaya devam et

Dünya

Yurtta israf cihanda israf!

Yurttaki müsrifliği tartışılan Erdoğan, yurtdışında da itibardan tasarruf etmiyor. CHP’den, New York sokaklarındaki kalabalık Erdoğan konvoyu için “Yurtta israf cihanda israf” eleştirisi geldi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kendisine ait “İtibardan tasarruf olmaz” sözünün hakkını veriyor. Ülkenin 4 bir yanını ve yavru vatan Kıbrıs’ı saraylarla süsleyen Erdoğan’ın bir düzine uçaktan oluşa filosu olduğu da muhalefet liderleri tarafından sıkça dile getiriliyor.

Erdoğan, devlet kurumlarının başına atadığı bürokratlara da oldukça cömert davranıyor. Ballı maaşlar alan bürokratlar devlet kasasından alınan ultra lüks araçlara binerken, sultanların saraylarını aratmayan makam odalarında mesai yapıyor.

Muhalefet ise Erdoğan’ın müsrifliğinin ülkeyi uçuruma sürüklediğini söylüyor.

ABD’DE GÖVDE GÖSTERİSİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı başta olmak üzere bir dizi ziyaret için, oldukça kalabalık bir heyetle ABD’nin New York kentine gitti.

Oysa, BM online olarak yapılacak genel kurula liderleri çağrılmadı. Ancak Erdoğan geniş bir heyetle ABD’ye gitti.

Erdoğan’ın şehirdeki konvoyunun görüntülerini paylaşan CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüne atıf yaparak, “Erdoğan’ın ABD konvoyu… Yurtta israf, cihanda, israf” dedi.

İşte o görüntüler:

Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gidecek olması doları fırlattı

Okumaya devam et

Dünya

İsviçre’de sıcak gelişmeler: Erdoğan o davayı neden engellemek istedi?

AKP Hükumeti, İsviçre’nin Cenevre kentinde bugün başlayan Turkey Tribunal Mahkemesi’ni iptal ettirmek için girişimlerde bulundu. Erdoğan rejiminin hukuksuzluklarının yargılandığı otele, İsviçreli ve Belçikalı makamlara mahkemenin iptali için baskı yapıldı. Mahkemenin canlı yayın linklerine de siber saldırı düzenlendi.

BOLD – Turkey Tribunal Mahkemesi, AKP’nin engelleme girişimlerine karşı başladı. 5 gün boyunca İsviçre’nin Cenevre kentinde görülecek olan davalar, Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla engellenmek istedi. İsviçre’deki engelleme girişimlerinin ayrıntıları, Turkey Tribunal’ın basın açıklamasıyla anlatıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

  • Turkey Tribunal Mahkemesi, Türk diplomatların davaları engelleme girişimlerine karşı kararlı…
  • 20 Eylül 2021 Pazartesi günü Cenevre’de, Türk rejiminin insanlığa karşı suç iddialarını soruşturmak üzere bağımsız Turkey Tribunal Mahkemesi’nin açılışı yapıldı.
  • Lansmandan önce, davaları susturmak için bir girişimde bulunan Cenevre’deki Türk daimi misyonu, tedarikçilerimize etkinliği iptal ettirmeleri için diplomatik baskı uyguladı.
  • Turkey Tribunal Mahkemesi, uzmanların raporlarını değerlendirmek ve işkence ve kaçırılma mağdurlarının tanık ifadelerini dinlemek için dünyaca ünlü uluslararası yargıçlar, hukuk uzmanları ve akademisyenleri bir araya getirdi.
  • Mahkeme, Türk Hükümetinin rejim muhaliflerine sistematik işkence, yurt içinde ve yurt dışında yasadışı insan kaçırma ve insanlığa karşı suçlardan suçlu olup olmadığını araştıracak.
  • Dünyanın dört bir yanından altı bağımsız yargıç, 24 Eylül 2021 Cuma günü delillere dayanarak hükmünü açıklayacak.
  • Mahkemenin gerçekleşmemesi için yapılan girişimlere yanıt olarak, Türkiye Mahkemesi Başkanı Prof. Dr. Em. Belçika eski Devlet Bakanı Johan Vande Lanotte, şunları söyledi: “Belçika ve İsviçre’deki hükümetler üzerindeki diplomatik baskı, çalışanlara ve tedarikçilere gözdağı verilmesi ve web sitemize yapılan saldırılar bizi durduramayacak. Tam aksine; mahkemenin nihai görüşünün ne olacağına bağlı olarak, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne somut davalarla bir şikayet hazırlayacağız.”
  • Cenevre’deki Türk diplomatik misyonuna altı raporun kopyaları sunuldu ve yanıt vermesi için altı haftadan fazla süre cevap beklenildi.
  • Türk makamları da Turkey Tribunal Mahkemesine katılmaya davet edilmiş ve her gün sunulan delilleri yanıtlamaları için süre tanınmıştır.
  • Johan Vande Lanotte, mahkemeyi engellemek için getirilen baskıyı açıkladı: “Belçika Hükümeti, Brüksel’deki Türk temsilciler tarafından, (onursal bir unvan olan) Devlet Bakanı olduğum için beni acil olarak uyarması için temasa geçti. Açıkçası bu kabul edilmedi. Burada Cenevre’de Türk Büyükelçiliği Mahkeme için bizimle çalışan tedarikçilere ekonomik sonuçları olacağına dair baskı yaptı. Fahri profesör olduğum Ghent Üniversitesi de baskı gördü.”

Okumaya devam et

Popular

Shares