Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hasta mahpus Lütfi Koç ve ailesinin hayatı nasıl mahvedildi?

Bold Medya’nın iki yıldır gündeme getirdiği hasta mahpus Lütfi Koç ve ailesinin dramı için dün akşam Twitter’da etiket açıldı. “Artık sesimizi duyun” diyen Züleyha Koç, “İçeride hasta bir eş, ağır engelli bir çocuk. Çok yoruldum. Hayatımızı bize geri verin, çünkü çaldınız.” dedi.

BOLD – Biri yüzde yüz engelli iki çocuk annesi Züleyha Koç, hasta tutuklu eşi Lütfi Koç’un bir an önce tahliye edilmesini isteyerek “Artık çok yorulduk. Babamızı bize geri verin” dedi.

Yaşadıklarını KHK TV’ye anlatan Züleyha Koç, iki yıl önce eşinin tutuklanmasıyla birlikte hayatlarının alt üst olduğunu söyledi:

“Çünkü yüzde yüz ağır engelli bir çocuğum var. 13 yaşında bir kızım var. Biz hayatı onunla paylaşmıştık. Şimdi perişan durumdayız. Kızım çocukluğunu yaşayamadan büyüdü. Oğlumun başından bir dakika ayrılamıyorum. Elimi tutmadan hiçbir şey yapmıyor. Kızımın çocukluğu, oğlumun tedavisi çalındı. Muhammed Yahya ayaklarından ameliyat olacaktı. Babamız olmadığı için yaptıramadık. Hastane süreci var, evde tedavi süreci var. Bunları tek başıma yapmam mümkün değil.”

“LÜTFEN ARTIK SESİMİZİ DUYUN”

Eşinin durumunun gittikçe ağırlaştığını da belirten Züleyha Koç, “Eşim orada hasta. O ayrı bir zorluk. Durumu gittikçe ağırlaştı. İki büklüm yaşadı. 30 kiloya zayıfladı. Beynindeki kistler hala büyümekte. Halisülasyonlar görmeye başladı. Üçer, beşer dakika süren geçici felçler yaşıyor. Bunların kalıcı olmasından çok korkuyoruz. O orada çok zorluk yaşıyor. Biz burada çok zorluk yaşıyoruz. Yüzde yüz ağır engelli bir çocuk, orada hasta bir eş, kayınpederim kanser hatası, birbirlerini göremeyecekler korkusu, her şey o kadar etrafımızı o kadar  sarmış durumdaki açıkçası biz artık sağlıklı bile düşünemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yetkililere seslenen Züleyha Koç, “Eşim haksız ve hukuksuz yere tutuklu olması bizi çok incitiyor. Lütfen artık yetkiler bu sesi duyun. Çocuklarımın sesini duyun, eşimin sesini duyun, lütfen bizim sesimizi duyun. Babamızı artık bize geri verin. Çocuklarım olmasa hayatta tutunacak hiçbir dalım yok.” diye konuştu.

ÖZEL BİR YURTTA ÇALIŞIYORDU

Özel bir yurtta memur olarak çalıştığı için Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 2 Kasım 2018’de İzmir’de gözaltına alınan Lütfi Koç (46), o dönemde oğlu Muhammed Yahya’nın durumu göz önünde bulundurularak 2 gün sonra denetimli serbestlikle bırakıldı. 29 Nisan 2019’da görülen mahkemede tutuklanmasına karar verilen Koç, 9 Temmuz 2019’da çıkarıldığı mahkemede savunma yapamadan 8 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf Mahkemesi tarafından bozulan bu karar 7 yıl 3 aya düşürüldü.

Dosyası Yargıtay tarafından onaylanan Lütfi Koç, hapse girdiğinden bu yana hastalıklarla mücadele ediyor. Önce kanserden şüphelenildi. Sonra kasık fıtığı oluştu. Daha sonra beyninde iki kist çıktı. Annesi ve teyzesi kanserden vefat eden, babası kolon kanseri tedavisi gören Lütfi Koç, kolonoskopi ve endoskopi için aylarca bekletildi. Doktorlar kasık fıtığından dolayı ameliyat olması gerektiğini ama beynindeki kistler nedeniyle bu ameliyatın çok tehlikeli olacağını, kalıcı felç geçirebileceğini söylüyor. 18 Aralık 2020’de İzmir Menemen’den Cezaevinden Afyon T1 Nolu Cezaevine sevk edilen Lütfi Koç, cezaevine girer girmez de darp edildi.

OĞLU ENGELLİ, KIZI KAS HASTASI

Lütfi Koç’un 6 yaşındaki oğlu Muhammed Yahya yüzde yüz ağır engelli. Epilepsi nöbetleri geçiriyor. Görmüyor, konuşamıyor, yürüyemiyor. Devamlı gergin ve güvende hissetmek için sürekli elinin tutulmasını istiyor. Uyku düzeni yok, bakıma muhtaç, devamlı birinin yanında olması gerekiyor. Züleyha-Lütfi Koç çiftinin, 12 yaşındaki kızında ise iki sene önce kas rahatsızlığı başladı ve Müsküler Distrofi (çocuklarda görülen kas erimesi) tanısı ile takibe alındı. Eğer kızı tedavi edilmezse yürüme fonksiyonlarını tamamen kaybedebileceği söylendi.

Lütfi Koç ve engelli oğlu Muhammet Yahya.

84 gündür karantinada: Hasta tutuklu Lütfi Koç’un beynindeki kist 19 milimetre oldu

Cezaevinde darp edilen Lütfi Koç’un eşi: Bu çığlığı duyun!

Muhammed Yahya’nın elini kim tutacak?

Cezaevinde darp edilen hasta tutuklunun çığlığı: Beni öldürecekler, sesimi duyurun

Beyninde iki kist tespit edilen hasta tutuklunun tedavisi yaptırılmıyor

Gündem

İBB’nin 17 milyar lirası ‘beşli çeteye’ akmış

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kasasından, 9 yıllık dönemde, beşli çete olarak bilinen Cengiz, Kalyon, Limak, Kolin ve Makyol İnşaat’a yaklaşık 17 milyar TL ödendiği açığa çıktı.

BOLD – İBB’nin AKP tarafından yönetildiği yıllarda 5’li çeteye birçok ihale verildi. İBB’ye bağlı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Fen İşleri Daire Başkanlığı ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından Cengiz, Kalyon, Limak, Kolin ve Makyol’a, 2010 ile 2018 yılları arasında yaklaşık 17 milyar 100 milyon TL’lik ihale verildi.

EN FAZLA İHALE MAKYOL’A

İBB’nin devasa ihalelerini alan şirketlerin başında Makyol İnşaat geliyor. Makyol’a İBB kasasından birçok alanla ilgili ihale verildi. Verilen ihalelerin toplam bedeli ise 10 milyar TL’yi buluyor.

İBB Yapı İşleri Müdürlüğü’nün 2015 yılında düzenlediği “Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi” ihalesini 2 milyar 235 milyon TL’ye alan Makyol, aynı yıl bir de İBB Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü’nden yaklaşık 700 milyon TL’lik “yol, kavşak ve altyapı işi” ihalesi aldı.

Şirket 2017 yılında da hem 3 milyar 49 milyon TL’ye Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metro hattı ihalesini hem de 1 milyar 828 milyon TL’ye yol, köprülü kavşak ve ortak altyapı inşaatı ihalesini aldı.

METRO İHALELERİ KALYON’A

İBB’den en fazla ihale alan şirketlerinin başında bir de Kalyon İnşaat geliyor. Kalyon İnşaat’a İBB kasasından 2010 ile 2018 yılları arasını kapsayan 9 yıllık dönemde ödenen para yaklaşık 6 milyar 700 milyon TL. Kalyon İnşaat’a İSKİ’den isale hattı inşaatları ve içme suyu tünel inşaatları adı altında, 2010, 2015 ve 2018 yıllarında 1 milyar 507 milyon TL’lik üç ayrı ihale verildi.

KALYON VE KOLİN ORTAKLIĞI

İBB’nin birçok metro hattı inşaatı ihalesi de yine Kalyon’a verildi. İBB’nin 2013 yılında düzenlediği Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı ile 2015 yılında düzenlediği Dudullu – Bostancı metro hattı ihalesi yaklaşık 2 milyar 700 milyon TL’ye Kalyon İnşaat ve Kolin İnşaat iş ortaklığına verildi.

2016 yılında da Kirazlı-Halkalı metrosu yapımı için düzenlenen ihale yaklaşık 2 milyar 700 milyon TL’ye Makyol İnşaat, Ic İçtaş ve Kalyon İnşaat iş ortaklığına verildi. Ayrıca Kalyon’a 2012 yılında Başakşehir Fatih Terim Stadyumu ihalesi de 134 milyon 946 bin TL bedelle verilirken 2016’da düzenlenen “Kadıköy Fikirtepe İmar ve Ulaşım Yol Ortak Altyapı İnşaatı” ihalesi de 194 milyon 350 bin TL bedelle verildi.

CENGİZ’E 1,6 MİLYAR TL

Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre kamuoyunda en bilinir şirketler biri olan Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz İnşaat’a da İBB’den metro ihalesi verildi. Şirkete, 2016 yılında İBB’ye bağlı Raylı Sistem Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Kaynarca – Pendik – Tuzla metrosu inşaatı ihalesi 1 milyar 613 milyon TL’ye verildi.

İSKİ İHALELERİ LİMAK’A

Limak İnşaat da AKP döneminde İBB’ye bağlı İSKİ’den milyonlarca liralık ihaleler aldı. Limak İnşaat, İSKİ’den 2017 yılında yaklaşık 144 milyon TL’lik, 2018 yılında da 617 milyon TL’lik ihale aldı. İSKİ kasasından Limak’a bu iki ihaleyle ödenen para ise toplam 761 milyon TL’yi buluyor.

 

 

Okumaya devam et

Gündem

Financial Times: 2023’e kadar seçim olmayacak

Recep Tayyip Erdogan

İngiliz Financial Times gazetesi son anketlere göre muhalefet partilerinin Erdoğan’ın AKP’si ve müttefikleri karşısında öne geçtiğini yazdı. Gazetenin haberinde “Ancak yatırımcılar, Erdoğan’ın yakın zamanda sahneyi terk edeceğini varsaymamalı. 2023’e kadar seçim olmayacak” öngörüsünde bulundu.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), faiz indirimi kararı dış basında gündem olmayı sürdürüyor. Financial Times’ın son yayınladığı analizde, AKP iktidarının zayıfladığına vurgu yapıldı.

TÜSİAD VE ÖMER KOÇ ÜSTÜ KAPALI SALDIRDI

Analizde “TÜSİAD, kalıcı refah düzeyinin sürdürülebilir olması için, Merkez Bankası bağımsızlığı ve temkinli para ve maliye politikası uygulanmasına yönelik çağrıda bulundu. TÜSİAD açıklaması aynı zamanda, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından Ömer Koç’un ülkedeki yorucu enflasyonu eleştirmesinin hemen ardından geldi” değerlendirmesi yapıldı.

GÜNDEMİ MUHALEFET BELİRLİYOR

Erdoğan’ın ve partisinin güç kaybettiğine vurgu yapılan analizde, “Her ikisi de Erdoğan’a ve yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu ve refahın yolunun krediye dayalı tüketimden geçtiği politik inançlarına üstü kapalı ancak sivri saldırılar olarak görülebilir. Aslında bu tür yorumlar yeni değil. Geçmişte de iş dünyasından benzer açıklamalar yapılmıştı. Ancak analistler, momentumun hükümet aleyhine hareket ettiğini ve gündemi muhalefetin belirlediğini söylüyor” değerlendirmesi yapıldı.

AKP GİDEREK UMUTSUZ HALE GELİYOR

Makalede, BlueBay Asset Management’tan Timothy Ash’ın görüşlerine de yer verilerek, “Muhalefet gerçekten kazanabileceklerinden emin. İktidardaki AKP giderek daha da umutsuz hale geliyor. Erdoğan’ın yanılabileceğini düşünüyorlar” ifadeleri kullanıldı.

ERDOĞAN ENFLASYONUN KURBANI OLACAK

Analizde son olarak şu değerlendirmeler kaydedildi:  “Son anketler, muhalefet partilerinin Erdoğan’ın AKP’si ve müttefikleri karşısında öne geçtiğini gösteriyor. 20 yıl önce göreve geldikten sonra Türkiye ekonomisini canlandırmak için çok şey yapan bir zamanların son derece popüler cumhurbaşkanı, ilacını bulmayı büyük ölçüde başaramadığı enflasyonun kurbanı olma riskiyle karşı karşıya. Analistler, hasarın seçmenler tarafından şiddetle hissedildiğini söylüyor. Ancak yatırımcılar, Erdoğan’ın yakın zamanda sahneyi terk edeceğini varsaymamalı. 2023’e kadar seçim olmayacak.”

 

Okumaya devam et

Gündem

Bakan Akar’dan Emine Erdoğan vurgusu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesini anlatırken Emine Erdoğan vurgusu dikkat çekti. Akar, “Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ zaten yurt genelinde uygulanmaya devam ediyor.” dedi.

BOLD – Akar, NATO Karargahı’nda İngiltere, ABD, Yunanistan, İspanya, Polonya, Macaristan, Romanya, İtalya, Slovenya, Letonya ve Bulgaristan Savunma Bakanları ile gerçekleştirdikleri kısa süreli görüşmelerle savunma ve güvenlik alanlarında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmeler sonrası basın toplantısı düzenleyen Akar, gazetecilerin sorularını cevapladı.

NATO’NUN ŞEREFLİ ÜYESİYİZ

Türkiye’nin NATO içindeki sorumluluklarını bugüne kadar yerine getirdiğini, bundan sonra da getirmeye devam edeceğini vurgulayan Akar, “Bazıları bilinçli veya bilinçsiz olarak ‘Türkiye bir yere mi gidiyor’ gibi söylemlerde bulunuyor. Türkiye’nin bir yere gittiği yok. 70 yıldan beri biz NATO’nun şerefli bir üyesiyiz. Sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Bugüne kadar sorumluluklarımızı yerine getirdik bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

F-16 TEDARİKİ SÜRECİNİ TAKİP EDİYORUZ

Görüşmeler sonrası basın toplantısı düzenleyen Akar, F16 tedarikiyle ilgili, “Teknik çalışma başlatıldı. Süreci takip ediyoruz. Türkiye’nin güçlenmesi aynı zamanda NATO savunmasının güçlenmesi anlamına geliyor” dedi.

EMİNE ERDOĞAN’IN HİMAYESİNE VURGU

NATO toplantısında iklim değişikliğinin de gündeme geldiğini belirten Akar, “Türkiye’nin Paris Protokolü’nü onayladığını hatırlatarak Türkiye’nin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin bunun gereğini yapmaya başladığını ve bundan sonra da yapacağımızı söyledik. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilen ‘Sıfır Atık Projesi’ zaten yurt genelinde uygulanmaya devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin de aktif rol aldığı proje bu alandaki en önemli çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor” diye konuştu.

AKP’de yepyeni kavga! Meydanı Hulusi Akar’a bırakmak istemeyen AKP’liler de harekete geçti

Okumaya devam et

Popular

Shares