Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AKP Kabil Havalimanı planını durdurdu: Taliban isterse teknik destek sağlayacak

Reuters haber ajansı, iki Türk güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde Türkiye’nin Kabil Havalimanı’nın güvenliğini üstlenmeyle ilgili planı durdurduğunu kaydetti. Türkiye, plan çerçevesinde Haziran’dan beri ABD ile görüşmeler yürütüyordu.

BOLD – Türkiye, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nı koruma planını durdurdu. Reuters haber ajansı, haberi iki Türk güvenlik kaynağına dayandırdı.

TALİBAN TEKNİK DESTEK İSTERSE SAĞLANABİLİR

Haberde görüşlerine yer verilen kaynaklar, planın ‘ortaya çıkan kaos nedeniyle otomatik olarak iptaline rağmen, Taliban’dan talep geldiği takdirde Ankara’nın Kabil Havalimanı’na teknik destek ve güvenlik desteği sunmaya hazır olduğunu’ söyledi.

Kaynaklardan biri, havaalanındaki ‘tam kaos’ altında “Türk askerlerinin kontrolü ele geçirme süreci otomatik olarak durduruldu” dedi.

İsminin açıklanmamasını isteyen kaynak, “Ancak, Taliban teknik destek isterse, Türkiye havaalanında güvenlik ve teknik destek sağlayabilir” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN TALEPLERİ DOLAYISIYLA MÜZAKERELER UZUN SÜRDÜ

ABD ile bozulan ilişkileri tamir etmek, S-400’ler ve PYD’ye destek gibi diğer anlaşmazlık alanlarında da mesafe kat edebilmek için AKP yönetimi, Kabil Havalimanı’nın güvenliğini üstlenmeye hazır olduğunu Haziran ayı başında NATO ve ABD’ye iletti.

Türkiye’nin bu görevi üstlenmek için öne sürdüğü şartlar dolayısıyla Haziran ayından beri ABD ile müzakereler yürütülüyordu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos’ta “Taliban’la bazı görüşmelere varıncaya dek şu an ilgili kurumlarımız çalışıyor. Hatta belki benim bile onların lideri durumunda olacak olanı kabul etme durumum olabilir.” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan, Kabil Havaalanı’nın işletilmesi için Türkiye’nin ABD’den şartlarını şöyle sıralamıştı:

“Diplomasi noktasında, diplomatik ilişkilerde bizim yanımızda yer alacak. Lojistik noktasında imkanlarını bizim için seferber edecek, hangi gücü varsa lojistik anlamda bunu Türkiyeye devredecek. Bir de mali ve idari noktada sıkıntılar olacak. Bu noktada gerekli desteği Türkiye’ye verecek.”

Afganistan’da Taliban’ın hızla ilerlemesi ve başkent Kabil’i tehdit etmesi durumunda denize kıyısı olmayan ülkenin dış dünyaya açılan tek kapısı konumundaki Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın açık tutulması ülkedeki diplomatik misyonlar, uluslararası yardım kuruluşu çalışanları ve yabancılar için hayatı konumda olacaktı.

MÜZAKERELER TAMAMLANMADAN TALİBAN KABİL’E GİRDİ

ABD istihbaratının geçen yıl hazırladığı raporlara göre Afgan Ordusu, Taliban’a karşı bir yıl dayanabilirdi. Ancak Afganistan’da yaşanan sürpriz, bütün dünyayı hayretler içinde bıraktı.

ABD ve NATO askerlerinin çekilmeye başladığı Mayıs ayında kırsaldaki ilçelere saldırı başlatan Taliban, Ağustos ayından itibaren vilayet merkezlerine saldırmaya başladı.

6 Ağustos’ta Nimruz vilayetinin merkezi Zaranc’ı alan Taliban, saldırılarının 10. gününde başkent Kabil’e girdi.

Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı’nın güvenliği konusundaki müzakereler ABD ile Türkiye arasında 3 aydır sürüyordu. Bu dönemde ABD’den gelen teknik bir heyet Milli Savunma Bakanlığı’nda toplantılar da gerçekleştirdi.

Ancak AKP yönetiminin yoğun talepleri nedeniyle müzakerelerde nihai bir sonuca varılmadan Kabil düştü.

Kabil’deki ABD ve Almanya büyükelçiliği dahil batılı ülkeler diplomatik misyonlarına kilit vurup bayraklarını indirerek diplomatlarını Kabil Uluslararası Havalimanı’na taşıdılar.

Danimarka ve Norveç ise büyükelçiliklerini tümüyle kapatacaklarını, personellerini tahliye edeceklerini açıkladılar.

Sadece Türkiye ve Rusya, Kabil’deki elçiliklerini açık tutmaya devam edeceklerini açıkladı.

Erdoğan’ın yakın müttefikleri Katar ve Pakistan, Afganistan konusunda Türkiye’yi safdışı bıraktı

Dünya

Lavrov, savaş iddialarını reddetti; Biden, Rusya’nın Ukrayna’yı Şubat’ta işgal edebileceğini söyledi

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Biz bir savaş istemiyoruz. Ancak çıkarlarımızın kabaca çiğnenmesi ve görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz” dedi. ABD Başkanı Joe Biden ise Rusya’nın Ukrayna’yı Şubat ayında işgal edebileceğini söyledi.

BOLD – Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, “İş, Rusya Federasyonu’na kalırsa bir savaş olmayacak, biz bir savaş istemiyoruz. Ancak çıkarlarımızın kabaca çiğnenmesi ve görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz” dedi. ABD Başkanı Joe Biden bir gün önce yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye uyarıda bulunarak Rusya’nın askeri müdahalede bulunmasının “belirgin bir ihtimal” olduğunu söylemişti.

Rusya’nın son haftalarda Ukrayna sınırına on binlerce asker yığması işgal kaygılarını artırmıştı. Kremlin ise bir saldırı planlamadığını söylüyor.

Lavrov konuşmasında ABD’nin orta menzilli füzelerin konuşlandırılması, askeri tatbikatlar ve savaş gemileri ile uçakların çarpışmasını önlemek için kurallar gibi konuları müzakere etme önerisinde bulunduğunu söyledi. Rusya’nın bu konuların müzakeresini yıllar önce önerdiğini belirten Lavrov, Washington ve müttefiklerinin şimdiye kadar buna yanaşmadığını söyledi.

ABD’nin diyalog için güven oluşturucu tedbirler önerisinin makul olduğunu söyleyen Lavrov temel meselelerinin NATO’nun genişlemesini durdurmak ve ittifak silahlarının Rusya sınırları yakınlarına konuşlandırılmasını engellemek olduğunu belirtti.

Lavrov, Batı’nın Rusya’ya yaptırım tehdidine ilişkin de bunların devreye sokulmasının ilişkin bütünüyle kötüleşmesiyle sonuçlanabileceğini belirtti.

Rusya, Ukrayna’nın NATO üyeliğine karşı çıkıyor. NATO ise Rusya’nın bu konuda söz sahibi olamayacağını vurguluyor.

ABD’NİN MOSKOVA BÜYÜKELÇİSİ: RUSYA, MASAYA SİLAHINI KOYUYOR

Ukrayna sınırındaki Rus askeri güçlerine ait uydu fotoğrafı

ABD’nin Moskova Büyükelçisi John Sullivan bu ifadeler sonrasında basın mensuplarına bir açıklama yaptı. Sullivan Rusya’nın, savaş istemediğini söylese de ABD ile müzakerelerde “masaya silahını koyduğunu” söyledi. On binlerce Rus askerinin sınırlara konuşlandırılmasının “olağandışı” olduğunu belirten Sullivan bunun sıradan bir askeri tatbikat ya da tatbikatlar olarak açıklanamayacağını ifade etti.

Sullivan basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Bu, sizinle benim bir tartışma ya da müzakere yapmamızdan farksız. Ben masaya bir silah koysam ve ondan sonra da barış için geldim desem bu tehdit edici olur. Şimdi gördüğümüz de bu” diye konuştu.

“Rus hükümetinin sözüne sadık olacağını ve Ukrayna’yı daha fazla işgal etmeyi planlamadığını, işgal etmeyeceğini ümit ediyoruz” diyen Sullivan “Ancak olgular (Rusya’nın) mevcut kabiliyetinin bunu yapacak durumda olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

BİDEN: RUSYA, UKRAYNA’YI ŞUBAT’TA İŞGAL EDEBİLİR

Bu arada ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’yı Şubat ayında işgal edebileceğini söyledi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Emily Horne, Biden’ın dün Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile telefonda görüştüğünü açıkladı.

Horne, “Başkan Biden, Rusların Şubat’ta Ukrayna’yı işgal edebileceğine dair açık bir ihtimal bulunduğunu söyledi. Başkan bunu açıktan söyledi. Biz de aylardır bu konuda uyarıda bulunuyoruz” dedi.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Biden görüşmede, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi durumunda ABD’nin müttefik ve ortaklarıyla birlikte kararlı bir şekilde karşılık vermeye hazır olduğunu teyit etti.

Bazı askeri uzmanlar Rusya’nın ağır teçhizatı taşıyabilmek için Ukrayna’da toprağın donmasını bekliyor olabileceğini belirtiyor.

AP Türkiye Raportörü’nden Erdoğan’a: Aşk mektubu değil, pratikte uygulama bekliyoruz

Okumaya devam et

Dünya

Yıldız oyuncu Enes Kanter, Yunanistan’a çağrıda bulundu: Geri itme!

NBA’de Boston Celtics’de oynayan yıldız oyuncu Enes Kanter Freedom, Yunanistan Open TV’de Yunan hükumetine geri itmeleri durdurması çağrısında bulundu. Kanter, “Maalesef son zamanlarda çok fazla mülteci geri itildi. Yunanistan, diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar ellerinden ne geliyorsa yapmalılar.” dedi.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD ÖZEL

Yunanistan’da yayın yapan Open Televizyonu’nun canlı yayınına katılan Enes Kanter, Yunanistan’a geçen Türk mültecilerin durumunu gündeme getirdi.

Kanter, çok sayıda mülteciyi Meriç’in kenarından Türkiye’ye deport eden Yunan hükumetine geri itmeleri durdurması çağrısında bulundu. Kanter, “Çok fazla mülteci sınırda geri itildi. Yunanistan, diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar güvenli bölgeler oluşturmak için ellerinden ne geliyorsa yapmalılar. Yunanistan’a kaçmaya çalışan Türkler, Erdoğan’ı açık bir şekilde eleştiren insanlar ve onlar Türkiye’ye geri itildiklerinde çok kötü bir zulümle karşılaşıyorlar.” ifadelerini kullandı.

GERİ İTİLDİKLERİNDE ZULÜMLE KARŞILAŞIYORLAR

Kanter, Open TV’deki yayında şunları söyledi: “Yunanistan’a kaçmaya çalışan insanlar Erdoğan’ı açık bir şekilde eleştiren insanlar ve onlar geri itmeyle karşılaştıklarında Türkiye’de çok kötü eziyet görüyorlar. Yunan halkı son yıllarda Diktatör Erdoğan’ın gazabından kaçan Türk mültecileri ağırlayarak pek çok masum insanın hayatını kurtardı. Bunun için ne kadar teşekkür etsem azdır.

Yunanistan’a kaçmaya çalışan insanlar Erdoğan’ı açık bir şekilde eleştiren insanlar ve onlar geri itmeyle karşılaştıklarında Türkiye’de çok kötü eziyet görüyorlar.  Maalesef son zamanlarda, çok büyük bir ihtimalle Türk istihbaratının provokasyonları yüzünden çok fazla zorluğa şahit oluyoruz. Çok fazla mülteci sınırda geri itildi. Yunanistan, diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşlar güvenli bölgeler oluşturmak için ellerinden ne geliyorsa yapmalılar. Bir daha belirtmek istiyorum ki Yunanistan’a kaçmaya çalışan Türkler, Erdoğan’ı açık bir şekilde eleştiren insanlar ve onlar Türkiye’ye geri itildiklerinde çok kötü bir zulümle karşılaşıyorlar.

Türk mülteciler ve Yunanlar arasında çok güzel arkadaşlık hikayeleri olduğunu düşünüyorum ve bunun artarak devam etmesini umut ediyorum.”

MASUM İNSANLARI CEZAEVLERİNE İTMEK BÜYÜK BİR HATA

Enes Kanter, sunucunun ‘Boston Celtics’in galibiyetlerini Türkiye’den Yunanistan’a iltica eden insanlara adıyorsunuz, onların durumundan haberdar mısınız?’ sorusuna ise şu cevabı verdi: “Sadece rakamların yerine hikayeler de paylaşmaya karar verdim. Kişisel hikayeler, mesela iki bebeğiyle Yunanistan’a kaçmaya çalışan bir anne, nehiri geçip Yunanistan’da huzur bulmak için iki bebeğinin canını riski atması ve  bunun gibi daha birçok hikaye. Ben platformumu orada tam olarak ne olduğunu tüm dünyaya göstermek için kullanmak istiyorum. Enes Kanter röportajın bir bölümünü resmi Twitter hesabından paylaşarak “Yunanistan sınırında yaşanan talihsiz geri itmelerle ilgili sayısız hikâye duyuyoruz. Masum insanları Diktatör Erdoğan’ın cezaevlerine itmek, öldürülmese, işkence edilmese bile demirparmakların arkasına itmek, bir an önce düzeltilmesi gereken büyük bir hatadır.”

Boston farklı kazandı, Enes Kanter Sezen Aksu’yu unutmadı

Okumaya devam et

Dünya

Korkutan Kovid açıklaması: Önümüzdeki 100 yıl hayatımızda olacak

Omicron varyantı ve aşılarla biteceği ümit edilen Kovid-19 ile ilgili can sıkan bir açıklama geldi. Dr. Gregory Poland, koronavirüsün önümüzdeki yüzyılda hayatımızda olacağını söyledi. Poland, “O zamana kadar hepimiz ölmüş olacağız ama torunlarınızın torunu bile hâlâ koronavirüse karşı aşılanıyor olacak” dedi.

BOLD – ABD’de salgın yönetiminden sorumlu en yetkili isimlerden Dr. Anthony Fauci ve Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus gibi diğer sağlık yetkilileri de Omicron’un Kovid-19’un son varyantı olmayacağı konusunda uyarıyorlar.

İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan Epidemiyolog Dr. Gregory Poland, virüsün gelecek yüzyılda dahi insanları etkileyebileceğini söyledi.

NESİLLER BOYU KOVİD AŞISI OLUNACAK

Dr. Poland, virüsün hayvanları enfekte etme kabiliyeti gösterdiği yani türler arasında bulaştığı ve mutasyona uğramaya devam ettiği için potansiyel olarak süresiz olarak ortalıkta dolaşabileceğini kaydetti. Virüse karşı nesiller boyunca Kovid aşısı olunacağını bildirdi. Poland, “O zamana kadar hepimiz ölmüş olacağız ama torunlarınızın torunu bile hala koronavirüse karşı aşılanıyor olacak” ifadelerini kullandı.

OMİCRON SONRASI YENİ VARYANT GELEBİLİR

Dr. Anthony Fauci ise Delta’dan sonra Omicron varyantının yaptığı gibi pandeminin durumunu önemli ölçüde değiştirecek yeni bir Kovid türünün oluşabileceği konusunda uyardı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus da Omicron’un son Kovid varyantı olduğunu varsaymanın tehlikeli olacağı konusunda uyardı.

Nuri Gökhan Bozkır’ın son görüntülerindeki işkence izleri

Okumaya devam et

Popular

Shares