Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Eski SADAT çalışanı itiraf etti: Erdoğan 15 Temmuz’da Gülen grubuna kumpas kurdu

15 Temmuz gecesinde görev aldığını belirten eski SADAT üyesi Osman Görel, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın darbe korkusu nedeniyle Gülen Hareketi’ne kumpas kurduğunu açıkladı. Görel, “Gülen Grubunu askeriyenin içerisinden temizlenmesi gerekiyordu. 250 kişinin katili SADAT’tır. 15 Temmuz benim işlediğim en büyük günah, en büyük suç” dedi.

BOLD – Eski Sadat çalışanı Osman Görel, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz’da darbe korkusu nedeniyle Gülen Hareketi’ne kumpas kurduğunu ifade etti. Bu itiraf, Sedat Peker’in 15 Temmuz’da sivillere silah dağıtıldığı iddiasını da doğruladı.

Sadat’ın Erdoğan ile bağlantısı hakkında da bilgi veren Göral, darbe girişiminin planlı olduğunu, 15 Temmuz günü Gülen Hareketi’ne kumpas kurulduğunu kaydetti.

O GECE KÖPRÜDE TANKIN ÜSTÜNDEYDİM

Gazeteci Adem Karaçoban’ın Youtube kanalındaki programa katılan Eski Sadat’çı Osman Görel, 15 Temmuz darbesine katıldığını belirtip, o gece ile ilgili itiraflarda bulundu. Darbe gecesi köprüdeki tankın üstünde olduğunu belirten Görel, o gece neler yaşandığını bir bir anlattı. SADAT denen oluşumla ilgili bilgi de veren Görel, “Bir günah işlenmiştir. Allah beni affetsin. Bu günahta yanan canların önce sahipleri sonra günahsız o Gülen grubunun tamamı hepsi beni affetsin. Gülen Grubunu askeriyenin içerisinden temizlenmesi gerekiyordu. Kim tarafından Erdoğan tarafından. Çünkü Erdoğan’ın darbe korkusu vardı. Gülen cemaati darbe yapacak mı? Yok. Erdoğan, askeriyenin içerisinde o güce sahip olmak istiyordu. Askeriyenin içerisinde Erdoğan ve Hulusi Akar’dan başka bir güç var mı?” dedi. Gazeteci Karaçoban’ın “15 Temmuz gecesinin kimler tarafından yapıldığını düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Gören, şunları söyledi: “Ben 200 tane SADAT’çı askerin yaptığını tahmin ediyorum. Benim düşüncem bu. 250 kişinin katili SADAT’dır. Bugün de söylüyorum, yarın da mahşerde de Allah’ın karşısında da söyleyeceğim. Çünkü ben bazı şeylere şahit oldum. 15 Temmuz benim işlediğim en büyük günah, en büyük suç. Dünyanın neresine gidersem gideyim bundan kurtulamıyorum. Beynimi yemek üzereyim. Bundan kurtulamıyorum. Gülen Cemaati 40 yıldır olan bir toplum. Çünkü Erdoğan askeriyenin içerisinde başka grup istemiyor, Erdoğan’ın grubu olsun.”

PEKER, SİVİLLERE SİLAH DAĞITIMI YAPILDIĞINI AÇIKLAMIŞTI

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, 15 Temmuz gecesi sivillere 100 bin silah dağıtıldığını açıkladı. Bu iddia o dönem AKP İstanbul İl Başkanı Selim Temurci tarafından da doğrulandı. Kayıp silahlarla ilgili Temurci, “Cumhurbaşkanımızın bilgisi olmadan AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanının aracının kasasına kalaşnikof koyabilecek, dağıtabilecek, bu ülkede hangi Allah’ın kulu var?” dedi. Sadat’la ilgili de açıklama yapan Sedat Peker Suriye ile yapılan silah ticaretinin Berat Albayrak’ın Cumhurbaşkanlığı’nda kurduğu bir ekip üzerinden yürüdüğünü ve bu ticaretten Türkiye’nin cebine bir para girmediğini öne sürmüştü.

Erdoğan’ın gölge ordusu SADAT

Gündem

Beklenen istifa gerçekleşti, Lütfi Elvan görevi bıraktı

Geçen yıl kasım ayında sosyal medya hesabı üzerinden istifa eden, iki gün sonra Saray’dan “affını istediği” şeklinde açıklama yapılan eski Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak’ın yerine atanan Lütfi Elvan da bakanlıktan ayrıldı.

BOLD – Ankara kulislerinde uzun süredir istifa edeceği konuşulan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan bakanlık görevinden ayrıldı. Elvan’ın görevden affını istediği ve bunun da kabul edildiğine dair karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

DAMAT ALBAYRAK’A YAKINLIĞI İLE BİLİNİYOR

Bir süredir ekonomi politikalarından rahatsız olan Hazine ve Maliye Bakanı Elvan görevinden istifa etti. Yerine ise damat Albayrak’a yakınlığı ile bilinen yardımcısı Nureddin Nebati getirildi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’deki Erdoğan imzalı atama kararında “Görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan’dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddit Nebati, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri gereğince atanmıştır” ifadelerine yer verildi. Nebati, Lütfi Elvan’ın TCMB’nin faiz indirme kararları karşısında sessizliğini koruduğu dönemde yaptığı yorumlarla ön plana çıkmıştı.

 

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Gündem

Son 10 yılda adli kontrollü çocuk sayısı 20 kat arttı

Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar yüzlerle ifade edilen adli kontrolle serbest çocuk sayısı, 2019 yılında neredeyse 20 bin oldu.  Adli kontrolün tutuklamaya alternatif bir tedbirden çok yeni bir cezalandırma şekli olduğu konuşuluyor.

BOLD – Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı’nın açıkladığı verilere göre, adli kontrol ile serbestlik kapsamındaki çocuk sayısında yaşanan artış dikkat çekiyor.

Bianet’ten Münker Odabaş’ın haberine göre, 2010 yılında adli kontrol ile serbestlik kapsamında bulunan çocuk sayısı sadece 946. 2019 yılına gelindiğinde bu sayı 20 bine yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu sayı kısmen düşüş sağlasa da uzun vadede kalıcı ve sağlıklı çözümler gerekiyor.

Denetimli serbestlik türleri içerisinde yer alan ve belli gün ve saatlerde en yakın kolluk kuvvetine imza vermeyi içeren adli kontrol ile serbestlik son yıllarda giderek artıyor.

YENİ CEZALANDIRMA ŞEKLİ

Tutukluluğa alternatif tedbirlerin başında gelen denetimli serbestlik uygulaması, kimi zaman amacının dışında kullanılarak daha fazla kişinin ceza infaz sistemine dahil olmasına neden olabiliyor.

Yaşanan artışın adli kontrol ile serbestliğin alternatif bir tedbirden çok yeni bir cezalandırma şekli olduğu yorumları yapılıyor.

TUTUKLU ÇOCUK SAYISI

Öte yandan, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 31 Ekim 2021 tarihli verilerine göre, hapishanelerde 566’sı hükümlü olmak üzere toplamda bin 913 çocuk mahpus ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin verilerine göre ise 345 bebek de anneleriyle birlikte hapishanede bulunuyor.

Adaylık çıkışı yapan Bülent Arınç Saray’a çağrıldı

Okumaya devam et

Gündem

Dedeağaç’ta mahsur kalanlardan sevindiren haber

Erdoğan rejiminin baskısından kurtulmak için umut yolculuğuna çıkan ve bugün Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi için sığınma işlemlerinin başladığı öğrenildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın insan hakları ihlallerinden kaçan 17 kişi bugün Yunanistan tarafında mahsur kaldı. Aralarında 5’i çocuk ve 4 kadının bulunduğu 17 kişi Meriç Nehri’nin kenarından dünyaya yardım çağrısında bulundu.

Çektikleri videoyla insani yardım çağrısında bulunan Türkiye’den gelen göçmenler, bebeklerin soğuktan donmak üzere olduklarını duyurdu. Susuzluk, zorlu arazi ile soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemediklerini belirten göçmenler, “Sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz.” diyor.

SOĞUKTA BEBEKLERİN AĞLAMA SESLERİ

Videoya konuşan kadın bir göçmen, “Hayatımız büyük tehlikede. Küçük çocuklarımız da var yanımızda. Bu noktada biran evvel insani yardım istiyoruz” dedi. Konuşma sırasında etraftaki bebeklerin ağlama sesleri videoya girdi.

ERDOĞAN’DAN KAÇIYORUZ, SİYASİ SIĞINMA İSTİYORUZ

Yalçın Toker ismindeki bir göçmen ise İngilizce olarak çektiği videoda dünyaya yardım çağrısında bulundu. Yunanistan tarafından bulunduklarını belirten Toker, “Meriç Nehri’ni geçtik ve 01 Aralık itibariyle Yunanistan tarafında bekliyoruz. Toplam 17 kişi (5 çocuk ve bebek, 4 kadın ve 8 erkek). Ne yazık ki susuzluk, zorlu arazi ve soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemiyoruz. Diktatör Erdoğan’dan umutsuzca kaçıyoruz. Siyasi sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz. Nazik ve umutsuzca acil yardıma ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Akşam saatlerinde mahsur kalan hakkında olumlu haberler gelmeye başladı. Gazeteci Bedrettin Uğur, mahsur kalan 17 kişinin güvenli bir bölgeye alındığını duyurdu.

Uğur paylaşımında, “Mahsur kalan 17 mülteci Yunanistan Feres Karakolunda. İki avukat ve bir uluslararası raportör güvende olduklarını açıkladı. Deport edilmeyecekler. Sığınma için resmi işlemleri başladı” dedi.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Popular

Shares