Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gazeteci Arı: Başıma bir şey gelirse sorumlusu Varank’tır

Birçok gazeteciyi hedef alan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gibi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da bir gazeteciyi hedef aldı. Twitter hesabından kendisine yönelik tehditleri paylaşan BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, “Başıma bir şey gelirse sorumlusu Varank’tır” dedi.

BOLD – Birgün gazetesi muhabiri İsmail Arı bugün, TÜBİTAK’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar ile kardeşi Haluk Bayraktar’ın vakfının düzenlediği TEKNOFEST için bu yıl 7,6 milyon TL harcadığını haberleştirdi.

GAZETECİ ARI BELGELERİ PAYLAŞTI

Gazeteci Arı’nın haberi üzerine Haluk Bayraktar Twitter hesabından, “Her Yıl Aynı Yalan, Aynı İftira…” açıklamasında bulundu. İsmail Arı da haberle ilgili belgeleri paylaştı ve “Ortada ne bir yalan ne de bir iftira var. Kamu İhale Bülteni’nde açıklanan ve herkesin ulaşabileceği ihale sonuçları bunları. ‘Dokunan yanar’ hesabı ne zaman bir haber yapsak önce trol saldırısı, ardından küfürler, hakaretler yağmaya başlıyor” ifadelerini kullandı.

“BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE SORUMLUSU VARANK”

Arı’nın açıklaması üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sert ifadeler kullandı. Varank, “Azıcık namusları olsa, geçen sene tekzip edilmiş yalanı aynen piyasaya sürmezler. TÜBİTAK bu yarışmayı 16 yıldır düzenliyor. Her bir kuruşunu da yarışmaya katılan gençler için harcıyor. İstediğiniz kadar yırtının, size rağmen o gençlere yatırım yapmaya da devam edecek!” açıklamasında bulundu. Varank’ın ifadelerinin ardından gazeteci Arı kendisine yönelik saldırı tehdidinde bulunan yorumları paylaştı. Arı, “Başıma bir şey gelirse tek sorumlusu beni hedef gösteren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank” dedi.

“HADDİNİ BİL, BU MİLLET PATLATIR ENSENİ”

Varank gibi gazetecileri tehdit eden Erdoğan’ın eleştirdiği isimler arasında gazeteci Fatih Portakal, Can Dündar, Amberin Zaman, Deniz Yücel gibi birçok gazeteci yer alıyor. Erdoğan, Fatih Portakal için “Birileri çıkmış portakal mıdır, mandalina mıdır, narenciye midir sokağa çağırıyor. Haddini bil haddini. Bilmezsen haddini, bu millet patlatır enseni” demişti. MİT tırlarını haberleştiren Can Dündar hakkında “Bu haberi yapan kişi, bunun bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu” ifadelerini kullanmıştı. Deniz Yücel için de “Elimizde görüntüler, her şey var. Bu tam bir ajan terörist” demişti.

TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE SON SIRALARDA

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönettiği Türkiye Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 153. sırada yer alıyor. 2020-2021 yılında 101 gazeteci hakkında soruşturma açılırken, 128 davada 274 gazeteci yargılanıyor. jailedjournos.com isimli siteye göre Türkiye’de tutuklu 82 gazeteci bulunuyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün basın üzerinde baskı oluşturan liderlere yer verdiği ‘Basın Özgürlüğü Düşmanlar’ı listesinde Erdoğan da yer alıyor. AKP iktidarı son yallarda 2 bin 397 basın kartını iptal ederken, muhalif bin 371 basın mensubunun da basın kartını yenilemedi.

 

TSK’da 5 bin kişilik yeni soruşturma yolda: Bomba isimler var

Gündem

Askeri öğrencilere gece yarısı operasyonu: Bu yıl gözaltına alınanların sayısı 900’e dayandı

15 Temmuz sırasında yaşları 18’den küçük olduğu için gözaltına alınamayan ihraç askeri öğrencilere operasyonlar sürüyor. İzmir ve Ankara merkezli operasyonlarda 160 eski askeri okul öğrencisi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu yıl gözaltına alınan askeri okul öğrencisi sayısı 900’e yaklaştı.

BOLD – Gülen Hareketi’ne yönelik ankesör operasyonları devam ediyor. Son olarak İzmir, Ankara ve Balıkesir merkezli üç operasyonda 327 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunların 160’ı eski askeri okul öğrencisi olması dikkat çekti.

ASKERİ OKUL ÖĞRENCİLERİNE GECE SAAT 01.00’DE OPERASYON

İzmir’de ankesörlü telefon kullandıkları iddiasıyla 110’u eski askeri öğrenci olmak üzere 158 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT’ten gelen listeler sonrası Gülen Hareketi mensubu oldukları iddiasıyla 158 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. 158 kişiden 110’nun 15 Temmuz sonrası ilişikleri kesilen askeri okul öğrencisi öğrenildi. Bu kapsamda, İzmir merkezli 41 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, önceden belirlenen adreslere saat 01.00 sıralarında baskın yaptı. Çok sayıda kişi gözaltına alındı.

KONTÖRLÜ TELEFONDAN 50 ÖĞRENCİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen iki ayrı Gülen Hareketi soruşturması kapsamında 123 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Yargı çalışanlarıyla telefonla görüştüğü iddiasıyla 73 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca 15 Temmuz sonrası atılan 50 eski askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 18 ilde gözaltı kararı verdi. Tamamı daha önce ilişiği kesilmiş olan askeri öğrencilere isnat edilen suç ise kontörlü telefonlardan aranmak.

BALIKESİR MERKEZLİ MUVAZZAF ASKERLERE SORUŞTURMA

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 ilde Gülen Hareketi mensubu iddiasıyla 7’si muvazzaf asker, biri polis memuru 46 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılık koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ankesörlü ya da kontörlü telefonlarla ardışık arandıkları iddia edilen 46 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu yakalamak için Balıkesir, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Bayburt, Bursa, Elazığ, Eskişehir, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Samsun, Tunceli ve Van’da belirlenen 55 adrese yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

 

Muhalefetten Erdoğan’ın başını döndüren taktik

Okumaya devam et

Gündem

Polis kurşunuyla ölen Dilek Doğan’ın annesi: Her yıldönümünde dünya bana cehennem oluyor

Polis kurşunuyla hayatını kaybeden Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” diye konuştu.

BOLD – 18 Ekim 2015’te, İstanbul’un Küçük Armutlu semtindeki evine yapılan polis baskınında vurulan ve 25 Ekim’de yaşamını yitiren 24 yaşındaki Dilek Doğan’ın ailesinin adalet arayışı 6 yıldır sonuçsuz kaldı.

DİLEK’İ ÖLDÜREN POLİS 45 GÜN CEZAEVİNDE YATACAK

Dilek Doğan’ın ölümündeki davadan yargılanan sanık polis Yüksel Moğultay’a 17 Mart 2017’de “bilinçli taksirle öldürme” suçundan altı yıl üç ay hapis cezası verildi. Yargıtay cezayı onarsa sanık polis yalnızca 45 gün cezaevinde kalacak.

DİLEK DOĞAN DAVASI AİHM’E TAŞINACAK

Aile, Türkiye’de bulamadığı adalet arayışını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımayı planlıyor. Anne Aysel Doğan, “6 yıl acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık” dedi.

ACISINI DA CEZASINI DA BİZ ÇEKİYORUZ

Kızının vurulma yıl dönümünde Cumhuriyet gazetesine konuşan anne Aysel Doğan, “Bu 6 yıl, üzerimizde ağır bir yük, bir acıyla geçti gitti. Ne hissedebilirim ki? Bir anne ne hisseder? Adalet isterken yine adaletsizliğe uğradık. Oğlum adalet istedi diye 19 yıl ceza verdiler. Hakkında hiçbir kanıt, belge yok.” dedi.

HERKES BU ADALETSİZLİĞİ YAŞIYOR

Türkiye’deki hukuksuzlukları sıralayan Doğan, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki bu adaletsizliği yaşayan sadece biz değiliz, herkes yaşıyor. Dilek tek kızımdı, bir taneydi. Ona yaşamayı çok buldular. Onun yokluğunda gözümüz bir şey görmüyor. Yaşarken ölüyüz deniliyor ya öyle bir şey. İnsan öldürenin bir cezası olur, adalet olur. Yokluğunu, acısını biz çekiyoruz üstüne biz cezalandırılıyoruz. Yüreğimiz paramparça her yıl dönümü geldiğinde sanki dünya bana cehennem oluyor. Adalet istiyoruz.” diye konuştu.

AİLENİN AVUKATLARI DA CEZAEVİNE ATILDI

Baba Metin Doğan ise, “O günkü gibi aynı acıyı yaşıyoruz. Öldüren kişi bir mermi cezası bile almadı. Avukatlarımızın hepsi de cezaevinde şu an. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz ama avukatımız yok. Dileğin bir ağabeyi hapiste şu an. Görüş cezası verilmiş, gidip göremiyoruz. Diğer ağabeyi de baskılardan dolayı yurt dışına gitti. Aile darmadağın” ifadelerini kullandı.

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

Okumaya devam et

Gündem

TÜGVA haberine erişim engeli TÜGVA’lı hakimden

TÜGVA ile ilgili habere erişim engeli kararı veren Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesini hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu ve torpille hakim olarak atandığı iddia ediliyor.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu Türkiye Gençlik Vakfı‘nın (TÜGVA) devlet içinde kadrolaştığına dair haberlere mahkeme kararıyla erişim engeli gelmeye başladı.

Metin Cihan’ın sosyal medyadan yayınladığı ve TÜGVA’nın kamudaki atamalarda torpil yaptığını iddia ettiği belgelerle ilgili haberlere getirilen ilk engel kararını İfade Özgürlüğü Derneği paylaştı.

İLK ERİŞİM YASAĞI KARARI OSMANİYE’DEN

Derneğin web sitesinde yer alan bilgiye göre, İlerihaber.org’da yer alan TÜGVA ile ilgili bir haber “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 15 Ekim 2021 tarih ve 2021/4983 sayılı kararı ile erişime engellendi.

Öte yandan, akademisyen Ayşe Aydoğdu ve gazeteci Canan Kaya sosyal medyadan kararı alan mahkeme ile ilgili çarpıcı bir bilgi paylaştı. Erişim engeli kararı alan 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu iddia edildi.

Söz konusu habere erişim engeli kararı ile ilgili Aydoğdu paylaşımında, “TÜGVA’nın listelerinde adı olan ve torpille hakim olarak atanan, 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın talebi üzerine getirildi” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Canan Kaya da: “TÜGVA haberlerine erişim engeli getiren Osmaniye Sulh Hukuk Hakimi de TÜGVA kadrosundan hakim olmuş” dedi.

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonu ve TÜGVA’nın doğuşu

Okumaya devam et

Popular

Shares