Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hastane ‘bize başvurmadı’ diye inkar etmişti: Kovidli hamile Dönüş Kılınç ölüme böyle gönderildi

Kovidli olduğu gerekçesiyle hastane kapısından çevrilen ve doğumda ölen Dönüş Kılınç’ın Pendik Medipol Hastanesi acil servisindeki görüntüleri ortaya çıktı. Bold Medya’nın ulaştığı görüntülerde, kapıdaki görevlilere derdini anlatamayan Dönüş Kılınç ve eşi, çaresizce hastaneden ayrılıyor. İşte Medipol Hastanesi’nin “hastanın, hastanemize fiziki herhangi bir başvurusu olmamıştır” diyerek yalanlamaya çalıştığı o başvuru.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Dokuz aylık hamileyken Kovid-19 teşhisi konulan ve kovid gerekçesiyle hastaneye kabul edilmediği için hayatını kaybeden Dönüş Kılınç’ın, Pendik Medipol Hastanesi’nde kapıdan çevrildiğini kanıtlayan görüntüler ortaya çıktı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Medipol Hastaneleri’nin Pendik şubesi, Dönüş Kılınç’ın vefatından sonra bir açıklama yapmış ve ‘hastanın, hastanemize fiziki herhangi bir başvurusu olmamıştır, kapıdan içeri alınmaması şeklinde bir olay asla yaşanmamıştır’ ifadelerini kullanmıştı. Eşini kaybeden Ramazan Kılınç’ı da ‘hastaneyi karalamak ve kamuoyunu yanıltmakla’ suçlamıştı.

ACİL KAPISINDAN GİRİP, 10 DAKİKA İÇERİDE KALIYORLAR

Pendik Medipol Hastanesi’ne dava açan Ramazan Kılınç, sancılı eşinin hastane kapısından çevrildiğini kanıtlayan görüntülerle birlikte savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bold Medya’nın ulaştığı görüntüler 3 Kasım 2020 gecesine ait. Özel araçlarıyla hastanenin acil kapısından 01.10’da giriş yapan Ramazan ve Dönüş Kılınç, biri kadın iki görevliyle 10 dakika konuşuyorlar.

El kol hareketleriyle durumunu izah etmeye çalışan Dönüş Kılınç ve eşi, sonuç alamayınca 01.19’da hastaneden ayrılıyor. Görüntülerde Dönüş Kılınç’ın sancıların etkisiyle yürümekte zorlandığı ve eşinin koluna girdiği görülüyor.

KOVİDLİ HASTALARLA İLGİLİ DÜZENLEME

Soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne, Kovid-19 negatif belgesi olmadan acil servise ya da polikliniklere hasta kabul edilip edilmediğine dair bir düzenleme olup olmadığını sordu. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, savcılığa verdiği cevapta Sağlık Bakanlığı’nın böyle bir düzenlemesi olmadığını söyledi.

NE OLMUŞTU? 

İstanbul’da yaşayan 32 yaşındaki Dönüş Kılınç, 38 haftalık hamileyken koronavirüse yakalandı ve 9 ay boyunca hamileliğini takip eden Pendik Medipol Hastanesi’ne kovid gerekçesiyle bir daha alınmadı. Ramazan Kılınç, karantinadayken sancılanan eşini, 3 Kasım 2020 gecesi Pendik Medipol Hastanesi’ne götürdü. Ancak ısrarlarına rağmen, hastaneden “Pandemi hastanesi değiliz. Eşinizi kabul edemeyiz. Pandemi hastanesine götürün.” cevabını aldı.

İKİ HASTANE DE SORUMLU

Bu olaydan 1 hafta sonra 6 Kasım 2020’de sancıları tekrar artan Dönüş Kılınç ve eşi, bu kez Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne müracaat etti. Burada da hastaneye kabul edilmediler. Görevliler “Evde bekleyeceksiniz” şeklinde beyanda bulundular.

Ramazan Kılınç, bunun üzerine eşinin gebelik takibinin yapıldığı Pendik Medipol Hastanesi’ni tekrar aradı. Hastane Kılınç’a ‘eşinin kovid olmadığına dair belge getirirse hastaneye kabul edilebileceğini’ söyledi.

70 KM UZAKLIKTAKİ HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ

Çaresiz kalan Ramazan Kılınç, sancıları artan eşini apar topar evlerine 70 km uzaklıktaki Bahçelievler Özel A Hastanesi’ne götürdü. Hemen doğuma alınan Dönüş Kılınç, doğum sırasında entübe olduğu için bir gün sonra hayatını kaybetti. Çocuğu sağlıklı bir şekilde dünyaya gelen Ramazan Kılınç’a doktor, eşi için çok geç kalındığını söyledi.

GERGERLİOĞLU DUYURDU, BAKANLIĞA SORU ÖNERGESİ VERDİ

HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Aralık 2020’de TBMM’de yaptığı basın toplantısında duyurduğu olay sosyal medyada tepki çekince Pendik Medipol Hastanesi açıklama yaptı.

Dönüş Kılınç ve eşinin kendilerine başvurmadığını savunan hastanenin açıklamasını, Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere birçok medya organı yayınladı. Olayın soruşturulması için Adalet Bakanlığı’na soru önergesi veren Gergerlioğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, Medipol Hastanesi için soruşturma açılıp açılmadığını sordu.

Ramazan Kılınç, eşini hastaneye kabul etmeyerek ölümünde kusuru olan, gerekli müdahaleyi yapmayan Pendik Medipol Hastanesi çalışanları ve Opr. Dr. S.Ü.’den, ayrıca 6 Kasım 2020 günü doğum sırasında pandemi hastanesi olmasına rağmen eşini kabul etmeyen ve ölümünde kusuru olan Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarından şikayetçi oldu. Kılınç eşini ölüme terk edenler hakkında kamera görüntüleriyle beraber savcılığa suç duyurusunda bulundu.

HASTANENİN AÇIKLAMASI

Medipol Sağlık Grubu’ndan yapılan açıklama:

“…Tüm dünyada ve bu arada ülkemizde de etkili olan Covid-19 salgını ile mücadele konusunda gerek Cumhurbaşkanlığımız ve gerekse Sağlık Bakanlığımızın olağanüstü çabaları ile yaptığı düzenlemeler ve talimatlar doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmektedir. Bugüne kadar hiçbir hastamız kapıdan çevrilmediği gibi tedavi ve bakımları konusunda da azami dikkat ve hassasiyet gösterilmiştir.

Dönüş Kılınç isimli hasta, hamilelik sürecinde Hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin takipli hastası olup, 29.10.2020 tarihinde yapılan PCR testinin pozitif çıkması üzerine ve henüz doğum ile ilgili miadı dolmadığı için, yukarıda arz edilen talimat ve düzenlemeler kapsamında kendisine gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Nitekim, hastanın, bundan sonraki süreçte gerek bağlı bulunduğu ilçe sağlık müdürlüğü ve gerekse diğer resmi devlet hastaneleri nezdinde başvuruları olmuştur. Gerekli işlemler bu kurumlar tarafından yapılmıştır. Hastanın, belirtilen tarihten sonra hastanemize fiziki herhangi bir başvurusu olmamıştır. Bu durum, hastanın eşi tarafından 16.11.2020 tarihinde ilçe sağlık müdürlüğüne verdiği dilekçede açıkça belirtilmektedir. Bu kapsamda da “kapıdan içeri alınmaması” şeklinde bir olay da asla yaşanmamıştır.”

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Koronavirüs testi pozitif çıkan Serpil Can mahkemeye özel kıyafetle getirildi ve tutuklandı 

Koronavirüs testi pozitif çıkan ev hanımı Serpil Can 14 Ekim’de Bursa’da tutuklandı. Mahkemeye koronavirüs tulumu giydirilerek getirilen Can, şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bursa’daki evinde 13 Ekim 2021’de gözaltına alınan Serpil Can, kontrol için götürüldüğü hastanede koronavirüs testi pozitif çıkmasına rağmen mahkemeye beyaz renkli koronavirüs tulumu giydirilerek getirildi ve tutuklandı.

Bold Medya’nın ulaştığı video görüntülerinde Serpil Can, Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne önünde ve arkasında tek sıra halinde iki görevli eşliğinde getiriliyor.

ŞEKER HASTASI

Bursa Yenişehir Cezaevine gönderilen Can’ı cezaevi yönetimi, hasta olduğu için kabul etmedi. 33 yaşındaki Serpil Can şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor. Hastaneden ailesine verilen bilgiye göre sağlık durumu iyi.

Aynı zamanda şeker hastası olan Can’ın tutuklanmadan önce evinde grip şikayetiyle yattığı belirtildi. Bir tanığın ifadesine dayanılarak 14 Ekim’de tutuklanan Serpil Can, Bank Asya hesabı, ByLock ve kapatılan eğitim kurumlarında SSK kaydı olduğu iddiasıyla yargılanıyor.

İKİ ÇOCUĞU VAR

4 ve 7 yaşında iki çocuğu bulunan Serpil Can’ın eşi Mehmet Can Kasım 2016’da tutuklandı. O günlerde ikinci çocuğuna hamile olan Serpil Can doğum için gün sayıyordu, 45 günü kalmıştı. 18 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ve 8 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Can da ev hapsinde bulunuyor.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İtalya İnsan Hakları Federasyonu’nun Bylock raporu AİHM’e sunuldu

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, AİHM’nin önünde 21 aydır bekleyen G. Sağlam davasına özel bilirkişi raporu hazırladı. Türkiye’de yasaların muhalifleri susturulmak için kullandığına dikkat çekilen raporda, ByLock’un barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi. Rapor AİHM’e sunuldu.

BOLD ÖZEL – İtalya İnsan Hakları Federasyonu, Türk makamları tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) suistimal edildiğine dair bir bilirkişi raporu hazırladı. Merkezi Belçika’da olan Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi (The Arrested Lawyers Initiative) işbirliği ile hazırlanan raporda, ByLock adlı şifreli anlık mesajlaşma uygulamasının barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi.

BYLOCK İDDİASIYLA HALEN TUTUKLU

İtalyan, İngiliz ve Türk hukukçular tarafından hazırlanan rapor, 21 aydır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde bekleyen G. Sağlam davasına sunuldu. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan G. Sağlam, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ByLock  kullandığı iddiasıyla 7 yıl 6 ay cezasına çarptırıldı. Halen tutuklu olan Sağlam, 18 Şubat 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne “suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve kişi hürriyeti hakkının ihlali” nedeniyle başvurdu.

RAPOR AİHM’E SUNULDU

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, G. Sağlam davasının Türkiye’de çok fazla kişiyi ilgilendirdiğine ve olayın ayrıntılarına dair rapor hazırlamak istediğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bildirdi. Sadece yetkin gördüğü kurumların bu tür başvurularını ve raporlarını kabul eden AİHM, Federasyon’un talebini uygun buldu ve raporu hazırlaması için 18 Ekim’e kadar süre verdi. İtalya İnsan Hakları Federasyonu, raporu bugün yüksek mahkemeye sundu.

MOGELLI: TERÖRDEN EN ÇOK HÜKÜM GİYEN İNSAN TÜRKİYE’DE

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu (FIDU) Başkan Yardımcısı Eleonora Mongelli, rapora ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye, terörle bağlantılı suçlamalardan hüküm giymiş en fazla mahkûm nüfusuna sahip ülke durumundadır. Avrupa Konseyi’nin hazırladığı bir rapora göre, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde terörden hüküm giyen toplam 30.524 mahkûmdan 29.827’si Türk cezaevlerinde bulunuyor.” dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ TESPİT İÇİN KULLANILAN KRİTERLER YASAL EYLEMLER

“Terörle mücadele yasaları, yoğun bir şekilde Türkiye insan hakları savunucularını ve aktivistlerini susturmak için kullanılıyor” diyen Mongelli, kişilerin silahlı terör örgütüne (Gülen Hareketi/ fetö-pyd davaları) üye olup olmadığının tespit edilmesi için kullanılan kriterler listesinin yasal eylemler olduğunu söyledi. Mongelli, bu kriterlerin yalnızca yasal faaliyet veya yasal olarak kurulmuş kuruluşlarla etkileşimlerden ya da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasından ibaret olduğunu söyledi.

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu’nun hazırladığı, 12 sayfadan oluşan rapora bu linkten ulaşılabilir: https://fidu.it/wp-content/uploads/THIRD-PARTY-INTERVENTION-BY-FIDU-logo-12.10.2021.pdf

 

DP lideri Uysal’dan Erdoğan’a: Tıbben kontrolden geçirilmeli

Okumaya devam et

Popular

Shares