Connect with us

Dünya

Taliban Kabil Havalimanı konusunda noktayı koydu: Yabancı askerlere ihtiyacımız olmayacak

Taliban, Afganistan’da Türk askeri dahil yabancı asker istemediklerini bir kez daha tekrarladı. Kabil’de açıklamalarda bulunan Taliban Sözcüsü Kabil Havaalanı’ndaki sorun çözülür çözülmez yabancı askerlere ihtiyacımız olmayacak.” dedi. Bu arada G-7 Zirvesinde dünya liderleri Kabil Havalimanı’ndan çekilme tarihini erteleme konusunda uzlaşamadı.

BOLD – Taliban’ın Kabil’e ani bir şekilde girmesi sonrası AKP yönetimi, Kabil Havalimanı’nın güvenliğini sağlama planının askıya alındığını, Taliban tenkik ve işletme desteği isterse bunun sağlanacağını ifade etmişti.

Kabil’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Taliban Sözcüsü Zabibullah Mücahid, Afganistan’da bulunan Türk askeriyle ilgili soruya, “Kabil Havaalanı’ndaki sorun çözülür çözülmez yabancı askerlere ihtiyacımız olmayacak.” dedi.

“TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Mücahid, Kabil’de düzenlediği basın toplantısında, yerli ve yabancı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ordu ve polis kuvvetlerinin Taliban güçleriyle çalışacağını aktaran Mücahid, başkent Kabil’deki büyükelçiliklere güvende oldukları mesajının siyasi ofisleri aracılığıyla iletildiğini belirtti.

Mücahid, Türkiye’nin Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havaalanı’nı işletmesi ve ülkede asker bulundurması konusunda, “Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bu ülkenin hükümeti ve halkıyla iyi ilişkiler geliştirmek istiyoruz ancak Kabil Havaalanı’ndaki sorun çözülür çözülmez yabancı askerlere ihtiyacımız olmayacak.” ifadelerini kullandı.

G-7 ZİRVESİ: ÇEKİLMENİN ERTELENMESİ KONUSUNDA UZLAŞAMADI

ABD Başkanı Joe Biden

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın ev sahipliğinde yapılan sanal G-7 zirvesi tamamlandı.

Afganistan gündemiyle toplanan liderler, Batılı askerlerin Kabil Havalimanı’ndan çekilme süreci konusunda uzlaşamadı.

Başkent Kabil’in beklenmedik bir hızla Taliban’ın eline geçmesi sonucu Batılı ülkeler, Afganistan’da kendileri için çalışan kişileri, Taliban yönetiminde yaşamak istemeyen kadınları ve insan hakları savunucularını ülkeden çıkarabilecek yeterli zamana kavuşamamıştı. Bu nedenle bazı ülkeler, ABD’nin Kabil Havalimanı’ndan çekilme tarihini ertelemesini talep ediyordu.

Havalimanındaki Batılı askerlerin çoğunun ABD askerleri olması nedeniyle, ABD’nin desteği olmadan bu görevin devam ettirilmesi mümkün görülmüyor.

BİDEN: 31 AĞUSTOS’TA TAMAMEN ÇIKMAYI PLANLIYORUZ

ABD Başkanı Joe Biden, G-7 liderlerinin tahliyelerin 31 Ağustos’tan sonra da devam etmesi yönündeki çağrılarına uymadı.

Biden, “Tahliyeleri ne kadar erken tamamlarsak o kadar iyi, operasyonun her bir günü oradaki askerlerimiz için yeni bir risk demek. 31 Ağustos’a kadar ülkeden tamamen çıkmış olmayı planlıyoruz.”

Biden, tahliyelerin hızla bitmesi konusunda “Taliban’ın birlikte çalışmak için adımlar attığını” söyledi ve IŞİD’in bölgedeki Horasan ayağının bir saldırı düzenleme riskinin her geçen gün arttığını söyledi.

31 Ağustos’ta çekilmenin bitmesi konusunda ABD ve Taliban daha önce uzlaşmış, ardından Taliban Kabil’e beklenenden çok daha hızlı şekilde girmiş ve planlanandan hızlı yapılması gereken tahliyeler ilk günlerde bir krize dönüşmüştü.

Taliban’ın Kabil’e girdiği 15 Ağustos’tan bir gün önce başlayan tahliyeler kapsamında ABD 70 bin 700 kişiyi tahliye etti. Bunların 4 binden fazlası Amerikan vatandaşı. Almanya ve İngiltere başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri de binlerce vatandaşını ve gerekli evrakları olan, Taliban tehdidi altında bulunan Afganları tahliye etti.

G-7 zirvesi için çağrıyı yapan İngiltere Başbakanı Boris Johnson da, liderlerin Talban’a yaklaşım konusunda uzlaştığını; ilk şartın Taliban’ın 31 Ağustos sonrası da ülkeden çıkmak isteyen Afganlara güvenli geçiş sağlaması olduğunu söyledi.

TALİBAN: NİTELİKLİ AFGANLARI TAHLİYE ETMEYE SON VERİN

Bu arada Taliban, 31 Ağustos’a kadar Afganistan’dan yapılan tahliyelerin tamamlanması gerektiği yönündeki açıklamasını yineledi.

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, ABD askerlerinin Afganistan’dan ayrılması için belirlenmiş olan takvimde herhangi bir ertelemeyi kabul etmeyeceklerini söyledi. Sözcü ayrıca ABD’nin aralarında mühendislerin de bulunduğu nitelikli Afganları tahliye ettiğine işaret ederken, “Onlardan bu tahliyelere son vermelerini talep ettik” dedi.

TALİBAN’A YAKLAŞIM KONUSUNDA ORTAK HAREKET EDİLECEK

ABD Başkanı Joe Biden, ayrıca toplantının ardından yaptığı açıklamada G-7 liderleri, Avrupa Birliği (AB), NATO ve Birleşmiş Milletler’in (BM) Taliban’a yaklaşım konusunda birlikte hareket etmeye karar verdiklerini açıkladı.

Biden, “Gelecekte kurulacak bir hükümetin meşruiyeti, Afganistan’ın terör yuvası olmasına engel olmak başta olmak üzere uluslararası yükümlülüklere nasıl yaklaştığına bağlı olacak, bu konuda uzlaştık. Hiçbirimiz bu konuda Taliban’ın sözlerine güvenmeyeceğiz, attığı adımlara bakacağız ve Taliban’ın davranışları karşısında attığımız adımlarda yakın işbirliği içinde olacağız.” ifadelerini kullandı.

AB liderleri de toplantı sonrası açıklama yaptı.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Taliban’la “sadece güvenli tahliye için irtibat halinde olduklarını” söyledi. Konuyla ilgili bir soru üzerine “Taliban’ı tanıma şu anda masada değil.” dedi.

CIA DİREKTÖRÜ, BARADAR İLE GÖRÜŞTÜ

Washington Post gazetesi, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns’ün pazartesi günü Kabil’de Taliban’ın liderlerinden Abdülgani Baradar ile gizli bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Görüşmenin Taliban’ın Afganistan’da kontrolü ele geçirmesinin ardından ABD ile Taliban arasındaki ilk üst düzeyli temas olduğu belirtiliyor.

Haberde Burns’ün görüştüğü Abdülgani Baradar, Taliban’ın ‘fiili lideri’ olarak nitelendiriliyor.

Burns ile Birader arasındaki görüşmede hangi konuların ele alındığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.

Burns’ü Taliban ile görüşmeye gönderen ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan’dan çekilme kararı ve bu kararın uygulanma şeklinin yol açtığı kaos nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde.

 

Pentagon açıkladı: Taliban’ın istediği olacak

Dünya

Almanya gurbetçiye Türkiye’deki malvarlığını bildirme zorunluluğu getirdi

Almanya, 65 yıllık göç tarihinde ilk kez ülkede yaşayan Türklere malvarlığı soruşturması başlattı. “Tasdikname” adlı formda, Türklerden Almanya dışında elde edilen vergiye tabi tüm gelirlerin beyan edilmesi isteniyor.

BOLD – Almanya’da ülkede yaşayan Türklere yönelik malvarlığı soruşturması başlatıldı. Ülkede vergi mükellefi olup da Türkiye’de uzun süre kalan, emlak alımı ya da başka nedenle Türkiye’de adresi görünen veya yeni gelip de vergi dairesi ile işi olanlara gönderilen “Tasdikname” adlı formda, “Almanya dışında elde edilen vergiye tabi tüm gelirlerin” beyan edilmesi isteniyor.

Sözcü’den Ali Gülen’in haberine göre, Alman vergi mükelleflerine, Türkiye’deki malvarlığı ile ilgili bilgi vermeleri için bu form doldurtuluyor.

KİMLER ETKİLENECEK?

Türkiye’nin, banka hesap ve mali durumla ilgili bilgi paylaşımı kararının ardından, Bavyera eyaletinde ilk olarak başlatılan uygulama hemen hemen herkesi etkileyecek.

Kitlesel halde mektupların gelmesi beklenmiyor ama bir işlem, şüphe ya da vergi araştırmasına göre bu bilgiler talep edilecek. İki ülkenin karşılıklı kararları şu 4 durumdaki herkesi etkileyecek;

1) TÜRKİYE’DE HESABI, EVİ OLAN: Almanya’da yaşayan ve Türkiye’de, banka hesabı, altın hesabı, başka türlü geliri olan herkesin bilgileri, Alman maliyesi ile paylaşılacak. Bunun için vatandaşlık şartı bulunmuyor ve bu Türkiye’nin imzaladığı “bilgi paylaşımı” ile yapılıyor. Halen, her gün onlarca kişiye Türkiye’nin bildirimi sonucunda Alman maliyesinden yazı geliyor.

2) ALMANYA’DA MÜKELLEF OLAN: Almanya’da vergi mükellefi olup da, Türkiye’den ev alan, yatırım yapan ve Türkiye’de uzun süre kaldığı için Türkiye adresi bildirenlere, Almanya tarafından malvarlığı soruşturması olacak.

3) ÜLKEYE YENİ TAŞINAN: Türkiye’den Almanya’ya iş ya da evlilik gibi nedenlerle yeni gelenlere malvarlığı soruşturması yapılacak. Özellikle son yıllarda Almanya’ya akın eden Türk doktorlar veya eğitimli kesim bundan olumsuz etkilenecek. Ve Türkiye’deki her geliri için Almanya’da vergi verecek. Bavyera eyaleti bunu ilk başlatan eyalet oldu. Diğerlerinin de takip etmesi bekleniyor.

4) TÜRKİYE’DE İKAMET BİLDİREN: Alman vatandaşı olup da, Türkiye’ye giden, orada adres bildiren Türk kökenli ya da Alman kökenli herkese malvarlığı soruşturması yapılabilecek. Türkiye’de elde edilen gelirler karşılığı vergi ödenmişse, bu da bildirilecek ve Alman maliyesi karşılıkla mahsuplaşma yapacak.

Türklerden formu Almanca ve Türkçe doldurmaları isteniyor.

HANGİ BİLGİLER İSTENİYOR?

Almanya’nın malvarlığı soruşturmasında, Türkiye’de ikamet eden veya ikametini kesip dönen kişinin “Brüt ücretleri”, “Diğer gelirleri” bildirmesi isteniyor. Diğer gelirler de; ticari kazançlar, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı, diğer kazanç ve iradlar olarak sıralanıyor.

Türkiye’de genç olmak

Okumaya Devam Et

Dünya

Çavuşoğlu, NATO girişimleri sürdüren İsveçli mevkidaşına bağırdı

Reuters’ın haberine göre, hafta sonu gerçekleşen NATO zirvesinde İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde karşı sesini yükselten Çavuşoğlu, Linde’nin feminist politikalarından da rahatsızlık duyduğunu söyledi.

BOLD – Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusu ve Tayyip Erdoğan’ın vetosu ile ilgili tartışmalar sürerken, iki ülke NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuru mektuplarını NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e teslim etti.

Genel Sekreter Stoltenberg, mektupları İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya akredite büyükelçilerinden teslim aldı.

İki ülkeyi teröre destek vermekle suçlayan Erdoğan ise bu üyeliklere sıcak bakmıyor.

30 TERÖRİST VERMEDİLER

Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Biz yıllarca terörle mücadele etmiş bir NATO müttefiki olarak bu tabloyla hiç karşılaşmadık. Müttefiklerimizden bizim hassasiyetlerimizi anlamalarını, saygı göstermelerini, mümkünse destek vermelerini bekliyoruz… PKK ve DEAŞ’ın sınırlarımıza dayandığı dönemde hava savunma sistemlerinin götürüldüğü günleri unutmadık. İsveç’te 30 teröristi istedik, ‘Vermeyiz’ dediler. Siz teröristleri vermeyeceksiniz, bizden NATO üyeliği isteyeceksiniz. Hem PKK’ya destek verip hem bizden destek istemek olmaz… Bir güvenlik teşkilatını güvenlikten yoksun hale getirmeye biz ‘Evet’ diyemeyiz” dedi.

Bu arada, Reuters haber ajansı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ilgili 3 NATO yetkilisine dayandırdığı ilginç bir haber servis etti.

Habere göre, Çavuşoğlu hafta sonu gerçekleşen NATO zirvesinde İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde karşı sesini yükseltti. Çavuşoğlu ayrıca, Linde’nin feminist politikalarından rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Finlandiya ve İsveç, NATO’ya resmen başvurdu

Okumaya Devam Et

Dünya

Erdoğan ‘Katil’ dediği Sisi’ye onu gönderiyor

Mursi’nin devrilmesinin ardından bozulan ve yakın zamanda yeniden düzelme sürecine giren ilişkiler kapsamında, Mısır’a bakan düzeyinde yapılacak ilk ziyareti Nureddin Nebati gerçekleştirecek.

BOLD – Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in devrildiği 2011’deki Arap Baharı, AKP ve Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkileri bulunan Müslüman Kardeşleri iktidara taşıdı.

Bu durum iki ülke ilişkilerine de olumlu yansırken, 2013 yılında Mısır’da işler değişti.

İktidarının 2. yılında giderek otoriterleşme, hukukun üstünlüğünü askıya alarak radikal İslamcı politikalar uygulamakla suçlanan Devlet Başkanı Muhammed Mursi’nin istifası istemiyle protestolar başladı.

O dönemki Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri, Muhammed Mursi’yi devirdi.

Mursi cezaevine gönderilirken Sisi de Mısır’ın yeni devlet başkanı oldu.

Hala bu görevi yürüten Sisi ile Erdoğan’ın yıldızı hiç barışmadı.

Erdoğan, yargılandığı mahkeme salonunda kalp krizi geçirerek ölen Mursi’nin ölümünden sorumlu tuttuğu Mısır Devlet Başkanına “Katil Sisi” diye hitap etmeye başladı.

İLK ADIM EYLÜL’DE ATILDI

Tüm bu olayların ardından Mısır ile uzun yıllardır süren anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması için ilk adım Eylül ayında atıldı. Dışişleri Bakan Yardımcıları başkanlığındaki heyetler arasında yapılan görüşme sonrası, “normalleşme için ilave adımların atılması” mesajı verdi.

Mısır tarafından görüşmelere ilişkin olumlu açıklamalar kamuoyunda geniş yer buldu.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Taraflar, ele alınan konularda ilerleme sağlanmasına ve ilişkilerin normalleştirilmesini teminen ilave adımlar atılmasına ilişkin arzularını teyit etmiş, istişarelerin sürdürülmesinde mutabık kalmışlardır” denildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü, Bloomberg’e verdiği mülakatta, “İki ülke arasındaki normal ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için çözüm ve gerekli bir formül bulmaya istekliyiz” dedi.

NEBATİ GİDİYOR

Türkiye Mısır ile “normalleşme” adımlarına başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin 1 Haziran’da İslam Kalkınma Bankası 346. İcra Direktörleri ve Guvernörler Yıllık Toplantıları’na katılmak üzere Mısır’a gideceği öğrenildi.

Nureddin Nebati’nin ziyareti, 9 yıl aranın ardından Mısır’a bakanlık düzeyinde yapılacak ilk ziyaret olması sebebiyle dikkat çekiyor.

Elektrik yakında sert çarpacak: Yüzde 100 zam kaçınılmaz

 

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar