Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Dünyaca ünlü sanatçı Mikis Theodorakis yaşamını yitirdi

Dünyaca ünlü Yunan besteci Mikis Theodorakis, 96 yaşında Atina’da hayatını kaybetti. Zülfü Livaneli, Türk-Yunan dostluğu için çaba gösteren yakın dostu olan sanatçının ardından “Acısı çok derin” ifadelerini kullandı.

BOLD – Anthony Quinn’in başrolünde yer aldığı “Zorba” filminin müziklerini besteleyerek 1964 yılında ünlenen Yunan besteci Mikis Theodorakis  bu sabah Atina’da hayatını kaybetti. Theodorakis’in ölümünü, Yunan Kültür Bakanlığı yaptığı açıklamayla duyurdu.

1964 yapımı Zorba filminin müziklerini yaparak tüm dünyada üne kavuşan Mikis Theodorakis, Türkiye’de de Zülfü Livaneli ile birlikte çok sayıda konser vermiş ve Türk-Yunan dostluğunun gelişmesi için çaba göstermişti.

ZÜLFÜ LİVANELİ: EN BÜYÜK DOSTLARIMDAN BİRİNİ KAYBETTİM

Theodorakis ile takın dost olan Zülfü Livaneli, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda onu “demokrasi ve özgürlük kahramanı” olarak andı, anılarını yazdı:

“1983’te Atina’daki bir konserime gelip o iri gövdesiyle bir fırtına gibi soyunma odama dalmasından bu yana neler geçti neler. 1986’da Güneş Topla Benim İçin albümünün Altın Plak töreni dolayısıyla ilk kez İstanbul’a gelişi, o günün akşamı Sarıyer’de Urcan lokantasında balık yer rakı içerken Türkiye Yunanistan Dostluk Derneği’ni kurmaya karar verişimiz, yüzlerce konser, Efes’te Hacidakis, Theodorakis ve otuz bin izleyiciyle yaşadığımız unutulmaz gece, yolculuklar, tatiller, hastalıklar… Hepsi birer birer aklımdan geçiyor” diyen Livaneli “İnsan ruhunun, acılardan, savaşlardan, sürgünlerden, aşktan ve ihanetten süzülmüş en has halini temsil eden, hayatta ve sanatta en büyük dostlarımdan birini Mikis Theodorakis’i kaybettim. Acısı çok derin”

ANNESİ İZMİR ÇEŞMELİ

Annesi İzmir Çeşmeli olan Theodorakis’in Türkiye ile bağları güçlüydü. Theodorakis 1986 yılında ünlü Türk besteci Zülfü Livaneli ile birlikte Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Bu girişimleri nedeniyle her iki besteci de yoğun şekilde eleştirildi. Hatta “hain” olarak nitelendi.

1990-1992 yılları arasında Yunan parlamentosunda vekillik yapan Theodorakis, Yunanlıların ve Türkleri uzlaştırma çalışmalarına devam etti. Zülfü Livaneli ile beraber Türkiye’de verdiği konserlerle büyük ilgi gördü.

BİNİN ÜZERİNDE BESTESİ VAR

Müzisyen, yazar ve siyasi kimliği ile tanınan Mikis Theodorakis’in Yunan şiirlerine dayanan binin üzerinde bestesi vardı. Özellikle geleneksel Yunan metinlerine dayanan duygusal halk müziği besteleri solcu kesimde Theodorakis’i sembolik bir figür haline getirmişti.

Theodorakis klasik müzik bestelerinden sonra, 1960’larda Yunan köklerine dönerek Yunan müziğinin popülerleşmesine katkıda bulunmuştu. 1964 yılında üç Oscar ödülü kazanan “Zorba” filminin müziklerini bestelemesi ile uluslararası üne kavuşmuştu. Theodorakis çok sayıda senfoni, bale, opera ve oratoryo bestelemişti.

İLK KONSERİNİ 17 YAŞINDA VERDİ

Theodorakis Yunanistan’da 1967-1974 yılları arasındaki askeri cunta yönetimine direnişi ile bir halk kahramanı haline gelmişti. Bestecinin müziği cunta yönetimine bir direnişi simgeliyordu ve besteci bugüne kadar “halkın sesi” olarak tanımlanıyordu.

29 Temmuz 1925 tarihinde Sakız adasında doğan Theodorakis ilk şarkısını 13 yaşında bestelemiş, 17 yaşında ilk konserini vermişti. Klasik müziğe olan sevgisi ile müzisyen kariyeri hayalleri kuran besteci Atina Konservatuarı’nda ders almıştı.

HAPİS YATTI, İŞKENCE GÖRDÜ

Dünyadaki ve Yunanistan’daki siyasi gelişmelerden etkilenen Theodorakis, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazilere karşı direniş saflarında yer almış ve bunu takiben 1946-1949 yılları arasındaki iç savaş sırasında ise solcu Ulusal Kurtuluş Cephesi ile birlikte mücadele vermiş, rejim karşıtı olarak defalarca tutuklanmış ve işkenceye maruz kalmıştı. Askeri cuntaya karşı da direnen Theodorakis, bu nedenle de tutuklanmış ve işkence görmüştü. Uluslararası dayanışma kampanyasının yarattığı baskı sonucu 1970 yılında cezaevinden tahliye edilen ve ülkeyi terk etmesine izin verilen besteci, 1974 yılına kadar Paris’te yaşamıştı.

MÜZİĞİ ÜLKESİNDE YASAKLANDI

1967’den itibaren Yunanistan’da müziği yasaklanan Theodorakis’i dinleyenler cezaya çarptırılıyordu. Ancak bu durum Theodorakis’in dünyayı dolaşarak binlerce konser vermesine engel olmadı. Bütün konserlerinde diktatörlüğü eleştiren besteci, ülkesindeki askeri cuntaya karşı direnişe de destek topluyordu. 1974’te askeri cunta yönetiminin sona ermesi sonucu ülkesine döndü ve bir kahraman ve özgürlük temsilcisi olarak karşılandı.

Gündem

İhraç hakim: Yeter artık, Meriç’te boğulmak istemiyoruz

İhraç hakim Sevil Yılmaz, ihraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz’ün Yunanistan’a geçmek isterken boğularak ölmelerine tepki göstererek, “Kim ne yapıyorsa yapsın artık. Meriç’te boğulmak istemiyoruz” dedi. 

BOLD – Osmaniye T Tipi Cezaevinde 15 ay hapis yatan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz (36) ve eşi KHK’lı katip Nurdan Gündüz, Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışırken boğularak can verdi. Gündüz’ün yaşamını yitirmesine ihraç meslektaşlarından tepki geldi.

UYDURUK GEREKÇELERLE İHRAÇ EDİLDİK

Gündüz gibi kendisi de 15 Temmuz sonrası KHK ile meslekten atılan hakim Sevil Yılmaz, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda ihraç hakim ve savcılara yapılanlara tepki gösterdi. Dünyanın hiç bir hukuk düzeninde kabul görmemiş uyduruk gerekçelerle ihraç edilmiş eski bir hakim olduğunu belirten Yılmaz, “Bugün eski bir cumhuriyet savcısı arkadaşımın eşiyle birlikte Meriç’ten geçerken boğularak öldüğü haberini aldım. Çok üzgünüm” dedi.

MERİÇ’TEN GEÇERKEN ARTIK BOĞULMAK İSTEMİYORUZ

İhraç edilmelerinin üzerinden yaklaşık 5.5 yıl geçtiğini hatırlatan Yılmaz, “5.5 yıldır elimizi üzerimizden çekmediniz. Bizler hakimiz. Kimimiz pazarcılık yapıyor, kimimiz temizliğe gidiyor. Kimimiz inşaatlarda çalışıp ölüyor. Kimimiz de Meriç’ten geçerken boğularak can veriyor. Bizler hakimiz, bizlere mesleğimizi geri verin. Bizlere anayasal haklarımızı, yaşam haklarımızı geri verin. Kim ne yapacaksa yapsın artık. Biz Meriç’ten geçerken artık boğulmak istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz” dedi.

 

 

https://www.boldmedya.com/2021/12/03/ihrac-savci-ibrahim-gunduz-ve-esi-nurdan-gunduz-ege-denizinde-hayatini-kaybetti/

Okumaya devam et

Gündem

Cinsel saldırı suçundan 10 yıl ceza ancak tutuklama yok: Musa Orhan davasında karar çıktı

18 yaşındaki İpek Er’e cinsel saldırıda bulunduktan sonra ölümüne neden olduğu suçlamasıyla yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’ın davasında karar çıktı. Mahkeme, tutuksuz yargılanan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Orhan’ın tutuklama talebi ise mahkemece reddedildi.

BOLD – Siirt’te 18 yaşındaki İpek Er’i ‘nitelikli cinsel saldırıya maruz bırakarak intihara sürüklemek’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verildi.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan Musa Orhan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nden (SEGBİS) katıldı. Orhan’ın avukatı ile İpek Er’in annesi Hikmet ve babası Fuat Er ile avukatları salonda hazır bulundu.

Savcının önceki duruşmadaki mütalaasını tekrar ettiği duruşmada, avukatların mütalaaya ilişkin beyanları alındı. Orhan’ın avukatı, beraat talebinde bulundu. İstinat edilen suçları reddeden Orhan da, beraatini istedi.

CİNSEL SALDIRIDAN SUÇLU BULUNDU

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, tutuklama talebini reddederek, cinsel saldırı suçundan Orhan’a 10 yıl hapis cezası verdi. Heyet, Orhan hakkında adli kontrol kararı ile yurt dışına çıkış yasağı getirildiğini de açıkladı.

Bu arada, duruşmada, avukat tarafından İpek Er’in yazdığı mektubun okunması sırasında maktulün anne ve babası fenalaştı.

Uzman Çavuş Musa Orhan’a 10 yıl hapis cezası verilirken, hakkındaki tutuklama talebi ise reddedildi.

NE OLMUŞTU?

Batman’da 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunan İpek Er, 18 Ağustos’ta yaşamını yitirmişti. Genç kadın intihar mektubunda Musa Orhan’ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu anlatmıştı. Bunun üzerine tutuklanan Orhan, 25 Ağustos’ta tahliye edilmişti.

Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde eylül ayında görülen son duruşmada, mahkeme sanığın tutuklanması taleplerini reddetmişti.

5 yaşındaki Mahir annesiyle birlikte hapse girdi

Okumaya devam et

Gündem

İhraç savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz Ege Denizi’nde hayatını kaybetti

Osmaniye T Tipi Cezaevinde 15 ay hapis yatan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz ve eşi Nurdan Gündüz dün gece Kos Adası yakınlarında teknenin alabora olması sonucu vefat etti.

BOLD – Bir aile daha Ege Denizi’nde yaşamını yitirdi. Türkiye’deki hak ihlallerine maruz kalmamak için dün gece Yunanistan’ın Kos Adası’na geçmeye çalışan KHK’lı savcı İbrahim Gündüz (36) ve eşi, KHK’lı katip Nurdan Gündüz bindikleri teknenin alabora olması sonucunda hayatını kaybetti.

TEMMUZ AYINDA EVLENMİŞLERDİ

Teknede bulunan diğer 3 kişiyi Yunan Sahil Güvenlik’i kurtarıp Kos Adası’na çıkardı. İbrahim Gündüz ve eşinin ada hastanesine kaldırıldıktan sonra vefat ettiği öğrenildi. Gündüz çifti, geçtiğimiz temmuz ayında evlenmişti.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında Eylül 2016’da tutuklanan İbrahim Gündüz, 15 ay Osmaniye T Tipi Cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Bylock kullandığı iddiasıyla yargılanan Gündüz’e 6 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Dosyası Yargıtay’da bulunuyordu. KHK’lı katip Nurdan Gündüz’ün ise hakkında takipsizlik kararı vardı.

BİR KARDEŞİ DE KANSERDEN ÖLDÜ

Adana’da 6 kardeşli bir ailede büyüyen İbrahim Gündüz’ün bir kardeşi de kanserden vefat etti. Şeker ve böbrek hastası olan babası ise bugün ameliyat edilecekti. Cenaze nedeniyle ameliyattan vazgeçildiği öğrenildi.

Gündüz çiftinin cenazesi Türkiye’de defnedilecek.

İbrahim Gündüz’ün twitter hesabından 10 Kasım’da paylaştığı son fotoğraf…

OLAY NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Yunan medyasındaki haberlere göre olay dün gece Kos adasının kuzeydoğusunda meydana geldi. İçinde kaptan dahil 5 kişiyi taşıyan sürat teknesinin alabora olması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi ise sağ kurtarıldı.

Yunan Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan ilk bilgilere göre olay Perşembe gecesi saat 01.00 ile 02.00 arasında meydana geldi. Biri kaçakçı 3 erkek kurtarılırken, bir erkek ve bir kadın ölü olarak denizden çıkarıldı.

Yunan medyasına yansıyan haberlere göre ölen kişiler Kos’taki bir hastaneye götürüldü. Olayın meydana geldiği deniz alanının yüksek dalgalara sahip olduğu bilgisi de haberlerde yer aldı.

Olayda KHK’lı hakimler M.Ç. ve İ.T.A. ile kaçakçının Yunan Sahil Güvenlik ekiplerince sağ kurtarıldığı belirtildi.

 

Okumaya devam et

Popular

Shares