Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Tutuklu gazeteci Fatih Özgür Aydın: Kansere yakalanma riskim var, ilacım verilmedi, sorumlusu Adalet Bakanlığı

Kronik Crohn hastası Fatih Özgür Aydın’ın sürekli kullandığı ilaç iki ay önce bitmesine rağmen hala temin edilmedi. Kolon kanserine yakalanma riski olduğunu belirten Aydın, Adalet Bakanlığı hakkında suç duyurusunda bulundu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

3,5 yıldır Adana F Tipi Cezaevinde tutuklu olan Kamu Emekçileri Cephesi Dergisi Yazı İşleri Müdürü Fatih Özgür Aydın, sürekli kullanmak zorunda olduğu Budenolfak adlı ulaşmak için iki aydır dilekçe yazıyor. Hala bir sonuç alamayan 40 yaşındaki Aydın, HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na bir mektup yazarak maruz kaldığı hak ihlallerini anlattı ve sesinin duyurulmasını istedi.

SALGIN NEDENİYLE TEDAVİSİ GECİKTİ

15 yıldır, kronik bağırsak hastalığı Crohn tedavisi gören Fatih Özgür Aydın, durumu kötüleşince 2020 yılının başında hastaneye sevk edildi. Muayene sonucu kolonoskopi yapılmasına karar verildi. Kovid-19 salgını nedeniyle tedavisi geciken ve aylar sonra ta eylülde kolonoskopi yaptırabilen Aydın’a doktor, ilaca başlaması gerektiğini söyledi.

O günden beri Budenolfak 3mg kullanan Aydın’ın ilacı 2 Temmuz 2021 tarihinde bitti. Hapishane revirinden ilaçlarını tekrar talep eden Aydın hala alabilmiş değil. Cezaevi doktoru ve sağlık memurlarıyla nedeni hakkında görüşen Aydın’a, ilacının hiçbir eczanede bulunamadığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne yazı yazıldığı ve cevap beklendiği söylendi. Ayrıca kendisi de aynı bakanlıklara ve Adana İnfaz Hakimliği’ne dilekçeler yazarak ilacının bulunmasını talep etti.

“HASTALIĞIM İLERLEDİ”

Mektubunda ilacını kullanamadığı için mide ve bağırsak sorunlarının arttığını, hastalığının ilerlediğini söyleyen Fatih Özgür Aydın, kolon kanserine yakalanma riski olduğunu vurguladı. Başına bir şey gelirse sorumlusunun Adalet Bakanlığı olduğunu dile getiren Aydın, yaşam hakkını tehlikeye atan yetkilileri hakkında 3 Ağustos 2021 tarihinde suç duyurusunda bulundu.

FATİH ÖZGÜR AYDIN’IN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Merhaba,

Adana F Tipi Hapishanesi’nden selamlarımı gönderiyorum. Gerek dışarda, gerekse de hapishane koşullarında, tedavi hakkımızın önüne, türlü engeller çıkartılıyor. Tedavi olabilmek parası olanın erişebildiği bir lüks olmuş durumda. Tutsaklık koşullarında ise; askerin ayakkabı araması dayatması, hücre tipi ring araçları, muayene sırasında kelepçenin açılmaması gibi dayatmalara, salgınla beraber, hastane dönüşünde, 15 günlük karantina eklenmişti. Son olarak da askerin, ağız içi dayama aratması eklendi. Eğer ağzınızı açmazsanız, hastaneye götürülmüyorsunuz. Bu da kronik acil hastalığı olan birçok tutuklunun, hastaneye gidememesi anlamına geliyor.

Size bahsedeceğim konu ise, son süreçte sık sık gündeme gelen ilaçlarla ilgili. Fahiş fiyatlı, son kullanma tarihi geçtiği halde, etiket oyunlarıyla kullanılan, SGK’nın ödeme listesinden çıkartılan ilaçlar… Ve son olarak da Crohn hastalığım tedavisi için kullanmak zorunda olduğum ama bulunamayan, BUDENOFALK 3 mg. Tablet ilacı.

Yaklaşık 15 yıldır, kronik bağırsak hastalığı olan Crohn hastasıyım. 3,5 yıldır da Adana F Tipi Hapishanesi’nde tutulmaktayım. Yaşım 40.

2020 yılının başında, hastalığımın seyrinin kötüleşmesi üzerine hastane sevkim yapıldı, muayene sonucu kolonoskopi kararı verildi. Ancak Covid-19 salgınından kaynaklı hastane sevkleri durdurulunca, kolonoskopi yaptıramadım. Üzerinden aylar geçtikten sonra Eylül ayında tekrar hastane sevkim yapıldı ve kolonoskopi yaptırabildim. Sonuca göre hastalığımın aktif olduğu ve ilaca başlamam gerektiği söylendi. Tedavi için tek ilaç olan BUDENOLFAK 3mg. Tablet kullanmaya başladım. Yazılan ilacım, 2 Temmuz 2021 tarihinde bitince, hapishane revirine yazdığım dilekçe ile ilacımı talep ettim. İlacımın gelmemesi üzerine, 5 Temmuz 2021’de tekrar dilekçe yazarak ilacımı talep ettim. Revir doktoru ve sağlık memuru ile yaptığım görüşmede, eczanede ilacımın bulunamadığını söylediler.

13/07/2020-26/07/2021 tarihlerinde doktor ve sağlık memuru ile yaptığım görüşmelerde; ‘İlacın hiçbir yerde bulunmadığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü vb. kurumlara yazı yazdıklarını, cevap beklediklerini’ söylediler.

Ben de 07/07/2021 ve 27/07/2021 tarihlerinde Sağlık Bakanlığı, 27/07/2021 tarihinde Adalet Bakanlığı, 29/07/2021 tarihinde Adana İnfaz Hakimliği’ne dilekçeler yazarak “ilacımın bulunması için girişimlerde bulunulmasını” talep ettim. Ancak hiçbir dilekçeme cevap verilmedi.

İlacım biteli 1 aydan fazla bir süre geçti. Sürekli kullanmam gereken ilacı, 1 aydan fazla bir süredir kullanamıyorum. Bu 1 aylık sürede ilaç kullanamadığım için ağrılarım arttı. Mide-bağırsak rahatsızlıkları (mide yanması, kramp, gaz, ishal) yaşamaya başladım. Ve ilacı kullanamadığım her gün, hastalığımın daha da ilerlemesi anlamına geliyor. Hastalığımın ilerlemesi demek de kolon kanserine yakalanmam demek oluyor. Bu sürecin sonu da ölüm.

İlacımın 1 aydır temin edilememesinin sorumlusu Adalet Bakanlığı’dır. Tutukluların tüm ihtiyaçlarını karşılamak, Adalet Bakanlığı’nın görevidir. Bakanlığa dilekçe yazdığım halde cevap alamayışım ve ilacımın temin edilememesi açıkça suçtur ve bu nedenle, Adalet Bakanlıları yetkilileri hakkında, 3 Ağustos 2021 tarihinde suç duyurusunda bulundum.

Sizin de bu konuda sesimi duyurmama yardımcı olmanızı rica ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Fatih Özgür AYDIN

5 Ağustos 2021

Denetimli hakkı engellenen Hayri Özkul: “Ölümüm birilerinin içini soğutacaksa ben hazırım”

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Koronavirüs testi pozitif çıkan Serpil Can mahkemeye özel kıyafetle getirildi ve tutuklandı 

Koronavirüs testi pozitif çıkan ev hanımı Serpil Can 14 Ekim’de Bursa’da tutuklandı. Mahkemeye koronavirüs tulumu giydirilerek getirilen Can, şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bursa’daki evinde 13 Ekim 2021’de gözaltına alınan Serpil Can, kontrol için götürüldüğü hastanede koronavirüs testi pozitif çıkmasına rağmen mahkemeye beyaz renkli koronavirüs tulumu giydirilerek getirildi ve tutuklandı.

Bold Medya’nın ulaştığı video görüntülerinde Serpil Can, Bursa 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne önünde ve arkasında tek sıra halinde iki görevli eşliğinde getiriliyor.

ŞEKER HASTASI

Bursa Yenişehir Cezaevine gönderilen Can’ı cezaevi yönetimi, hasta olduğu için kabul etmedi. 33 yaşındaki Serpil Can şu anda Yenişehir Devlet Hastanesi’nin mahkum koğuşunda kalıyor. Hastaneden ailesine verilen bilgiye göre sağlık durumu iyi.

Aynı zamanda şeker hastası olan Can’ın tutuklanmadan önce evinde grip şikayetiyle yattığı belirtildi. Bir tanığın ifadesine dayanılarak 14 Ekim’de tutuklanan Serpil Can, Bank Asya hesabı, ByLock ve kapatılan eğitim kurumlarında SSK kaydı olduğu iddiasıyla yargılanıyor.

İKİ ÇOCUĞU VAR

4 ve 7 yaşında iki çocuğu bulunan Serpil Can’ın eşi Mehmet Can Kasım 2016’da tutuklandı. O günlerde ikinci çocuğuna hamile olan Serpil Can doğum için gün sayıyordu, 45 günü kalmıştı. 18 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ve 8 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılan Mehmet Can da ev hapsinde bulunuyor.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İtalya İnsan Hakları Federasyonu’nun Bylock raporu AİHM’e sunuldu

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, AİHM’nin önünde 21 aydır bekleyen G. Sağlam davasına özel bilirkişi raporu hazırladı. Türkiye’de yasaların muhalifleri susturulmak için kullandığına dikkat çekilen raporda, ByLock’un barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi. Rapor AİHM’e sunuldu.

BOLD ÖZEL – İtalya İnsan Hakları Federasyonu, Türk makamları tarafından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) suistimal edildiğine dair bir bilirkişi raporu hazırladı. Merkezi Belçika’da olan Tutuklu Avukatlar İnisiyatifi (The Arrested Lawyers Initiative) işbirliği ile hazırlanan raporda, ByLock adlı şifreli anlık mesajlaşma uygulamasının barışçıl kullanımının suç sayılmasına geniş yer verildi.

BYLOCK İDDİASIYLA HALEN TUTUKLU

İtalyan, İngiliz ve Türk hukukçular tarafından hazırlanan rapor, 21 aydır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde bekleyen G. Sağlam davasına sunuldu. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 23 Temmuz 2016’da gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan G. Sağlam, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ByLock  kullandığı iddiasıyla 7 yıl 6 ay cezasına çarptırıldı. Halen tutuklu olan Sağlam, 18 Şubat 2020’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne “suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve kişi hürriyeti hakkının ihlali” nedeniyle başvurdu.

RAPOR AİHM’E SUNULDU

İtalya İnsan Hakları Federasyonu, G. Sağlam davasının Türkiye’de çok fazla kişiyi ilgilendirdiğine ve olayın ayrıntılarına dair rapor hazırlamak istediğini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bildirdi. Sadece yetkin gördüğü kurumların bu tür başvurularını ve raporlarını kabul eden AİHM, Federasyon’un talebini uygun buldu ve raporu hazırlaması için 18 Ekim’e kadar süre verdi. İtalya İnsan Hakları Federasyonu, raporu bugün yüksek mahkemeye sundu.

MOGELLI: TERÖRDEN EN ÇOK HÜKÜM GİYEN İNSAN TÜRKİYE’DE

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu (FIDU) Başkan Yardımcısı Eleonora Mongelli, rapora ilişkin yaptığı açıklamada “Türkiye, terörle bağlantılı suçlamalardan hüküm giymiş en fazla mahkûm nüfusuna sahip ülke durumundadır. Avrupa Konseyi’nin hazırladığı bir rapora göre, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde terörden hüküm giyen toplam 30.524 mahkûmdan 29.827’si Türk cezaevlerinde bulunuyor.” dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ TESPİT İÇİN KULLANILAN KRİTERLER YASAL EYLEMLER

“Terörle mücadele yasaları, yoğun bir şekilde Türkiye insan hakları savunucularını ve aktivistlerini susturmak için kullanılıyor” diyen Mongelli, kişilerin silahlı terör örgütüne (Gülen Hareketi/ fetö-pyd davaları) üye olup olmadığının tespit edilmesi için kullanılan kriterler listesinin yasal eylemler olduğunu söyledi. Mongelli, bu kriterlerin yalnızca yasal faaliyet veya yasal olarak kurulmuş kuruluşlarla etkileşimlerden ya da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin kullanılmasından ibaret olduğunu söyledi.

İtalyan İnsan Hakları Federasyonu’nun hazırladığı, 12 sayfadan oluşan rapora bu linkten ulaşılabilir: https://fidu.it/wp-content/uploads/THIRD-PARTY-INTERVENTION-BY-FIDU-logo-12.10.2021.pdf

 

DP lideri Uysal’dan Erdoğan’a: Tıbben kontrolden geçirilmeli

Okumaya devam et

Popular

Shares