Connect with us

Analiz

Erdoğan’ın en yakın dostu Afganistan’da Türkiye’yi istemiyor

Türkiye ve Katar, sıkı müttefik gibi görünseler de uzun süredir Afganistan üzerinde bir etkinlik mücadelesi veriyorlar. Türkiye’nin Afganistan konusunda uluslararası bir konferans düzenleme girişimini baltaladığı ortaya çıkan Doha yönetimi, şimdi de Kabil Havalimanı konusunda Ankara’yı geri plana itti.

BOLD ANALİZ – Eski ABD Başkanı Barack Obama, Afganistan’daki savaşı son verme girişimlerini başlattığında Katar, 2011 yılından itibaren görüşmeleri mümkün kılmak için Taliban liderlerini ülkesinde misafir etmeye başladı. Taliban, 2013 yılında da Katar’da bir temsilcilik açtı.

Katar, ABD ile Taliban’ın 2018 yılından itibaren yürüttüğü barış görüşmelerine ev sahipliği yaptı. Bu görüşmeler sonucunda 29 Şubat 2020’de ABD ve Taliban arasında barış anlaşması imzalandı ve ülkedeki Amerikan askerlerinin çekilmesi bir takvime bağlandı.

ABD Başkanı Joe Biden, bu yılın Şubat ayında Afganistan’daki Amerikan askerlerinin 11 Eylül saldırılarının 20. yıldönümü olan 11 Eylül 2021 tarihine kadar çekileceğini açıkladı.

ABD ve NATO askerlerinin çekilmesinin ardından Kabil Havalimanı’nın güvenliği ve Afganistan’da hangi ülkenin etkin olacağı konusu ön plana çıktı.

AKP yönetimi, Afganistan’da daha fazla etkin olmak için iki girişim başlattı. Bunlardan birincisi İstanbul’da bahar aylarında uluslararası bir Afganistan konferansı düzenlenmesi idi.

AKP, Haziran ayında ise NATO’ya ve ABD’ye Kabil Uluslararası Havalimanı’nın güvenliğini sağlamak istediğini iletti.

Ancak zaman içinde görülecekti ki Afganistan ve Taliban üzerinde en etkili aktör olma yolunda ilerleyen Katar, en yakın müttefiki Türkiye’nin bu rolüne ortak olmasını istemeyecekti.

KATAR, İSTANBUL’DAKİ AFGAN KONFERANSINDAN RAHATSIZ OLDU

Türkiye, 16 Nisan’da İstanbul’da uluslararası bir Afganistan konferansı düzenleyeceğini duyurdu. Konferans sırasında Afgan hükumeti ile Taliban’ın masaya oturması planlanıyordu. Ancak Taliban’ın katılmayacağını açıklaması nedeniyle konferans 2 kez ertelendi ve ardından tamamen rafa kalktı.

Türk Dışişleri kaynakları, Ağustos ayında BBC Türkçe’ye yaptıkları açıklamada İstanbul’daki konferans planlanırken Katar’ın bundan rahatsız olduğunu açıkça ifade etti. Dışişleri yetkilileri, kendi ülkelerinde görüşmelerin devam edebileceğini belirten Katar’ın Taliban’ı da bu şekilde yönlendirmiş olabileceğini kaydetti.

İstanbul görüşmelerine katılmayarak haftalar sonra tamamen iptal edilmesine yol açan Taliban, Temmuz ayında Afgan hükümetiyle Katar’ın başkenti Doha’da masaya oturdu.

KATAR, DÜZENLEYECEĞİ ALTERNATİF KONFERANSA TÜRKİYE’Yİ DAVET ETMEDİ

Ardından Doha, Ağustos ayının başında Afganistan için alternatif uluslararası bir toplantıya ev sahipliğini yapacağını açıkladı. Afganistan’ın altı sınır komşusu (İran, Pakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Çin) ile ABD, Rusya, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nden de temsilcilerin çağrıldığı toplantıya Türkiye davet edilmedi. Bu da Ankara’da tepkiyle karşılandı. Tepkinin iletilmesine rağmen Doha, Ankara’yı katılımcılar arasına eklemedi.

KATAR, AFGANİSTAN’DAN TAHLİYELERDE KİLİT ÜLKE KONUMUNA GELDİ

ABD ve NATO askerlerinin büyük oranda çekilmesinin ardından Taliban, Haziran ayında Afganistan’da saldırılarını arttırmaya başladı.

Önce kırsalda ilerleyen Taliban, 6 Ağustos’ta vilayet merkezlerini ele geçirmeye başladı ve 15 Ağustos’ta da başkent Kabil’e girdi.

Taliban’ın sürpriz ilerleyişi, Afganistan’a ilişkin bütün planları altüst etti. Türkiye’nin Kabil Uluslararası Havalimanı’nı işletme ve güvenliğini sağlama önerisi de havada kaldı.

Bu yeni durum karşısında Afganistan’dan tahliyeler ve zarar gören Kabil Uluslararası Havalimanı’nın yeniden uçuşlara açılması konusu ön plana çıktı.

Afganistan’da Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından ABD’nin vatandaşlarını ve kendisi için çalışan Afganları tahliye sürecinde Katar önemli bir rol oynadı.

ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz günlerde Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamad el Tani ile yaptığı telefon görüşmesinde Katar’ın Afganistan’daki tahliye sürecine cömert desteği nedeniyle teşekkür etti. Biden’in teşekkürü bununla sınırlı kalmadı. Biden, her ne kadar Taliban’ın Afganistan’daki yönetimi ele geçirmesiyle birlikte başarısızlığa uğramış olsa da Katar’a Afgan hükümeti ile Taliban arasında görüşmelere vesile olması nedeniyle de teşekkürlerini iletti.

ABD VE BATILI ÜLKELER AFGANİSTAN TEMSİLCİLİKLERİNİ DOHA’YA TAŞIYOR

Taliban’ın ülkenin tamamını ele geçirmesi üzerine Kabil’deki büyükelçiliklerini kapatan batılı ülkeler, Afganistan temsilciliklerini Katar’ın başkenti Doha’ya taşımaya başladı.

İlk olarak ABD ve İngiltere, Afganistan temsilciliklerini Katar’ın başkenti Doha’ya taşıdı. Ardından Hollanda Dışişleri Bakanı Sigrid Kaag, ülkesinin Kabil’deki diplomatik temsilciliğinin Katar’ın başkenti Doha’ya taşınacağını açıkladı.

TALİBAN, KATAR VE TÜRKİYE’YE İŞARET ETTİ ANCAK…

Taliban, Kabil Havalimanı’nın açılması konusunda Türkiye ve Katar’a işaret etti.

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, geçen hafta yaptığı açıklamada “Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı ciddi şekilde hasar almış durumda. Şu anda büyük teknik sorunlar var, ama nihayet güvenlik bizim İslami güvenlik güçlerimizin elinde. Fakat büyük lojistik sorunlar devam ediyor. Katar ve Türkiye, havalimanını yeniden işler hale getirmek için çalışıyor. 3 gün içinde her şey temizlenmiş olacak ve kısa sürede de yeniden inşa edilecek. Eylül ayı içinde havalimanının tekrar faaliyete geçmesini umuyorum” ifadelerini kullandı.

Taliban Sözcüsü’nün Kabil Havalimanı konusunda Katar ve Türkiye’yi işaret etmesine rağmen Katar yine tek başına inisiyatif almaya başlayacaktı.

KATAR, KABİL HAVALİMANI KONUSUNDA TEK BAŞINA HAREKET ETMEYE BAŞLADI

Afganistan ve Taliban üzerinde Türkiye’nin etkisinin artmasından rahatsız olduğu zaman içinde ortaya çıkan Katar yönetimi, Kabil Uluslararası Havalimanı’nın yeniden uçuşlara açılması konusunda da tek başına hareket etti.

Kabil’deki havalimanının yeniden hizmete açılması konusunu görüşmek üzere Katar’dan teknik bir ekip geçen hafta çarşamba günü Afganistan’a gitti.

Katarlı teknik ekibin çalışmaları sonrası hafta sonu Kabil Havalimanı’ndan uçuşlar yeniden başladı. Katar’ın Afganistan Büyükelçisi yaptığı açıklamada, pistin yenilendiği ve iki şehre iç hat uçuşu yapıldığını duyurdu.

Afgan yetkililerle birlikte yapılan çalışma sonucu pistin yenilendiği belirtilirken, ilk uçuşların Kabil’den Mezar-ı Şerif ve Kandahar şehirlerine yapıldığı öğrenildi.

Katar’ın Afganistan Büyükelçisi Saeed bin Mubarek Al Khayareen, Taliban’ın kontrolü ele geçirdiği Afganistan’ın başkenti Kabil’e insani yardım ulaştırdıklarını da duyurdu. Katar’dan yapılan açıklamada gelecek günlerde Afganistan’a günlük insani yardım ulaştırma uçuşları gerçekleştirileceği belirtildi.

Reuters’tan yer alan habere göre, ilaç ve gıda ürünleri taşıyan bir Katar yardım uçağı cumartesi günü Kabil’e ulaştı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Saeed bin Mubarek Al Khayareen’in Kabil havalimanında uçağı karşıladığını duyurdu.

ABD’Lİ BAKANLARIN AFGANİSTAN TURUNDAKİ DURAKLARI ALMANYA VE KATAR

Afganistan’da yaşanan kaosun Amerika’nın Ortadoğu ve Avrupa’yla ilişkilerini nasıl etkilediğini görmek için ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Llyod Austin bu hafta bölge turuna çıktı.

Blinken önce Katar’a gidecek ardından Almanya’ya geçerek Ramstein Üssü’nde Afganistan’dan tahliye edilenleri görecek. Daha sonra da 20 ülkenin dışişleri bakanları ile bir araya gelecek.

Austin de Katar’da Kabil’deki tahliyeler sırasındaki katkılarından dolayı yetkililere teşekkür ederek bölge ziyaretine başlayacak. Austin, daha sonra Bahreyn’e geçerek Kabil’de haftalar geçiren askerlere teşekkür edecek. Ayrıca Kuveyt ve Suudi Arabistan’da temaslarda bulunacak.

Sonuç olarak, geçtiğimiz aylarda Kabil Havalimanı’nın güvenliği konusunda Washington’un sürekli görüşmeler yürüttüğü Türkiye’nin ABD’li bakanların ziyaret noktaları arasında yer almaması Ankara’nın Afganistan konusunda geri plana düştüğünün; Doha ziyaretleri ise Katar’ın Afganistan konusunda en önemli aktör olarak ortaya çıktığının bir işareti olarak düşünülebilir.

Erdoğan’ın yakın müttefikleri Katar ve Pakistan, Afganistan konusunda Türkiye’yi safdışı bıraktı

Analiz

Domatesi sayarak alan vatandaşa Erdoğan’dan uzay müjdesi

Vatandaş, 3600 ek gösterge, asgari ücrete ara zam, son günlerde çokça zikredilen enflasyona endeksli bono konularında açıklama beklerken Erdoğan yine uzay kartını oynadı.

BOLD – Yüksek enflasyon yüzünden peş peşe gelen zamlar, pazara dahi çıkamayan halkın belini büktü. Karpuzu, lahanayı, karnabaharı dilimle alabilen halk, domatesi, biberi de sayarak satın alıyor.

Tayyip Erdoğan da yıllar sonra hayat pahalılığını kabul etti. Küresel bir ekonomik çöküşün Türkiye’yi de etkilediğini savunan Erdoğan, çözümün yine kendisinde olduğunu söylüyor.

Kabine toplantısı sonrası bugün kameralar karşısına geçen Erdoğan’ın Türkiye’nin en büyük sorunu olan ekonomiye dair konuşacağı düşünülüyordu.

3600 ek gösterge, asgari ücrete ara zam, son günlerde çokça zikredilen enflasyona endeksli bono konularında açıklama bekleniyordu.

Dış politika ağırlıklı konuşan Erdoğan, ekonomi meselelerine çok girmemeyi tercih etti.

UZAY PROGRAMI

Konuşmasının önemli bir bölümünü Uzay Programı’na ayıran Erdoğan, “Artık dünyada siyasi bağımsızlığın teknolojik bağımsızlıktan geçtiğini biliyoruz. Teknolij bağımsızlık için çalışıyoruz. Dünya düzenini belirleyicisi konumundaki teknolojinin her alanında proaktif bir Türkiye inşa ediyoruz. Bu nedenle uzay yarışında yer almak bir mecburiyettir” dedi.

Erdoğan konuşmasının devamında: “Türkiye’de bir nesil ülkelerin uzay yarışını televizyonda izlediler. Gençler, bu yarışın parçası olsun istiyoruz. Milli Uzay Programı çerçevesinde bir Türk vatandaşının uzaya gönderilmesi sürecini resmen başlatıyoruz. İki aday gerekli tüm eğitimleri alacaklar. Eğitimlerin ardından iki kişiden biri 2023’te Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek” dedi.

BAŞVURUCU ÖZELLİKLERİ

Bu arada Türkiye Uzay Ajansı, başvuru şartlarını da açıkladı. Buna göre, Türk uzay yolcusu için 45 yaşından küçük, mühendislik, fen bilimleri, temel bilimler, fen bilimleri ve temel bilimler alanlarında eğitim ve tıp fakültelerinden lisans derecesine sahip ve çok iyi derecede İngilizce bilenler başvuru yapabilecek.

Adayların 149.5-190.5 santimetre boya ve 43-110 kilogram ağırlığa sahip olması gerekecek. Her iki gözde de doğal olarak veya gözlük, kontakt lens ile düzeltme sonrası yüzde 100 (Snellen20/20) görme keskinliği aranacak adaylara yapılacak muayenelerde tansiyon problemi olup olmadığına bakılacak.

İşkenceciler için hesap vakti: Erdoğan Rejimine Lahey yolu göründü

Okumaya Devam Et

Analiz

S 400’ün artçıları Erdoğan’ın sinirlerini bozdu: “Artık benim için Miçotakis diye biri yok”

Erdoğan kabine toplantısı sonrası, geçen hafta ABD Kongresinde yaptığı konuşmada Türkiye’ye F 16 satılmamasını isteyen Yunan Başbakan Miçotakis’e sert sözlerle yüklendi. Türkiye’ye S 400 alımı sonrası CATSAA yaptırımı uygulayan ABD’de, son günlerde Türkiye’ye potansiyel F 16 satışının ABD ulusal güvenlik çıkarlarıyla uyumlu olacağı konuşuluyordu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası kameralar karşısına geçti.

Dış politika ağırlıklı konuşan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in ABD Senatosu’nda yaptığı açıklamaları hatırlattı.

Miçotakis, ABD Kongresinden Türkiye’ye F 16 satılmamasını istemişti.

Bu sözlere atıfta bulunan Erdoğan, “Artık benim için Miçotakis diye biri yok. Bundan sonrasını kendisi düşünsün. Biz birbirimize yeteriz. ABD, Miçotakis’e bakarak kararını vermeyecektir” dedi.

NATO üyesi bir ülke olan Türkiye, ABD ve NATO Genel Sekreterliğinin tüm uyarılarına rağmen Rusya’dan S 400 hava savunma füzeleri satın aldı.

S 400 alımının ardından ABD’den önemli bir adım geldi. ABD’nin düşmanlarına uyguladığı CATSAA yaptırımlarına Türkiye’de maruz kaldı.

CATSAA yüzünden Türkiye’nin hava kuvvetleri ağır darbe aldı.

Ortağı olduğu F 35 projesinden çıkarılan Türkiye, parasını ödediği uçakları da alamadı.

Türkiye’ye F 16 satışları da durdurulurken mevcut uçakların modernizasyonu da askıya alındı.

Nisan ayında ABD Dışişleri Bakanlığınca Kongre’ye gönderilen mektupta Türkiye’ye potansiyel F-16 satışının ABD ulusal güvenlik çıkarlarıyla uyumlu olacağı vurgulandı.

ABD’den yumuşama sinyalleri gelse de son 2 yılda Doğu Akdeniz’de Türkiye ile gerilim yaşayan komşuları ambargonun devam etmesini istiyor.

İşkenceciler için hesap vakti: Erdoğan Rejimine Lahey yolu göründü

 

Okumaya Devam Et

Analiz

Koray Aydın ve Ağıralioğlu gitti Ahmet Zeki Üçok geldi: İYİ Parti’de merkez derinlere mi kayacak?

Merkez parti hedefindeki İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sahte çürük raporu ve hipnozla işkence suçlarından ceza alan eski askeri savcı Ahmet Zeki Üçok’a törenle rozet taktı. Üçok’un İYİ Parti’ye katılması “AKP ile yol ayrımındaki derin yapıların yoluna İYİ Parti ile devam edeceği” iddialarını güçlendirdi.

BOLD ANALİZ – AKP, 17 – 25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sonrasında ortaklık kurduğu Ergenekon ile yolları ayırmaya hazırlanıyor. AKP ile Ergenekon arasındaki çatışma artık görünür hale gelirken, eski Ergenekon sanığının İYİ Parti’ye katılması AKP ile yollarını ayırmaya hazırlanan Ergenekon’un yeni partisinin İYİ Parti olacağı yorumlarına neden oldu.

KORAY AYDIN VE AĞIRALİOĞLU GİTTİ, ÜÇOK GELDİ

Kamuoyu yoklamalarında oyunu en çok arttıran parti, Meral Akşener’in başında bulunduğu İYİ Parti. Araştırmalarda yüzde 20’lerde takılı kalan oyunu daha yukarı çıkarmak isteyen Akşener, “merkez partisi” algısını güçlendirmek için iki ay önce Teşkilat Başkanlığı görevini yürüten MHP kökenli Koray Aydın, Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türkler Başkanı BBP kökenli Yavuz Ağıralioğlu görevlerinden alındı. Koray Aydın ve Yavuz Ağıralioğlu görevden alınırken, parti vitrinine hiç beklenmedik bir isim girdi.

Eski askeri savı Ahmet Zeki Üçok.

ERGENEKON SANIĞI PARTİYE ALINDI

Son dönemde parti yönetiminde yaptığı değişikler ve hükumete yönelik eleştirileriyle anketlerde oylarını artıran İYİ Parti, bu yolda eski merkez sağ partilerde görev yapan isimleri yönetime almıştı. Ancak Akşener’in liderliği yaptığı İYİ Parti, hipnozla işkence, sahtecilik, yağma davalarından toplam 43,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Ergenekon davalarının sanığı eski askeri savcı Ahmet Zeki Üçok’u bünyesine katarak herkesi şaşırttı.

ÜÇOK’A ÖNEMLİ GÖREVLER VERİLMESİ BEKLENİYOR

Derin yapılarla arasına mesafe koyan ve partisini merkeze çekmeye çalışan Akşener’in, hafta sonu partisine aldığı hipnozla işkence, sahtecilik, yağma davalarından toplam 43,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Ergenekon davalarının sanığı eski askeri hakim Ahmet Zeki Üçok’u partide önemli bir göreve getireceği iddia ediliyor.

İŞKENCECİ İYİ PARTİ YÖNETİCİSİ İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALMIŞTI

İYİ Parti’nin kuruluşunda yer alan 15 Temmuz’da yaptığı işkence ile hatırlanan Ergenekon sanığı Ali Türkşen, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Milli Güvenlik Danışmanı ve İYİ Parti Genel İdari Kurul Üyesi iken 2018 sonunda aniden istifa etti.

Kayyumlara dokunulmazlık zırhı: Zararı Hazine ödeyecek

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar