Connect with us

Gündem

“Entübe edilen, kapısında 6 jandarma bekleyen babamı 35 gün yatağa kelepçelediniz”

Kütahya Tavşanlı Cezaevinde koronavirüs kaptıktan sonra hayatını kaybeden KHK’lı polis Veysel Atasoy’un ölümünün üzerinden bir yıl geçti. Babasının maruz kaldığı hak ihlalleriyle ilgili ilk kez bilgiler ve fotoğraflar paylaşan oğlu, “Siz nefes alamayan, uyutulup entübe edilen, kapısında 6 jandarma bekleyen ve kaçması imkansız olan babamı 35 gün kelepçelediniz.” dedi.

BOLD – Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında Eylül 2016’da tutuklanan ve 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan KHK’lı polis memuru Veysel Atasoy geçen yıl bugün hayatını kaybetti. 9 gün Tavşanlı Devlet Hastanesi’nde, 25 gün de Kütahya Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda kalan Veysel Atasoy hastaneye geç getirildiği için, yaşam hakkı engellenerek 47 yaşında öldü.

23 yıllık polis memuru Veysel Atasoy’un oğlu, babasının maruz kaldığı hak ihlallerine dair Twitter hesabından yeni bilgiler ve fotoğraflar paylaştı. Babasının cezaevi yönetimine yazdığı dilekçelerin 15 gün sonra dikkate alındığını söyleyen oğul Atasoy, o dilekçelerin ortadan kaybolduğunu, cezaevi hakkında yaptıkları suç duyurusuna da takipsizlik verildiğini belirtti. Cezaevi müdürünün ise taburcu edilen babasının koğuş arkadaşlarına “Sizi hastaneye gönderdiğime dua edin” dediğini yazdı.

“JANDARMALAR YOĞUN BAKIMA YATIRILMASINI İSTEMEDİ”

Yürüyemeyecek durumda olduğu halde babasının hastaneye kelepçeli getirildiğini söyleyen oğul Atasoy, nefes alamayan, yoğun bakımda olan ve kapısında 6 jandarmanın beklediği babasının 35 gün yatağa kelepçelendiğini ve öyle can verdiğini vurguladı.

Jandarmaların ilk başta babasının yoğun bakımda yatmasına izin vermediklerini aktaran Atasoy, “Neden mi? Çünkü hastayı yoğun bakım odasında göremediklerini söylediler. Mahkum servisine yatmasını istediler. Doktor, jandarmalara ‘“Hastanın kesinlikle yoğun bakıma yatması gerektiğini ve kaçacak durumda olmadığını makineye bağlanması gerektiğini’ söyledi. Tartışma sonucu babam yoğun bakıma yattı.” ifadelerini kullandı.

“YALVARDIM YA, RESMEN YALVARDIM, İLAÇ DİYE”

Oğul Ulusoy, babasının hapiste tuttuğu günlükten de bir bölüm paylaştı. Hastaneye kaldırılmadan önce ilaç için gardiyanlara adeta yalvaran Veysel Atasoy, günlüğüne “Gardiyanlardan ilaç istetiyorum. YOK. Yav en azından revirde bir iğne vursunlar diyorum. Geceleyin ambulans isteyin onlar vursun diyorum. YOK YOK YOK… Duygusuzca ve zalimce cevaplarla reddediliyorum. Yalvardım ya, resmen yalvardım, bir ilaç, bir antibiyotik diye. Bir iğne vursunlar diye.” diye yazdı.

12 Eylül günü sabah saatlerinde vefat eden Veysel Atasoy’un cenazesi ailesine hemen gösterilmedi, savcı noter izni alınması şart koştu. Veysel Atasoy’un oğlunun paylaşımları şöyle:

“DİLEKÇELER ORTADAN YOK OLDU”

“Babam Veysel Atasoy 2016’da tutuklanan KHK’lı polis memuruydu. Tam bir yıl önce bugün, 35 gün elleri yatağa kelepçelenerek can verdi. Peki perde arkasında neler oldu? Geçen sene temmuz sonlarında koğuşa, cezaevi ihmalleri yüzünden koronavirüs girdi. Koğuştakiler iki hafta boyunca dilekçeler yazdılar ve hiçbirine geri dönüş alamadılar. Dilekçeler ise ortalıktan yok oldu.

“ELLERİ SEDYEYE KELEPÇELENDİ”

Veysel Atasoy da kovid olmuştu, her gün ateş ölçümü yapılıyordu. Babamın ateşi günlerce yüksek çıkmasına rağmen kovid testi yapılmadı. ‘Git elini, yüzünü yıka’ dediler. Günlük tuttuğu defterin satırlarına “Bir ilaç, bir antibiyotik için yalvardım resmen. Evde kendi aileleri aynı durumda olsa yine yok mu diyeceklerdi.” diye yazdı.

İhmaller içerisinde hastaneye yattı. Elleri sedyeye kelepçelendi. Tavşanlı Devlet Hastanesi’nde 9 gün boyunca koğuşundaki iki kişiyle birlikte yattıktan sonra arkadaşları taburcu oldu. Babam ise Kütahya Devlet Hastanesi yoğun bakımına sevk edildi.

“SİZİ HASTANEYE GÖNDERDİĞİME DUA EDİN”

Taburcu olan arkadaşlarına Tavşanlı Cezaevi Müdürü ‘Sizi hastaneye gönderdiğime bile dua edin’ dedi. Babam Veysel Atasoy yoğun bakım için Kütahya Devlet hastanesine geldiğinde yürüyemiyordu. Tekerlekli sandalyeye bindirdiler, elleri yine kelepçeliydi.

Babamın acilen yoğun bakıma yatması gerekiyordu, çünkü çok geç sevk edilmişti. Yoğun bakım katına çıkartıldı ama jandarmalar oraya yatmasını istemediler. Neden mi? Çünkü hastayı yoğun bakım odasında göremediklerini söylediler. Mahkum servisine yatmasını istediler.

Doktor, jandarmalara ‘Hastanın kesinlikle yoğun bakıma yatması gerektiğini ve kaçacak durumda olmadığını makineye bağlanması gerektiğini’ söyledi. Tartışma sonucu babam yoğun bakıma yattı. Elleri sedyeye kelepçelendi. Kapısında 6 tane jandarma diktiler.

Biz doktorlardan bilgi almak için yoğun bakım koridorunda doktorun çıkmasını beklemek istedik. Çünkü doktorlar her gün değişiyordu. Yoğun bakım koridorunda başka insanlar oturabiliyordu ama biz giremiyorduk.

“JANDARMALAR BİZİ KORİDORA SOKMUYORDU”

Bizi görünce önümüze geçip bağırıyorlardı. Halbuki tek istediğimiz babamızı muayene eden doktordan bilgi almaktı belki de bir dakika sürecekti. Ama onlar neredeyse kafamıza silah doğrultacaklardı.

Babam yoğun bakımın 10. gününde entübe edildi. Cezaevi bizi babam entübe edilince ilk defa aradı. Annemi aradılar ve ‘Eşiniz korona oldu, şu an entübe edildi’ dediler. Babam hastaneye yattıktan tam 19 gün sonra haber vermek için aradı zalimler.

“HASTANIN KELEPÇELERİNİ ÇÖZÜN, ARTIK İŞKENCE YAPMAYIN”

Babam entübe edildi ama elindeki kelepçe çözülmedi, kapısındaki jandarma azalmadı. Babam 15 gün boyunca entübe şekilde uyutuldu. Ve yatağa kelepçeliydi hep. Babam vefat etmeden saatler önce bir doktor, jandarmalara: ‘Hastanın kelepçelerini çözün, artık işkence yapmayın’ dedi. Ve kelepçeler babam ölmeden saatler önce çözüldü. Babam 35 gün kelepçelendi. Neden söylemediniz işkence yapmayın diye, 35 gün.

Babam vefat etmeden bir önceki gün hastaneye gittik. Annem sanki anlamış gibiydi babamın sona yaklaştığını yoğun bakım katına çıktık. Zalim, vicdansız jandarma komutanı karşımıza dikildi. ‘Gidin buradan, giremezsiniz demedik mi’ diye bağırmaya başladı.

Allah’tan da mı korkmazsınız, bu kadar mı alçaksınız, hiç mi akıbetinizden korkmuyorsunuz? Asıl sizin elleriniz cehennemde ateşler içinde kelepçelenirse ne yapacaksınız? Mazlum bir insanı ateşler içinde kelepçelediniz?

“BABAM  ÖLDÜ, SAVCI NOTERDEN İZİN ALIN, GÖREMEZSİNİZ, DEDİ”

Babam 35 gün yatağa kelepçelendikten sonra 12 Eylül günü vefat etti. Hastaneye gittik. Jandarmalar yine oradaydı. Yine bekliyorlardı. Cesedi mi kaçıracaktık? Babam sabah 11.30 saatlerinde vefat etti ama biz babamızı gece 23.30 saatlerinde görebildik. Neden mi?

Çünkü savcı babamı bize göstermeyeceğini söyledi. ‘Gidin Noter’den izin alın, göremezsiniz’ dedi. Ve babamı detaylı otopsi için Kütahya’dan İstanbul’a gönderdi. Naaşına bile rahat vermediler.

“YÜZLERCE DELİLE RAĞMEN TAKİPSİZLİK VERİLDİ”

Sağlıklı bir insanı dümdüz yatağa yatırıp elini kelepçeleseniz, sağa sola dönemeyip dümdüz yatmaktan iki gün sonra hasta olur. Siz nefes alamayan, uyutulup entübe edilen, kapısında 6 jandarma bekleyen ve kaçması imkansız olan babamı 35 gün kelepçelediniz.

Cezaevi ihmalleri için açılan bir davaya takipsizlik verildi. Bütün fotoğraflar sunuldu. Yüzlerce delile rağmen takipsizlik verildi. Yazılan çoğu dilekçe ise kayıp! Sizin yatacak yeriniz yok!

ŞEREFLİ BİR TÜRK POLİSİYDİ”

Bütün bunların dışında babam 23 yıl istihbaratta görev yapmış, ikinci şark hizmetine gönüllü olarak gitmiş, onlarca takdirnameye sahip, vatanını çocuklarından ve canından daha çok seven şerefli bir Türk polisiydi.

Hukuksuz KHK ile mesleğinden atıldı. Dört yıl bir ay boyunca vefat ettiği güne kadar zindanda acılar çekti. Arkasında iki evladını, eşini, zindanda yazdığı günlüğünü ve şiir defterini bıraktı.”

Cezaevlerinde kaç insan koronavirüsten öldü?

Gündem

Müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilere tahliye

15 Temmuz’da tutuklanarak cezaevine gönderilen ve yargılama sürecinde müebbet hapis cezası alan FSM davası sanıkları askeri öğrenciler için Yargıtay’dan sevindirici haber geldi.

BOLD – 15 Temmuz’a ilişkin Fatih Sultan Mehmet Köprüsü davasında müebbet hapis cezası alan askeri öğrencilerin bir kısmı, Yargıtay’ın ‘bozma’ kararı sonrası tahliye edildi.

Yaklaşık 6 yıldır tutuklu olan öğrenciler yeniden yargılanacak..

Askeri Öğrenci Komitesi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “FSM davasındaki bir kısım arkadaşlarımız hakkında tahliye kararı verildi. Detaylar geliyor… Bir gün tüm arkadaşlarımızı alacağız oradan, çünkü masumuz..!” denildi.

15 Temmuz ve SADAT düğümü çözülüyor

Okumaya Devam Et

Gündem

15 Temmuz ve SADAT düğümü çözülüyor

Aradan geçen 6 yıl sonra 15 Temmuz’un aydınlanmasına dair umut ışıkları belirmeye başladı. Kritik isimlerin o geceye dair bildiklerini yeni yeni dile getirmeye başlaması, karanlık geceye ait cevaplanması gereken başka soruları da beraberinde getiriyor.

BOLD – CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun SADAT’ın kapısına dayanması korku duvarlarını yıktı. Bazı önemli isimler 15 Temmuz ile ilgili bildiklerini anlatırken, gazeteciler de karanlıkta kalan noktaları gündeme taşıyor.

Erdoğan’ın bir dönem başdanışmanlığını da yapan Adnan Tanrıverdi’nin kurduğu SADAT ile 15 Temmuz arasındaki ilişki yıllardır dillendiriliyor.

Ruhat Mengi’ye konuşan Ümit Özdağ, Adnan Tanrıverdi’nin bir uçak seyahatinde kendisine “15 Temmuz öncesi sivillere eğitim verdik” dediğini aktardı.

Ümit Özdağ’ın ifşasıyla ortaya çıkan yeni soruları Fikret Bila Halktv’de dile getirdi.

O geceye ilişkin SADAT ile ilgili aydınlanmamış birçok karanlık nokta olduğuna dikkat çeken Bila, “O gece Genelkurmay’a giren siviller SADAT’ın eğittiği kişiler miydi? Köprüde sivillere ateş açanlardan bahsettiler kim? Bu hazırlık biliniyor idiyse Erdoğan’ın ‘Darbeyi eniştemden öğrendim’ açıklamasını nereye koyacağız?” dedi.

‘Kara Efe’sini kaybetti kızı için yaşıyor: Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı

Okumaya Devam Et

Gündem

Suriye’ye yeni harekat MGK bildirisinde

Erdoğan’ın son kabine toplantısı sonrası sinyallerini verdiği, Suriye tarafından tepkiyle karşılan yeni harekat Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde de yer aldı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, son kabine toplantısı sonrası Suriye’ye yönelik yeni bir harekatın sinyalini verdi.

Suriye tarafından ise “Türkiye’nin topraklarımızda yapacağı herhangi bir askeri operasyon savaş suçuna denktir” açıklaması geldi.

ABD de bölgede istikrarı bozacağı gerekçesiyle yeni harekata sıcak bakmıyor.

MGK BİLDİRİSİNDE YENİ HAREKAT VURGUSU

Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı.

Bildiride, milli birlik ve beraberlik ile bekaya yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı, yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu ve ilave tedbirlerin görüşüldüğü ifade edildi.

MGK Bildirisinde şunlar kaydedildi: “Güney sınırlarımızın terör tehdidinden arındırılması için halihazırda icra edilen ve edilecek harekatların komşularımızın toprak bütünlüğü ve egemenliğini hiçbir surette hedef almadığı, milli güvenlik ihtiyaçlarımızın gereği olduğu belirtilmiş, bu harekatların, komşularımızın da huzur ve güvenliğine ciddi katkı sağlayacağının altı çizilmiştir. Mensubu olduğu uluslararası kuruluşlarda ve ittifaklardaki yükümlülüklerinin gereğini her daim müttefiklik ruhu ve hukuku ile ahde vefa ilkesine uygun bir şekilde yerine getiren Türkiye’nin, aynı sorumluluk ve samimiyeti müttefiklerinden de beklediği vurgulanmış, bilhassa insanlığın ortak düşmanı olan terörizme destek vererek ve himaye ederek uluslararası hukuku açıkça ihlal eden ülkelere, bu tutum ve davranışlarına son verme ve Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini dikkate alma çağrısında bulunulmuştur.”

UKRAYNA İLE RUSYA SAVAŞI

Ukrayna ile Rusya Federasyonu arasındaki savaşın durdurulması ve barışçıl çözüme giden yolun açılması için vakit kaybetmeksizin kapsamlı ateşkes ilan edilmesi gerektiği vurgulanan bildiride, Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü çerçevesinde ulaşılacak bir çözümün, bölgede kalıcı barışın tesisine esas teşkil edeceği belirtildi.

MGK Bildirisinde, “Uluslararası hukuku ve taraf olduğu antlaşmaları ihlal eden Yunanistan’ın Ege Denizi’nde tedricen artan kışkırtıcı eylemleri ve iş birliği anlayışı ile hareket edilmesi gereken ittifakları istismar etmeye yönelik gayretleri ele alınmış, milletimizin hak ve menfaatlerinin korunması hususundaki kararlı tutumumuzun tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği vurgulanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

Son dönemde bazı ülkelerde İslam düşmanlığının yeniden yükselişe geçmesinden duyulan endişenin de belirtildiği bildiride, “İlgili ülkelere, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in yakılmasına ve vatandaşlarımızın fiili saldırılarla hedef alınmasına varan kışkırtıcı eylemlerin görmezden gelinmemesi ve engellenmesi hususundaki sorumlulukları hatırlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

MGK Bildirisinde, Libya’da sağlanan istikrar ile ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının ve yeni çatışmalara yol açabilecek adımlardan kaçınılmasının öneminin vurgulandığı, halkın beklentileriyle uyumlu şekilde, milli uzlaşı temelinde adil, hür ve muteber seçimlerin tüm Libya sathında düzenlenmesine duyulan ihtiyacın teyit edildiği de aktarıldı.

Asker köşe sıkışan Erdoğan için mi Suriye’ye gönderiliyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar