Bizimle iletişime geçiniz

Politika

AKP Türkiye’de bürokrasiyi böyle çökertti

Bürokraside atamaları liyakate değil de akrabalık ve dostluk kriterlerine göre yapan AKP rejimi, devletin işleyişini kökünden değiştirdi. Bakanlıklar, Merkez Bankası, TCDD ve SGK başta olmak üzere Saray’ın yanlış atama politikalarıyla kritik görevlere getirilen sayısız kamu görevlisi azledildi veya istifa etmek zorunda kaldı.

BOLD – Kamu kurumlarındaki üst görevlere AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onay verdiği isimler getiriliyor. Birçok isim, görevde kısa süre kaldıktan sonra haklarındaki iddiaların açığa çıkmasının ardından istifa ediyor. İstifa etmeyenler ise kararnamelerle görevden alınıyor. Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre AKP’nin tartışmalı bürokrat atamalarından sonuncusu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) yaşandı.

SON SKANDAL TCDD’DE YAŞANDI

TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Uygun, 4 Eylül’de görevden alındı. Yerine ise Abdülkerim Murat Atik atandı. Atama kararının hemen ardından yeni Genel Müdür Atik’in geçmişi deşifre oldu. Atik’in, genel müdürlüğe atanmadan kısa süre önce TCDD’den 40 milyon euroluk ihale alan Sun Group’un Yönetim Kurulu Başkanı ve Adnan Oktar grubunun eski müridi olduğu, Oktarcılara açılan davalarda sanık olarak yargılandığı ortaya çıktı. Atik, göreve geldikten sadece 10 gün sonra istifa etti, yerine Genel Müdür Yardımcısı Metin Akbaş getirildi. Sadece 10 günde üç genel müdür gören TCDD, AKP’nin liyakatsiz bürokrat atama alışkanlığının sonuçlarının en çarpıcı örneklerinden biri oldu.

TEPEDEN TIRNAĞA ÇÖKÜŞ

Bu atama tarzı TCDD ile sınırlı kalmayan AKP’nin son dönemde imza attığı tartışmalı görevlendirmeleri şöyle oldu:

  • AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü’ne getirilen Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, akademisyenlerin kep yerine sarık kullanması gerektiğini söyledi. Ağırakça ayrıca şeriat çağrısında da bulundu. Bu açıklamalarının ardından Ahmet Ağırakça’nın yerine Prof. Dr. İbrahim Özcoşar atandı.
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan ile faiz konusunda ters düştüğü açığa çıkan Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal görevden alındı. Yerine AKP’li Naci Ağbal getirildi. Erdoğan ile fikir ayrılığı yaşadığı kaydedilen Ağbal da görevde sadece dört ay kalabildi. Ağbal’ın yerine eski AKP Milletvekili Şahap Kavcıoğlu getirildi.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’na, vekil sıfatıyla İsmail Yılmaz atandı. 20 ay bu görevde kalan Yılmaz, SGK’deki yolsuzluk soruşturmasının başlamasının ardından görevden alındı. Yolsuzluk soruşturmasını kendisinin başlattığını söyleyen Yılmaz, Erdoğan’a da görevden alma kararının ardından “şükranlarını” sundu. Yılmaz’ın yerine Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Ceylan getirildi.
  • 2018 yılında, Cumhurbaşkanlığı kararıyla aralarında vali ve kaymakamların da yer aldığı 471 mülki idare amirinin görev yeri değiştirildi. 2019 yılına gelindiğinde bu kez 403 mülki idare amirinin görev yeri değişti. Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki tüm ilçelere kaymakam ataması yapıldı. Bu kararnamede ayrıca İller Bankası’ndan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne kadar çok sayıda kurumda görev değişikliği oldu.
  • 2020 yılına gelindiğinde ise Erdoğan’ın imzasıyla bürokraside yine büyük yer değişiklikleri yaşandı. 2020’de 427 idare amirinin görev yeri değiştirildi. 2021 yılında ise aralarında kaymakamların ve emniyet mensuplarının da yer aldığı 624 kamu görevlisinin görev yeri değişti. Görev yeri değiştirilen ya da görevden alınan kamu görevlileri arasında rektörler, Kamu İktisadi Teşebbüsü yönetim kurulu üyeleri ile diğer kamu kurumu yöneticileri de yer aldı.
  • Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Erdoğan’ın kararı ile Melih Bulu atandı. Üniversitede aylar süren eylemin ardından Bulu’nun görevine son veren Erdoğan, yerine yine tartışmalı bir isim olan Naci İnci’yi atadı.
  • 2018 yılında resmen geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde yer alan Berat Albayrak, Ruhsar Pekcan, Ziya Selçuk, Zehra Zümrüt Selçuk ve Mehmet Cahit Turhan, henüz dönem süreleri dolmadan görevden ayrılmak zorunda kaldı.

Politika

Cemil Çiçek, Erdoğan’la çay toplamaya giden yüksek yargı başkanlarını 5 yıl sonra eleştirdi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek, yargının içinde bulunduğu durumu eleştirerek, “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi. Çiçek, yargıdaki en önemli sorunun kaliteli hakim ihtiyacı olduğuna işaret etti.

BOLD – Eski TBMM Başkanı ve eski Adalet Bakanı Çiçek, bazı savcı ve yargıçlar hakkında “Baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” dedi.

Karar gazetesinden İsmet Berkan yargı konusunda kaleme aldığı yazıdan sonra kendisini arayan Çiçek’in “Yargı bağımsızlığı güzel bir slogan ama yargıç kalitesi olmadan içi boş bir laf” dediğini aktardı.

Çiçek’in açıklamalarını Berkan şöyle aktardı:

YARGIÇ ATAMALARINDAKİ HAL KAĞIDI UYGULAMASI KALDIRILDI

“Eskiden hal kağıdı vardı” diye hatırlatıyor, bu uygulama Ak Parti döneminde kaldırıldı. Yargıç ve savcılar için müfettişler onların özel hayatlarına, ilişkilerine vs de bakarak kanaat notu verirdi. Bu uygulama kuşkusuz subjektifti, kişisel garezler veya siyasi saikler bu raporlarda ciddi rol oynuyordu ama biz uygulamayı düzeltmek yerine onu toptan kaldırdık.

“Yargıçlık, savcılık mesleğini seçen kişi, hayatının kısıtlanmasını da kabul etmiş demektir. Öyle herkesle düşüp kalkamaz, birlikte sosyal ortamlar dahil vakit geçirdiği herkese dikkat etmelidir. Hal kağıdı bunun içindi. Ama baksanıza şimdi kimlerle fotoğrafları çıkıyor, çay toplamaya, zeytin toplamaya bile gidiyorlar” diyor Cemil Çiçek. Kastettiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte çay toplayan Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkanları.

TECRÜBESİZ AVUKATLAR HAKİM OLDU

Cemil Çiçek’in yargıya 15 Temmuz sonrası avukatlıktan hakimliğe yapılan atamaları eleştirdiğini belirten Berkan, Çiçek’in “Bir sürü arkadaş avukatlıktan geldi, tecrübesi ve bilgisi eksik” ifadesini kullandı. Berkan, “Çiçek açıkça söylemiyor ama belli ki bu atamalarda siyasetin ve siyasi yakınlığın rol oynamış olmasından, yargıdaki cemaatleşmeden çok da memnun değil.

Çiçek’e göre, yargı hizmetlerini aksatmadan, çağın teknolojik imkanlarıyla yargıç ve savcıları meslek içi eğitime almak, bu eğitimde elde edilecek başarıyı atamalarda bir kıstas haline getirmek mümkün.

Bir de, yargıç ve savcı atamalarında bir puanlama sisteminden söz ediyor Çiçek. “Torpilin, siyasi etkinin atamalarda oynadığı rolü azaltmak için bir objektif puanlama sistemi kurulmalı” diyor.

BAĞIMSIZ YARGI BİR HAYAL

Çiçek’in başka eleştiri ve önerileri de olduğunu ifade eden Berkan, “Meselenin özü şu: Yargıçlarımızın ve savcılarımızın kalitesini arttırmadığımız, onları hukuk bilimiyle donatmadığımız sürece, yargıçlarımız bilimle yükselip kendi fikri bağımsızlıklarını oluşturmadıkları sürece bizim için bağımsız yargı bir hayal” yorumunu yaptı.

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

Okumaya devam et

Politika

Oyları yüzde 4,7’ye çıkan Ali Babacan, Ak trol saldırısına uğradı

AKP’ye yakın anket şirketi ORC’nin araştırmasında oyları yüzde 4,7’ye yükselen DEVA Partisi, trol saldırısına uğradı. Babacan’ın Ankara’nın Kazan ilçesi ziyaretinden montajlanarak hazırlanan görüntülerde AKP seçmeninin, Babacan’a “Nankör olma. Yüzde 1’le AK Parti’yi indireceksiniz. Sen git çarşaf sat” sözleri yayınlandı.

BOLD – Babacan’ın Kazan ziyaretinden kesilerek hazırlanan görüntüler sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı.

SEN ANCA ÇARŞAF SATMAYI BİLİN

Bir vatandaş Babacan’a, “Allah akıl fikir versin. Seni davar çobanı tutan olmadı davar çobanı. Sen anca çarşaf satmayı bilin. Sen git çarşaf sat.” diyor.  Babacan ise memleketi yönetmeye talip olduğunu söylüyor.

YÜZDE 1 OYLA AK PARTİYİ İNDİRECEKSİNİZ

Başka bir vatandaş ise “Şimdi yüzde 1 oyla AK Parti’yi indireceksiniz.” Derken başka bir vatandaş,  “Siz sayın Kılıçdaroğlu’na payanda mı olacaksınız tek başınıza mı geleceksiniz?” diye soruyor.

NANKÖR OLMA SENİ ERDOĞAN GETİRDİ

Başörtülü bir kadın ise Babacan’a “Nankör olmayın. Seni bu hale getiren Tayyip Erdoğan.” dedi. Babacan ise “Biz bu ülkeye sadığız. Olur mu ya ben Ali Babacan’dım ya. Nankör değiliz.” karşılığı verdi.

Bazı vatandaşlar ise Babacan’ın AK Parti’deyken konuşmamasını eleştirdi.

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Okumaya devam et

Analiz

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Erdoğan rejiminin oluşturduğu korku iklimi AKP’nin kurucularından eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ı da etkiledi. Bir dönem Erdoğan’ın en yakınındaki isim olan Arınç, canlı yayındaki soruyu fıkra anlatıp “Beni kodese mi tıkacak mısınız?” diye yanıtladı. Arınç’a AKP trenine sonradan binen MKYK üyesi Şamil Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” tepkisi verdi.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de 15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuz tutuklamalar, 1 milyon 500 bine yakın hukuksuz soruşturmalara AKP’nin kurucusu Bülent Arınç, ilginç bir dille tepki gösterdi. Türkiye’deki hukuksuzlukları ve insan hakları ihlallerine dair açıklamaları sebebiyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çeken ve AKP’lilerin hedef tahtası haline gelen Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etmişti. Arınç, son açıklamasıyla yine gündem oldu.

SON AÇIKLAMALARI DA KAVGA ÇIKARDI

Konya’nın yerel televizyonu Kanal 42’deki “Yaşayan Hafıza” programına konuk olan Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la olan çalışmalarını konuşmak istemediğine dair esprili bir açıklama yapmıştı. “Yav sadede gel… Geleyim de beni kodese mi tıkacaksınız demiş adam…” diye biten bir fıkra anlatan Arınç AKP’yi karıştırdı.

BİR KISIM ÖRNEKLER İNSANLARI DİNDEN SOĞUTUYOR

AKP’ye eleştiriler yönelten Arınç, “Bir kısım örnekler insanları dinden soğutuyor, milliyetçilikten soğutuyor.” demişti. AKP’nin vicdanı olarak tanımlanan Arınç’ın bu sözleri Cumhur İttifakı’ndan rahatsızlığa neden oldu. AKP ve MHP’li vekiller Arınç’ın açıklamalarının iktidarı zor durumda bıraktığı endişesini dile getirdi.

CHP’NİN OYLARI ARTIYOR AÇIKLAMASI

Son seçim anketlerinde AKP’nin oyunun ciddi derecede düştüğüne dair tartışmalara, Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘anketlerle psikolojik operasyon yapılıyor’ sözleriyle katılmıştı. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra konuşan Bülent Arınç “CHP’nin oyları artıyor” diyerek Erdoğan’ı üstü kapalı yalanladı. Bu sözlerin Afrika gezisinde bulunan Erdoğan’ı kızdırdığı belirtildi.

İLK UYARI TAYYAR ÜZERİNDEN VERİLDİ

Arınç’a ilk uyarı AKP MKYK üyesi Şamil Tayyar üzerinden verildi. Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” diye sordu. Tayyar’ın açıklamalarıyla Arınç’a gözdağı verildi. Konuşmaya devam ederse tutuklanacağı mesajı iletildi. Mesajı alan Arınç, daha önce olduğu gibi sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

KALEMİNİ PARA İÇİN SATAN BUKELEMUN

Tayyar’a tepki veren Arınç, “Bir kısım siyasetçiler de şerrinden çekindikleri isimleri başını ağrıtacak endişesiyle kendi çevrelerinde tutuyorlar. Bunun örneklerini her zaman örmek mümkün. Her devrin adamı ve her devrin kalıbına girme becerisini gösteren omurgasızlardan korkmam. Yetersiz nitelikleri sebebiyle siyasette ve toplumun gönlünde yer edemeyen bazılarının ismim üzerinden polemik yaratarak birilerine veya bazı makamlara yaranma çabası, beni doğru bildiklerimi ifade etmekten alıkoymaz. Birileri tarafından maaşa bağlanan siyasetçi tiplerden olmadığım gibi kalemini ve kelamını para için satan bukalemun tiplerden de olmadım.” diye belirtti.

Bülent Arınç’ın gözünü korkuttular: Beni kodese mi tıkacaksınız?

Okumaya devam et

Popular

Shares