Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Peker: Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı yaratılmaya çalışılıyor

Son paylaşımlarını güvenlik gerekçesiyle gazeteci Erk Acerer’in sosyal medyası üzerinden yapan organize suç örgütü lideri Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu zora sokacak açıklamalarda bulundu. Soylu’nun yüzlerce kilo eroinle yakalanan kişiyi emniyette müdür yaptığına dikkat çeken Peker, Türkiye’de bürokrasi ve siyasetle iç içe bir narko yapı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, Birleşik Arap Emirlikleri’nin izin vermemesi nedeniyle gazeteci Erk Acarer’in hesabından yeni iddialar paylaştı. Peker, gazeteci Acarer’in hesabından yaptığı paylaşımlarda; ’emniyet içindeki 500 bin TL’lik rüşvet’ ve ‘İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun oğlu Sadık Soylu’nun arkadaşından çıkan kokain’ iddialarını ortaya attı.

UYUŞTURUCUDAN HAPİS YATAN KİŞİ EMNİYETTE MÜDÜR YAPILDI

Peker ayrıca, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım’ın kendisine yönelik ‘hakaret’ ve ‘iftira’ suçundan dava açmasına “boşuna beni tahrik ettin” diyerek iddialarını pekiştirdi. Peker, paylaşımlarında Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Milletvekili Tolga Ağar’a ilişkin yeni bir iddiada bulundu. Ağar’ın, Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Burak Dağ’ın nikah şahidi olduğunu yazan Peker, Ağar’ın ayrıca Dağ’a Paramount Otel’de balayı yaptırdığını ifade etti. Peker, Foto Film Şube Müdürü Ekrem Eren Ermiş’in 2011 yılında yüzlerce kilo eroinle ilgili bir suç örgütüne yapılan operasyonda suç örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanıp, cezaevine girip, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest kalan kişi olduğunun altını çizdi. İşte Peker’in gazeteci Erk Acarer’in sosyal medyası üzerinden yaptığı açıklamalar:

 

 

Turkey Tribunal Mahkemesi kararını verdi: Türkiye insanlığa karşı suç işledi, sorumlular ağır cezalar alabilir

Analiz

Siyasetin emrindeki HSK’da organize işler: Bahçeli istifa ettirdi, Şentop hakime kefil oldu

MHP kontenjanından Hakimler ve Savcılar Kurulu(HSK) üyesi olan Devlet Bahçeli’nin eski avukatı Hamit Kocabey’in istifa süreci yargıdaki çürümeyi gözler önüne serdi. Kocabey’in MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “İstifa edin” isteğini “Başüstüne” diyerek yerine getirdiği, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un da sulh ceza hakiminin ihracını ‘bilgi verdiği’ gerekçesiyle önlediği anlaşıldı.

BOLD ANALİZ – AKP’nin başkanlık sistemiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısını değiştirmesi sonrası iktidarın emrine giren yargıdan pis kokular yükseliyor.

HSK üyesi avukat Hamit Kocabey’in geçtiğimiz hafta Kurul’dan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteğiyle istifa etmesi sonrası ortaya atılan iddialara bugün yenisi eklendi. Gazeteci İsmail Saymaz, HSK’ya MHP’nin kontenjanından atanan Kocabey, avukatı olduğu Devlet Bahçeli’nin talimatı üzerine “Başüstüne” diyerek 5’nci ayı dolmadan istifa ettiğini yazdı.

Saymaz, Kocabey’in avukat oğlu Nizamettin Kocabey’in Bataklık Operasyonu’nda Uğur Şener’in yakalama kararının kaldırılması için Ankara 8. Sulh Ceza Hakimi E.Ş. üzerinden devreye girdiğini, dönemin Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın hakim E.Ş.’ye “Bu dosya için 300 bin dolar alınmış. Sakın ha!” uyarısında bulunduğunu yazdı. Avukat Kocabey’in, Başsavcı Kocaman’ın söylediklerine sinirlendiği ve “Bunu Kocaman’ın yanına bırakmam” dediğini aktaran gazeteci Saymaz, şüpheli Şener’e dava bile açılmadığını belirtti.

Bu gelişmelerin ardından HSK üyesi olmayı bekleyen Başsavcı Kocaman’ın Yargıtay’a üye atanmasında Hamit Kocabey’in etkisi olduğunu kaydeden Saymaz, Kocabey’in hakim E.Ş. hakkında Gülen Cemaati ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldığını, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Hakim E.Ş.’ye 2012’den itibaren cemaat ile ilgili ‘yararlı bilgiler vererek’ ihracına engel olduğunu kaydetti.

Saymaz’ın aktardığına göre, HSK’da şunlar yaşandı: “Son hafta, ihraç edilecek ve açığa alınacak olan hakim ve savcılar görüşülecekti. Hakim E.Ş. de listedeydi.

Şentop, ihraç çıkmaması için Bahçeli ile görüştü. Kocabey’e “Oylamaya katılma” önerisinde bulunuldu.

Kocabey, her hafta olduğu üzere pazartesi günü Bahçeli’nin makamına gitti. Sohbette “AK Parti gidiyor, bizi de beraberinde götürüyor, bir çare bulmak lazım” dedi.

Bahçeli yanıt vermedi.

Bahçeli: İstifa edin
Geçen perşembe sabahı Hamit Kocabey’in telefonu çaldı.

MHP’den aranıyordu.

Derhal genel merkeze gitti.

Bahçeli, baş başa görüştüğü Kocabey’e şöyle dedi:

“Bir karar verdim. Bu kararı çok zor verdim. 24 saat düşündüm. Hareketimizin selameti için sizden bir şey rica ediyorum. Çok büyük hizmetler ettiniz. Bir dik duruş daha bekliyorum sizden.”

Kocabey, “Emredin” dedi.

Bahçeli, “İstifa edin” diye ekledi.

Kocabey, “Başüstüne efendim” şeklinde karşılık verdi.

Dilekçesini yazdı ve aynı gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdi.”

Saymaz’ın yazısındaki iddialar yargının siyasetin emrine girdiğini, HSK üyesinin Devlet Bahçeli’den talimat aldığını, hakim ve savcıların ihracında da yine siyasetçilerin belirleyeci olduğunu gösteriyor.

PERİNÇEK’İN ‘SİYASETİN KÖPEĞİ’ DEDİĞİ YARGIDA PİS KOKULAR

Doğu Perinçek’in “siyasetin köpeği” diyerek aşağıladığı yargıda organize işler, pis kokular gelmeye devam ediyor. Yargının siyasetin kuklasına dönüşmesinin nedenlerinden bir tanesi de HSK’nın üyelerinin belirlenmesinden kaynaklanıyor. AKP ve MHP’nin 2017’de yaptığı anayasa değişikliğiyle HSK’nın üyelerinin Cumhurbaşkanı ve TBMM’deki siyasi partiler tarafından seçen sistem getirildi. Buna göre HSK’nın Adalet Bakanı ve müsteşarının dışında kalan 4 üyeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üyesini ise TBMM’nin belirliyor. TBMM’de seçilen üyeler ise iktidar ve muhalefet partileri arasında bölüşülerek yapıldı. Böylece bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı tam anlamıyla siyasetin emrine girdi.

Erdoğan, 2001’de Kılıçdaroğlu gibi uyarmış: Ülkemizde kadınlar, çocuklar adeta rehin alınıyor, devletin bürokratlarına suç işlettiriliyor

Okumaya devam et

Gündem

İstanbul Barosu Başkanlığı’na 3’ncü kez Mehmet Durakoğlu seçildi

İstanbul Barosu başkanlığı için 7 adayın yarıştığı seçimde mevcut baro başkanı Mehmet Durakoğlu yeniden seçildi. Durakoğlu, “İstanbul Barosu’nda yönetimde olabilmek için omurga gerekir. Bu omurgaya sahip olduğumuz için kazandık. Bu kaleyi asla ama asla teslim etmeyeceğiz” dedi.

BOLD – Dünyanın en büyük barosu sayılan İstanbul Barosu’nda pandemi nedeniyle ertelenen seçimler dün Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Seçimi, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı olan Mehmet Durakoğlu kazandı. Resmi sonuçlara göre Durakoğlu, 26 bin 30 geçerli oyun yüzde 8 bin 503’ünü alarak seçimi kazandı. Diğer adayların aldıkları oy şöyle: Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Yükseliş Hareketi’nden Hasan Kılıç 6 bin 155, Avukat Hakları Grubu’ndan Gökhan Ahi 6 bin 13,  Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan Ata Yazıcıoğlu 1687, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu’ndan Sezin Uçar 1674, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu’ndan Kaptan Yılmaz 1109, Bağımsız Avukatlar Grubu’ndan İshak Şadi Çarsancaklı 956.

OMURGA SAHİBİ OLDUĞUMUZ İÇİN KAZANDIK

Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Mehmet Durakoğlu, “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganlarıyla alkışlandı. Durakoğlu, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İstanbul Barosu’nda yönetimde olabilmek için omurga gerekir. Bu omurgaya sahip olduğumuz için kazandık. Onun için biz şimdi burada Mustafa Kemal’den bahsediyoruz. Onun için kalenin hala burada dimdik durduğundan bahsediyoruz. Bu kaleyi asla ama asla teslim etmeyeceğiz.

Mehmetçiklerin katledildiği Boğaziçi Köprüsündeki TÜGVA’lıları korku saldı

Okumaya devam et

Gündem

Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt’tan “Erdoğan’ın berberi sokağı sahiplendi” iddiası

Restoranının yan komşusuyla kavga edip karakolluk olan şarkıcı Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi, ‘ben bu sokağın sahibiyim’ diyor” ifadelerini kullandı.

BOLD – Sahibi olduğu Hirahan Restoran’da yan komşusuyla kavga edip karakolluk olan şarkıcı Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt, ilginç bir iddiada bulundu.

Kavganın çıkma nedeninin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi olduğunu belirten Kurt, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın berberi, ‘ben bu sokağın sahibiyim’ diyor” dedi.

Eşi komşusuyla kavga eden Demet Akalın ise duruma sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

Eşinin hayatı için endişe ettiğini belirten Akalın “Okan’ı dışarı çıkartmıyorlarmış, polisi de içeri sokmuyorlarmış. Beykoz Emniyeti nerede! Okan’ın can güvenliği yok” diyerek isyan etti.

Mehmetçiklerin katledildiği Boğaziçi Köprüsündeki TÜGVA’lıları korku saldı

Okumaya devam et

Popular

Shares