Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Turkey Tribunal’de karar günü: Erdoğan rejiminin hak ihlalleri dünyaya duyuruldu

AİHM’nin eski yargıçları ile insan hakları uzmanı profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal, Erdoğan rejiminin işkencelerini, kötü muamele ve hukuksuzluklarını dünyaya duyurdu. Belçika merkezli Turkey Tribunal Mahkemesi, 5’nci gününde dinlediği tanıklar ve delillere göre Türkiye’de 15 Temmuz sonrası artan hak ihlalleriyle ilgili kararını açıklayacak.

BOLD ANALİZ – AKP hükümetinin yargılandığı Turkey Tribunal İsviçre’nin Cenevre’de yapıldı. 4 gün süren yargılamalar Turkey Tribunal internet sitesinden ve Turkey Tribunal YouTube kanalından İngilizce veya Türkçe olarak takip edildi. Tribunal’de dinlenen tanıklar, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet’te yapılan işkenceleri detaylarıyla raporlara geçirdi

TANIKLAR GÖRDÜKLERİ İŞKENCELERİ ANLATTI

AKP hükümetinin sanık sandalyesine oturtulduğu ve yargılandığı Turkey Tribunal’in ilk oturumda Tarih öğretmeni Erhan Doğan yaşadıklarını anlattı. 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyen Doğan ‘ İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm’ dedi.

ASKIYA ALINDI, ÇIPLAK VAZİYETTE İŞKENCE EDİLDİ

AKP hükumeti güvenlik güçlerinin yaptığı işkencelerin yargılandığı Türkiye Tribünali’nde İstanbul’da kaçırılan Gökhan Güneş’in avukatları konuştu. Gökhan’ın ‘Görünmezler’ adı verilen kişiler tarafından kaçırıldığını belirten avukat Sezin Uçar, “Bilmediği bir yerde kapatıldı. Sistematik bir şekilde işkenceye ve tecavüz tehdidine maruz kaldı. Askıya alındı. Ters kelepçeli şekilde çıplak vaziyette günlerce bekletildi. Kaba dayak işkencesine de maruz kaldı” dedi.

ELEKTROŞOK VERDİLER, SEKS ALETİYLE TEHDİT ETTİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

GÖZALTINDA ÖLEN GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN EŞİ DE DİNLENDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

BARBORAS ŞANSAL: TUTUKLAMA VE İŞKENCELERLE SUSTURULUYORUZ

AKP iktidarının ve basınının sürekli hedef gösterdiği tasarımcı Barbaros Şansal, Turkey Tribünal’in yargıçlarına hakkındaki mahkeme kararlarının Fransızca çevirisini sundu. Bugüne kadar kendisine 58 dava açıldığını ifade eden Şansal, “İnsanları ithamlar ve suçlamalarla susturarak,  haksız yargılamalar, tutuklamalar ve işkencelerle yıldırarak yol almaya çalışıyorlar.” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KEMAL KURKUT’UN ABİSİ

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

AVRUPA PARLAMENTOSU İNSAN HAKLARI KOMİTESİ BAŞKANI

Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi Başkanı Marie Arena, sosyal medya hesabından Turkey Tribunal’le ilgili dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Tribunal’e gözlemci olarak katıldığını belirten Arena, “Bu Halk Mahkemesi, Türkiye’nin insan hakları sicilini çeşitli yönleriyle gözden geçirmek ve karara bağlamak üzere kurulmuştur” dedi.

BELÇİKA ESKİ BAŞBAKAN YARDIMCISI İŞKENCE FOTOĞRAFLARINI GÖSTERDİ

Belçika eski Başbakan Yardımcısı ve İnsan Hakları Hukukçusu Prof. Dr. Lanotte, Turkey Tribunal’de Kırgızistan’dan kaçırılan Orhan İnandı’nın işkenceye uğrayan fotoğrafını gösterdi. Lanotte, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnandı’yı elçiliğimiz sayesinde yakaladık ve hepsini yakalayacağız demiştir. Daha önemlisi resimdeki insan elini tutuyor. Bir adli doktor, İnandı’nın işkence gördüğünü söyledi. Kolu kırılmış üç yerden” dedi.

TÜRKİYE’DE İŞKENCECİLER CEZASIZ KALIYOR

Erdoğan Rejimi’nin insan hakkı ihlallerinin yargılandığı Türkiye Tribünali halk mahkemesi üçüncü gününde işkence ve kötü muamelelerin cezasız bırakılmasıyla ilgili rapor açıklandı. Raportör Dr. Emre Turkut, “İşkence ve kötü muameleye karşı cezasızlık uygulaması Türkiye’de norm haline gelmiştir” dedi.

ERDOĞAN İKTİDARININ DÜŞMANLAŞTIRDIĞI KİTLELER

Turkey Tribunali Halk Mahkemesi dördüncü gününde Cenevre’de devam ediyor. Yargı bağımsızlığı ve adalete erişimle ilgili tanık olarak dinlenen eski Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun, “Erdoğan iktidarının düşmanlaştırdığı birinin Anayasal hakkını kullanma hakkı yoktur” dedi.

İSVİÇRE TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ SANSÜR TALEBİNDE BULUNDU

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

CAN ATAKLI: İŞKENCELER  ULUSLARARASI KAYDA GEÇİRİLDİ

Gazeteci Can Ataklı, Erdoğan rejiminin hak ihlallerinin yargılandığı Turkey Tribunal’de vahim şeyler anlatıldığına dikkat çekti. İktidara yakın medyanın mahkemeyi hafife almasını eleştiren Ataklı, “Bence o kadar hafife almasın kimse. Orada kişiler çok vahim şeyler anlatıyorlar. Bunların hepsi uluslararası arenada kayda geçiriliyor. Türkiye’nin başını çok ağrıtacaktır” dedi.

YANDAŞ MEDYA RAHATSIZ OLDU

Saray’a yakın ve damat Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Sabah Gazetesi Turkey Tribunal’i “Turkey Tribunal’a en çok F.tö ve PKK sevindi, Türkiye işkenceci gibi gösterildi” başlığıyla verdi. Duruşmalarda Türkiye’nin karalanıp işkenceci bir ülke olarak lanse edildiği öne sürülen haberde Turkey Tribunal Mahkemesi tanıklarının dinlenmesinden sonra hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacağına dikkat çekildi.

PERİNÇEK’İN AYDINLIK GAZETESİ DE MANŞETTEN VERDİ

Cumhur İttifaakı’nın küçük ortağı Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık da Turkey Tribunal’i hedef aldı. Haberde daha önce de Çin’e karşı Uyghur Tribunal mahkemesi kurulduğu belirten Aydınlık, haberinde şu ifadelere yer verdi: “Turkey Tribunal’ adlı sözde mahkeme Belçika’da kuruldu, İsviçre’de Türkiye’yi ‘yargılamaya’ başladı. Hazırlanacak raporla Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurulacak.”

TURKEY TRİBUNAL MAHKEMESİNDEKİ HAKİMLER KİMLER?

BAŞKAN TULKENS AİHM BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

VAN DER WESTHUIZEN GÜNEY AFRİKA ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ HAKİMİ

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

BAEYENS, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA UZMAN

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

MALINVERNİ, AVRUPA KONSEYİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKAN YARDIMCISI

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

BİANKU, AİHM VE VENEDİK KOMİSYONU ÜYESİ

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

PACE, BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU SEKRETERİ OLARAK ÇALIŞTI

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

AKP yargısı IŞİD’e merhametli: Türk askerlerinin yakılma videosunu çeken IŞİD’liyi serbest bıraktı

Analiz

Siyasetin emrindeki HSK’da organize işler: Bahçeli istifa ettirdi, Şentop hakime kefil oldu

MHP kontenjanından Hakimler ve Savcılar Kurulu(HSK) üyesi olan Devlet Bahçeli’nin eski avukatı Hamit Kocabey’in istifa süreci yargıdaki çürümeyi gözler önüne serdi. Kocabey’in MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “İstifa edin” isteğini “Başüstüne” diyerek yerine getirdiği, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un da sulh ceza hakiminin ihracını ‘bilgi verdiği’ gerekçesiyle önlediği anlaşıldı.

BOLD ANALİZ – AKP’nin başkanlık sistemiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısını değiştirmesi sonrası iktidarın emrine giren yargıdan pis kokular yükseliyor.

HSK üyesi avukat Hamit Kocabey’in geçtiğimiz hafta Kurul’dan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteğiyle istifa etmesi sonrası ortaya atılan iddialara bugün yenisi eklendi. Gazeteci İsmail Saymaz, HSK’ya MHP’nin kontenjanından atanan Kocabey, avukatı olduğu Devlet Bahçeli’nin talimatı üzerine “Başüstüne” diyerek 5’nci ayı dolmadan istifa ettiğini yazdı.

Saymaz, Kocabey’in avukat oğlu Nizamettin Kocabey’in Bataklık Operasyonu’nda Uğur Şener’in yakalama kararının kaldırılması için Ankara 8. Sulh Ceza Hakimi E.Ş. üzerinden devreye girdiğini, dönemin Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın hakim E.Ş.’ye “Bu dosya için 300 bin dolar alınmış. Sakın ha!” uyarısında bulunduğunu yazdı. Avukat Kocabey’in, Başsavcı Kocaman’ın söylediklerine sinirlendiği ve “Bunu Kocaman’ın yanına bırakmam” dediğini aktaran gazeteci Saymaz, şüpheli Şener’e dava bile açılmadığını belirtti.

Bu gelişmelerin ardından HSK üyesi olmayı bekleyen Başsavcı Kocaman’ın Yargıtay’a üye atanmasında Hamit Kocabey’in etkisi olduğunu kaydeden Saymaz, Kocabey’in hakim E.Ş. hakkında Gülen Cemaati ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldığını, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Hakim E.Ş.’ye 2012’den itibaren cemaat ile ilgili ‘yararlı bilgiler vererek’ ihracına engel olduğunu kaydetti.

Saymaz’ın aktardığına göre, HSK’da şunlar yaşandı: “Son hafta, ihraç edilecek ve açığa alınacak olan hakim ve savcılar görüşülecekti. Hakim E.Ş. de listedeydi.

Şentop, ihraç çıkmaması için Bahçeli ile görüştü. Kocabey’e “Oylamaya katılma” önerisinde bulunuldu.

Kocabey, her hafta olduğu üzere pazartesi günü Bahçeli’nin makamına gitti. Sohbette “AK Parti gidiyor, bizi de beraberinde götürüyor, bir çare bulmak lazım” dedi.

Bahçeli yanıt vermedi.

Bahçeli: İstifa edin
Geçen perşembe sabahı Hamit Kocabey’in telefonu çaldı.

MHP’den aranıyordu.

Derhal genel merkeze gitti.

Bahçeli, baş başa görüştüğü Kocabey’e şöyle dedi:

“Bir karar verdim. Bu kararı çok zor verdim. 24 saat düşündüm. Hareketimizin selameti için sizden bir şey rica ediyorum. Çok büyük hizmetler ettiniz. Bir dik duruş daha bekliyorum sizden.”

Kocabey, “Emredin” dedi.

Bahçeli, “İstifa edin” diye ekledi.

Kocabey, “Başüstüne efendim” şeklinde karşılık verdi.

Dilekçesini yazdı ve aynı gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdi.”

Saymaz’ın yazısındaki iddialar yargının siyasetin emrine girdiğini, HSK üyesinin Devlet Bahçeli’den talimat aldığını, hakim ve savcıların ihracında da yine siyasetçilerin belirleyeci olduğunu gösteriyor.

PERİNÇEK’İN ‘SİYASETİN KÖPEĞİ’ DEDİĞİ YARGIDA PİS KOKULAR

Doğu Perinçek’in “siyasetin köpeği” diyerek aşağıladığı yargıda organize işler, pis kokular gelmeye devam ediyor. Yargının siyasetin kuklasına dönüşmesinin nedenlerinden bir tanesi de HSK’nın üyelerinin belirlenmesinden kaynaklanıyor. AKP ve MHP’nin 2017’de yaptığı anayasa değişikliğiyle HSK’nın üyelerinin Cumhurbaşkanı ve TBMM’deki siyasi partiler tarafından seçen sistem getirildi. Buna göre HSK’nın Adalet Bakanı ve müsteşarının dışında kalan 4 üyeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üyesini ise TBMM’nin belirliyor. TBMM’de seçilen üyeler ise iktidar ve muhalefet partileri arasında bölüşülerek yapıldı. Böylece bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı tam anlamıyla siyasetin emrine girdi.

Erdoğan, 2001’de Kılıçdaroğlu gibi uyarmış: Ülkemizde kadınlar, çocuklar adeta rehin alınıyor, devletin bürokratlarına suç işlettiriliyor

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye adalet ve hukukta dip yaptı: Mali ve Sudan’ın da gerisine düştü

AKP Hükumetinin yönettiği Türkiye hukuk ve adalet konularında adeta çakıldı. Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 2020’de 128 ülke arasından 107’inci olan Türkiye, 2021 endeksinde ise 139 ülke arasından 117’inci sıraya geriledi.

BOLD ANALİZ –Bebekli kadın, yaşlı ve hastaları bile cezaevlerine atan AKP rejimi, her gün yeni bir cezaevi ihalesi yapıyor. Türkiye’nin dört bir yanına açılan cezaevi kampüsleri dünya basınında haber oluyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bütün bu gerçekleri örtmek için yoğun çaba sarf ediyor.

“ÖZGÜRLÜKLER NOKTASINDA TÜRKİYE ABD’DEN İYİ” DEMİŞTİ

ABD’de CBS kanalına röportaj veren Erdoğan, gazeteci Margaret Brennan’ın insan hakları ihlalleri ile ilgili sorusuna, “Özgürlükler noktasında Türkiye buralarla mukayese edilemeyecek kadar, çok daha özgürdür” cevabını verdi.

BÜTÜN KATEGORİLERDE KÖTÜ DURUMDA

Son yayınlanan uluslar arası raporlar ise Erdoğan’ın gerçekleri çarpıttığını ortaya koyuyor. 2021 Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne (World Justice Project) göre 139 ülke Hukukun Üstünlüğü, Hükümetin Gücünün Sınırlandırılması, Yolsuzlukla Mücadele, Şeffaflık, Temel Haklar, Kişilerin Can ve Mal Güvenliği, Hukuki ve İdari Düzenlemelerin Uygulanması ve Vatandaşların Adalete Erişebilirliği gibi kriterlere göre sıralandı.

AB ÜLKELERİNİN ÇOK UZAĞINDA, AFRİKA ÜLKELERİYLE AYNI SIRALARDA

Türkiye bütün kategorilerde Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD’nin gerisinde kalırken, Afrika ülkeleriyle aynı gruplarda yer bulabildi. Hukukun üstünlüğü sıralamasında geçen yıla göre 10 basamak birden gerileyen Türkiye, 117. sıraya geriledi. Arkasında Kongo ve İran yer aldı. 12 basamak daha gerilemesi halinde Türkiye hukukun üstünlüğünün en kötü olduğu 10 ülke arasına girecek.

İSKANDİNAV ÜLKELERİ HEP BAŞTA, ALMANYA 5. SIRADA

Hukuk üstünlüğü sıralamasında ilk 10’daki ülkeler şu şekilde sıralandı. Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Lüksemburg, Avusturya, İrlanda.

PAKİSTAN AFGANİSTAN, MISIR SONLARDA

Hukukun üstünlüğü sıralamasında son 10’da yer alan ülkeler ise şöyle: Bolivya, Pakistan, Nikaragua, Haiti, Moritanya, Afganistan, Kamerun, Mısır, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kamboçya ve Venezuela.

ADALETE ERİŞEBİLİRLİKTE 113. SIRADA

Türkiye, endeksin Yolsuzlukla Mücadele başlığında, Özbekistan ve Etiyopya’nın hemen önünde 69’uncu sırada  yer bulabildi. Şeffaflık sıralamasında Afganistan’ın önünde 107’nci sırada yer alan Türkiye, Adalete Erişebilirlik başlığında ise Angola’nın ardından 113’üncü sıraya yerleşti.

Diğer kategorilerde de Türkiye’nin içinde bulunduğu vahim tablo şöyle:

Ülkelerin bulundukları coğrafi bölgelere göre değerlendirildiği endekste ise Türkiye, geçen yıl olduğu gibi yine son sırada yer aldı.

Hükümet Gücünün Sınırlandırılması: Zimbabve ve Çin’in gerisinde 134’üncü sırada

Gelir grubuna göre ülke sınıflandırmalarına bakıldığında ise Türkiye, orta üst gelir grubundaki 40 ülke arasında 38’inci sırada kendisine yer bulabildi

 

Oyları eriyen AKP, masada kazanacak sistem peşinde: Çipli kartla elektronik oy

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan, faizi indirmek için MB’de muhalifleri görevden aldı: Dolar 10 TL yolunda

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Merkez Bankası’nda yaptığı gece yarısı operasyonu faiz indirimi döneminin kapısını sonuna kadar açtı. Merkez Bankası’nın önümüzdeki Para Politikası Kurulu toplantısında faizi 75 baz puan indirmesi bekleniyor. Bu hamle sonrası dolar, yıl sonuna kadar 10 lirayı aşabilir. Zam yağmuru yine vatandaşı vuracak.

BOLD ANALİZ – Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından Merkez tarihinin en karmaşık günlerini yaşıyor. Uluslararası gazeteler Erdoğan, Şahap Kavcıoğlu’nu görevden alacak, yerine yardımcısı Semih Tümen’i atayacak analizi yazdı. Analizin üzerinden iki gün geçmeden Erdoğan, gece yarısı operasyonu yaptı. Bu kez Merkez Bankası başkanı değişmedi. İkisi başkan yardımcısı olmak üzere üç Para Politikası Kurulu üyesi görevden alındı.

FAİZ İNDİRİMİ İSTEYEN ÜYELER KALDI

Böylece, faiz oranlarının belirlendiği kurulun yedi üyesinden üçü görevden alınmış oldu ve kurulda Mart 2021’de başlayan Şahap Kavcıoğlu dönemi öncesinden sadece Dr. Emrah Şener kalmış oldu. Diğer dört üye, Kavcıoğlu döneminde atanan üyeler olarak sıralandı.

3 KİŞİ YERİNE 2 KİŞİ ATANDI

Görevden alınan iki başkan yardımcısının yerine sadece bir kişi atandı bu isim ise Taha Çakmak oldu. Prof. Dr. Yusuf Tuna ise Para Politikası Kurulu üyeliğine getirildi. Taha Çakmak, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’nda Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu.

Geçmişte TMSF ve BDDK yönetim kurullarında bulunan Prof. Dr. Yusuf Tuna ise son olarak Şekerbank’ta yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu.

İNDİRİME KARŞI OLANLAR GÖREVDEN ALINDI

Bloomberg’den Çağan Koç, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, “Görevden alınan Uğur Namık Küçük, son PPK toplantısında 100 baz puanlık faiz indirimine karşı çıkmıştı. Abdullah Yavaş ise Kovid-19’a yakalandığı için oy kullanmamıştı. Kaynaklara göre Erdoğan’ın faiz indirim çağrılarıyla aynı fikirde olmayan isimler görevden alındı” ifadelerine yer verdi.

SABAH GAZETESİ: AVA GİDEN AVLANIR

AKP Hükumetine yakın Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör ise Merkez Bankası’nda yaşanan kavgayı gözler önüne serdi. Güngör, “Merkez Bankası’nda ‘birilerinin’ ince hesabı tutmadı. Öyle olur bu işler ava giden avlanır” diyerek, Mayıs 2021’de Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak atanan Prof. Dr. Semih Tümen ve ekibinin mevcut başkan Şahap Kavcıoğlu’nun yerini alabileceğine dair söylentileri hatırlattı.

DOLAR 10 LİRA YOLCULUĞUNDA

Erdoğan eliyle Merkez Bankası’nda yaşanan kaos döviz kurlarındaki yükselişi ateşlemeye devam ediyor. Dolar 9,13 liraya, Euro ise 10,60 liraya fırlarken, önümüzdeki dönemde gelecek faiz indirimleri yükselişi hızlandıracak. Doların ilk olarak 9,35 lira, ardından 9,50 lira direnç noktalarını geçeceği tahmin ediliyor. Ardından yıl sonuna kadar 10 lira sınırının test edileceği öngörülüyor.

Erdoğan’ın Merkez Bankası hamlesi 59 milyar liraya mal oldu

Okumaya devam et

Popular

Shares