Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

İşkencecilere Lahey yolu göründü: İnsanlığa karşı işlenen suçtan yargılanacaklar

İsviçre’nin Cenevre kendinde yapılan Turkey Tribunal’in 4 gün süren duruşmaların ardından kararı açıklandı. Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararı sonrası işkencecilerin Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için ilk adım atılmış oldu.

BOLD ANALİZ – Turkey Tribunal Mahkemesi, 4 gün süren duruşmaların ardından kararını açıkladı. Tribunal, Türkiye’de sistematik ve yaygın işkence uygulandığına, zorla kaybetmeler ve basın özgürlü ile ilgili konularda, Türkiye’nin uluslararası anlaşma ve sözleşmelerden sorumluluklarını yerine getirmediğine ve bu konuda suç işlediğine karar verdi.

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ’NE BAŞVURU YAPILACAK

Turkey Tribunal’in organizatörü Prof Dr Johan Vande Lanotte; Tribunal’in “insanlığa karşı suç” unsurlarının oluştuğuna dair verdiği kararla, Lahey’dekie Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Avrupa Konseyi’ne, Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletler’e başvurularda bulunacaklarını söyledi. Lanotte bireysel sorumluluk konusunda uluslararası bir mahkeme olan Hollanda’daki Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne gitmek için bireysel dosyaları ayrıntılı hazırlayacaklarını kaydetti.

Turkey Tribunal Mahkemesi, Türkiye’nin işkence ve ağır insan hakkı ihlalleri işlediğine karar verdi.

SANIKLAR AĞIR CEZA ALABİLİR

Tribunal’in raporunda 15 Temmuz’dan bu yana işkence ve zorla kaybetme olayları sistematik ve örgütlü bir şekilde gerçekleştirildiği yer alıyor. Erdoğan rejiminin yaptığı ağır insan hakları ihlallerinin sonuçlarının uzun vadede mağdurların hayatlarını etkileyeceğine vurgu yapılan raporda “Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri, işkence ve zorla kaybetmeler ve insan kaçırmalar münferit olarak görülemez. Tribünalin görüşü Türkiye’de işlenen bu suçların, yaygın ve sistematik olarak yapıldığı şeklindedir” denildi. Raporda tüm bu suçları işleyen sanıkların uluslar arası yargıda ağır cezalar alabileceğinin altı çizildi.

TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİĞİ DURDURMAYA ÇALIŞMIŞTI

İsviçre’deki Türk Büyükelçiliği, Erdoğan rejiminin uyguladığı insan hakları ihlallerinin ortaya döküldüğü Turkey Tribunal mahkemesinin durdurulması için girişimde bulunduğunu kabul etti. Büyükelçilik, mahkemeyi BM’ye taşıdıklarını ve İsviçre makamlarından mahkemenin iptali için talepte bulundukları doğruladı.

FİLİSTİN ASKISIYLA İŞKENCE YAPILDI

Turkey Tribunal’in raporları sonrası Lahey’de dava açılacak. Lahey’deki mahkemeye sunulacak raporun içerisinde yer alan işkencelerle ilgili bilgilerden bazıları ise şöyle: Turkey Tribunal’de ifade veren işkence mağdurlarından tarih öğretmeni Erhan Doğan, 15 Temmuz’dan 9 gün sonra gözaltına alınarak Ankara Terörle Mücadele Şubesinin gözaltı merkezi olarak kullandığı Ankara Emniyetine bitişik spor salonuna götürüldüğünü söyleyerek, “İlk gece bizi soyup üzerimize su döküp copla dövdüler. Ertesi gece Filistin askısı işkencesini uyguladılar. Bıraktıklarında bütün kemiklerimin kırıldığını düşündüm” dedi.

SÜREKLİ ELEKTROŞOK VERDİLER

Ankara’da kaçırılan ve işkence gördükten 92 gün sonra bırakılan avukat-akademisyen Mustafa Özben de gördüğü işkence ile ilgili şunları anlattı: “Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar, bir seks aletini getirdiler. Beni eğip bununla kötü şeyler yapacaklarını söylediler. Burada devlet biziz, artık devlet farklı idare ediliyor, dediler.”

HİÇBİR AVUKAT GÖKHAN AÇIKKOLLU’NUN DAVASIYLA İLGİLENMEK İSTEMEDİ

Türkiye Tribünali Halk Mahkemesinde 15 Temmuz sonrası gözaltında uğradığı işkence sonucu hayatını kaybeden öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Tülay Açıkkollu tanık olarak dinlendi. Açıkkollu, “Eşimi evde gözaltına alırken ve polis arabasında darp ediyorlar. Eşimin gözlüğü bir düşüşle kırılacak türden bir cam değildi. Dayakla kırılmış olmalıydı. Hiçbir avukat eşimin davasıyla ilgilenmek istemedi” dedi.

POLİS KURŞUNUYLA ÖLEN KURKUT’UN ABİSİ: ADALET BULAMADIK

21 Mart 2017 tarihinde Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarında polis kurşunuyla öldürülen 23 yaşındaki üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’un abisi Ercan Kurkut da Turkey Tribünal’a yaşadıklarını anlattı. Kurkut, Türkiye’de mahkeme mahkeme dolaşmalarına rağmen adalet bulamadıklarını açıkladı.

 

AKP, çöküş sürecinde hukuksuzlukları artırıyor: TSK ve yargıda yeni ihraç listeleri hazırlandı

Analiz

Erdoğan’ın Selatin dediği Çamlıca Camisi’nde yolsuzluk iddiası: 3 katı fiyata yapıldı

Tayyip Erdoğan’ın ‘Selatin Cami’ olarak nitelendirdiği Çamlıca Camisi’yle ilgili önemli bir yolsuzluk iddiası gündeme geldi. Resmi kayıtlara göre 66,5 milyon dolara mal olan Çamlıca Camii için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kasasından 290 milyon dolar çıktı. İddiayı dillendiren Abdullah Güzeldülger, sözkonusu rakama 3 camii daha  yapılabileceğini söyledi. AKP’nin müteahhitleri Cengiz-Limak-Kolin-Makyol ve Kalyon’un cami için yaptığı bağışların miktarı ise bilinmiyor.

BOLD ANALİZ – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun bir basın toplantısı sırasında “Hangi akıllının aklına Çamlıca Tepesi’ne 60 bin kişilik cami yapmak gelir ya? Bir kere doldursunlar ellerini öperim” dediği cami yine gündeme oturdu. AKP Hükumeti Çamlıca Camii için bağışlanan paraların nereye harcandığını açıklamıyor.

TOPLANAN PARAYLA 3 TANE ÇAMLICA CAMİİ YAPILIR

Eski Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Finansman ve Tahsilat Daire Başkanı Abdullah Güzeldülger, TV5’te katıldığı bir programda, “Benim bildiğim kulaklarımla işadamlarının ağızlarından duyduğum Çamlıca Camii için toplanan paraları üst üste koyunca herhalde 3 tane Çamlıca Camii yapılır.” dedi. Gelecek Partili Güzeldülger, kayyım atanan Boydak Holding’te yapılan yolsuzlukları da açıklamıştı.

Çamlıca Camii 2019’da ibadete açıldı.

MÜFETTİŞ RAPORU CAMİDEKİ YOLSUZLUĞU BELGELEDİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu müfettişleri Çamlıca Camisi için İBB’nin bugüne kadar harcadığı tutarı inceledi. Caminin inşaat maliyeti ise 66.5 milyon dolar olarak hesaplandı. Müfettiş raporuna göre İBB cami için aydınlatmadan temizliğe, güvenlikten bakım ve onarıma kadar ise toplam 290 milyon 601 bin 510 dolar harcadı. Bugünkü kurla hesaplandığında 2,7 milyar lirayı aşan harcama yapıldı.

CAMİİ DERNEĞİ BAŞKANI ERGİN KÜLÜNK AKP MKYK ÜYESİNİN ABİSİ

AKP MKYK üyesi Metin Külünk’ün abisi Ergin Külünk, Çamlıca Cami ve Eğitim-Kültür Hizmetleri Yaptırma ve Yaşama Derneği Başkanlığını yürütüyor. Külünk, o dönem Hürriyet gazetesinde köşe yazarı Vahap Munyar’a caminin maliyetiyle ilgili şu itirafta bulunmuştu: “100 milyon doları buluyor. Normalin 3’te biri maliyetle tamamlanmış olacak.”

Nejdet Külünk, Tayyip Erdoğan, Ergin Külünk ve Metin Külünk.

“MİLYON LİRALIK BAĞIŞTA BULANANLAR VAR”

Camiye harcanan paranın kaynağını hayırseverlerin bağışları olarak açıklayan Külünk, “En büyük bağış dilimi ne kadardı?” “Harçlığından ayırdığı 10 lirayı veren çocuklarımız da var, milyon liralık bağışta bulunanlar da.” bilgisi vermişti.

İŞADAMLARI DA BAĞIŞ YAPMIŞTI

İşadamlarından bağış toplandı. Sadece Ali Ağaoğlu’nun 10 milyon dolar bağışladığı belirtildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Beşli Çete olarak tanımladığı Cengiz-Limak-Kolin-Makyol ve Kalyon inşaatın sahiplerinin Çamlıca Camii’ne yaptıkları bağışlar da gizleniyor. Devletten 204 milyar dolarlık otoyol, köprü, şehir hastanesi gibi ihaleleri alan beş müteahhidin Çamlıca Camii için verdiği paraların kaydı bulunmuyor.

ERDOĞAN SELATİN CAMİSİ SINIFINA SOKTU

Üsküdar’da 29 Mart 2013 tarihinde yapımına başlanan Çamlıca Camii Mart 2019’da hizmete açıldı. 63 bin kişi kapasiteli caminin 6 minaresi bulunuyor. 57 bin 500 metrekarelik alana sahip olan cami külliyesinde müze, sanat galerisi, kütüphane, bin kişilik konferans salonu, 8 sanat atölyesi ve 3 bin 500 araçlık otoparkı bulunuyor. Erdoğan, Çamlıca Camiini Osmanlı padişahlarının yaptırdığı camilere verilen ve fetih camisi olarak bilinen Selatin Cami sınıfına koydu.

Beklenen oldu Türkiye resmen gri listede: AKP 80 yıllık itibar ve güvenilirliği tüketti

Okumaya devam et

Analiz

Yoksulluk zirvede Erdoğan hâlâ büyüme ile övünüyor

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında Türkiye ekonomisi dünyada 17’nci sırada yer aldığı G-20 ülkeleri sıralamasında 21’nci sıraya geriledi. Halkın alım gücünün düştüğü, yoksullaşmanın arttığı bir dönemde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Türkiye’nin yüzde 9 büyümesi ve ihracat rakamının artmasıyla övündü.

BOLD ANALİZ- AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Bölgesel Finans Konferansı’na video mesaj gönderdi. Koronavirüs sonrası küresel ölçekte bazı ekonomik sıkıntılar olduğunu vurgulayan  Erdoğan, yıl sonunda yüzde 9’luk büyüme öngördüklerini söyledi. Erdoğan, ihracatta da bir rekora imza atarak yıllık bazda 212 milyar doları geride bıraktıklarını kaydetti.

HEDEF İLK 10’DU ANCAK İLK 20’DEN DE ÇIKILDI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pembe tablolar çizdiği ekonomide gerçekler ise çok farklı. 1990 yılında dünyanın en büyük 20 ekonomisini temsil eden G20 Ligi’ne giren Türkiye, 17. sıraya kadar çıktığı bu ligden bu yıl itibariyle düştü. AKP’nin 2011 yılında açıkladığı ive 2023 yılında Türkiye’nin dünyanın ilk 10 büyük ekonomisinden birisi olacağını öne sürdüğü 2023 hedefleri de aksi yönde gerçekleşmiş oldu.

DOLAR YÜKSELİYOR, MAAŞLAR ERİYOR

TL’deki değer kaybı ve yüksek enflasyon halkın alım gücünü düşürüyor. Bu durum Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine de yansıdı. Asgari ücrette Türkiye Avrupa Birliği ülkeleri arasında son sıradaki Bulgaristan’ın da gerisine düştü. 1 Ocak itibariyle en yüksek brüt asgari ücret 2202 euro ile Lüksemburg’da olurken son sırayı 332 euroyla Bulgaristan aldı. Sene başında Türkiye’de 392 Euro olan brüt asgari ücret, kur artışlarıyla 329 Euro’ya kadar geriledi. Böylece Türkiye asgari ücrette AB’de son sıradaki Bulgaristan’ı da geride bıraktı.

11 YILDA HALKIN 100 LİRASININ 73 TL’Sİ GİTTİ

Artan kur ve enflasyon nedeniyle TL’nin alım gücü her geçen gün düşüyor. 2009 yılında dolaşıma sokulan 100 liranın alım gücü günümüzde 27 liraya kadar geriledi. 2009’da 100 lira ile 65 dolar, 2.5 gram altın alınırken bugün sadece 12 dolar alınabiliyor. 2009’da 100 lira ile 53 kg süt alınabilirken bu rakam şimdi 15 litrenin altına geriledi. 100 TL tedavüle sürüldüğünde 20 litre ayçiçek yağı alınabilirken bu rakam şimdi 7 litreye indi. O tarihte 8 kg beyaz peynirin alındığı 100 lira ile şimdi 3 kilo beyaz peynir alınabiliyor.

AKP DÖNEMİNDE YOKSULLUK ZİRVE YAPTI

AKP döneminde yoksullaşma da zirve yaptı. Açlık sınırının 3 bin lira, yoksulluk sınırının ise 10 bin lira olduğu günümüzde aylık geliri 10 bin liranın üzerinde olmayan 66 milyon kişi bulunuyor. Türkiye’deki artan yoksullaşmayı sosyal yardımlar da ortaya koyuyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de 1,3 milyar lira olan devletin yaptığı sosyal yardım miktarı 104 milyar liraya kadar çıktı. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2020 Faaliyet Raporu’na göre sosyal yardıma muhtaç hane sayısı bir yılda yüzde 102 artışla 6 milyon 630’a çıktı.

 

Erdoğan, Angola devlet başkanının olduğu toplantıda uyukladı

Okumaya devam et

Analiz

Bülent Arınç’ın ‘kodes’ fıkrası ve Erdoğan Rejimi’nin korku iklimi

Erdoğan rejiminin oluşturduğu korku iklimi AKP’nin kurucularından eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ı da etkiledi. Bir dönem Erdoğan’ın en yakınındaki isim olan Arınç, canlı yayındaki soruyu fıkra anlatıp “Beni kodese mi tıkacak mısınız?” diye yanıtladı. Arınç’a AKP trenine sonradan binen MKYK üyesi Şamil Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” tepkisi verdi.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de 15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuz tutuklamalar, 1 milyon 500 bine yakın hukuksuz soruşturmalara AKP’nin kurucusu Bülent Arınç, ilginç bir dille tepki gösterdi. Türkiye’deki hukuksuzlukları ve insan hakları ihlallerine dair açıklamaları sebebiyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çeken ve AKP’lilerin hedef tahtası haline gelen Arınç, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etmişti. Arınç, son açıklamasıyla yine gündem oldu.

SON AÇIKLAMALARI DA KAVGA ÇIKARDI

Konya’nın yerel televizyonu Kanal 42’deki “Yaşayan Hafıza” programına konuk olan Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la olan çalışmalarını konuşmak istemediğine dair esprili bir açıklama yapmıştı. “Yav sadede gel… Geleyim de beni kodese mi tıkacaksınız demiş adam…” diye biten bir fıkra anlatan Arınç AKP’yi karıştırdı.

BİR KISIM ÖRNEKLER İNSANLARI DİNDEN SOĞUTUYOR

AKP’ye eleştiriler yönelten Arınç, “Bir kısım örnekler insanları dinden soğutuyor, milliyetçilikten soğutuyor.” demişti. AKP’nin vicdanı olarak tanımlanan Arınç’ın bu sözleri Cumhur İttifakı’ndan rahatsızlığa neden oldu. AKP ve MHP’li vekiller Arınç’ın açıklamalarının iktidarı zor durumda bıraktığı endişesini dile getirdi.

CHP’NİN OYLARI ARTIYOR AÇIKLAMASI

Son seçim anketlerinde AKP’nin oyunun ciddi derecede düştüğüne dair tartışmalara, Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘anketlerle psikolojik operasyon yapılıyor’ sözleriyle katılmıştı. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra konuşan Bülent Arınç “CHP’nin oyları artıyor” diyerek Erdoğan’ı üstü kapalı yalanladı. Bu sözlerin Afrika gezisinde bulunan Erdoğan’ı kızdırdığı belirtildi.

İLK UYARI TAYYAR ÜZERİNDEN VERİLDİ

Arınç’a ilk uyarı AKP MKYK üyesi Şamil Tayyar üzerinden verildi. Tayyar, “Liderine güvenmiyorsan, konuşunca kodese tıkacağını düşünüyorsan AK Parti’de niye duruyorsun?” diye sordu. Tayyar’ın açıklamalarıyla Arınç’a gözdağı verildi. Konuşmaya devam ederse tutuklanacağı mesajı iletildi. Mesajı alan Arınç, daha önce olduğu gibi sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

KALEMİNİ PARA İÇİN SATAN BUKELEMUN

Tayyar’a tepki veren Arınç, “Bir kısım siyasetçiler de şerrinden çekindikleri isimleri başını ağrıtacak endişesiyle kendi çevrelerinde tutuyorlar. Bunun örneklerini her zaman örmek mümkün. Her devrin adamı ve her devrin kalıbına girme becerisini gösteren omurgasızlardan korkmam. Yetersiz nitelikleri sebebiyle siyasette ve toplumun gönlünde yer edemeyen bazılarının ismim üzerinden polemik yaratarak birilerine veya bazı makamlara yaranma çabası, beni doğru bildiklerimi ifade etmekten alıkoymaz. Birileri tarafından maaşa bağlanan siyasetçi tiplerden olmadığım gibi kalemini ve kelamını para için satan bukalemun tiplerden de olmadım.” diye belirtti.

Bülent Arınç’ın gözünü korkuttular: Beni kodese mi tıkacaksınız?

Okumaya devam et

Popular

Shares