Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Biraz daha gayret edin öldürmenize az kaldı

Kurul için Denizli Devlet Hastanesine götürülen Ayşe Özdoğan hakkında onkolog fikir beyan etmekten kaçındı. Kardeşi, uygun olmadığı için cezaevi yiyeceklerini dahi yiyemeyen Özdoğan için yetkililere isyan etti.

BOLD – Denizli’de 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, Yargıtay’ın 9 yıl 4 ay hapis cezasını onamasının ardından yeniden cezaevine girdi.

Hasta haliyle yeniden cezaevine götürülen Özdoğan hakkındaki kararın infazı toplumun çeşitli kesimleri tarafından ‘vicdansızlık’ olarak değerlendirildi.

İKİ GÜNDE 3 HASTANE DOLAŞTI

Özdoğan’ın dün rahatsızlığı nedeniyle cezaevi koşullarına daha fazla dayanamadığı ve hastaneye kaldırıldığı ortaya çıkmıştı.

Kız kardeşiyle görüşmek için dün Denizli T Tipi Cezaevi’ne giden Emine Erdem, kendisinin de avukatın da görüşemediğini söyledi. Cumartesi ve Pazar günü kardeşinin Acıpayam Devlet Hastanesine götürüldüğünü belirten Erdem, “Bugün de Denizli Devlet Hastanesine kaldırılmış. Bu durumdan emeği geçen herkes sorumlu” dedi.

BAHARATLI DİYE YEMEKLERİ YİYEMİYOR

Ayşe Özdoğan’ın yüzündeki yaranın hala kanadığı öğrenilirken, hasta kadının baharatlı olduğu için cezaevi yemekleri de yiyemediği ortaya çıktı.

Bugün avukatının Özdoğan ile görüşebildiğini söyleyen Emine Erdem, “İlk gün kalp ritim bozukluğundan hastaneye kaldırılmış. Yüzündeki yara sürekli kanıyor. 4 gündür yemekler baharatlı olduğu için yemek yiyemiyor. Kurul raporu için 2 gündür Denizli Devlet hastanesine götürülmüş” bilgilerini paylaştı.

Cezaevindeki durumu hakkında avukattan edindiği bazı bilgileri de paylaşan Erdem, “Denizli Devlet hastanesindeki onkolog fikir beyan edemem demiş. Yeniden Antalya’ya sevk etmeyi düşünüyorlarmış. Zaten bizim Antalya’dan alınan Cezaevinde kalamaz raporumuz var. Sürekli revirde kalıyor, ısıtmak için çarşaf sarıyorlarmış. Yüzü soğuktan sürekli şişiyormuş. Benim dayanacak halim kalmadı artık demiş. Hastane nezareti çok pis artık kendi kendime konuşmaya başladım demiş” dedi.

Erdem yetkililere, “Biraz daha gayret edin öldürmenize az kaldı” diyerek tepki gösterdi.

KADINCAĞIZI ELBİRLİĞİYLE ÖLDÜRECEKLER

Erdem’in paylaştığı bilgileri alıntılayan Ankara Barosu avukatlarından Mesut Can Tarım, “Ayşe Özdoğan kalp ritimsizliği ve gözünün altındaki kanama neticesinde hastaneye kaldırmış. Kurul raporu almak için sevk edildiği Denizli’deki hastane rapor yazamamış. Antalya’ya sevk edilmesi gerekecek Üşüyor ve soğuk revirde çarşafla ısınıyor Kadıncağızı elbirliğiyle öldürecekler” diye yazdı.

Hastane hastane dolaştırılan kanserli mahkum Ayşe Özdoğan yeniden cezaevinde

 

Gündem

Mağdur avukatları konuştu: Ankara TEM’deki işkence iddiaları doğru

Gülen Hareketi mensuplarına yönelik operasyonda gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşen İnsan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu, işkence iddialarının doğru olduğunu söyledi. Avukatlardan aldığı bilgileri paylaşan Gergerlioğlu, “İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış” dedi.

BOLD – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülen Hareketi mensuplarına yönelik “yeniden yapılanma” soruşturması kapsamında gözaltına alınan O.C. isimli bir şahsa işken yapıldığı iddia ediliyor.

Şüpheli O.C., işkence altında verdiği ifadesinde itirafçı oldu. O.C.nin ağır işkence altında ismini verdiği 300 kişiye çeşitli illerde operasyon yapıldı.

Bu kişilerin gözaltına alındığı bilgisini paylaşan avukat Ömer Turan sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Bu kapsamda onlarca kişi ülkenin değişik kentlerinde göz altına alınarak Ankara TEM de toplanmıştır. Bu kişiler arasında eşi müebbet yemiş ev hanımı asker eşlerinden kapatılan polis akademisi öğrencilerine kadar çok geniş bir yelpazede her yaş ve meslek grubundan kişiler bulunmaktadır” dedi.

İDDİALAR DOĞRU

İddiaları araştıran insan hakları aktivisti Salih Gergerlioğlu iddiaların doğru olduğunu söyledi.

İşkence mağdurlarının avukatlarıyla görüşen Gergerlioğlu, “Ankara TEM’de gözaltında tutulan 2 kişiyle görüşen bir avukatın bana dediklerini aynen aktarıyorum: ‘Konuştuğum kişilerden biri onu çırılçıplak soyduklarını, vücuduna soğuk su tuttuklarını ve şişeyle tehdit ettiklerini söyledi'” ifadelerini kullandı.

O.C’nin işkence altında verdiği 300 isimden henüz birkaçının gözaltına alındığını söyleyen Gergerlioğlu, avukatlardan aldığı bilgileri paylaşmaya devam etti.

Bir diğer paylaşımda Gergerlioğlu şu ifadeleri kullandı: “Bir diğeriyse kendisine tokat attıklarını ifade etti. İtirafçı, 300 kişinin ismini vermiş. Ancak gözaltında 4 kişi bulunuyor. İşkence nezarethanede değil, ifade alınan bölümde yapılıyor. İşkence yapılan kişilere, isim vermeleri yönünde baskı yapılmış.”

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Gündem

15 Temmuzcu başkanın tehditleri bedava değilmiş: 500 milyonluk 48 ihale

Sezen Aksu üzerinden AKP ve Erdoğan muhaliflerini “Beyinlerine sıkacağız, kafalarını ezeceğiz” diyerek tehdit eden 15 Temmuz Gazileri Platformu Erol Bulut’un ortağı olduğu şirketle kamudan 500 milyon TL’lik 48 ihale aldığı ortaya çıktı

BOLD – Sanatçı Sezen Aksu, 2017 yılında Selçuk Gaga ile yazdığı ‘Şahane bir şey yaşamak’ adlı şarkının sözleri nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hedefi oldu.

Camide kadın sanatçı için “Dillerini koparacağız” diyen Erdoğan’ın ardından AKP’ye yakın derneklerde Aksu aleyhine harekete geçti.

15 Temmuz Gazileri Platformu üyeleri de adliyeye giderek Sezen Aksu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusundan çok platform başkanı Erol Bulut’un adliye önünde yaptığı açıklama konuşuldu.

Sezen Aksu’yu şeytanın yolundan gitmekle suçlayan Bulut, “İçişleri Bakanımızın dediği gibi beyinlerine sıkacağız, kafalarına ve inlerinde hepsini ezeceğiz. Dağda Kandil’i PKK’yı nasıl eziyorsak şu anda onları savunanlara da bunu buradan bir kez daha söylemek istiyorum. Herkes aklını başına alsın” dedi.

YARIM MİLYARLIK İHALE

Bulut’un bu tehditleri bedavaya savurmadığı ortaya çıktı. İhale sicili ortaya çıkan Bulut’un Mavi Yeşil Turizm Gıda İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şirketi’nin yüzde 50 ortağı olduğu ve AKP’li belediyelerden çok sayıda ihale aldığı öğrenildi.

Bulut’un son 4 yılda, çoğu AKP’li belediyeler olmak üzere çeşitli kamu kurumlarından aldığı 48 ihale ile 500 milyon TL kazandığı ortaya çıktı.

15 Temmuz derneklerinden tehdit: Herkes aklını başına alsın

Okumaya devam et

Analiz

İki başlı İstanbul’da kar kavgası: Erdoğan mı İmamoğlu mu sınıfta kaldı?

23 Haziran seçimi sonrası İmamoğlu’nun İBB koltuğuna oturması ve İstanbul’u muhalefetin adayına bırakmak istemeyen Erdoğan yüzünden kentte iki başlılık hakim. Muhalefet ve iktidarın kavgası kar mücadelesinde de kendini gösterdi. Fırtınalı gece hükumetin sorumluluğundaki otoyol ve havalimanı projelerinde ağır sıkıntılar yaşanırken, kent içinde önemli bir aksama yaşanmadı.

BOLD – İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun seçim zaferinin ardından AKP, kenti muhalefetin adayının eline bırakmadı.

Kanal İstanbul gibi bazı projelerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devre dışı bırakıldı.

Tamamlanan metro projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından İBB’ye devredilmedi. İstanbul’daki metroları bazıları İBB logosuyla çalışırken bazıları da bakanlığın logosunu taşıyor. Bakanlığın metroları devretmemek için şirket kurduğu ve İBB’den yüksek ücretli personel transferi gerçekleştirdiği iddia ediliyor.

KAR KAVGASI

İstanbul’a yağan ,kar iktidar partisi AKP ile CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bir kez daha karşı karşıya getirdi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Sosyal medyada ise tam bir bilgi kirliği yaşandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun balıkçı restoranında oldu iddiası ortaya atıldı.

KAYBETME HAZIMSIZLIĞI

İddialar için İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu.

Bu zamana kadar, devletimiz, ilçe belediyelerimizle koordineli çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Binlerce çalışanımızın emekleri ortadayken, 19 saatlik mesaide, 1 saatlik yemek molamın neden gündem yapılmaya çalışıldığı malumdur. Milletimiz bu hazımsızlığı iyi bilmektedir” dedi.

İBB’nin sorumluluk alanlarından biri olan D 100 karayolu, dün resmen kilitlendi. Vatandaşlar araçlarını yolda bırakarak evlerine gitmek zorunda kaldı.

İBB Başkanı İmamoğlu ise 39 ilçe ile koordineli şekilde tam kapasite çalışmalar yapıldığını açıkladı.

Vatandaşları özellik metro ve metrobüs kullanmayı tavsiye eden İmamoğlu, “Gerektiği yere vinç, gerektiği yere kurtarma ekibi, gerektiği yere farklı makinalarımızla takviye, destek ve sorumluluğumuzu yerine getirmeye gayret ediyoruz” dedi.

Metrobüs ve metro ulaşımında herhangi bir sorun yaşanmadı.

KARAYOLLARININ SORUMLULUNDAKİ YOL 17 SAAT KAPANDI

Bakanlığa bağlı karayollarının sorumluluğunda olan Kuzey Marmara Otoyolu Yassıören mevkiinde dün öğle saatlerinde yaklaşık 30 aracın karıştığı zincirleme kaza nedeniyle yol trafiğe kapanmıştı. Etkisini arttıran ve gece boyunca devam eden kar yağışı, bölgeye çok sayıda aracın mahsur kalmasına neden olmuştu.

Ekiplerin gece boyunca yaptığı çalışmalar sonucunda yol yaklaşık 17 saat sonra kontrollü olarak trafiğe açıldı.

HAVALİMANINDA UÇUŞLAR İPTAL

29 Ekim 2018’de hizmete giren Yeni İstanbul Havalimanı, iktidar ile muhalefetin keskin şekilde ayrıştığı konulardan biri.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3. pistin hizmete girişi sırasında, “İnşaat süresinden kapasitesine kadar gerçek anlamda dünya çapında bir şaheser olan bu havalimanımız, Türkiye’nin 2023 hedeflerinin sembollerinden biridir” dedi.

Muhalefet ise konumu yüzünden projeye karşı çıkıyordu. Havalimanında hemen her fırtınalı havada hizmetler aksıyor. Dün de öyle oldu.

OTEL İSTEYEN TURİSTE POLİS GÖNDERDİLER

Karlı hava yüzünden uçuşlar bu gece yarısına kadar durmuş durumda. 2 gündür kapalı olan havalimanında yerli ve yabancı turistler İstanbul’da mahsur kaldı. Konaklama ihtiyacı ise en önemli sorun oldu. Özellikle yabancı turistler mağduriyetleri nedeniyle otel ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti.

İstanbul Havalimanı’nda mahsur kalan turistler “We need hotel” (Otele ihtiyacımız var) sloganları attı. Turistlerin protestosu nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda ilginç anlar yaşandı.

Sosyal medyada İstanbul Havalimanı’ndaki polislerin çevik kuvvet olduğu iddia edildi. Havalimanı yetkilileri pasaport polisi olduklarını belirtti. Gerçek Gündem’e konuşan İGA yetkilileri, mahsur kalanların karşısına çıkartılan fotoğraftaki polislerin çevik kuvvet polisi değil pasaport polisi olduğunu teyit ettiler.

BAKANLAR ATATÜRK HAVALİMANI SAYESİNDE GELEBİLDİ

Türkiye’deki çoğu otoyolda insanlar yolda kalırken, Erdoğan’ın sadece İstanbul’a 3 bakanını göndererek İmamoğlu’nu yetersiz göstermeye çalıştığı iddia ediliyor. Duruma gazeteci Serhan Asker, “Dünyanın kıskandığı İstanbul Havalimanı 2 gündür kapalı.. 2-Onlarca kent yolu kapalı.. 3- İstanbul’da ana yollar açık.. 4-İki bakan kapalı Atatürk Havalimanı sayesinde İstanbul’da.. Ama tüm olumsuzlukların sorumlusu Ekrem İmamoğlu…Bir de yazın balıkçıya gitmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ankara’nın göbeğinde özel ekiple işkence: İşkenceci ekipte tanıdık isim

Okumaya devam et

Popular

Shares