Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

ABD’den gelip teslim olan ByLock’un sahibi Keynes’in avukatı: Etkin pişmanlık işe yaramıyor

AİHM’nin ByLock’un tutuklamaya yeterli delil olmadığına karar vermesi sonrası haziran ayında ABD’den gelip Türkiye’ye teslim olan programın sahibi David Keynes’in tutukluluk halinin devamına karar verildi. Dün ilk mahkemesine çıkan Keynes’in avukatı Abdurrahman Bayramoğlu, “Etkin pişmanlık bir işe yaramıyor” dedi.

BOLD – ByLock’un lisans sahibi David Keynes’in tahliye talebi reddedildi. Keynes’in avukatı Abdurrahman Bayramoğlu, müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına tepki gösterdi.

MAHKEME TUTUKLULUĞUNUN DEVAMINA KARAR VERDİ

ABD vatandaşı olduktan sonra Alpaslan Demir olan ismini değiştiren ByLock’un lisans sahibi olduğunu kabul eden David Keynes’in yargılandığı davada, tutukluluk halinin devamına karar verildi. İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık David Keynes ve avukatı katıldı. Sanık Keynes’in savunmasının ardından söz alan avukatı Abdurrahman Bayramoğlu, müvekkilinin tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, kuvvetli suç şüphesi, kaçma kuşkusu nedenleriyle sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.

KEYNES İFADESİNDE İSİMLER VERDİ

Duruşma sonrası açıklama yapan Keynes’in avukatı Abdurrahman Bayramoğlu, tutukluluk devam kararına tepki göstererek, “Türkiye’de artık görülüyor ki etkin pişmanlık hükümleri hiçbir işe yaramıyor. İstediklerine uyguluyorlar, istemediklerine uygulamıyorlar. ABD’den kalkıp kendi isteğiyle Türkiye’ye gelen adam tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Müvekkil ifadelerinde isimler verdi” dedi.

BUNDAN SONRA HER ŞEY AÇIK

Mahkeme heyetine tepki gösteren Bayramoğlu, “İstediklerini yazıyorlar, istemediklerini yazmıyorlar. Artık böyle demek ki. Duruşmanın kapalı yapılmasını istemiştim. Onların da bizim gibi düşündüklerini zannettim. Bundan sonra her şey açık” dedi.

AİHM: BYLOCK DELİL DEĞİL

AİHM’nin ByLock’un tutuklamaya yeterli delil olmadığına karar vermesi sonrası programın sahibi David Keynes ilginç bir şekilde bulunduğu ABD’den İstanbul’a gelip tutuklandığı ortaya çıktı. AKP hükumetinin AİHM’nin kararıyla hukuken delil niteliği sorgulanan ByLock’un itibarını kurtarmak, programın özellikle Gülen Hareketi tarafından kullanıldığı iddiasında bulunmak ve milyonlarca euroluk tazminattan kurtulmak için böyle bir adım attığı öne sürüldü.

95 BİN TUTUKLAMAYA GEREKÇE YAPILDI

15 Temmuz sonrasında MİT tarafından oluşturulan ve emniyet aracılığı ile mahkemelere yollanan Bylock listeleri ile 95 bin kişi tutuklandı. Bylock nedeniyle ceza alan Tekin Akgün başvurusuyla Türkiye’nin AİHM’de mahkum edildi. AİHM ByLock’un tek başına tutuklamaya yeterli delil olmadığına karar verip Türkiye’yi 12 bin euro tazminata mahkum etti. 100 bine yakın Bylock mağduruna Türkiye’nin 1 milyar euro gibi bir tazminat ödemesi gerekecek.

 

AİHM’den gelecek milyonlarca euroluk cezalardan korkan hükumet Keynes kartını sürdü

Gündem

Beklenen istifa gerçekleşti, Lütfi Elvan görevi bıraktı

Geçen yıl kasım ayında sosyal medya hesabı üzerinden istifa eden, iki gün sonra Saray’dan “affını istediği” şeklinde açıklama yapılan eski Hazine ve Maliye Bakanı damat Berat Albayrak’ın yerine atanan Lütfi Elvan da bakanlıktan ayrıldı.

BOLD – Ankara kulislerinde uzun süredir istifa edeceği konuşulan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan bakanlık görevinden ayrıldı. Elvan’ın görevden affını istediği ve bunun da kabul edildiğine dair karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

DAMAT ALBAYRAK’A YAKINLIĞI İLE BİLİNİYOR

Bir süredir ekonomi politikalarından rahatsız olan Hazine ve Maliye Bakanı Elvan görevinden istifa etti. Yerine ise damat Albayrak’a yakınlığı ile bilinen yardımcısı Nureddin Nebati getirildi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Resmi Gazete’deki Erdoğan imzalı atama kararında “Görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan’dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddit Nebati, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri gereğince atanmıştır” ifadelerine yer verildi. Nebati, Lütfi Elvan’ın TCMB’nin faiz indirme kararları karşısında sessizliğini koruduğu dönemde yaptığı yorumlarla ön plana çıkmıştı.

 

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Gündem

Son 10 yılda adli kontrollü çocuk sayısı 20 kat arttı

Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar yüzlerle ifade edilen adli kontrolle serbest çocuk sayısı, 2019 yılında neredeyse 20 bin oldu.  Adli kontrolün tutuklamaya alternatif bir tedbirden çok yeni bir cezalandırma şekli olduğu konuşuluyor.

BOLD – Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı’nın açıkladığı verilere göre, adli kontrol ile serbestlik kapsamındaki çocuk sayısında yaşanan artış dikkat çekiyor.

Bianet’ten Münker Odabaş’ın haberine göre, 2010 yılında adli kontrol ile serbestlik kapsamında bulunan çocuk sayısı sadece 946. 2019 yılına gelindiğinde bu sayı 20 bine yaklaştı. Pandemiyle birlikte bu sayı kısmen düşüş sağlasa da uzun vadede kalıcı ve sağlıklı çözümler gerekiyor.

Denetimli serbestlik türleri içerisinde yer alan ve belli gün ve saatlerde en yakın kolluk kuvvetine imza vermeyi içeren adli kontrol ile serbestlik son yıllarda giderek artıyor.

YENİ CEZALANDIRMA ŞEKLİ

Tutukluluğa alternatif tedbirlerin başında gelen denetimli serbestlik uygulaması, kimi zaman amacının dışında kullanılarak daha fazla kişinin ceza infaz sistemine dahil olmasına neden olabiliyor.

Yaşanan artışın adli kontrol ile serbestliğin alternatif bir tedbirden çok yeni bir cezalandırma şekli olduğu yorumları yapılıyor.

TUTUKLU ÇOCUK SAYISI

Öte yandan, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 31 Ekim 2021 tarihli verilerine göre, hapishanelerde 566’sı hükümlü olmak üzere toplamda bin 913 çocuk mahpus ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin verilerine göre ise 345 bebek de anneleriyle birlikte hapishanede bulunuyor.

Adaylık çıkışı yapan Bülent Arınç Saray’a çağrıldı

Okumaya devam et

Gündem

Dedeağaç’ta mahsur kalanlardan sevindiren haber

Erdoğan rejiminin baskısından kurtulmak için umut yolculuğuna çıkan ve bugün Dedeağaç’ta mahsur kalan 17 kişi için sığınma işlemlerinin başladığı öğrenildi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın insan hakları ihlallerinden kaçan 17 kişi bugün Yunanistan tarafında mahsur kaldı. Aralarında 5’i çocuk ve 4 kadının bulunduğu 17 kişi Meriç Nehri’nin kenarından dünyaya yardım çağrısında bulundu.

Çektikleri videoyla insani yardım çağrısında bulunan Türkiye’den gelen göçmenler, bebeklerin soğuktan donmak üzere olduklarını duyurdu. Susuzluk, zorlu arazi ile soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemediklerini belirten göçmenler, “Sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz.” diyor.

SOĞUKTA BEBEKLERİN AĞLAMA SESLERİ

Videoya konuşan kadın bir göçmen, “Hayatımız büyük tehlikede. Küçük çocuklarımız da var yanımızda. Bu noktada biran evvel insani yardım istiyoruz” dedi. Konuşma sırasında etraftaki bebeklerin ağlama sesleri videoya girdi.

ERDOĞAN’DAN KAÇIYORUZ, SİYASİ SIĞINMA İSTİYORUZ

Yalçın Toker ismindeki bir göçmen ise İngilizce olarak çektiği videoda dünyaya yardım çağrısında bulundu. Yunanistan tarafından bulunduklarını belirten Toker, “Meriç Nehri’ni geçtik ve 01 Aralık itibariyle Yunanistan tarafında bekliyoruz. Toplam 17 kişi (5 çocuk ve bebek, 4 kadın ve 8 erkek). Ne yazık ki susuzluk, zorlu arazi ve soğuk hava nedeniyle çocuklar ve bebeklerle hareket edemiyoruz. Diktatör Erdoğan’dan umutsuzca kaçıyoruz. Siyasi sığınma başvurusunda bulunmak istiyoruz. Nazik ve umutsuzca acil yardıma ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Akşam saatlerinde mahsur kalan hakkında olumlu haberler gelmeye başladı. Gazeteci Bedrettin Uğur, mahsur kalan 17 kişinin güvenli bir bölgeye alındığını duyurdu.

Uğur paylaşımında, “Mahsur kalan 17 mülteci Yunanistan Feres Karakolunda. İki avukat ve bir uluslararası raportör güvende olduklarını açıkladı. Deport edilmeyecekler. Sığınma için resmi işlemleri başladı” dedi.

Meriç’i geçip mahsur kalan 17 kişi donmamak için acil yardım istedi

Okumaya devam et

Popular

Shares