Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Akın İpek skandal karardaki hataları madde madde sıraladı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Hasan Bakırcı imzalı ‘Hak ihlali yok’ kararını sosyal medya hesabından değerlendiren iş insanı Akın İpek, karadaki fiziki hataları tek tek sıraladı.

BOLD – Türkiye’de bütün mal varlığına el konulan iş insanı Akın İpek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Hasan Bakırcı imzalı ‘Hak ihlali yok’ kararını sosyal medya hesabından değerlendirdi. Karadaki fiziki hataları tek tek sıralayan İpek, “AİHM, insan hakları sözleşmesine imza atmış ülkelerin tüm vatandaşlarına ait bir kurumdur… Hiç kimsenin, bu saygın kurumun itibarına leke düşürecek işler yapması kabul edilemez. Bu sorumluluk en başta AİHM Başkanlığına ve denetim organlarına aittir” dedi.

Koza İpek grubu ve ailesi hakkında, kaynağı belirsiz, kara para veya harcandığına dair bir tespit olmadığını söyleyen İpek, “Zaten bu konuda savcılığın da bir iddiası yok. Dava dosyasında da böyle bir karar yok. KHK’lar ile işlendiği tarihte suç olmayan, tamamen yasal faaliyetler suç sayılarak müsadere ve mahkumiyet kararları verildi. Bunun, hukukun tüm temel kurallarına aykırı olduğunu söylemek dahi, abesle iştigaldir” dedi.

İpek, karardaki fiziki hataları şöyle sıraladı:

1) Koza İpek grubu ve ailesi hakkında, kaynağı belirsiz, kara para veya harcandığı yer şüpheli ve benzer, mali suç sayılabilecek tek bir tespit dahi olmadı. Zaten bu konuda savcılığın da bir iddiası yok. Dava dosyasında da böyle bir karar yok.

2) Ankara başsavcılığının yaptığı; ‘Baskında Koza Genel merkezinde fiziki Altın bulundu’ açılaması, bilirkişi raporunda yok, tam tersine, bulunmadığı el koyma tutanaklarında açıkça görülüyor.

3) Mahkeme tarafından kayyımın kaldırıldığı şirketler; Koza İpek grup şirketi olmadığı sebebi ile kaldırılmış şirketlerdir.

4) ‘Bilir kişi Çomaklı ‘sadece twit paylaşmadı, yargılanmış olduğu dolandırıcılık davasında mahkum oldu. Bilirkişi Çomaklı’nın raporunun gerçekleri yansıtmadığı, tamamen uydurma olduğunu da, ben iddia etmiyorum. 04 05 2016 tarihli kapsamlı MASAK raporu ile belgelendi, ispatlandı.

5) İnceleme sonuçlarına göre hiç bir suç unsuru bulunamadı. Müsadere talebi için gerekçe olarak sadece KHK var. Üstelik KHK ile zaten kapalı olan Medya ve Üniversite müsadere edildi.

6) Koza İpek Dosyasında gizlilik kararı vardı. Hiç bir bilgi ve belgeye, dava açılana kadar ulaşma ve cevap verme imkanımız olmadı. Ulaşma imkanımızın olduğu doğru değil.

7) Kayyımlar becerilerine göre atanmadı, Gerek medya, gerekse diğer şirketlerimize atanan kayyımların kimler olduğu hem dava dosyasında hem de açık kaynaklarda var.

8) Bilir kişi taleplerimiz gerekçesiz reddedildiği gibi, Ankara adliyesi resmi bilirkişi mütalaası dikkate alınmadı. Uluslararası PWC ve yeminli mali müşavirler gibi bizimle birlikte yasal sorumluluğu olan kurumların da raporları dikkate alınmadı. Tamamen görmezden gelindi.

9) KHK’lar, hiç bir rapor veya gerekçeye dayanmıyor. Tam tersine 04 05 2016 yılında; Kayyım atanmasından yaklaşık bir yıl sonra MASAK tarafından aklanmasına rağmen İpek Medya ve Üniversite hakkında müsadere kararı verildi. Tüm şirketler aklanmış olmasına TMSF ye devir edildi.

AİHM in yaptığı bu hatanın düzeltilmesi lazım;

Bize KHK ile kayyım atanmadı. 2015 de, sahte olduğu 2016 da MASAK tarafından ispatlanan bir raporla kayyım atandı. Bizi de aklayan bu MASAK raporu bizden gizlendi. Başka bir MASAK inceleme raporu yok.

10) MASAK inceleme raporlarında teröre finansman sayılabilecek tek bir husus dahi tespit edilmemiştir. 2014 yılında, MASAK, bir inceleme raporu da vermemiştir.

11) Sulh ceza mahkemelerinin hukuka uygun, tarafsız ve bağımsız olduğu doğru değil. Bu konudaki Venedik Komisyonu ve AB raporlarında yeteri kadar açık tespitler var. Adil yargılanma konusunda Koza İpek grubu ve ailesi şüphesiz bir istisna değildir.

12) MASAK’ın ortaya koyduğu, aleyhimizde olabilecek tek bir tane dahi somut unsur yok. Tam tersine; Açıkça bizi aklayan inceleme sonuçları var.

13) Koza İpek grubunda veya İpek ailesinde, yasa dışı tek bir Dolar dahi olmadı ortaya çıktı. Zaten bu konuda yargılanmıyoruz. Hakkımızda böyle bir suçlama dahi yok.

14) Medya şirketlerimiz ise KHK ile kapatılmadı. 2016 yılında kayyımlar tarafından kapatılmıştı. KHK ile zaten kapalı olan kurumlar müsadere edildi.

15) KHK’lar ile işlendiği tarihte suç olmayan, tamamen yasal faaliyetler suç sayılarak müsadere ve mahkumiyet kararları verildi. Bunun, hukukun tüm temel kurallarına aykırı olduğunu söylemek dahi, abesle iştigaldir.

16) AİHM’in Hasan Bakırcı imzalı kararında, AİHM e MASAK raporlarından sadece belli ve kısa bölümleri verdiğimiz ifade ediliyor. Bu da kesinlikle doğru değil. Tüm raporlar ekte ve tam olarak mevcuttu.”

Beklenen oldu Türkiye resmen gri listede: AKP 80 yıllık itibar ve güvenilirliği tüketti

Gündem

Cavit Çağlar, “Türkiye Rusya savaşını ben engelledim” dedi, detay vermekten kaçındı

Daha önce Türkiye ile Rusya arasında uçak krizini çözerek 15 Temmuz’un farklı bir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu açıklayan Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Çağlar, Türkiye-Rusya savaşını kendisinin engellediğini öne sürdü.

BOLD – Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizine ilişkin Cavit Çağlar’dan ilginç bir açıklama daha geldi. Olası bir savaşı kendisinin engellediğini iddia eden Çağlar, detay vermekten kaçındı.

RUSYA-TÜRKİYE ARASINDA ARABULUCULUK YAPTI

Rusya’ya ait SU-24 uçağı, Türk F-16’ları tarafından 24 Kasım 2015’te Suriye sınırını ihlal ettiği gerekçesiyle düşürüldü. Ankara-Moskova hattında çıkan krize arabuluculuk yapan eski devlet bakanı Cavit Çağlar, bu konuda Independent Türkçe’den Can Bursalı’ya konuştu. Çağlar, kriz süresince AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in söylediklerini birbirlerine ilettiklerini ifade etti.

DETAY VERMEKTEN KAÇINDI

Çağlar, “(Hulusi Akar ile) iyi bir dostluğumuz var. O albayken, İsmail Hakkı Karadayı’nın özel kalem müdürü idi. Ta o günden beri bir dostluğumuz vardı. O bana ‘Durum çok kötü, her an kapışabiliriz’ dedi. Ben de ‘Çözeriz’ dedim. ‘Nasıl çözeceksin?’ dedi. Sonra Rusya’ya gittim. Neyse, daha fazla girmek istemiyorum o konulara. Hulusi Akar eski bir dostum benim. Rusya’da da çok dostum var. Ben dostluğa çok önem veririm” dedi.

15 TEMMUZ’UN AKIBETİ ÇOK FARKLI OLABİLİRDİ

15 Temmuz gecesi ile ilgili Rusya’nın rolü hala tartışılırken, Çağlar bu konuda Saray’a yakın gazeteci Nagehan Alçı’ya 8 Kasım 2017’de şu açıklamayı yapmıştı: “Putin ve Sayın Cumhurbaşkanı’mız olmasaydı uçak krizi aşılamazdı ve 15 Temmuz’un akıbeti çok farklı olabilirdi:”

PUTİN, DOSTLUK NİŞANI VERDİ

İki ülke arasındaki ilişkiler 24 Kasım 2015’te Türkiye-Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesiyle kopma noktasına gelmiş, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ambargo sonucu ticaret ve turizm alanlarında sıkıntılı bir döneme girilmişti. Bu süreçte Türkiye ile Rusya arasında arabuluculuk yapan Çağlar’a 2017 yılında Rusya Devlet Başkanı Putin dostluk nişanı vermişti.

Gazeteci Gültekin: İktidar yüzde 21’lik oyu yüzde 51 yaparsa muhalefet ne yapacak

Okumaya devam et

Gündem

Yardım bahanesiyle Haluk Levent’i de dolandırdılar

Ahbap Derneği ile ihtiyaç sahiplerine yardıma koşan sanatçı Haluk Levent’i dolandırdılar. Yasin isminde bir kişinin yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Haluk Levent, “Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan.” dedi.

BOLD – Konuyu sosyal medya hesabından paylaşan Haluk Levent, “Melis’in fizik tedavisine ömür boyu destek olacaktı. Ben de ona canlı yayında şarkı yazmıştım. İkinci hafta bir yardımda daha bulundu. Şimdi Yasin ortada yok. Kandırmış hepimizi. 150 bin ödeme bekleyen çocuklar perişan. Kandırmış hepimizi” diye yazdı.

YAHU YASİN BULA BULA BİZİ Mİ BULDUN?

Yasin’e tepki gösteren Levent, “Bu twiti atmamak için 1 hafta bekledim. “Belki başına bela gelmiştir zora düşmüştür” diye. Fakat ekibimize verdiği cevaplardan anladık ki bu paralar çocuklara gönderilmeyecek. Ankarada verdiği adres sahte. Yahu Yasin! TV’ye canlı bağlanma hevesin var da bula bula bizi mi buldun?” dedi.

BAŞKA BİR YARDIMSEVER DEVREYE GİRDİ

Mağdur olan çocuklar için Ahbap aracılığıyla birçok aileye destek olan Can K. isimli yardımseverin devreye girdiğini kaydeden “Abi ailelerin tüm sıkıntılarını Pazartesi günü çözüyorum 150 bin TL’yi ailelerin hesabına yatırıyorum ” dedi. Cansın Can! Çok çok teşekkür ediyoruz.” paylaşımı yaptı.

Okumaya devam et

Gündem

Üç çocuk çaldıkları otomobille 900 km yol gitti

Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan üç çocuk, galeriden çaldıkları otomobille İstanbul’a kadar gitti. Arabayla 900 kilometre yolculuk yapan çocuklar polisin plaka takibinde yakalanabildi.

BOLD – Ordu’da, yaşları 15, 13 ve 12 olan 3 çocuk, 28 Kasım’da galeriden otomobil çaldı. İlk olarak iş yeri önündeki aracı çalan çocuklar, 8 kilometre gezdikten sonra tekrar galeriye gelip aracı yol kenarına bıraktı. Ardından iş yeri önündeki başka otomobili alarak uzaklaşan çocukların galeriye girmesi ve araçları çalıştırdığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

3 KİŞİLİK POLİS EKİBİ KURULDU

Çocuklar otomobili alarak, 900 kilometre mesafe yol kat edip İstanbul’a geldi. Ordu emniyeti tarafından görevli 3 kişilik özel ekip, yaşı küçük 3 çocuğa yönelik çalışma başlattı. Çocukların kullandıkları otomobilin kural ihlali yaparak İstanbul’a kadar geldiği tespit edildi. Plaka Takip Sistemine (PTS) yakalanan 3 çocuğun çaldıkları otomobille 30 Kasım’da Mahmutbey gişeler Basınekspres yolunda oldukları belirlendi.

ÇOCUKLARIN SUÇ KAYDI ÇIKTI

İstanbul ve Ordu emniyet müdürlüklerinin yaptığı çalışma sonucu S.Ö., A.T. ve E.K., Zeytinburnu’nda bir adreste yakalanırken, galeriden çaldıkları otomobil ise Bağcılar’da bulundu.

Gözaltına alınan 15 yaşındaki çocuğun 8 suç kaydı, 12 yaşındaki çocuğun 21 suç kaydı, 13 yaşındaki çocuğun ise 68 suç kaydı olduğu ortaya çıktı

 

Okumaya devam et

Popular

Shares