Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Altı ay önce kanserden ölen KHK’lı öğretmen görevine iade edildi

32 yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra 2017’de ihraç edilen ve mayıs ayında hayatını kaybeden Atilla Yalçıntaş görevine mezarda iade edildi.

BOLD – İhraç edildikten sonra kolon kanserine yakalanan Atilla Yalçıntaş, OHAL Komisyonu tarafından öldükten sonra görevine iade edildi. 7 Eylül İlköğretim Okulu’nda uzun yıllar öğrenci yetiştiren Yalçıntaş’ın eşi Munise Yalçıntaş’ı arayan memur, “Başınız sağolsun, eşiniz görevine iade edildi.” dedi.

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde 25 yıl boyunca sınıf öğretmenliği yapan Atilla Yalçıntaş, 2017 yılında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevden uzaklaştırıldı. Yaşadığı stresli günlerin de etkisiyle kanser hastalığına yakalanan Yalçıntaş, 2021 Mayıs’ında hayatını kaybetti. 23 Kasım’da ise aileyi şoke eden bir telefon geldi: “Başınız sağ olsun, eşiniz göreve iade edildi.”

“ÖRNEK BİR ÖĞRETMENDİ”

www.aydinhabeleri.com‘un haberine göre Atilla Yalçıntaş’ın eşi emekli öğretmen Munise Yalçıntaş, ihraç kararının ardından büyük sıkıntılar çektiklerini anlattı. Eşinin örnek bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyen Yalçıntaş “Ne rapor ne de izin alırdı… Okulu derleyip toparlayan bir öğretmen profilindeydi. Nöbeti olmasa bile sabah çocukları sıraya sokar, içeriye alır, akşam çıkışta çocukların başında dururdu. Okulunda mesleki anlamda, kişilik anlamında olumsuz tek kelime edecek kimseye rastlayamazdınız. Onunla aynı düşünsün düşünmesin, fikirleri uyuşsun uyuşmasın, herkes de aynı şeyi düşünürdü” şeklinde konuştu.

“İHRAÇ KARARINDAN SONRA EVE KAPANDI”

İhraç kararının kendilerinde şok etkisi yarattığını söyleyen Yalçıntaş, “Bu şoku uzun süre atlatamadık. Kabullenemedik. Çünkü hak edilmeyen bir şey yaşanıyordu. Onu tanıyan herkes suçsuz olduğuna emindi. Çok sağlıklı beslenen, çok düzenli hayatı olan biriydi. Eve kapandı. Mecbur kalmadığı sürece evden çıkmıyordu. Bizim daha fazla üzülmememiz için duygularını dışarıya yansıtmadı. Yaşadığı stresli durum kanser hastalığını da tetikledi. İhraçtan 1,5 yıl sonra kansere yakalandı. Daha 59 yaşındayken Mayıs 2021’de kaybettik.” diyerek duygularını ifade etti.

“GELEN TELEFON ACIMIZI DAHA DA ARTIRDI, ADETA SARSILDIK”

23 Kasım günü ise İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden gelen bir telefon ise yaralı aileyi daha da sarstı. Telefonda görüştüğü memur, Yalçıntaş’ı arayarak eşinin göreve iade edildiğini söyledi. Yalçıntaş, “Önce başınız sağ olsun deyip sonra göreve iade edildiğini söylediler. Gelen telefon acımız daha da arttırdı, adeta sarsıldık. Sevinemedik, üzüldük. İl Milli Eğitim Müdürlüğü daha önce Aydın’da böyle bir durumun yaşanmadığını, vefat emiş bir kişinin göreve iade edilip edilemeyeceğine dair yasal bir durum olmadığını, bakanlık ile görüşülüp bir stratejik plan yapıldıktan sonra bize bilgi vereceklerini söylediler.” dedi.

“EŞİMİ ŞİKAYET EDENLERLE ADALET ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ”

Manevi ve maddi olarak yıpranan aile ise süreci mahkemeye taşıyacak. Yalçıntaş ailesinin en çok merak etiği konu ise merhum Atilla Yalçıntaş’ın haksız yere görevden alınmasını sağlayan kişi ya da kişiler. Munise Yalçıntaş yargı yoluna gideceklerini belirterek “Asıl mücadelemiz şimdi başlıyor. Eşimi şikayet eden ve ölüme sürükleyen kişi ya da kişiler kimler? Suç işlediler ve cezalarını çekmeliler. Bu kişilerle er ya da geç muhakkak adalet önünde hesaplaşacağız. Bundan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

21 aydır tutuklu Yusuf Bekmezci’ye Aziz Nesin hikayesini yaşattılar: 60 sayfalık yakarış

Gündem

Erdoğan’ın botokslu ihale çetesi

Devletten aldıkları sınırsız ihaleler yüzünden muhalefetin 5’li çete adını taktığı, Erdoğan’ın gözde holding sahiplerinin botoks merkezlerinden çıkmadıkları iddia ediliyor.

BOLD – Odatv yazarı Hürrem Elmasçı, son yazısında estetiğe merak saran erkek iş insanlarını kaleme aldı. Elmasçı’nın isim isim yazdığı haberde Tayyip Erdoğan gözdesi iş insanları var.

İhale düşkünü 5’li çete üyelerinin neredeyse tamamı güzellik için bıçak altına yatmış. Türk Milletine ettiği küfür ile meşhur olan Mehmet Cengiz’in burnunu yaptırdığını söyleyen Elmasçı, kendisine bakıyor dediği Kalyon İnşaatın Sahibi Cemal Kalyoncu için de “Pek sosyaldir; o da göz kapaklarını aldırmış, bir de yüzünü gerdirmiş” ifadelerini kullandı.

Limak’ın sahibi Nihat Özdemir’in botoks merkezlerinden çıkmadığını söyleyen Elmasçı, MNG Holding’in sahibi Mehmet Nazif için ise “Adam, yüzünü gerdirdi; burun estetiği oldu, gözaltı torbalarını aldırdı, elmacık kemiklerine yağ enjekte ettirdi, bıyıkları kesti, üstüne bir de saç ektirdi” diye yazdı.

Hürrem Elmasçı’nın yazısı şöyle: “Ay çocuklar bu estetik merakı aldı başını gidiyor.

Artık gizlisi saklısı da kalmadı, yok “Fransız askısı”ydı, yok “örümcek tekniği”ydi filan…

Artık operasyonlar “Instagram” hesaplarında canlı paylaşılıyor ayol.

Eskidendi o, “aman kimse duymasın”lar filan.

Helal olsun derim, e zaten belli olacak ya kuzum, göz var nizam var değil mi, niye gizlenir ki?

Vallahi şahsen ben hiç karşı değilim, hafif dokunuşları severim.

Abartılmadığı sürece elbet…

Velâkin anlatacağım bu estetik yaptıran kişiler kadın değil; erkek!

Bunlar artist ya da şarkıcı filan da değil çocuklar…

Müteahhitler…

Şaşırdınız zaar…

Hiç şaşırmayın canım, e onlar da yıllara meydan okumak, şöyle aynanın karşısına geçtiğinde bir gülümsemek istemez mi?

YÜZ GERMELER, YANAK DOLGULAR

Genelde, saç ektiren erkekleri biliriz ya da diş protezleri, lakin iş öyle değil…

Mesela, Mehmet Nazif… MNG Holding’in sahibi. Serveti 1.60 milyar dolar civarı.

Ayol, bizim gelinden bilirim, estetik merkezine gittin mi öyle bir ufak dokunuşla çıkmak pek mümkün olmuyor.

“Aman şurayı da biraz gerelim”, “yanaklara az dolgu enjekte edelim”, “kaşı hafif kaldıralım” derken bir bakmışsınız bambaşka biri oluvermişsiniz…

Mehmet Bey’e de öyle oldu zannımca. İlk gidişi miydi neydi; geçen yıl filandı: Adam, yüzünü gerdirdi; burun estetiği oldu, gözaltı torbalarını aldırdı, elmacık kemiklerine yağ enjekte ettirdi, bıyıkları kesti, üstüne bir de saç ektirdi.

Yirmi yaş gençleşti vallahi!

Mesela, Mehmet Cengiz… Cengiz Holding’in kurucusu; Rizeli hani! Çaykur’un eski ve onursal başkanı…

Burun ameliyatı olmuş… Törpületmiş biraz anlayacağınız!

Mesela, Cemal Kalyoncu… Kendisi Kalyon Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Pek sosyaldir; o da göz kapaklarını aldırmış, bir de yüzünü gerdirmiş.

Adam kendine bakıyor ayol…

Bodrum Mandarin’deki evine kadın “pilates” eğitmeni getirtip pilates yapıyor o derece.

E, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur tabi.

Mesela… Nihat Özdemir… TFF Başkanı hani; serveti: 2,3 milyar dolar civarı.

Vallahi “botox merkezlerinden çıkmıyor” diyorlar, ben bilmem.

Güzel, güzel ama…

Kadını erkeği yok artık çocuklar…

Fakat çok dikkat etmeliler ve bilmeliler ki hakikaten alışkanlık yapıyor!

Başı var sonu yok yani!

Bir vakit sonra birbirine tıpa tıp benzeyen adamlar görmeyiz inşallah ne diyeyim…”

Fakirlikle boğuşan halkıyla dalga geçen iktidar

Okumaya devam et

Gündem

CHP: Erdoğan, Adnan Menderes’in kesip attığı tırnağı olamaz

Adnan Menderes’in siyasi ahlakını Erdoğan’ınkiyle karşılaştıran CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Erdoğan; Menderes’le kendini kıyaslayarak, Rahmetli Menderese büyük ayıp etmiştir. Erdoğan, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” dedi.

BOLD – CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK toplantısı sonrası kameralar karşısına geçti. Öztrak’ın gündeminde Aydın ziyareti yapan Erdoğan vardı. Öztrak, Erdoğan’ın kendisini Adnan Menderes ile karşılaştırdığını belirterek tepki gösterdi.

Menderes’in siyasi ahlakına atıfta bulunan Öztrak, “O Menderes ki, Kendisi Başbakanken, Ticarete atılmak isteyen oğluna, “Ticaret yaptığında alıp sattığın ben olurum. Ben Başbakan olduğum müddetçe, senin ticaret yapmana müsaade etmem” diyecek kadar, Hassas. Nüfuz ticaretine izin vermeyecek kadar, Ciddi bir devlet adamıydı” dedi.

TIRNAĞI OLAMAZ

Erdoğan’ın “Tüccar siyaset yapacağız” sözlerini hatırlatan Öztrak, “Elindeki bir yüzükle yola çıkıp, Yolda, evlatlarının aldığı gemilere, ‘Gemicik’ dedi. Rüşvetten aklanmayan bakan müsveddelerini, bu ülkenin büyükelçisi yaptı. Bugün de Milletin vergileriyle yapılan ve bakılan saraylarda yaşıyor. Erdoğan; Menderes’le kendini kıyaslayarak, Rahmetli Menderese büyük ayıp etmiştir. Erdoğan, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” diye konuştu.

APO’YA YARGIÇ CÜPPESİ

Erdoğan’ın her seçim öncesi Adnan Menderes ismini istismar ettiğinin altını çizen Öztrak, “Ama Erdoğan, Rahmetli Menderes’in aziz hatırasını istismara başladıysa, kefen ve demokrasi edebiyatına sarıldıysa, seçimin de eli, artık kulağındadır. Anlaşılan bu sefer seçimi kaybetme korkusu da zirvededir. Artık Erdoğan İmralı’daki terörist başına, yargıç cübbesi giydirecek kadar, işi ileri götürmeye cüret etmiştir” ifadelerini kullandı.

Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir zamanlar “Sayın” dediği terörist başını, Meşrulaştırmaya kalkacak kadar, kendini kaybetmiştir. Allah tez elden akıl ve izan versin. Anlaşılan İmralı’ya meşruiyet kazandırma girişimini, Derin bir sükût içinde izleyen, Küçük ortak da buna icazet vermiş. Sükût ikrardan gelir. Ne diyelim? Mitili bu defa nereye atacaklar? Milletimizle beraber görürüz. Erken seçimin ülkemizin, Milletimizin hayrına olduğunu, Uzun zamandır tekrarlıyoruz.”

Dini tartışmalardan AKP istediğini alıyor mu?

Okumaya devam et

Gündem

Mahkeme, Kavala’nın tutukluğuna devam dedi: Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi zor günler bekliyor

Mahkeme, Osman Kavala’yı yine tahliye etmedi. Bu kararla, hakkında Avrupa Konseyi’nde ‘ihlal prosedürü’ başlatılan Türkiye’nin AİHM’deki ve Konsey’deki durumu zora girdi. İki gün sonra AİHM’e sunulacak görüşün de kabul görmemesi durumunda Türkiye’ye Avrupa Konseyi’nden yaptırımlar gelecek.

BOLD – İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Çarşı-Gezi davasının üçüncü duruşmasında, 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi. Karar oy çokluğu ile alındı.

Yargıtay’ın bozduğu Çarşı Davası ile İstinaf Mahkemesi’nce bozulan Gezi Ana Davası’nın birleştirilmesinin ardından Osman Kavala’nın da arasında bulunduğu toplam 52 sanıklı davanın üçüncü duruşmasına bugün devam edildi.

Duruşmada savcı Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam talebinde bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de oy çokluğu ile alınan kararla 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi.

Duruşmanın 21 Şubat 2022 günü görülmesine karar verildi.

OSMAN KAVALA DURUŞMAYA KATILMADI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirme sonrasında görülen üçüncü duruşma, büyük duruşma salonunda yapıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklar Can Atalay, Ayşe Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada CHP Milletvekilleri Özgür Özel, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Osman Kavala’nın eşi Ayşe Buğra izleyici olarak yer aldı.

Ayrıca Fransa, İtalya ve Belçika Başkonsolosu, Avrupa Birliği Elçi müsteşarı ABD ve Norveç konsolosluk temsilcilikleri, Hollanda’dan bir milletvekili ve İsveç Konsolosu da duruşmayı takip etti.

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ ‘İHLAL SÜRECİ’ BAŞLATMIŞTI

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması kararını uygulamayan Türkiye için ‘ihlal prosedürü’ başlatmıştı. Türkiye, böylece, 2010’dan bu yana Azerbaycan’dan sonra bu sürece tabi tutulan ikinci ülke oldu.

Avrupa Konseyi, Türkiye’den 19 Ocak’a kadar görüşünü iletmesini istedi. Yani duruşma Türkiye’nin 2 gün sonra sunacağı görüş öncesi kritik bir önemde idi.

Kavala tahliye edilseydi Türkiye’nin durumu kolaylaşacaktı. Ancak tahliye edilmediği için iki gün sonra AİHM’e Türkiye’nin sunduğu görüş yeterli olmazsa Türkiye’yi Avrupa Konseyi nezdinde zor günler bekliyor olabilir.

AVRUPA KONSEYİ ÜYELİĞİ ASKIYA ALINABİLİR YA DA ÇIKARTILABİLİR

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM’den Türkiye’nin sunduğu görüşü yeterli bulmaz ve “Yükümlülük yerine getirilmemiştir” şeklinde bir bildirim alırsa Türkiye’ye uygulanacak tedbirleri ele alacak.

Bu tedbirlerin neler olacağı somut olarak belirtilmiyor, komitenin uygun göreceği adımları atacağı kaydediliyor. Bu adımlar arasında söz konusu ülkenin oy hakkının veya üyeliğinin askıya alınması ve hatta üyelikten çıkarılması da yer alıyor.

AVRUPA KONSEYİ

Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nden bağımsız olarak Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla kurulmuş hükümetlerarası bir kuruluş.

1953 yılında ilan edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne bağlı.

47 üyesi bulunan Konseye, Beyaz Rusya, Kazakistan ve Vatikan hariç tüm Avrupa ülkeleri üye.

Konsey, 10 kurucu üye ülke tarafından kuruldu. Kurucu üyelerden sonra konseye ilk katılan ülkeler Türkiye ve Yunanistan oldu. Türkiye, 5 Mayıs 1949’da kurulan konseye aynı yıl 9 Ağustos’ta katıldı.

Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nden bağımsız bir kuruluş olsa da Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamaması ve Avrupa Konseyi’nde düşeceği zor durum zaten dondurulmuş olan AB üyelik sürecini çok ciddi şekilde etkileyecektir.

HSK üyesinin skandal sözleri: Beraat etmiş olabilirsin ancak bu yafta ile yaşamaya alışmalısın

Okumaya devam et

Popular

Shares