Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan’ın Afganistan ısrarı sürüyor

Erdoğan Rejimi’nin adı uyuşturucu ile özdeşleşen Kabil Havalimanı ısrarı sürüyor. Geçen ay MGK’da konuyu ele alan Erdoğan, bu kez Ekonomik İşbirliği Teşkilatı zirvesinde “Afgan ekonomisini ayağa kaldırmamız gerekiyor” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD’nin bile çekildiği Afganistan’a asker gönderme ısrarı sürüyor. Erdoğan, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) 15. Zirvesi’nde de konuyu yine Afganistan’a getirdi.

AFGAN EKONOMİSİ AYAĞA KALDIRILMALI

Afganistan’ın ciddi bir insani ve ekonomik krizle karşı karşıya bulunduğunu belirten Erdoğan, “Afganistan’da bir an evvel kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi önemlidir. Ülkenin tüm kesimlerinin beklentilerini karşılayacak bir yönetim anlayışının geliştirilmesi ortak temennimiz ve hedefimizdir. Afganistan’da sağlık, eğitim gibi kritik sektörler dahil temel devlet yapılarının işler halde tutulması yönündeki çabaları destekliyoruz. Tüm bölgemizi etkileyecek bir mülteci krizinin önlenmesi için Afgan ekonomisinin ayağa kaldırılması gerekiyor. Türk Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarımız, bu ülkede giderek büyüyen açlık ve kıtlık tehlikesine karşı insani yardım faaliyetlerini artırdılar” dedi.

MGK’DA DA ELE ALINMIŞTI

Geçen ay Saray’da Erdoğan başkanlığında yapılan Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) da Afganistan gündem yapıldı. MGK bildirisinde Afganistan’da yaşanan son gelişmeler neticesinde ortaya çıkan durum değerlendirilerek, “Türkiye’nin dost ve kardeş Afganistan halkının ülkelerinde müreffeh ve huzurlu bir hayata kavuşmasına yönelik Kabil Uluslararası Havalimanı’nın işletilmesi de dahil olmak üzere desteğini sürdüreceği vurgulanmış, uluslararası topluma insani krizlerin aşılmasında birlikte hareket etme ve samimiyetle sorumluluk üstlenme çağrısında bulunulmuştur” ifadelerine yer verildi.

TALİBAN TÜRK ASKERİ İSTEMİYOR

AKP’nin uyuşturucu merkezi olma ile gündeme gelen Kabil Havalimanı’nı işletme konusundaki ısrarına karşın Taliban, Afganistan’da Türk askeri dahil yabancı asker istemediklerini bir kez daha tekrarladı. Taliban Sözcüsü Zabibullah Mücahid, “Kabil Havaalanı’ndaki sorun çözülür çözülmez yabancı askerlere ihtiyacımız olmayacak” dedi.

KABİL HAVALİMANI NEDEN ÖNEMLİ?

Güney Amerika ülkelerinde geçen aylarda Saray’a yakın iş insanlarının özel uçaklarına uyuşturucu taşıdıkları gerekçesiyle operasyon yapıldı. Operasyonlarda tonlarca eroin ele geçirildi. AKP’nin işletmesinde ısrar ettiği Kabil Havaalanı ise uyuşturucu kaçakçılığı için kullanılıyor.

“UYUŞTURUCU GARANTİLİ BİR HAVALİMANI”

AKP’nin Kabil Havalimanı ısrarını eleştiren İyi Partili Lütfü Türkkan bu konu ile ilgili yaptığı açıklamada, özel uçakların Kabil Havalimanı’na uyuşturucu kaçakçılığı için inip kalktığını öne sürerek, “Bizdeki yolcu garantili havalimanları gibi, Kabil Havalimanı uyuşturucu garantili bir havalimanı… Havalimanı’nın Taliban’ın elinde kullanım amacı zaten belli. Amaç turizm ya da ihracat değil. Amaç uyuşturucu. Durum ortadayken, böyle bir havaalanının kullanılması ve işletilmesi başka sorunları da beraberinde getirir” demişti.

15 Temmuz’u aydınlatacak çok kritik fotoğraf

Gündem

İstanbul Adli Tıp’ın önündeki hasta tutsaklara özgürlük eylemine polis engeli

Hasta tutukluların hakları için İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nun önünde toplanan mahpus ailelerinin eylemine izin verilmedi.

BOLD – Hasta tutukluların aileleri, cezaevi şartlarında sağlık hizmetlerine ulaşamayan ve zor koşullarda yaşayan hasta mahpuslara ‘cezaevinde kalabilir’ raporu veren İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde toplandı. İnsanlık dışı uygulamayla ilgili basın açıklaması yapmak isteyen ailelerin eylemine izin verilmedi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Tutsak Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen ailelerin yapmak istediği basın açıklaması Bahçelievler Kaymakamlığı’nın kararıyla engellendi. Ellerinde “Hasta tutuklular serbest bırakılsın”, “hasta tutsaklara özgürlük” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” yazılı dövizler açan aileleri polis çembere aldı, daha sonra da alandan uzaklaştırdı.

“BEŞ DAKİKALIK AÇIKLAMADAN KİMSEYE ZARAR GELMEZ”

Görevli polislerin eylemi bitirmeleri için görüştüğü Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından yayınladığı videoda, “Ben bununla ilgili Vali bey(@AliYerlikaya) ile bir görüşme yapmak istiyorum. Sabredelim. Burada 15-20 kişinin basın açıklamasından bir şey olmaz. Bu insanlar dertli, çocukları hapishanede hastalar, 5 dakikalık bir basın açıklamasından hiçbir zarar gelmez!” dedi. 

Gergerlioğlu, yetkililerin hasta mahpuslar için yapılacak beş dakikalık bir basın açıklamasından bile korktuklarını söyledi.

HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

MA’nın haberine göre engellemeye tepki gösteren tutuklu annesi ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Perihan Akbulut, hastanenin tutuklular hakkında “cezaevinde kalamaz” raporu verdiğini, ancak ATK’nin tahliyelerini sağlayacak raporun tersine rapor hazırladığını ifade etti.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi üyeleri, her hafta perşembe günü “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu önünde bir araya gelmeyi planlıyor.

LeMan’dan Enes ve Bahadır anısına kapak: Delikanlım iyi bak yıldızlara

Okumaya devam et

Analiz

Garo Paylan’dan Dink paylaşımı: Tedirgin güvercinin katilini biliyor

HDP Milletvekili Garo Paylan’ın Hrant Dink’i katledenlerle ilgili sözleri, sosyal medya gündemini salladı. “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” paylaşımı yapan Paylan’ın sözleri, Dink cinayetini fabrikasyon yalanlarla Gülen Hareketi gönüllülerine yıkma girişimini bir kez daha çürüttü.

BOLD ANALİZ – Hrant Dink suikastının 15. yıl dönümünde Halk Tv’de Ayşenur Arslan’ın sunduğu Medya Mahallesi programına konuk olan Paylan, “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” dedi.

Paylan, Dink’in hedef hale getirilmesinin sebebini ise şöyle anlattı: “Bizi düşüncelerimizden dolayı katletmeyi mübah gören bunu normal gören gelenek var. Bu yüzyılın hikayesi. Sabahattin Ali’den başlayabiliriz. Pek çok siyasi cinayet işlendi. Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır diye bakan. Bu cinayetlerle kendi siyasi pozisyonlarını sürdürmeye çalışan ve hedef gösteren bir anlayış var. Hrant’ı da hedef gösterdiler. Ermeni tabusu var. Hrant Ermeni tabusu yıkan bir kişidir. 80 yıl boyunca Ermeni halkına küfür edildi. Hrant bunu kabullenemiyordu ve Türkçe bir gazete kurdu.”

Paylan’ın Dink suikastı için “ölme ve öldürme yeminleri” eden Ergenekon zihniyetini adres göstermesi, kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan haber sitelerinde ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

Dink’i Gülen Hareketi’nin öldürttüğü iftirasını yinelediler hep bir ağızdan.

Dink’in Şişli Adliyesinde “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılanırken Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz gibi Ergenekon davası sanıkları tarafından hedef gösterildiğini, Dink’e “güvercin tedirginliği”ni yaşattıklarını ne çabuk unutmuşlar öyle.

Kimlerin Dink aleyhinde kampanya yürüttüğünü ve Ogün Samast ile Yasin Hayal’in bağlantıları da hafızalarından çıkıvermiş.

Erdoğan’ın ve AKP’nin yolsuzluklarının, hukuksuzlarının ve zulmünün arkasına saklanıp, menfur suikastı Gülen Hareketi’nin üstüne yıkmak işlerine geliyordu tabi.

ERDOĞAN’IN KİRLİ İTTİFAKI

Erdoğan, kurduğu kanlı ve kirli ittifak gereği, Ergenekon zihniyetinin her pisliğini örttüğü gibi, bu pislikleri Gülen Hareketi’nin üstüne yıkıvermişti yandaş yargı eliyle.

Ergenekon zihniyeti için Erdoğan’dan daha kullanışlı bir bir müttefik mi mi olur?! Olamaz elbette.

İşte bu yüzden Doğu Perinçek ve Nedim Şener gibileri açıktan, fakat çok büyük bir kısmı da perde arkasından ittifak ediyorlar Erdoğan’la.

İkinci kategorideki kesimin danışıklı ve pasif muhalefetinin sebebi de bu.

HAKİKAT ER GEÇ ORTAYA ÇIKACAK

Soykırım tarihine geçen son 7 yılda, tüm zulümlere rağmen en küçük bir şiddet olayına bulaşmayan Gülen Hareketi gönüllülerini bir suikastla yaftalamak elbette tutmazdı, tutmayacak.

Fabrikasyon ürünü yalanlarını istedikleri kadar söyleye dursunlar, istedikleri kadar Erdoğan’ın arkasına saklanıp çamur atmaya devam etsinler.

Hakikat er geç ortaya çıkacak.

Söyledikleri o yalanlar, attıkları o çamurlar günü geldiğinde kendi yüzlerine çarpılacak.

Garo Paylan’ın sözleri, yakın gelecekteki o sahnelerin bir fragmanından başka bir şey değil…

Lucifer’in eline su dökemeyeceği Şeytan!

Okumaya devam et

Gündem

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’yu arayan ablasına hapis cezası verildi

747 gündür haber alınmayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya hapis cezası verildi.

BOLD – İki yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygün Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

Twitter hesabından açıklama yapan Aygül Doku, “5 ay hapis 2 bin 250 TL para ceza verildi bana. Kardeşim nerede, evde kriminal inceleme yapmıyorsunuz dediğim için, aslında korkutmak için, sus demek için… Annem adliyenin önünde kızım nerde diye sorarken savcı ve hakimler de içerde diğer kızını ondan nasıl alabiliriz diye çalışıyor” dedi.

“İSTERSE İDAM OLSUN VAZGEÇMEK YOK”

Kardeşini aramaktan asla vazgeçmeyeceğini belirten Aygül Doku, “Ne mutlu bana demek ki kardeşimi arayabiliyorum. Zira siz de biliyorsunuz ki Gülistan bu karanlıkta kalmadan önce adliye girmişliğim bile yok. Nasıl hesap vereceksiniz çocuklarınıza. Kardeşini aradığı için ceza verdik, nasıl gururla söyleyebileceksiniz. İsterse idam olsun vazgeçmek yok.” ifadelerini kullandı.

TEHDİT VE HAKARET İDDİASI

5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, dosya şüphelisi Zaynal Abakarov’un üvey babası Engin Yücer’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. Bugün görülen karar duruşmasında Aygül Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

7 Mart 2020 tarihinde, Gülistan Doku’nun kaybolmasında baş şüpheli Zaynal Abarakov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tunceli’deki evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücer’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında, 22 Kasım 2020’de Engin Yücel’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle dava açıldı.

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesi oturma eylemi başlattı

21 yaşındaki Gülistan Doku tam bir yıl önce bugün kayboldu!

Okumaya devam et

Popular

Shares