Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

AİHM karar verdi: Gülen Hareketi’ni övmek suç değil, ifade özgürlüğü ihlal edildi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz’dan önce Gülen Hareketi’ni övmenin suç kabul edilemeyeceği kararını verdi. Bu karar ‘suçu ve suçluyu övme’ nedeniyle mahkum edilen binlerce kişi için emsal olacak.

BOLD – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 15 Temmuz’dan bir yıl kadar önce Gülen Hareketi hakkında yaptığı olumlu sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek ‘suçu ve suçluyu övme’ nedeniyle mahkum edilen KHK’lı öğretmen Yasin Özdemir’in suç işlemediği şeklindeki savunmasını haklı buldu.

PAYLAŞIMLARI NEDENİYLE ÖĞRETMENLİKTEN ATILDI

2015 yılının Nisan ayında Gülen Hareketi’ne yönelik eleştirilere cevap veren sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek suçu ve suçluyu övme nedeniyle mahkum olan ve akabinde KHK ile ihraç edilen öğretmen Yasin Özdemir’in ifade özgürlüğü ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtığı dava bugün karara bağlandı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ

AİHM Özdemir’in o tarihte Gülen Hareketi’nin resmen bir terör örgütü olarak belirlenmediği iddiasını haklı buldu. Avukat Rumeysa Budak, Twitter hesabında AİHM’in kararına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15 Temmuz 2016 öncesi gerçekleştirilen açıklamaların, Nisan 2015’te hareketle ilgili yasa dışı örgüt olduğuna dair herhangi bir nihai mahkeme kararı olmaması nedeniyle suç teşkil etmediğine dolayısıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

KARAR OYBİRLİĞİ İLE ALINDI

Tazminat talepleri başvurucu tarafından net olarak belirtilmediği ve iç hukukta tazminat imkanının olması nedeniyle tazminata hükmedilmemiş. Karar (Türk hakim) Saadet Yüksel’in de yer aldığı Daire’ce oy birliğiyle alınmış.”

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İHLAL EDİLDİĞİNE HÜKMEDİLDİ

İnsan Hakları Hukukçusu Okan Taşdelen de karara ilişkin Twitter hesabından şu değerlendirmeyi yaptı: “AİHM, Yasin Özdemir/Türkiye (No. 14606/18) davasında, başvurucunun 2015’teki paylaşımlarından dolayı FETÖ/PDY’yle ilişkili biçimde suçu ve suçluyu övme suçundan cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Kararda o tarih itibariyle FETÖ/PDY’ye ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı ve Ceza Kanunu’nun 215. maddesinin uygulanma şeklinin öngörülemez olduğu ifade edilmiş.”

KESİNLEŞMİŞ BİR HÜKÜM YOK

İnsan hakları aktivisti ve uluslar arası kriminal avukat Dr. Gökhan Güneş sosyal medya hesabından konuyla ilgili yaptığı paylaşımda “AİHM, 2015 yılı Nisan ayında sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle “suç ve suçluyu övme” suçundan cezalandırılan başvurucunun ifade hürriyetinin ihlaline karar verdi. AİHM; karar tarihi itibariyle FETÖ/PDY’ye ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını ve TCK’nın 215. maddesinin uygulanma şeklinin öngörülemez olduğunu vurgulamıştır” dedi.

TÜRK YARGISININ ÖZETİ!

Güneş, bugünkü AİHM kararına konu olayın özeti olarak da şu paylaşımları yaptı:
“- Tutuklama sebebi:Örgüt üyeliği,
– Dava: Terör propagandası yapmak,
– Verilen Ceza: Suç ve suçluyu övmek,
– AYM:İç hukuk yolu tüketilmediğinden başvurunun reddi.
– AİHM: Başvurucunun ifade hürriyetinin İHLALİ!

AYM KESİNLİKLE ETKİLİ BİR İÇ HUKUK YOLU DEĞİLDİR

Yargı mercilerinin yamalı bohçaya çevirdiği bu kararda göstermiştir ki;
– Terör yargılamalarının hiç biri hukuk zemininde ilerlememektedir.
– AYM kesinlikle etkili bir iç hukuk yolu değildir.
– AİHM, TCK m. 215 gibi, 314’te öngörülemez olduğuna karar verecektir!”

Öfke nöbetleri geçiren otizmli Tarık’ın annesi: Babasının tutuklanması oğlumu mahvetti

 

Gündem

İstanbul Adli Tıp’ın önündeki hasta tutsaklara özgürlük eylemine polis engeli

Hasta tutukluların hakları için İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nun önünde toplanan mahpus ailelerinin eylemine izin verilmedi.

BOLD – Hasta tutukluların aileleri, cezaevi şartlarında sağlık hizmetlerine ulaşamayan ve zor koşullarda yaşayan hasta mahpuslara ‘cezaevinde kalabilir’ raporu veren İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde toplandı. İnsanlık dışı uygulamayla ilgili basın açıklaması yapmak isteyen ailelerin eylemine izin verilmedi.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Tutsak Dayanışma İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen ailelerin yapmak istediği basın açıklaması Bahçelievler Kaymakamlığı’nın kararıyla engellendi. Ellerinde “Hasta tutuklular serbest bırakılsın”, “hasta tutsaklara özgürlük” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” yazılı dövizler açan aileleri polis çembere aldı, daha sonra da alandan uzaklaştırdı.

“BEŞ DAKİKALIK AÇIKLAMADAN KİMSEYE ZARAR GELMEZ”

Görevli polislerin eylemi bitirmeleri için görüştüğü Ömer Faruk Gergerlioğlu, Twitter hesabından yayınladığı videoda, “Ben bununla ilgili Vali bey(@AliYerlikaya) ile bir görüşme yapmak istiyorum. Sabredelim. Burada 15-20 kişinin basın açıklamasından bir şey olmaz. Bu insanlar dertli, çocukları hapishanede hastalar, 5 dakikalık bir basın açıklamasından hiçbir zarar gelmez!” dedi. 

Gergerlioğlu, yetkililerin hasta mahpuslar için yapılacak beş dakikalık bir basın açıklamasından bile korktuklarını söyledi.

HASTA TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK

MA’nın haberine göre engellemeye tepki gösteren tutuklu annesi ve Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Perihan Akbulut, hastanenin tutuklular hakkında “cezaevinde kalamaz” raporu verdiğini, ancak ATK’nin tahliyelerini sağlayacak raporun tersine rapor hazırladığını ifade etti.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi üyeleri, her hafta perşembe günü “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu önünde bir araya gelmeyi planlıyor.

LeMan’dan Enes ve Bahadır anısına kapak: Delikanlım iyi bak yıldızlara

Okumaya devam et

Analiz

Garo Paylan’dan Dink paylaşımı: Tedirgin güvercinin katilini biliyor

HDP Milletvekili Garo Paylan’ın Hrant Dink’i katledenlerle ilgili sözleri, sosyal medya gündemini salladı. “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” paylaşımı yapan Paylan’ın sözleri, Dink cinayetini fabrikasyon yalanlarla Gülen Hareketi gönüllülerine yıkma girişimini bir kez daha çürüttü.

BOLD ANALİZ – Hrant Dink suikastının 15. yıl dönümünde Halk Tv’de Ayşenur Arslan’ın sunduğu Medya Mahallesi programına konuk olan Paylan, “Dink’i ‘Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır’ diyenler öldürdü” dedi.

Paylan, Dink’in hedef hale getirilmesinin sebebini ise şöyle anlattı: “Bizi düşüncelerimizden dolayı katletmeyi mübah gören bunu normal gören gelenek var. Bu yüzyılın hikayesi. Sabahattin Ali’den başlayabiliriz. Pek çok siyasi cinayet işlendi. Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır diye bakan. Bu cinayetlerle kendi siyasi pozisyonlarını sürdürmeye çalışan ve hedef gösteren bir anlayış var. Hrant’ı da hedef gösterdiler. Ermeni tabusu var. Hrant Ermeni tabusu yıkan bir kişidir. 80 yıl boyunca Ermeni halkına küfür edildi. Hrant bunu kabullenemiyordu ve Türkçe bir gazete kurdu.”

Paylan’ın Dink suikastı için “ölme ve öldürme yeminleri” eden Ergenekon zihniyetini adres göstermesi, kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan haber sitelerinde ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.

Dink’i Gülen Hareketi’nin öldürttüğü iftirasını yinelediler hep bir ağızdan.

Dink’in Şişli Adliyesinde “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılanırken Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz gibi Ergenekon davası sanıkları tarafından hedef gösterildiğini, Dink’e “güvercin tedirginliği”ni yaşattıklarını ne çabuk unutmuşlar öyle.

Kimlerin Dink aleyhinde kampanya yürüttüğünü ve Ogün Samast ile Yasin Hayal’in bağlantıları da hafızalarından çıkıvermiş.

Erdoğan’ın ve AKP’nin yolsuzluklarının, hukuksuzlarının ve zulmünün arkasına saklanıp, menfur suikastı Gülen Hareketi’nin üstüne yıkmak işlerine geliyordu tabi.

ERDOĞAN’IN KİRLİ İTTİFAKI

Erdoğan, kurduğu kanlı ve kirli ittifak gereği, Ergenekon zihniyetinin her pisliğini örttüğü gibi, bu pislikleri Gülen Hareketi’nin üstüne yıkıvermişti yandaş yargı eliyle.

Ergenekon zihniyeti için Erdoğan’dan daha kullanışlı bir bir müttefik mi mi olur?! Olamaz elbette.

İşte bu yüzden Doğu Perinçek ve Nedim Şener gibileri açıktan, fakat çok büyük bir kısmı da perde arkasından ittifak ediyorlar Erdoğan’la.

İkinci kategorideki kesimin danışıklı ve pasif muhalefetinin sebebi de bu.

HAKİKAT ER GEÇ ORTAYA ÇIKACAK

Soykırım tarihine geçen son 7 yılda, tüm zulümlere rağmen en küçük bir şiddet olayına bulaşmayan Gülen Hareketi gönüllülerini bir suikastla yaftalamak elbette tutmazdı, tutmayacak.

Fabrikasyon ürünü yalanlarını istedikleri kadar söyleye dursunlar, istedikleri kadar Erdoğan’ın arkasına saklanıp çamur atmaya devam etsinler.

Hakikat er geç ortaya çıkacak.

Söyledikleri o yalanlar, attıkları o çamurlar günü geldiğinde kendi yüzlerine çarpılacak.

Garo Paylan’ın sözleri, yakın gelecekteki o sahnelerin bir fragmanından başka bir şey değil…

Lucifer’in eline su dökemeyeceği Şeytan!

Okumaya devam et

Gündem

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’yu arayan ablasına hapis cezası verildi

747 gündür haber alınmayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya hapis cezası verildi.

BOLD – İki yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygün Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

Twitter hesabından açıklama yapan Aygül Doku, “5 ay hapis 2 bin 250 TL para ceza verildi bana. Kardeşim nerede, evde kriminal inceleme yapmıyorsunuz dediğim için, aslında korkutmak için, sus demek için… Annem adliyenin önünde kızım nerde diye sorarken savcı ve hakimler de içerde diğer kızını ondan nasıl alabiliriz diye çalışıyor” dedi.

“İSTERSE İDAM OLSUN VAZGEÇMEK YOK”

Kardeşini aramaktan asla vazgeçmeyeceğini belirten Aygül Doku, “Ne mutlu bana demek ki kardeşimi arayabiliyorum. Zira siz de biliyorsunuz ki Gülistan bu karanlıkta kalmadan önce adliye girmişliğim bile yok. Nasıl hesap vereceksiniz çocuklarınıza. Kardeşini aradığı için ceza verdik, nasıl gururla söyleyebileceksiniz. İsterse idam olsun vazgeçmek yok.” ifadelerini kullandı.

TEHDİT VE HAKARET İDDİASI

5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, dosya şüphelisi Zaynal Abakarov’un üvey babası Engin Yücer’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle soruşturma açılmıştı. Bugün görülen karar duruşmasında Aygül Doku’ya 5 ay hapis cezası ve 2 bin 250 TL idare para cezası verildi.

7 Mart 2020 tarihinde, Gülistan Doku’nun kaybolmasında baş şüpheli Zaynal Abarakov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tunceli’deki evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücer’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında, 22 Kasım 2020’de Engin Yücel’in şikayeti üzerine “mala zarar vermek ve tehdit ve hakaret etme” gerekçesiyle dava açıldı.

İki yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesi oturma eylemi başlattı

21 yaşındaki Gülistan Doku tam bir yıl önce bugün kayboldu!

Okumaya devam et

Popular

Shares